# Türk ticaret kanunu (s.s.96)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim
- **Tarih:** 4 Aralık 2008
- **Gündem:** TÜRK TİCARET KANUNU (S.S.96)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2008-12-04-turk-ticaret-kanunu-s-s-96-2

> Ali Rıza Öztürk (CHP), 4 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK TİCARET KANUNU (S.S.96)); konuşma 500 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 61’inci maddeye ilişkin değişiklik önergemiz üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakana ve Sayın Komisyon Başkanına soruyorum: Neden katılmıyorlar? Yukarıda demin de söyledim, Türk ticaret yasasıyla borçlar kanunu arasında temel bir uyumsuzluk var. Yukarıda borçlar kanunu görüşülürken her türlü ifrata kaçan bir “Arı Türkçe kullanıyoruz.” diye, alışılmış, halkın bildiği, halkın kullandığı kelimeleri bile silerken katılıyorlar da burada “ithalat ve ihracat” kelimelerinin yerine “dış alım ve dış satım” kelimelerini öneriyoruz, buna niye katılmıyorlar? Yani zaten bu yasa, şu ticaret yasasıyla borçlar kanunu, tamamıyla, birbiriyle anlaşılamaz hâle geldi. Bir tarafta aşırı Türkçe kelimeler, olması gerekenden daha fazla kelimeler, bir tarafta da halkın kullandığı yerleşik kelimelerin reddi. Bunu anlamak mümkün değil.

Şimdi, bizim buradaki değişiklik önergemiz “ithalat” ve “ihracat” kelimelerinin yerine “dış alım”, “dış satım” kelimelerinin kullanılmasına yönelikti ama Sayın Bakanla Sayın Başkan katılmadılar, inşallah AKP Grubu katılır.

Sayın milletvekilleri, bu 61’inci maddenin ikinci fıkrası aslında son derece önemli bir yenilik getiriyor. Ancak burada teminat meselesi çözülmemiştir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilirken bu ihtiyati tedbir kararının haksız verilmesinden dolayı uğranılacak zararların giderimi konusu nasıl çözülecektir? Bu belli değil. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ihtiyati tedbir kararı verilirken belirli bir oranda teminat alınıyor. Burada teminata ilişkin bir düzenleme yoktur, bu bir eksikliktir.

İkincisi: Yine burada hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturması hâlinde cezayı gerektiren haksız rekabet konusu malların gümrük idareleri tarafından böyle el konulması uygulamada birtakım suistimallere yol açacaktır, ayrıca ülkenin değişik yerlerinde değişik uygulamalara neden olacaktır. Yani uygulamadaki yeknesaklık olmayabilir, yeknesak bir uygulama olmayabilir. Bu konuda bir açıklık getirilmemiştir.

Şimdi, bu tasarılarda bu tasarıları hazırlayan bilim komisyonuna gerçekten çok teşekkür ediyorum, emek vermişler, alın teri vermişler ama “Biz getirdiğimiz tasarıların noktasına, virgülüne dahi dokundurtmayız.” anlayışı ile birtakım yanlışlıkların düzeltilmemiş olmasını da ben çok doğru bulmuyorum. O nedenle önergemizin desteklenmesini istiyorum.

Değerli arkadaşlar, bundan önceki konuşmamda da söyledim. Önümüzde bir yerel seçimler var. Yerel seçimlere de… Her şeyden önce dürüst bir seçim sürecini yönetmek Hükûmetin, siyasal iktidarların görevidir. Dürüst seçim süreci kütüklerin oluşturulmasından oyların sayılmasına, seçim sonuçlarının ilanına ve mazbataların alınmasına kadar kapsayan bir süreçtir. Şimdi, seçimlerin dürüst olması, sonuçların tartışılmaması, meşruiyet tartışmasının olmaması için her şeyden önce bu seçim kütüklerinin dürüst bir şekilde oluşturulması gerekmektedir. Bugün Türkiye’de ülkemizin dört bir yanından gelen telefonlar vardır. Seçimlerde, listelere baktığımız zaman, aktarmalar olmuş.

Ben bir somut örnek vermek istiyorum: Silifke’de 2004 yılında seçmen sayısı 29.695; 2007 yılında nüfus 64 bin, seçmen sayısı 31.117; 2008 yılında nüfus 52.961, seçmen sayısı 37.953. Yani nüfus 52 bine düşüyor, seçmen sayısı 6 bin artıyor. 64 bin nüfusta 31 bin seçmen. Bunu merkez için söylüyorum. Toplamında 111.698 toplam nüfus var, 81 bin toplam seçmen olmuş 2008’de. Ancak bundan önce 2007 seçimlerinde toplam seçmen sayısı 74.497. Seçmendeki 7 bin artışın tamamı şehir merkezinde meydana gelmiş, köylerde bir artış yok, bu bir.

İkincisi: Silifke sokaklarında dolaşan her 3 kişiden 2’si seçmen değerli arkadaşlarım.

Şimdi, biz böylesine yanlış olan, doğruluğundan kuşku duyulan seçmen kütükleriyle yapılacak bir seçimin meşruiyetini tartışmayacak mıyız? Adalet Bakanı hazır buradayken bu konuların derhâl tedbirinin alınması gerekmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Türk ticaret kanunu (s.s.96)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 4 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2008-12-04-turk-ticaret-kanunu-s-s-96-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
