# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (başbakanlık,mit müsteşarlığı,milli güv.kurulu gen.sek.,atatürk dil ve tarih yüksek kurumu başkanlığı, diyanet işleri başkanlığı) ikinci tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim
- **Tarih:** 16 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (BAŞBAKANLIK,MİT MÜSTEŞARLIĞI,MİLLİ GÜV.KURULU GEN.SEK.,ATATÜRK DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞKANLIĞI, DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) İKİNCİ TUR
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b034/tbmm221410340113.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2006-12-16-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-basbakanlik-mit-must

> Ali Rıza Gülçiçek (CHP), 16 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (BAŞBAKANLIK,MİT MÜSTEŞARLIĞI,MİLLİ GÜV.KURULU GEN.SEK.,ATATÜRK DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞKANLIĞI, DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) İKİNCİ TUR); konuşma 1.129 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 2007 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı Başbakanlık bütçesi hakkında şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, barış içerisinde herkesin birbirini sevdiği, saydığı, gelirin adil olarak dağıtıldığı, güven ortamında yaşayan bireylerin oluşturduğu bir toplum olmak hepimizin isteğidir. Bunu sağlamanın yolu da, inançsal, sosyal ve ekonomik ayrımcılıkları ve haksızlıkları gidermektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bilindiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2'nci maddesi devletimizi "...demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir." demek suretiyle tarif etmektedir. Hemen arkasından gelen 10'uncu maddesi ise "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir." dedikten sonra "Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür." hükmünü getirmekle eşitliği sağlamak görevini devlete zorunlu bir görev olarak vermiştir. Yine, Anayasa'mızın 17'nci maddesi "Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir." ifadesini taşımaktadır. Anayasa, bu saydığım maddeleri ile öncelikle ve temel anlayış olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin laik bir devlet olduğunu vurgulamakta, devlet yapısının buna aykırı olmayacağına amir bulunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; böylesine laik bir hukuk devletinde vatandaşların yasalar önünde mutlak eşitliğe sahip olduklarını vurgulamakta, bireylerin hak ve yükümlülüklerinin eşitliği önündeki engelleri kaldırma ve bu mutlak eşitliği hayata geçirme görev ve sorumluluğunu devlete vermektedir. Devlet, bu şekilde temel insan haklarından biri olan eşitliği sağlayacağı gibi, bireylerin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme görevini de yürütecektir. Eşitlik, Anayasa'nın hukuk terimi tanımının olmazsa olmaz ana kurallarından biridir.

Değerli milletvekilleri, devletimize ve demokrasimize hayat veren ve aynı zamanda millî birliğimizin de pekişmesini sağlayacak olan ve bizi, Anayasa'mızın hedeflediği ve "Başlangıç" bölümünde ifade ettiği çağdaş medeniyet düzeyine ulaştıracak olan Anayasa'nın bu üstün hukuk kuralları, üzülerek ifade etmek gerekirse, hiç uygulanmadığı gibi bazen de aksi yapılmaktadır. Bunun sonucu olarak da sosyal barışın sağlanmasında, sevgi ve hoşgörünün pekişmesinde, kardeşlik duygularının yerleşmesinde arzulanan ortam sağlanamamaktadır, hatta uzaklaşmalarını sağlamaktadır. Buna bir de Anayasa'nın 24'üncü maddesinde yer alan ve Anayasa'nın hedeflediği din kültürü ve ahlak öğretimi hedefinden ayrılıp bir çoğunluk mezhep yorumunun zorunlu öğretilmesine dönüştürülmüş olan bir uygulamayı da ilave ettiğimizde durum daha da vahim bir hâl almaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa'da yer alan din kültürü ve ahlak öğretimi, İslam'ı tek bir mezhebin öğretisi durumuna indirgemiş, laik öğretiye ve aydınlanma devrimine en büyük darbe indirilmiştir. Unutmamalıyız ki laik devlet, bütün inançlara karşı aynı mesafede kalmalıdır. Alevi yurttaşlarımızdan topladığı vergileri diğer inanç sahibi kardeşlerimizin dinî ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik harcamaya başlanmış ve bunu devam ettirmiştir. Değerli arkadaşlarım, işte burada bütçesi üzerinde söz aldığım Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatı bu şekilde kurulmuş ve geliştirilmiştir. Bu teşkilata bütçeden 1 milyar 638 milyon 383 bin YTL ayrılmıştır. Bunun yanında, cami, mescit, kilise, sinagog ve havraların elektrik ve su parası devletçe alınmamaktadır. Bu tür bağışlar elbette yapılmalıdır. Ancak, Alevi yurttaşlarımızın ibadet ihtiyaçlarını giderdikleri cemevlerine de devletin aynı kolaylıkları göstermesi gerekmektedir. Bu ayrımcılık "Aleviler bizim kardeşimizdir, onlar birinci sınıf sözleriyle pek uyuşmamaktadır

