# Sivas olaylarını anma günü nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim
- **Tarih:** 2 Temmuz 2003
- **Gündem:** SİVAS OLAYLARINI ANMA GÜNÜ NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2003-07-02-sivas-olaylarini-anma-gunu-nedeniyle

> Ali Rıza Gülçiçek (CHP), 2 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVAS OLAYLARINI ANMA GÜNÜ NEDENİYLE); konuşma 945 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (İstanbul)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sivas olaylarının 10 uncu yıldönümüyle ilgili olarak gündemdışı söz almış bulunuyorum; şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ayrıca, bana konuşma olanağı sağlayan Sayın Başkanımıza şükranlarımı sunuyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2 Temmuz, zihinlerimizde kalıcı, gönüllerimizde ise yas tutacağımız bir gündür. 2 Temmuz 1993 tarihinde; yani, daha bundan 10 yıl kadar yakın bir geçmiş zamanda, demokrasinin hüküm sürdüğü ve halkının devletine güvenmesi gerektiği kendi topraklarında, göz göre göre bir vahşete tanık olduk. Ne yazık ki, bu geri düşünceyi 37 canla, bu ülkenin 37 ayrı evladıyla ödemek zorunda kaldık; oysa, onlar, Sivas'a barış ve kardeşlik içinde bağlamalarını çalmaya ve semahlarını dönmeye gitmişlerdi.

En küçüğü 12, en yaşlısı 66 yaşındaydı, büyük çoğunluğu 12-30 yaş arası gençlerimizdi.

Bir düşünün lütfen; 12 yaşındaki çocuğun ne gibi bir günahı olabilirdi ki?! Neşe içinde, 15 yaşındaki bir arkadaşıyla semah dönmüştü. Türkiye Cumhuriyetinin gurur duyacağı genç düşünen beyinlerinden biriydi. Sonra, kendini birden alevlerin içerisinde buldu; oysa ki, geleneklerine uymuş, güzel bir gün geçirmeye gelmişti. Pir Sultan Abdal'ı, insanlığa düşünceleriyle, cesaretiyle yol açmaya çalışmış bir halk ozanını anmak, onu yaşatmak adına gelinmiş; güzel düşünceye, ileri adımlara, bilgi paylaşımlarına, haince ve dünyanın çağdaş hiçbir ülkesinde olmayacak bir şekilde, devletin gözleri önünde bir katliamla son verilmiştir. Sivas'ta yaşanan bu olay, düşünceye karşı cevap vermek yerine, düşünceyi katlederek susturacağını sanan çağdışı bir anlayışın, bir zihniyetin ürünüdür.

Değerli milletvekilleri, bildiğiniz gibi, 2 Temmuz Sivas olayları, üzerinden geçen yıllara rağmen, Alevîlerin nazarında küllenmemekte, tam tersine, Sivas yangını, Alevîlerin ve demokrat düşünceye sahip tüm insanlarımızın kanayan yarası olmaya devam etmektedir. Tarih, bu olayı defterine öyle derin bir acıyla, ıstırapla yazdı ki, bir Kerbelâ olayı gibi uzun yıllar hatırlanacaktır. Şehitlerin uğradıkları zulmü hatırlatacak; onları katledenlerin vicdansızlığını, insafsızlığını, yanlışlığını, dindarlık kisvesi altında İslam Dinine sürdükleri lekeyi hatırlatacaktır. Tarih, bu ve benzeri acı olayları, ileriki nesillere, ders alsınlar ve ibret olsun diye yazacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarih, Sivas Kentini, bize, umut, kurtuluş, ihanet ve karanlık duruşlarıyla hatırlatıyor; Mustafa Kemal Atatürk'ün şahsında laik, demokratik cumhuriyetin temelinin burada atılması, Pir Sultan Abdal'ın direnişçi yolu ve Hınzır Paşa'nın ihanetçi çizgisine, ne yazık ki, bir de 2 Temmuz 1993'te yaşanan vahşet eklenmiştir. Pir Sultan Abdal'ın toplumsal ve inançsal duruşuna uygun, sosyal bir organizasyon olarak yapılan şenliklere katılanlar, hazırlanan tuzaktan habersiz, karanlık güçlerin tuzağına düşmüşlerdir ve provokasyonlar neticesinde, tüm dünyanın gözü önünde, 37 canımız şehit edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, Sivas katliamının failleri, bu katliamı din adına yaptıklarını söylemişlerdir. Size soruyorum: Hangi din insanları öldürmeyi emreder? Sivas'ta din adına katliam yapanlar, insanların farklı düşünüş ve inanışlara sahip olduğu gerçeğini kabullenememişlerdir.

Gerçekten, kendini dindar hisseden insanların, farklılıklara saygı göstermek, uyum içinde, insanın insanca özelliklerini kazanabileceği şekilde yaşamamız gerektiği düşüncesinde olduğunu düşünüyorum.

