# 2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim
- **Tarih:** 26 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2005-12-26-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi

> Ali Rıza Gülçiçek (CHP), 26 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI); konuşma 971 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; 1028 sıra sayılı 2006 yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının 29 uncu maddesi üzerinde görüşlerimi açıklamak amacıyla, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Grubum adına sizleri saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz yasanın 29 uncu maddesi, taşınmazların devriyle ilgilidir. Bu maddede "Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığının mülkiyetinde bulunan taşınmazlardan Sağlık Bakanlığınca sağlık hizmetlerinde kullanılmak üzere ihtiyaç duyulanlar ile Maliye Bakanlığınca kiralanmış olanlar, bedelleri anılan Başkanlık bütçesine transfer edilmek üzere Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı bütçesine konulan ödenekten mahsup edilerek Hazine adına tescil ve ilgili Bakanlıklara tahsis edilir" denilmektedir. Sosyal Sigortalar Kurumunun özel ve özerk tüzelkişiliği ve mallarıyla ilgili tasarruf yetkisinin yönetim kuruluna ait olduğu hususu dikkate alınmaksızın, kuruma ait sağlık birimlerinin devri, kurumu düzenlemenin dışında tutarak devretmek Anayasaya aykırıdır. Çünkü, taşınır-taşınmaz mallar ve taşıtları, kurumun yönetim kurulunun iradesi olmaksızın Sağlık Bakanlığına devredilemez. Yasalar, mülkiyet hakkı, malike malını satıp satmama konusunda özgürce karar verme, satarsa satış bedeli ve ödeme koşullarını özgür iradesiyle belirleme imkânını tanımaktadır. Bu durum, Anayasanın 35 inci maddesinde güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkına aykırı bir durumdur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ayrıca, 29 uncu maddedeki komisyonun oluşmasıyla ilgili düzenleme Anayasaya aykırıdır. Komisyonların teşkiliyle çalışma usul ve esaslarının Bakanlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşü alınarak Maliye Bakanlığınca belirlenmesi, Anayasanın 6 ncı maddesine aykırı olan bir yetki devri niteliğini taşımaktadır.

29 uncu maddede "bedel tespiti, Maliye Bakanlığı ve Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı temsilcileriyle, ilgisine göre, Sağlık Bakanlığı temsilcilerinden oluşan komisyon tarafından taşınmazların rayiç bedelleri dikkate alınarak yapılır" denilmesine karşın, Sağlık Bakanlığı, 29.12.2004 günü bir genelgeyle gerekli hazırlıkların yapılması için valilikleri görevlendirmiştir.

5283 sayılı Yasada olduğu gibi, yine yasa çıkmadan, yasadaki hükümler yerine getirilmeden, komisyonlar kurulmadan işlemler yapılmaktadır. Anayasada yer alan hukuk devleti ilkesi Anayasanın temel ilkelerinden biridir. Hukuk devleti, idare edilenlere, hukuk güvenliği sağlayan, adaletli bir hukuk sistemine dayanan devlet düzeninin adıdır. Hukuka güvenin, kamu düzeninin ve istikrarın korunması da kazanılmış hakların korunması ilkesine bağlılıkla mümkündür.

Sosyal Sigortalar Kurumunun geçmişte geleceğe pek çok iştirakçinin teminatı olan mal varlığının, kurumun iradesi dışında ve kamu yararına aykırı olarak Sağlık Bakanlığına devredilmesinin, sonradan giderilmesi güç ya da olanaksız zarar ve durumlar doğuracağı kuşkusuzdur.

Sosyal devletin gerçekleşme araçlarından biri olan sosyal güvenlik, yoksulluk karşısında ve gelecek kaygısıyla duyulan güvenlik gereksiniminin sonucu olarak ortaya çıkmış ve somutlaşmış bir kavramdır. Özende, bireyin karşılaşacağı ve yaşamı için tehlike oluşturan olaylara karşı bir güvence sağlayan sosyal güvenlik, bir yönüyle bu düşünceyi ve sosyal devletin temel felsefesini, diğer yönüyle de sosyal devlete işlerlik kazandıran kurumsal yapıyı tanımlamaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi uluslararası finans kuruluşları tarafından önerilen ve işbaşında bulunan hükümetin uygulamakta kararlı olduğu anlaşılan ekonomik politikalar açısından, toplumsa amaçlı bu kaynak aktarımı bir engel olarak görülmektedir. Öte yandan, yine bu ekonomik programların bir bütünleyicisi olarak, sağlık ve sosyal güvenlik gibi toplumsal nitelikli ve kamu eliyle yürütülen hizmetlerin özel sektöre devredilmesi doğrultusunda bir politika yaygınlaştırılıyor.

