# Yunus emre'yi anma günü nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim
- **Tarih:** 8 Mayıs 2003
- **Gündem:** YUNUS EMRE'Yİ ANMA GÜNÜ NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2003-05-08-yunus-emre-yi-anma-gunu-nedeniyle

> Ali Rıza Gülçiçek (CHP), 8 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YUNUS EMRE'Yİ ANMA GÜNÜ NEDENİYLE); konuşma 552 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, Anadolu'nun gönüller sultanı, sevgi ve hoşgörü abidesi Yunus Emre'yi anmak ve Yunus'un günümüzden sekizyüz yıl önce büyük bir sanatsallıkla vurguladığı, evrensel manevî değerleri bir kez daha sizlerle paylaşmak üzere söz almış bulunmaktayım; bu güzel bahar gününde Cumhuriyet Halk Partisi ve şahsım adına, hepinizi sevgilerimle selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Horasan'da Ahmet Yesevî ile başlayan Türk tasavvuf hareketi, 13 üncü Yüzyılda Anadolu'da, aynı dönemde ve aynı bölgede yaşayan Hacı Bektaş Veli, Mevlana ve Yunus Emre ile doruk noktasına ulaşmıştır.

Yunus Emre, 13 üncü Yüzyıl Anadolusunun en önemli manevî mimarlarından birisi ve sade bir Türkmen dervişidir. Anadolu'da birliğin bozulduğu, Moğol ordularının yakıp yıktığı, insanların umutsuzluğa kapıldığı bir dönemde, Yunus Emre, şiirleriyle bir sevgi seli oluşturmuş, insanlara manevî huzuru, sevgi ve hoşgörü gibi evrensel değerleri aşılamaya çalışmıştır.

Gönül kırmamak, hiçbir canlıyı incitmemek, gönül almak, büyüklük taslamamak, geçimli olmak, bilgili olmak Yunus'un ana kavramlarıdır. "Herkes ayıbını ve kötülüğünü görebilmeli ve bunları düzeltmek için çaba göstermelidir" diye düşünür Derviş Yunus.

Değerli milletvekilleri, dervişlik bir hizmet makamıdır, bir insanlık disiplinidir. Derviş olabilmek için, kötü düşüncelerden arınmak, mal, mülk hırsından sıyrılmak, sen-ben kavgasından uzak kalmak, insana ve insanlığa hizmete soyunmak, Tanrı ve insanlık yolunda çaba göstermek gerekir. Elde tespih, dilde dua, her şeyden elini ayağını çekmiş insanlara yakıştırılan dervişlik, sonraları ortaya çıkan bir sapmadır. Nitekim, Yunus, bu softalara şiddetle karşı çıkmış ve şiirlerinde şunları söylemiştir:

"Dervişlik dedikleri,

Hırka ile taç değil.

Gönlünü derviş eden,

Hırkaya muhtaç değil."

Gerçeğe, Tanrı'ya, evrensele ve her şeyin özüne varmak çabasında olan Yunus'un tasavvuf felsefesi ve görüşleri, Bektaşi öğretilerini yansıtır; şeyhi Taptuk Emre, Hacı Bektaş Veli'ye bağlıdır. Yunus Emre de, Mevlana gibi insana önem verir. Din, tarikat, görünüşte farklı olan yollardır; hepsinin amacı, iyi insan olmak ve insanlık hedefine ulaşmaktır.

Bugün, Yunus Emre'nin yaşadığı Anadolu topraklarında kurulan Türkiye Cumhuriyetinin Sayın Başbakanının, Hacı Bektaş Veli'nin "gelin canlar bir olalım, iri olalım, diri olalım" sözleriyle, insanları birliğe çağırdığına tanık oluyor ve bundan mutluluk duyuyorum; ancak, biliyoruz ki, insanların düşüncelerini, eylemlerini ve inançlarını gözardı ederek, ibadetin şekli üzerinde durup içeriğini unutarak, onları dinli-dinsiz, bizden veya bizden değil diye ayırarak "bir olmak, iri olmak, diri olmak" asla mümkün değildir. Nitekim, Yunus'un kendisi de, işin şeklinde değil, manasındadır; gerçek ibadeti, gerçek dindarlığı da, şeklen bazı şeylerin yerine getirilmesinde değil, o şeklin var ediliş amacında arar; Tanrı'yı, sevgiler ve yücelikler dolu bir güç olarak tanıtıcıdır; dinin dogmalarını, şeriatın katı kurallarını kırıcıdır.

"Bir kez gönül yıktın ise,

Bu kıldığın namaz değil.

Yetmiş iki millet dahi,

Elin yüzün yumaz değil" der Derviş Yunus.

Yunus Emre, çeşitli görüşlerini yapıtlarında ortaya koymuştur. Bilim, bilgi, gerçek, Tanrı, ölüm, aşk gibi konulardaki düşüncelerini bir potada eritmiştir. Ermişler aşamasına ulaşmak ve yetkin insan olmak için çalışmış, sonunda da en yüksek makama ulaşmıştır.

Yunus'a göre, bilim bir amaç değil, araçtır; çünkü, bilimi kendilerine amaç edinenler, kendilerini dünyanın merkezi sanırlar ve bu bilgileriyle de üstünlük taslarlar.

Oysa, Yunus'a göre, mutlak varlıktan başka varlık yoktur ve bütün var olanlar Tanrı'nın; yani, mutlak varlığın çeşitli görüntülerinden başka bir şey değildir. Bu düşünceyle Derviş Yunus:

"Yol odur ki doğru vara,

Göz odur ki Hak'kı göre,

Er odur ki alçakta dura,

Yüceden bakan göz değil" demiştir.

Yunus Emre, aynı zamanda ulusumuzun değerlerini, görüşlerini yansıtan büyük bir sanatçıdır. O, sözün gücünü ve kudretini çok iyi kavramıştır. İyilik ve kötülüğün sözden geldiğini, ifadesini doğru bulmayan sözün nelere yol açabileceğini görmüştür.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul). “Yunus emre'yi anma günü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2003-05-08-yunus-emre-yi-anma-gunu-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