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; anayasal bir kuruluş olan ve laikliğin güvencesi olan Diyanet İşleri Başkanlığının konumunun laik cumhuriyetin Sayın Meclis Başkanı tarafından tartışmaya açılması, Devlet Bakanı Sayın Mehmet Aydın'ın Diyanetin yeniden yapılandırılması ve yeni teşkilat yasası çıkarma uğraşlarının ne hikmetse şu ana kadar gündeme getirilip yasalaşmaması düşündürücü. Buna, biraz önce, kendisi, zaten açıklık getirdi.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Sayın Başbakan, 3 Eylül 2003 tarihinde Berlin'de yaptığı konuşmada "madem Müslüman'sınız, siz de camiye gidin" diyerek, Alevi yurttaşlarımızın ibadet yeri olan cemevlerini göz ardı etmektedir. Sayın Başbakan, Alevi inancı ve cemevleriyle sorunu olabilir. İslam'ın başka bir yorumu olan Alevi inancına sahip, mensup yurttaşlarımızın, İslam'la, camiyle sorunu yoktur, olmamıştır ve asla da olmayacaktır değerli arkadaşlarım. Alevi yurttaşlarımızın ibadetlerini bin üç yüz yıldır yerine getirdikleri mekân cemevidir. Nasıl ve nerede ibadet ettiklerine de hiç kimse karar veremez, dayatma yapamaz.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Başbakanın medeniyetler buluşmasını sağlamaya çalıştığı bir dönemde kendisinin ve Sayın Diyanet İşleri Başkanının, Papanın Türkiye ziyaretinde Papayla görüşüp görüşmeme tartışmaları, Türk dış politikasına zarar vermiştir. Önce rest, sonra jest. Bunu üzüntüyle belirtmek istiyorum.

Sayın Meclis Başkanımız, 5/5/2006 tarihinde verdiği bir demeçte "cemevleri için bir karara varılırsa mutluluk duyarım" demişti. AKP'li birçok milletvekili arkadaşım, kendi seçim bölgelerinde cemevlerine gittiklerini, cem törenlerine katıldıklarını iftiharla söylüyorlar, fakat, ne hikmetse, ce- mevlerinin yasal statüye kavuşturulması konusunda verdiğimiz teklife olumlu olarak bakmıyorlar.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Başbakanın medeniyetler buluşmasına gösterdiği çabanın bir kısmını da ülkemizde yaşayan Alevi yurttaşlarımızın sorunlarının çözümüne yönelik göstermesi gerekmektedir. Sinagog ve kilise açılışlarında bulunan Sayın Başbakanın, aynı duyarlılığı Alevi inancına ve ibadet yerine göstermesi çok yararlı olur.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Başbakan, herhalde Alevi yurttaşlarımıza bir gömlek giydirmeye çalışıyor. Sayın Başbakanın gömlek sorunu olabilir, fakat, Alevilerin gömlek sorunu yoktur. Alevi yurttaşlarımızın giydiği gömleğin markası, laik sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'dir arkadaşlarım. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, AKP Hükümeti olarak kırmızı bültenle aranan Sivas sanıklarının bugüne kadar yurda getirilmesine yönelik ciddi bir girişimde bulunulmadı. Sivas'ta 37 insanımızın yakıldığı Madımak otelinin müze olmasıyla ilgili kanun teklifimiz, cemevinin yasal sürece kavuşturulması için 3194 sayılı İmar Kanunu'nda değişiklik yapılmasıyla ilgili kanun teklifimiz, ayrıca, Alevi yurttaşlarımıza hakaretin önüne geçmek için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda değişiklik yapılması hakkındaki kanun teklifimiz milletvekillerimiz tarafından reddedilmişti.

