# Nato'ya üyeliğimizin tbmm tarafından onaylanmasının yıldönümü nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Alaboyun (AK Parti, Aksaray)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim
- **Tarih:** 11 Şubat 2004
- **Gündem:** NATO'YA ÜYELİĞİMİZİN TBMM TARAFINDAN ONAYLANMASININ YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-alaboyun-22-2004-02-11-nato-ya-uyeligimizin-tbmm-tarafindan-onaylanmasinin-yildonumu-nedeniyl

> Ali Rıza Alaboyun (AK Parti), 11 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NATO'YA ÜYELİĞİMİZİN TBMM TARAFINDAN ONAYLANMASININ YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE); konuşma 567 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA ALABOYUN (Aksaray) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; NATO'ya üyelik anlaşmamızın Türkiye Büyük Millet Meclisince onaylanmasının elliikinci yılı ve NATO'daki gelişmeler üzerine gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinizi, saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İkinci Dünya Savaşı sonunda Avrupa'da savaşın tarafı ülkelerin yaşadıkları acı tecrübeler iki yeni oluşumun temellerinin atılmasına neden olmuştur. Bunlarda biri, Fransa ve Almanya'nın öncülüğünü yaptıkları, bugün Avrupa Birliği olarak adlandırdığımız siyasî bir oluşum olan Avrupa Kömür ve Çelik Birliğidir. Diğeri ise, gelişmekte olan Sovyet yayılmacılığına karşı, demokrasi ve serbest piyasa ekonomisini benimseyen ülkelerin ve Türkiye'nin katılımıyla gerçekleşen ve askerî bir oluşum olan NATO'dur.

NATO, 4 Nisan 1949 yılında 12 ülkenin imzaladığı bir anlaşmayla Washington'da kurulmuştur. Türkiye, kuzey komşusu Sovyetler Birliğinden gelen tehdit üzerine NATO'ya üye olmak için başvurmuş; üyelik anlaşması, Türkiye Büyük Millet Meclisince 18 Şubat 1952 yılında onaylanarak resmen yürürlüğe girmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'nin Sovyetler Birliğiyle sınır komşusu olması, ülkemizi doğal olarak NATO'nun cephe ülkesi konumuna sokmuştur. İçinde bulunduğumuz jeopolitik durum, ülkemizin NATO içerisinde saygınlığını ve ağırlığını artırmıştır. Sovyet tehdidinin genel olarak sınırlarının ve askerî gücünün belli olması, ideolojisini ve amaçlarını gerçekleştirmede uyguladığı yöntemlerin tanımlanabilir bir yapıya sahip olması, NATO üyelerinin tehdide karşı sağlıklı bir savunma mekanizması geliştirmesini sağlamıştır.

Sovyetlerin, bazı ülkelerde giriştikleri askerî müdahaleleri, işgalleri, iç karışıklıkları, rejim değişikliği ve demokrasinin rafa kaldırılması gibi faaliyetlerini tüm dünya geneline yayma arzusu, evrensel barışı ve istikrarı tehdit altında tutmuştur. NATO, bu tehdide karşı bir bütün olarak karşı durmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Berlin Duvarının 1989 yılında yıkılmasının ardından, hantal bir şekilde büyümüş olan Sovyetler Birliği ve onun temsil ettiği blok resmen dağılarak, soğuk savaş dönemi sona ermiştir. Kırk yılı aşkın süren soğuk savaş döneminde, ülkemiz ve askerî varlığımız, NATO bünyesinde dünya barışına çok büyük katkılar sağlamıştır.

Sovyetlerin dağılmasıyla birlikte NATO'ya gerek kalmadığı ve önemini yitirdiği yolunda görüşler ileri sürülmüştür. Bu görüşleri ileri sürenlerin tezini güçlendiren, yine, NATO'nun Sovyetlere karşı kurulmuş bir savunma ittifakı olduğuydu. Ancak, Sovyet bloğundan ayrılan Balkan ülkelerindeki istikrarsızlık ve yeniden canlanan etnik milliyetçilik duyguları, Bosna ve Kosova gibi ülkelerde acı olayların ve katliamların yaşanmasına neden olmuştur. Dünya ülkelerinin bu bölgeye müdahalede kararsız ve yetersiz kalması, Birleşmiş Milletlerin, kınamanın ötesinde, bu tür krizlere karşı bir altyapısının olmaması, NATO'nun önemini bir daha önplana çıkarmıştır. NATO, barışı temin etmek üzere Balkanlarda ve Afganistan'da güç bulundurmakta ve Silahlı Kuvvetlerimiz de burada görev üstlenmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; başta Balkanlar olmak üzere, dünyanın değişik yerlerinde meydana gelen beklenmedik olaylar ve 11 Eylülle zirveye ulaşan, tüm dünyada hızla yayılma eğilimi gösteren terör faaliyetleri, tehdidin nereden ve ne zaman geleceği konusunda belirsizlik yaratmıştır. Bu gelişmeler karşısında, Prag Zirvesinin hemen ardından, NATO, konumunu ve stratejilerini hızlı bir şekilde yeniden değerlendirmiş ve bölgesel bir savunma ittifakından global bir güvenlik ittifakına geçişi hızlandıracak bir dönüşüm sürecine girilmiştir. Bu amaçla, beklenmedik krizlere ve kriz bölgelerine kısa sürede müdahale edebilecek, NATO Karşılık Gücü olarak adlandırdığımız eğitimli ve donanımlı bir birlik, sürekli hazır olarak bekletilecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; NATO, askerî konuların dışında, bölgesel diyalogların geliştirilmesinde en önemli rolü üstlenmektedir. Rusya, Akdeniz ve Kafkas ülkeleriyle geliştirilen diyalog girişimleri ve ortak işbirliği çabaları sürmektedir. Gelinen nokta itibariyle, şunu söyleyebiliriz ki, NATO, eski NATO değildir; NATO, artık, global barışın ve istikrarın güvencesi olarak varlığını sürdürecektir.

Bu yıl, haziran ayında, İstanbul'da, NATO'nun bir zirve toplantısı yapılacaktır. İstanbul zirvesine, başta Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Almanya Devlet Başkanları olmak üzere, üye ülkelerin başbakanları ve NATO'nun üst düzey temsilcileri katılacaklar. Ülkemizin temsil ve tanıtımı açısından da önemli olan bu zirvenin başarılı geçmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Alaboyun (AK Parti, Aksaray). “Nato'ya üyeliğimizin tbmm tarafından onaylanmasının yıldönümü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 11 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-alaboyun-22-2004-02-11-nato-ya-uyeligimizin-tbmm-tarafindan-onaylanmasinin-yildonumu-nedeniyl (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
