# Topluma kazandırma yasası tasarısı ile içişleri ve adalet komisyonları raporları hk (s.s.235)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim
- **Tarih:** 29 Temmuz 2003
- **Gündem:** TOPLUMA KAZANDIRMA YASASI TASARISI İLE İÇİŞLERİ VE ADALET KOMİSYONLARI RAPORLARI HK (S.S.235)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2003-07-29-topluma-kazandirma-yasasi-tasarisi-ile-icisleri-ve-adalet-komisyonlari

> Ali Rıza Gülçiçek (CHP), 29 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TOPLUMA KAZANDIRMA YASASI TASARISI İLE İÇİŞLERİ VE ADALET KOMİSYONLARI RAPORLARI HK (S.S.235)); konuşma 816 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Topluma Kazandırma Yasası Tasarısının 6 ncı maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, 23.7.2003 tarihinde bu yasa tasarısıyla ilgili yaptığım konuşmada, yasanın toplumsal iç barışı bozacağını, insanların adalet duygularını zedeleyeceğini ifade etmiştim; 4 üncü maddedeki söz konusu ceza indiriminden, insanlık suçu işleyen, gözünü kırpmadan insan öldüren katiller yararlanacaktır demiştim. Öncelikle belirtelim ki, görüşülmekte olan 235 sıra sayılı Topluma Kazandırma Yasası Tasarısı, adı ne olursa olsun, içeriği itibariyle bir kısmî özel aftır. Bu niteliğiyle, Anayasanın 80 inci maddesinin kapsamında bulunduğu ve kabulü için, nitelikli çoğunluk, yani, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte 3 çoğunluğunun oyunun aranacağı kuşkusuzdur.

Peki, gereklilik açısından, Türkiye'nin, bugün, af niteliğindeki böyle bir yasaya gereksinimi var mıdır? Cumhuriyet döneminde çıkarılan temel af yasaları topluca değerlendirildiğinde, görüleceği gibi, af, toplum yaşamında önemli değişikliklerin meydana geldiği kavşaklarda çıkarılmıştır; örneğin, yabancı işgale son verilmesi, cumhuriyetin ilanı, cumhuriyetin onuncu yılı, çok partili rejime geçiş, 27 Mayıs 1960 devrimi, 12 Mart döneminde çıkarılan yasalar gibi.

Af, olağanüstü bir yasama faaliyetidir. Af yasaları, radikal yasalardır. Radikal eylemler, radikal siyasetleri gerektirir. Oysa, tasarıya baktığımızda, buna uygun bir siyaset göremiyoruz.

Af, iç barışı, toplumsal uzlaşmayı, bir dönemi kapatıp yeni bir dönem açma iddiasını taşımalıdır; affın felsefesinde bu yatar. Oysa, bu tasarının felsefesi, toplumda infial yaratacak boyutta kamu vicdanını rencide etmektedir.

En önemlisi, tasarı, iç dinamiklerin ürünü değil, dışarıdan empoze edilen politikaların ürünüdür; devletin silahsızlandırdığı güçlere yeniden silah temin etmekte, onlara yeni fırsatlar ve olanaklar tanımaktadır; Kuzey Irak'ta bulunan terör unsurlarının etkisiz kılınması yerine, bu unsurları Türkiye'ye ithal etmektedir.

Basına yansıyan ve bugüne değin yalanlanmayan, AKP Hükümeti ile ABD arasında yapıldığı ileri sürülen gizli mutabakatın unsurlarından biri de, PKK/KADEK'in yasallaştırılması sürecinde PKK/KADEK elemanlarına af çıkarılmasıdır. Tasarı son tahlilde böyle bir hedefe yöneliktir.

AHMET YENİ (Samsun) - Nereden biliyorsunuz o gizliyi?

ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (Devamla) -Nitekim, ABD'nin Türkiye eski Büyükelçisi Pearson "PKK'yla irtibatımız yok; ama, diyalogumuz var"demekte ve bu diyalogun AKP Hükümetinin bilgisi dahilinde ve koordineli bir biçimde sürdüğünü söylemektedir.

Anlaşıldığı kadarıyla, ABD, Kuzey Irak'taki işlevini tamamlamadan PKK'yı Türkiye'ye ihraç etmek istiyor. Bu tasarıyla, Türkiye'nin ortasına tüm terör örgütlerinin paylaşabileceği bir paket bırakılmaktadır. PKK için hazırlanan bu paketten, Hizbullah gibi diğer terör örgütlerinin elemanları, daha dün Sıvas'ta Madımak Otelinde aydınlarımızı cayır cayır yakan şeriatçı teröristlere de pay istemişlerdir. Tasarıyla, bunlar da pay almaktadırlar.