Devletin, güvenlik güçleri ve ilgili kurumlarının, tüm sağduyulu vatandaşlarımızın, bu tür eylemler yapan, insanın yaşama hakkına saygı göstermesini bilmeyen bu tür insanlara karşı, caydırıcı şekilde tepki göstermesi gerekir. İşte, bugün, böyle bir tepkiyi göstermenin yıldönümüdür.

2 Temmuz Sivas olaylarında can verip, gelecek nesillere tarihî bir mesaj iletme görev ve onurunu üstlenmiş olan sevgili şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz. Biz, onları unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız. (CHP sıralarından alkışlar)

Sivas şehitleri, aydın insanlardı, çoğunun eli kalem tutardı, beyinlerindeki güzellikleri başkalarıyla paylaşmak isterlerdi. İşte, bunlardan birisi, 1941 doğumlu Metin Altıok, kendi dizeleriyle şöyle demişti:

"Gördüm, yaşarken vadesiz ölümümü,

Ördüm de ilmek ilmek,

Sırtıma giyemedim ömrümü..."

Bağnazlıkla savaş, yürek ister. Her doğan insanın görevi, insaniyeti öğrenmektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın efendim.

ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (Devamla) - Marifet, başkasını zâhir ateşinde değil; yiğitsen, kendini bâtın ateşinde yakmaktır.

Sivas olaylarında, üniversiteye gitmek için hazırlanan; ancak, ecelle Madımak Otelinde tanışan 1975 doğumlu Belkıs Çakır'ın dediği gibi;

"Kırklar ile yedik içtik,

Kaynayıp sohbete coştuk,

Yetmiş yıl fırında piştik,

Daha çiğsin, yan dediler..."

2 Temmuz günü 37 can Hakk'a yürürken, çiğ değildi; çiğ ve ham olanlar, onların bağrındaki mana ateşini göremeyen, Allah'ın verdiği canı almaya cüret edenlerdi.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sonuç olarak, hepimiz, buradan ders çıkarmak zorundayız. Sivas'ı eski Sivas yapabilmek için herkese görev düşmektedir. Başka Maraş, Çorum ve Gazi olayları yaşamamak, içbarışımızı korumak için, birbirimize tahammül etmek, saygı göstermek zorundayız.

Alevîler, her zaman, ülkesinin bütünlüğünü korumuş, içbarışımızın ve laik demokratik cumhuriyetimizin, demokrasimizin, ulusal bütünlüğümüzün temel güvencesi olmuş ve olmaya devam edeceklerdir.

Bin yıldır bu coğrafyada, Alevîsiyle-Sünnîsiyle, Kürdüyle Türküyle birlikte barış içerisinde yaşadık ve yaşamaya devam edeceğiz. Dönem dönem, birtakım karanlık güçler tarafından tahrikler, provokasyonlar oldu, hiçbirimizin istemediği tatsız olaylar yaşandı; ancak, hiçbir güç, birlikteliğimizi bozamadı. Toplumumuz, tarihin hiçbir döneminde bu tür olaylara ve provokasyonlara gelmedi ve asla da gelmeyecektir.

Değerli milletvekilleri, bakın, bir ozanımız, birlik ve kardeşlik için ne söylüyor:

"Fabrikalar kurar idim her yerde

İkiliği kovar idim bu serde

Ayrı gözle bakmaz idim bir ferde

Cihana bir gözle bakar giderdim

İbreti der, varlığımız bitmezdi

İnsanoğlu yanlış yola gitmezdi

Ayrı gayrı devlet icap etmezdi

Dünyaya bir bayrak diker giderdim."

Ozanımız bu dizeleriyle tüm insanlığı ne güzel kucaklıyor.

Değerli milletvekilleri, herkesin inancına, kimliğine, etnik kökenine saygılı ve 72 millete aynı nazarda bakan Alevî toplumu için en yüce değer, insandır; ancak, aynı duyarlılık ve hoşgörü Alevîlerin de hakkıdır.

Son günlerde, Alevîlerin ibadetini icra ettiği cemevleriyle ilgili, devletin görevlileri tarafından birtakım tatsız sözler söyleniyor; bundan, büyük üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyorum.

Avrupa Birliği uyum yasaları kapsamındaki Altıncı Uyum Paketi görüşmelerinde kabul edilen, İmar Kanununda "ibadethane yeri" olarak değiştirilen düzeltme büyük bir aşamadır. Umut ederim ki, cemevleri de bu kapsamda görülür.

Artık, Alevîleri inkâr politikasından vazgeçilmelidir. Halen yurt dışında yaşamakta olan Sivas olaylarının sanıklarının en kısa zaman içerisinde, Türkiye'ye getirilmesi gerekmektedir.

Sayın Başbakanımızın grup konuşmalarında söylediği "gelin canlar bir olalım, iri olalım, diri olalım" sözünü, bu çerçevede algılamak istiyorum.

Sözlerimi Pir Sultan Abdal'ın şu dizeleriyle bitirmek istiyorum:

"Kadılar, müftüler fetva yazarsa

İşte kement işte boynum asarsa

İşte hançer işte kellem keserse,

Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan."

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul). “Sivas olaylarını anma günü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 2 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2003-07-02-sivas-olaylarini-anma-gunu-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
