# Sosyal güvenlik sisteminin sorunları ve bireysel emeklilikle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Alaboyun (AK Parti, Aksaray)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim
- **Tarih:** 14 Ocak 2004
- **Gündem:** SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN SORUNLARI VE BİREYSEL EMEKLİLİKLE İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-alaboyun-22-2004-01-14-sosyal-guvenlik-sisteminin-sorunlari-ve-bireysel-emeklilikle-ilgili

> Ali Rıza Alaboyun (AK Parti), 14 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN SORUNLARI VE BİREYSEL EMEKLİLİKLE İLGİLİ); konuşma 509 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA ALABOYUN (Aksaray) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sosyal güvenlik sistemindeki gelişmeleri dile getirmek üzere gündemdışı olarak şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, sosyal güvenlik sistemleri, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, sosyal devlet anlayışının bir parçası olarak ele alınmaktadır. Bugün, dünyada ve ülkemizde en yaygın haliyle kullanılan sosyal güvenlik sistemi, literatürde "pay as you go" ya da Türkçe tabiriyle "geçerken öde" diye anılan bir sistemdir. Bu sistem, genelde, mevcut çalışanlardan kesilen primlerle mevcut emeklilerin finanse edildiği bir sistem olarak bilinmektedir. Sistem, tamamen kamu kuruluşları tarafından yönetilmekte ve siyasî etkilere büyük ölçüde açık bir yapı arz etmektedir. Sistemin başarısı, ancak ve ancak, aktuaryel dengelerin çok sağlıklı bir yapıya kavuşturulmasına bağlıdır. Aktuaryel dengelerin sağlanabilmesi için de, genel olarak ve öncelikle, aktif çalışanların aktif emeklilere olan oranının yüksek olması ve bu oranın da artarak devam etmesi gerekir ki, toplanan prim oranları sürekli artış göstersin; ancak, global olarak bütün dünyada nüfus artış oranlarının hızla azalma trendine girmesi, tıpta yaşanan olumlu gelişmelerle yaşam süresinin uzatılması, çalışan nüfusun azalmasına, emekli sayısının da zaman içerisinde artmasına neden olmaktadır. Sonuçta da, bu sistem, kamu üzerine büyük bir yük bindirmektedir.

Diğer bir konu ise, kayıtdışı ekonomidir. Kayıtdışı olarak çalışanlardan devletin prim alamaması, prim tahsilatını istenilen düzeye çıkaramamıştır. Geçmiş dönemlerde uygulanan erken emeklilik sistemleri, uygulamamızın, bu sistemin apayrı bir zafiyeti olarak ortaya çıkmaktadır. Sonuçta "pay as you go" diye anılan bu sistem, aktif pasif oranının düşüklüğü, ekonominin kayıt altına alınamaması, sosyal güvenlik sistemleri arasındaki koordinasyonun ve bütünlüğün sağlanamaması üzerine, bütçemiz üzerinde, faizlerden sonra en büyük yükü oluşturmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde, sağlık, sosyal hizmet ve sosyal güvenlik birbiriyle iç içe girmiş durumdadır. Bu üç kavramın birbirinden ayrı olarak ele alınması zorunludur. Sağlık sistemimizde yıllardır yaşanan sorunlar nedeniyle, sosyal güvenlik sistemi, toplumda, genel olarak sağlık sigortası olarak algılanmış, sosyal güvenliğin emeklilik ve sonrasıyla ilgili boyutu, toplum tarafından ikinci planda tutulmuştur.

Sosyal güvenlik sistemi, sağlık ve sosyal hizmetten farklı olarak emeklilik ve sonrasına yönelik bir tasarruf anlayışını ifade eder. Bu nedenle, devletin, çalışanlarına dönüp "sizin gelirinizden prim keseceğim ve emekli olunca da size bunu emekli maaşı olarak ödeyeceğim" diyen bir anlayış, sağlıklı bir anlayış değildir.

Emekli maaşları devlet meselesi olmaktan çıkmalıdır. Çalışan bireylerin emeklilik ve sonrası için ne kadar tasarruf etmeleri gerektiğini, ne kadar emekli maaşı alacağını kendilerine bırakmamız gerekir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2001 yılında çıkan 4632 sayılı Kanunla uygulamaya geçen bireysel emeklilik sisteminin, mevcut sistem içerisinde alternatif sistem olarak genişletilmesinde yarar vardır. Hatta, zaman içerisinde bu sistemin mevcut sisteme entegresinde yarar olduğu kanaatindeyim. Kısacası, mevcut sistem, çalışanların emekliyi finanse ettiği bir sistemdir. Çalışanların kendi geleceğini finanse edeceği bireysel emeklilik fonu uygulamalarına geçmemiz gerekiyor ki, devlet, emeklilik, prim toplama gibi işlemlerle uğraşmasın, sadece, denetimini yapsın. Alternatif sistem arayışında olan ülkeler yeni sistemi bireysel emeklilik üzerine oturtmaktadırlar. Örneğin, Şili, Polonya, İsveç, Meksika gibi ülkeler tamamen bireysel emeklilik sistemine geçmişler ve sosyal güvenliğin kamu üzerinde oluşturduğu yükü tamamen ortadan kaldırmışlardır.

Bireysel emeklilik fonları, çalışanları bilinçli bir tasarrufa yönelttiği gibi, kamu borçlanmaları için de yeni bir kaynak oluşturmaktadır. Ülkemizde, sosyal güvenlikte bu yeni adımın atılmasını umuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Alaboyun (AK Parti, Aksaray). “Sosyal güvenlik sisteminin sorunları ve bireysel emeklilikle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-alaboyun-22-2004-01-14-sosyal-guvenlik-sisteminin-sorunlari-ve-bireysel-emeklilikle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