Uluslararası finans kuruluşlarının önerileri ve hükümetle aralarında yapılan anlaşmalara uygun olarak, bu politikalar, önce fiilî durum yaratılarak, uygulamaya konulmakta; ardından da tüm toplumsal karşı çıkışlara ve olası tüm olumsuz sonuçlara karşın, hukuksal yapılanmalarla kurumlaştırılıyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hükümet, sağlık ve sosyal güvenliği temel bir hak olmaktan çıkararak, bu alanları piyasaya açmak ve kamu hizmeti üreten kurumları da yerelleştirerek, özelleştirmek amacıyla bir program uygulamaktadır. Hükümet, sosyal güvenlik sisteminde gerçekleştireceği reformla, adil ve kolay erişilebilir bir hizmet, eşit hak ve yükümlülükler, yoksulluğa karşı etkin koruma ve malî açıdan sürdürülmenin sanılacağını ileri sürmektedir. Oysa, siyasal iktidar, sosyal güvenlik sisteminin sorunlarını çözmeyi amaçladığını, sosyal tarafları dışlayarak göstermektedir.

5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun ile Genel Sağlık Sigortası Kanunu Tasarısı, Emeklilik Sigortası Kanunu Tasarısı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Kanun Tasarısı taslakları birlikte gözönüne alındığında, siyasal iktidarın, ülkenin ekonomik, sosyal, siyasal, demografik ve hukuksal sorunlarını irdelemeden ya da bir kenara bırakarak, ileri sürdüğünün tersine, finansal kaygılarla sistemi alt üst edecek bir girişim başlattığı görülmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hükümet, yasayla ulaşacağı son noktayı "kamu yönetimi reformu ve yeniden yapılanma çerçevesinde sağlık kuruluşları mahallî idarelere devredilecektir" biçiminde tanımlamakta; dolayısıyla, gerçekte, sağlık kuruluşlarının merkezîleşmesini değil, yerel yönetimlere aktarılmaları için geçiş sürecinde tek elde toplamayı istemektedir. Genel gerekçede de ortaya konulan yaklaşım ile sağlık hizmetinin tek elde toplanarak merkezîleşmesi sonucu ortaya çıkacağı ileri sürülen olumlu görünümün gerekçesi çelişmektedir.

Kaldı ki, 5220 sayılı Yasayla, Sağlık Bakanlığı hastanelerinin satışına olanak sağlayan düzenleme daha önce yapılmıştır. Geçiş süreci olarak öngörülen beş yıllık dönemde, öncelikle tüm sağlık birimlerinin Sağlık Bakanlığında toplanması ve ardından yerel yönetimlere devredilerek özelleştirilmeleri amaçlanıyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; katılımcı demokrasilerde siyasal iktidarlardan beklenen, temel haklar konusunda toplumla uzlaşmalarıdır. Bu uzlaşma, var olan toplumsal düzeneklerin işlerliğiyle sağlanır.

Sağduyulu ve hukuka bağlı bir siyasal iktidar, politika ve uygulamalarında kamu yararı gözeterek ve güçlendirerek sağlar.

Ne yazık ki, ülkemizde bu işleyişin sağlıklı ortamı, tartışma ve uzlaşma koşulları bulunmamaktadır. Hükümet, her girişimde, konuyla ilgili toplumsal tarafları dışlayarak, IMF ve Dünya Bankasının istediği koşulları geçerli kılmaktadır. Bu uygulamaların bir sonucu olarak, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu olan devlet, her geçen gün bu alandan çekilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sosyal güvenlik, toplumun tüm bireyleri için temel bir hak; bunu gerçekleştirmek ise, devletin anayasal görevidir. Bu nedenle, sosyal güvenlik, kamu hukuku içinde yer almakta olup, önemli bir kamu hizmetinin yürütülmesini düzenlediğinden, idare hukukunun bir parçasıdır. Özel hukuk hükümlerine tabi bir kamu tüzelkişiliği olan Sosyal Sigortalar Kurumu da, bu hukuk sistemi içinde yer almaktadır. Önemli bir kamu hizmetini yerine getirmeyi üstlenmiş ve finansmanında devletin hiçbir katkısı olmamış bir yerinden yönetim kuruluşu olan SSK'nın personeliyle birlikte tüm mal varlığına bu düzenlemeyle el konulmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, gecenin bu geç saatinde şunu söylemek istiyorum: Hepinizin çok iyi bildiği değerli ozanımız Musa Eroğlu'nun söylediği bir dörtlükle konuşmamı bağlamak istiyorum. Şöyle diyor Musa Eroğlu:

"Azrail'in gelir kendi,

Ne ağa der ne efendi,

Sayılı günler tükendi,

Yolun sonu görünüyor."

Bu türküyü, Sayın Maliye Bakanımıza ve sizlere hediye ediyorum.

Saygılarımla. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2005-12-26-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
