# Türk ticaret kanunu (s.s.96)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim
- **Tarih:** 27 Kasım 2008
- **Gündem:** TÜRK TİCARET KANUNU (S.S.96)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2008-11-27-turk-ticaret-kanunu-s-s-96

> Ali Rıza Öztürk (CHP), 27 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK TİCARET KANUNU (S.S.96)); konuşma 617 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biz ticari hayatın düzenlenmesine ilişkin kuralları burada görüşüyoruz. Türk Ticaret Yasası ticari hayatımızın omurgasıdır, temelidir; taraflar arasındaki ilişkileri düzenliyor, ticari piyasayı düzenliyor, ama her şeyden önemlisi, ticari hayatta önemli olan güvendir. Güven olmadığı müddetçe burada ne kadar biz yasal düzenleme yaparsak yapalım boşunadır. Ancak en önemli merkez de devletin vatandaşlara güven vermesidir, sayın bakanların vatandaşlara güven vermesidir. Dün burada ben bir konuyu dile getirmiştim. Biliyorsunuz 2004 yılında, 5-6 Mart tarihlerinde, Göksu Irmağı’nın taşması nedeniyle Silifke’de bir sel felaketi olmuştu, köylerimiz sular altında kalmıştı. İl tarım müdürlükleri, hasar tespit komisyonları vasıtasıyla hasarları tespit edilmişti. İl tarım komisyonunun tespit etmediği vatandaşlar da idare mahkemelerinde devlet aleyhine dava açmıştı. Dün, ben, bu kürsüde bu zararların yüzde 20’sinin ödendiğini, bakiyesinin o günden bugüne ödenmediğini söyledim ancak Sayın Tarım Bakanımız kendisine verilen yalan yanlış, yanıltıcı bilgilere inanarak bu ödemelerin yapıldığını söyledi. Bunun da doğru olmadığını ben söylemiştim. “Elindeki belgeler geçmiş tarihli.” dedi. Şimdi, size, elimde 2008 yılının Kasım ayına ilişkin bir belge gösteriyorum, Bakanlığın imzalı belgesi. O tarihten bu yana sadece yüzde 20 ödenmiş, başka da ödenmemiştir. Bakın, ben size hemen okuyayım: “…çerçevesinde kanuni ödeme bedelinin ancak yüzde 20’sinin ödenebildiği, ek ödenek talebinde bulunulduğu, ödeneğin aktarılması hâlinde ödemelere devam edilebileceği…”

Şimdi, bu vatandaşlarımızdan birisinin avukatı 24/10/2008 yılında Tarım Bakanlığına dilekçe yazıyor ve bu paranın ödenmesini istiyor. Silifke Kaymakamlığı da buna yanıt veriyor: “Şu anda böyle bir para aktarılmadığı için ödeme yapılamıyor.”

Değerli milletvekilleri, 2004 yılında sel felaketi oluyor, Bakanlık ödeme yapmıyor ama bu kürsüye çıkıyor Bakan, ödemenin yapıldığını söylüyor, milletvekili olarak, o bölgenin milletvekili olarak benim de gerçekleri çarpıttığımı söylüyor.

Şimdi, gerçekleri kimin çarpıttığı belli. Belgeler burada. Silifke’nin köylüleri de orada. Yeniden sel felaketi oldu. İşte dünkü Silifke gazeteleri. Yine Silifke’nin köyleri sular altında kaldı.

Sayın Bakan kendisini yanıltan bürokratlardan bunun hesabını sormalı. “Devlet vatandaşına olan borcunu öder.” dedi burada. Şimdi, ben, bu Meclis kürsüsünden Sayın Tarım Bakanımızı davet ediyorum, devlet o yörenin çiftçilerine olan borcunu ödesin. Hasar tespit komisyonu raporlarının da kendilerinde olması gerekir çünkü bende var.

Evet, değerli arkadaşlarım, böylesine güvenli bir ortamda ancak Türk Ticaret Kanunu’nu görüşmemiz bir anlam ifade edebilir, bir değer ifade edebilir(!)

Türk Ticaret Kanunu’nun 1’inci maddesinde verdiğimiz değişiklik önergesi, aslında bir teknik düzeltmeyi içeren bir değişiklik önergesidir.

Bir kere, bu Türk Ticaret Yasası çok ciddi bir şekilde 23’üncü Dönemde görüşülmeden 77’nci maddeye göre Meclis Genel Kuruluna indirilen bir şey. Dolayısıyla, ileriki günlerde tekrar konuşacağız.

Bir kere Türk Ticaret Yasası’nın dili çok özensiz yazılmış, birbirlerine geçmiş, bugün komisyonda görüşülmekte olan Borçlar Kanunu Yasası’nın diliyle tamamen uyumsuz.

Şimdi, burada, Türk Ticaret Yasası’nın 1’inci maddesinde Türk Medeni Kanunu’nun adı verilmiştir. Maddede atıf yapılan kanunun sadece adının belirtilmesi gerekir, yani Türk Medeni Kanunu gibi. Şimdi, bu kanun yeni bir kanun, yürürlükten kaldırılması hâlinde yapılan atıf dolayısıyla kanunun tarih ve sayısının gösterilmesi gereksiz kalacaktır. Kaldı ki bugün tasarıda yararı belirsiz olan bir yöntem kullanılmamaktadır.

Diğer taraftan, yine bu maddede Borçlar Kanunu da aynı Medeni Kanun gibi temel bir kanundur. Ddolayısıyla, Borçlar Kanunu’nun da genel bir kanun olması niteliğiyle ayrılmaz bir parça ifade etmektedir. O zaman, hem Medeni Kanun’un hem de Borçlar Kanunu’nun ayrılmaz bir parçası olduğunun söylenilmesi daha doğrudur.

Yine, diğer yandan, tasarıda “muamele” yerine “işlem” kelimesi kullanılmış. “Muamele” yerine “işlem” denildikten sonra başka bir yerinde de “işlem ve fiillere” kelimeleri kullanılmıştır. Şimdi, “muamele” yerine “işlem” denildikten sonra “fiil” yerine de “eylem” kelimesinin kullanılması daha doğrudur.

Şimdi, belki burada dinleyen arkadaşlarımız açısından çok olayın önemine varılmayabilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - Ancak, komisyondaki Borçlar Kanunu’nun dili de beraber değerlendirildiği zaman, bunun ne kadar önemli olduğu açığa çıkacaktır.

O nedenle, hem görüşülecek Borçlar Kanunu’yla bir uyum sağlanması açısından hem de o Türkçeleştirme, arılaştırma iddiasına bir temel oluşturması açısından önergemizin desteklenmesini diliyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Türk ticaret kanunu (s.s.96)”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 27 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2008-11-27-turk-ticaret-kanunu-s-s-96 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
