# İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim
- **Tarih:** 24 Şubat 2009
- **Gündem:** İÇ TÜZÜK 37'YE GÖRE DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMA ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2009-02-24-ic-tuzuk-37-ye-gore-dogrudan-gundeme-alinma-onerisi

> Ali Rıza Öztürk (CHP), 24 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇ TÜZÜK 37'YE GÖRE DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMA ÖNERİSİ); konuşma 552 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verilen kanun teklifinin amacı muhtarların ekonomik ve sosyal durumunu bir nebze olsun yükseltmektir.

Bilindiği gibi, mahalle ve köyler demokrasinin en küçük birimleridir, tüm yük onların üzerindedir. Mahalle ve köylerde yaşayanların tüm yükünü de o mahalle muhtarlarımız ve köy muhtarlarımız çekmektedir. Köydeki ve mahalledeki tüm sorunlar iğneden ipliğe muhtarların derdidir. Hanımı doğuramayan kişi muhtara koşar. İneği doğuramayan, keçisi doğuramayanlar yine muhtara koşar. Keçisi kaybolan muhtara koşar. Jandarmayla bir sorun olsa muhtara koşar. Buna rağmen, muhtarlarımıza verilmekte olan maaş 290-300 TL gibi bir ücret ancak, sosyal güvenlik primi ise kademelerine göre 310 liradan başlayıp 400 liraya kadar gitmektedir.

Bilindiği gibi, ülkemizde herkesin geçimini sağlayacak asgari düzey belirlenmiştir, asgari ücrettir. Bu asgari ücreti muhtarların da alma hakkı vardır. Asgari ücret altında çalıştırmak yasaktır. İlçeleri kaymakam yönetir, illeri vali yönetir, onların belirli maaş düzeyleri vardır ama demokrasinin en küçüğü, olmazsa olmazı olan, köy ve mahalleleri yöneten muhtarlarımızın ise gelirleri çok komiktir. Bunu herkes kabul ediyor ama düzeltmeye gelince nedense bu düzeltilmiyor. Şimdi, buradaki, verilen, arkadaşımızın ve Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin verdiği kanun teklifi buna yöneliktir. Diğerlerinde olduğu gibi asgari bir ücret alınsın, asgari ücret alınsın, bundan sosyal güvenlik primi kesildikten sonra ellerine net asgari bir ücret geçmesi sağlanılmaktadır.

Bilindiği gibi köy ve mahalleler olmadan büyük yerleşim birimleri olmuyor, bunlar –demin de söyledim- demokrasinin en küçük birimleri, küçük taşlar olmadan büyük taşlarla ev yapılmaz. Önemli olan, öncelikle bu demokrasinin temelini sağlam tutmaktır. Muhtarlarımız sadece bu aldıkları çok cüzi parayla kendi beldesinde veya mahallesinde oturan insanların ihtiyaçlarını karşılamak bir yana -hepimiz biliyoruz ki- dışarıdan gelen misafirlerin de giderlerini, yemelerini içmelerini çoğu yerde de muhtarlar karşılamaktadır. O nedenle, muhtarlara sahip çıkmak bu Parlamentonun en asli görevlerinden birisidir. Muhtara sahip çıkmak demokrasiye sahip çıkmak demektir. Eğer gerçekten muhtarlarımız insanca yaşam koşullarının altında bu görevlerini yapmayı sürdürüyorlar ise bu çok acı bir durumdur. Bu durumu derhâl düzeltmemiz gerektiğini ben düşünüyorum.

O nedenle, hiçbir parti ayrımı gözetmeksizin AKP, MHP ve CHP milletvekillerinin bu kanun teklifinin doğrudan gündeme alınmasını desteklemelerini, doğrudan gündeme alınmasını desteklemekle kalmayıp bunun bir an önce, ivedilikle çıkarılmasını ve bu konuda herkesin destek vermesini ben tüm muhtarlar adına talep ediyorum değerli arkadaşlarım.

Şimdi başka bir konu, tabii, muhtarların üstünde siyasi iktidarın baskısı var, her dönem oluyor belki ama bu dönem daha çok oluyor. Siyasi iktidar, kendi yandaş medya yaratma alışkanlığını sürdürdü ve kendi yandaş medyasını yarattı. Şimdi, muhtarların üzerinde de yandaş muhtarlar yaratmaya başlıyor ve giderek de Sayın Adalet Bakanımızın söylediği gibi, yandaş yerel yönetimler, yerel belediyeler yönetmeye başlıyor.

Burada sabah da tartışıldı, Sayın Bakan onu mu dedi, bunu mu dedi, yok onu demek istemedim, bunu demek istedim… Sayın Bakan Adalet Bakanıdır, ne demek istediği, gazetelerde, televizyonlarda görüldü. Ben, Adalet Komisyonunun bir üyesi olarak Sayın Bakanın ne söylediğini akşam televiz-yondan izlediğimde irkildim değerli arkadaşlarım, irkildim. Belki başka bir bakan bunu söyleseydi, bir yerde makul ve meşru görebilirdim ama Adalet Bakanının buna böyle laflar sarf etmiş olmasından son derece üzüldüm. Zaten, bakın, burada da söylüyor “Adalet bu mu Sayın Bakan?” diyor.

Adalet Bakanı, sadece siyasi bir davranışta bulunmakla kalmamış, insanları tehdit etmekle kalmamış, Anayasa’nın 10’uncu maddesini, 126, 127’nci maddelerini açıkça ihlal etmiştir. Anayasa’mızın 10’uncu maddesi “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun davranmak zorundadır.” demektedir. Sayın Adalet Bakanımız, Anayasa’mızın bu temel ilkesini bilen bir insandır, en azından, bilebilecek durumda olan bir insandır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2009-02-24-ic-tuzuk-37-ye-gore-dogrudan-gundeme-alinma-onerisi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
