# 2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Öztürk (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim
- **Tarih:** 19 Aralık 2010
- **Gündem:** 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-ozturk-23-2010-12-19-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi

> Ali Öztürk (AK Parti), 19 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 498 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA ALİ ÖZTÜRK (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yargıtay bütçesi üzerine söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Yargıtay, Anayasa’mızın 154’üncü maddesiyle kurulan yüksek bir mahkemedir. Bugün için Yargıtay, 11 ceza dairesinde ve 32 hukuk dairesinde olmak üzere toplam 250 Yargıtay üyesiyle görev yapmaktadır.

Yargıtay, adliye mahkemelerimizden verilen ve kanunun başka bir adli yargı mercisine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercisidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakmaktadır.

30 Eylül 2010 tarihi itibarıyla ceza dairelerinde 198.507, hukuk dairelerinde 284.281 olmak üzere toplam 482.788 dava dosyası gelmiş olup bu davaların 392.177 adedi sonuçlanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına da yine aynı dönemde 371.668 dava dosyası gelmiş, bunların da 338.068 kadarı sonuçlanmıştır.

Yargıtay Başkanlığının 2011 yılı bütçe tasarısı 76 milyon 418 bin lira olup 2010 bütçesine göre yüzde 12 civarında artış sağlanmıştır.

Değerli arkadaşlar, Yargıtay, son inceleme mahkemesi olarak karar verdiğinden, başka bir deyimle, aynı zamanda içtihat mahkemesidir. İçtihatlar, kanun ve tüzüklerden sonra bir meselenin çözümünde mahkemelerin başvurdukları bir çözüm yoludur. Yargıtay, ağır iş yükü altında gerçekten içtihat üretmekte zorlanmaktadır hatta birbirine zıt içtihatlar da çıkabilmektedir. Bu durum, içtihatlara başvuran ilk derece mahkemelerini zor durumda bırakmaktadır. Bu nedenle, Yargıtayda yeniden içtihat üretebilmek, iş yükünü ve dava sürecini azaltabilmek için yeni dairelerin hemen kurulması gerekmektedir. Zaten Yargıtay Başkanının da sık sık basında da yer aldığı gibi, yeni daireler kurulması yönünde talepleri olmuştur.

Değerli arkadaşlar, Anayasa’mızın madde 138’de “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.” denilmektedir.

İnsanlar adalete ihtiyaç duyduklarında mahkemelere başvururlar. Aradığı adaleti bulamadığı ya da adaletin çok geç gelmesi hâllerinde toplumda adalete olan güven duygusu zarar görecek, dolayısıyla hukuk düzeni bozulacaktır. O hâlde adaletin tecelli etmesinde fiilen adalet hizmetinde görev alanların sorumluluğu daha büyüktür.

Geçtiğimiz dönemlerde yargıyı ve mensuplarını zaafa uğratma çabaları olmuştur. Örneğin, yargı mensubu yaşantısına, eşinin yaşam biçimine göre fişlenmiştir. Bazı Yargıtay üyeleri hakkında basında ses kayıtları yer almış, Yargıtay, CD üzerinden dosya birleştirip sanığı tahliye edebilmiştir.

YARSAV mensupları aslında birer hâkim olmalarına rağmen sanki siyasi parti mensubu gibi basına açıklamalarda bulunmuş hatta referandum süresince Anayasa değişikliğine “hayır” denilmesi konusunda görevlerinin de dışına çıkarak ziyaret adı altında toplantılar yapabilmiştir.

YILMAZ TANKUT (Adana) – Sen valilere bak!

ALİ ÖZTÜRK (Devamla) – Burada saymadığım hâller ve bütün bunlar yargıyı, yargının kararlarını tartışılır hâle getiriyor ve yargıya güveni azaltıyor. Özellikle ses kayıtlarında ismi geçen Yargıtay üyesi hakkındaki hukuki işlemin bir an önce sonuçlandırılmasını hatta bu üyenin yargıyı zan altında tutmaması adına görevinden ayrılmasını toplum beklemektedir.

Bir sanığın tutukluluğu nedeniyle hâkimlerin Yargıtayca tazminata mahkûm edilmeleri de sanığın sağlık durumuyla ilgili heyet raporlarının adliyeden saklandığının ortaya çıkmasından sonra bir kez daha kamu vicdanı huzursuz edilmiştir.

Bedensel yaralar hızla tedavi edilir, sadece kişi üzerinde iz bırakabilir ancak adli hatalar kamu vicdanını yaralar, iyileşmesi çok uzun zaman alır ve toplumda iz bırakır. O hâlde, sağlıklı toplum, sağlıklı hukuk düzeni, sağlıklı adalet için herkesin ve özellikle mesleki sorumluluk nedeniyle yargı mensuplarının adalete saygı göstermeleri, adaleti kusursuz gerçekleştirmeleri beklenmektedir; zira adalet, mülkün temelidir.

Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Öztürk (AK Parti, Konya). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ozturk-23-2010-12-19-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
