# Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim
- **Tarih:** 15 Eylül 2004
- **Gündem:** TÜRK CEZA KANUNU TASARISI (SS.664) VE (664'E 1İNCİ EK)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2004-09-15-turk-ceza-kanunu-tasarisi-ss-664-ve-664-e-1inci-ek

> Ali Rıza Gülçiçek (CHP), 15 Eylül 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU TASARISI (SS.664) VE (664'E 1İNCİ EK)); konuşma 355 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; görüşülmekte olan 664 sıra sayılı Türk Ceza Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporunun 216 ncı maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; yürürlükte olan Türk Ceza Kanununun 175 inci maddesinin karşılığı, görüşülmekte olan 216 ncı maddede de yer almıştır. Toplumsal barışın bozulması ve ayırımcılık yapılmaması yönünde düşündüğümüzde, Türk Ceza Kanununun 175 inci maddesinin değişimini olumlu karşılamaktayım; ancak, yapılan değişiklikteki genel yaklaşımı, yeni bir şey getirmediği için eleştiriyorum; çünkü, yeni tasarıdaki 216 ncı maddede yalnızca dinî değerlerden bahsediliyor. Oysa, bu tasarıda dinî değerlerle birlikte dinî inançlar şeklinde bir ibare de olsaydı çok daha yararlı olurdu diye düşünüyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; başta Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri, parti yetkilileri olmak üzere birçok kişi konuşmalarında, Alevîlere hakaret gibi anlaşılabilecek ifadeler kullanmaktadırlar. Bu tür ifadelerin sahiplerine mahkemeler tarafından da takipsizlik kararı verilmiştir ya da beraat ettirilmiştir. Burada birkaç örnek vermek istiyorum. 1996 yılında Susurluk kazası üzerine başlatılan "bir dakika karanlık" kampanyası üzerine dönemin Adalet Bakanının "mum söndü yapıyorlar" demesi sonucu mahkemeye intikal ettirilen durum, şahsın bakan olması nedeniyle takipsizlik aldı. Diyanet İşleri Başkanlığının bir yetkilisinin gazeteye verdiği demeçte "cemevi ibadet yeri olamaz, cemevi bir cümbüş yeridir, saz çalınır" demesi üzerine yapılan suç duyurusu sonucunda, mahkemece, delil yetersizliği gerekçesiyle beraatına karar verildi ve bu örnekleri çoğaltabilirim.

Değerli arkadaşlarım, tasarının bu maddesi bu şekliyle geçerse, değişen bir şey olmayacaktır. "Sosyal sınıf, ırk, din, mezhep" ibaresinden sonra "inanç" ibaresinin eklenmesinin birtakım kolaylıklar getireceğini düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, bundan bir süre önce, Avrupa uyum yasaları çerçevesinde bir yasa değişikliğiyle ibadethanelere bir yeni açılım getirdik. Sayın Başbakanımıza da, ibadethane olarak cami, mescit, kilise, sinagogların anılmasıyla birlikte, cemevlerinin bu kapsama alınıp alınmayacağı hususunda bir soru sormuştum. Bundan kısa bir süre önce, Kartal Kaymakamlığı, cemevlerini, yarı cemevi olarak tanımlıyor. Gerçekten, burada üzüntü duymaktayım. Ülkemizde toplumsal barış için her inancın kapsamına biraz saygı gösterilmesinde yarar görüyorum.

Bu vesileyle, Sayın Bakanıma, Sayın Komisyon Başkanıma bir soru yöneltmek istiyorum. 216 ncı maddedeki sayılan sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özellikler tabirinde, Alevîlik bu kapsamın içerisinde midir değil midir? Bu sorumun yanıtını, Sayın Komisyon Başkanımdan bekliyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul). “Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 15 Eylül 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2004-09-15-turk-ceza-kanunu-tasarisi-ss-664-ve-664-e-1inci-ek (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