Tasarının gerekçesinde, yasanın amacının, toplumun huzuru ve millî dayanışma anlayışını temel alarak, terör örgütü mensuplarının topluma yeniden kazandırılması ve toplumsal huzur ve dayanışmanın güçlendirilerek devam ettirilmesi olduğu belirtilmektedir. İçişleri Komisyonunun raporunda, tasarının amacı "yasadışı örgüt mensuplarına şefkat elinin uzatılması suretiyle toplumsal huzur ortamının sağlanması ve şehit ailelerinin acılarının dindirilmesi" olarak ifade edilmektedir. Aynı raporda, örgüt üyelerinin, ailelerine ve topluma kazandırılmasının da, tasarının amacı olduğu belirtiliyor.

Halkımız, terör örgütü mensuplarına şefkat elinin uzatılması suretiyle toplumsal huzur ortamının nasıl sağlanacağını; terör örgütü mensuplarına şefkat eli uzatılarak, şehit ailelerinin, Sıvas'ta yakılan aydınlarımızın ailelerinin acılarının nasıl dindirileceğini merak etmektedir.

Kantarın topuzu öylesine kaçırılmıştır ki, tasarının genel gerekçesinde, terör eylemlerinin mağdurları, Türkiye'de etkili yargı yolu bulunmadığından bahisle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine müracaat ederek devleti ciddî miktarlarda tazminat ödemeye mahkûm ettirmekle suçlanıyorlar.

Üstelik, tasarıya göre, terör örgütü mensuplarının bu örtülü aftan yararlanabilmeleri için pişman olmaları da gerekmiyor. Nitekim, İçişleri Komisyonu raporunda "daha önceden çıkan yasaların adının 'pişmanlık yasası' olması, yasadan yararlananların sayısını azaltmıştır; çünkü, terör örgütlerinin liderleri, üyelerini 'pişman mı oldunuz ki teslim oluyorsunuz' biçiminde telkinlerle, yasadan yararlanmaktan vazgeçirmekteydiler. Yasanın adının 'topluma kazandırma' olmasıyla, anlayış farklılığı ortaya konulmuş olmakta ve bu telkinlerin önüne geçilmektedir" deniliyor. Aslında, yapılan bu kelime oyunlarıyla kandırılmak istenen, teröristler değil, terör mağduru kitleler ve Türkiye halkıdır.

Değerli milletvekilleri, bu yasadan yararlanacak olanlar, Sıvas'ta Madımak Otelinde yakılarak öldürülen 30 aydın ve sanatçının katilleri ve kendi arkadaşlarını bile acımadan işkence yaparak öldüren ve toprağın altına diri diri gömen, hatta, evlerinin bodrumlarına gömdükleri cesetlerin üzerine beton döken terörist örgütleri mensuplarıdır. Bu kadar acımasız, dehşet verici cinayetleri işleyen bir örgütün mensuplarını affetmek, hiç kimseye yaramaz.

Gonca Kuriş'in düşüncelerine tahammülü olmayan ve işkenceyle öldürenleri topluma kazandıramazsınız değerli arkadaşlarım. Dünyanın hiçbir ülkesinde, bireyin canına kıyan affedilemez. İnsan öldürmek insanlık suçudur, insanlık suçunu işleyenler affedilemez. Sıvas katliamı bir insanlık suçudur, laik, demokratik cumhuriyetimize bir başkaldırıdır. "Cumhuriyet burada kuruldu, burada yıkılacaktır" diyerek oteli ateşe vermeleri, bunun bir örneğidir. 2 Temmuz 1992'de yaşanan tarihin bu iğrenç vahşetinin aktörlerine özgürlük tanımak, yeni Sıvas katliamlarını teşvik etmekten başka bir anlam taşımaz. Ülkemizde belirli aralıklarla çıkarılan af yasa tasarıları, toplumdaki bireylerin devlete ve hukuka olan saygısını azaltmaktadır. Bu ülkede terör sorununu ve terörü, eğitim, kültür ve gelir seviyelerini yükselterek, işsizlik sorununu gidererek çözebilirsiniz. Gelin, ülkenin acil sorunlarının çözümü için yasa çıkaralım. Bu kadar acımasız, dehşet verici cinayetleri işleyen örgüt mensuplarını affetmek, hiç kimseye bir yarar sağlamaz.

Halkımızın her zaman tanık olduğum "susmayın, sustukça sıra bir gün size gelir" düşüncesiyle yaşanan bu acı olayların bir daha yaşanmaması, toplumsal barışımızın bozulmasının önüne geçilmesi temennisiyle, tüm milletvekili arkadaşlarımı sağduyuya davet ediyor ve hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul). “Topluma kazandırma yasası tasarısı ile içişleri ve adalet komisyonları raporları hk (s.s.235)”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 29 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2003-07-29-topluma-kazandirma-yasasi-tasarisi-ile-icisleri-ve-adalet-komisyonlari (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