Değerli arkadaşlarım, bütün bu ayrımcılığa ve bütün bu haksızlığa karşın Alevi toplumu, her zaman Misakımillî hudutları içerisinde, laik demokratik cumhuriyetimiz hedefleri çerçevesinde hareket etmişler, onu sahiplenmişlerdir ve sahiplenmeye de devam edeceklerdir.

Alevilerin Avrupa Birliği ilerleme raporunda "azınlık" olarak gösterilmesi, Alevi Bektaşi kuruluşları tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Bunu reddediyorum. Alevi yurttaşlarımız bu ülkenin asıl kurucu unsurlarıdır değerli arkadaşlarım. Kimse Alevi yurttaşlarımızın üzerinde yapay azınlık yaratmaya kalkışmasın. Son ilerleme raporunda "azınlık" ifadesinin yer almaması yerinde bir karardır. Alevi yurttaşlarımız, yıllarca yanlış, haksız ve eşitsizliğe dayalı uygulamalara, demokratik yöntem ve edepli davranışlarla, yetkililere anlatarak sorunlarına çözüm aramaktadır.

Değerli arkadaşlarım, Alevi yurttaşlarımızın zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılması, cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması, bütçeden hak ettikleri payın verilmesi gibi haklı istemlerine kulak verilmeli ve onların çözümüne yönelik adımların bir an önce atılmasının doğru olacağına inanmaktayım. Alevi Bektaşi kurumları, Sayın Başbakanın örtülü ödenekten veya başka bir şekilde Alevilere para vermesini istemiyorlar, sadaka da istemiyorlar, sadece hak ettikleri payı bütçeden almak istiyorlar.

Değerli arkadaşlarım, kelimeyle, isimle adil olunmaz. Tüm inançlara eşit mesafede durarak, tüm ibadet yerlerinin elektriğinden ve suyundan para almazsanız adil olabilirsiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (Devamla) - Yunus Emre, gönül yıkmayı günah işlemekle eş değer görmüş, bizlere gönül insanı olmayı öğütlemiştir. Hacı Bektaş Veli bize, yetmiş iki millete aynı nazarla bakmayı öğretmiştir. Ancak, bugüne kadar gelen iktidarlar farklı insanları yok saymış, gönülleri yıkmış, küskün, mutsuz insanların çoğalmasına neden olmuşlardır.

Değerli arkadaşlarım, yüce Genel Kuruldan bir dileğim var. Gelin, bu yaranın kanamasına daha fazla seyirci olmayalım, yarayı saralım. Sorunu, kimi anlayışların istismarına ve Avrupa Birliğinin dayatmalarına bırakmayalım. Bu da bir fırsattır bizim için. Bu sorunu yok saymaya hiçbirimizin hakkı yoktur. Bir parlamenter olarak sorunun çözümünde elimden geleni yapmaya hazır olduğumu yüce heyetinizin bilgisine sunuyor, bütçenin hayırlı olması dileğiyle hepinizi en içten saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (başbakanlık,mit müsteşarlığı,milli güv.kurulu gen.sek.,atatürk dil ve tarih yüksek kurumu başkanlığı, diyanet işleri başkanlığı) ikinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2006-12-16-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-basbakanlik-mit-must (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b034/tbmm221410340113.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
