# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim
- **Tarih:** 21 Nisan 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-04-21-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2

> Ali Rıza Öztürk (CHP), 21 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 452 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önerge üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle bir merakımı gidermek adına söylüyorum: Muhtelif zamanlarda muhtelif partilerde bakanlık yapan ve demokrasi, özgürlük mücadelesinin büyük önderi Sayın Cemil Çiçek, 1987 yılında siyasi yasakların kaldırılmasına ilişkin süreçte nerede, nasıl durduğunu ben merak ediyorum, bunu bir açıklarsa bu merakım gider.

“Aziz arkadaşlar, anayasalar zor doğarlar, kolay ameliyat olmazlar ve uzun yaşarlar. Öyledir; ardında büyük acılar, uzun tecrübeler ve dönüşüm sancıları taşıyan, evrimci toplumlar için öyledir. Bizde öyle mi? Seçilmiş iktidarlara sandıksız infaz ve hazırlattırılan anayasanın halkoyuna sunumu; plebisitçi diktatörlüğün tipik tezahürü. Mukadder iki ara dönem arasındaki seçimli dönemde durum farklı mı? Peşinen söyleyeyim ki, hayır. Zihniyetler aynı; fakat, oyuncular farklı. Birinde memleket batıyor sendromu, onun uzantısı olarak potansiyel veya fiilî tehdit; öbüründe beyinler değil, parmaklar konuşuyor. Çağdaş filozof Sartori'nin anlam derinliği büyük olan şu sözünü sizlerle paylaşmak istiyorum: ‘Parmakların akılları olsaydı, demokrasi yutan ejderhalar türemezdi.”

Değerli milletvekilleri, Anayasa’yı değiştirme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Değişiklikler, Hükümetin güdümünde değil, bizzat partiler ve Meclis tarafından hazırlanır. Bunun meşru ve geleneksel platformu, eşit temsilli partilerarası komisyondur. Hükümet veya çok saygı duyduğum değerli bir bakan hazırlasın, komisyonda, virgülüne dokunulmadan, sayıların gücüyle onansın, Genel Kurula insin. Ne âlâ!

Oluşum aşamasında siyasetin dinamiklerini dışlayın, partileri bir tarafa atın, sonraki aşamalarda parmak desteğiyle bizlere başvurun. İktidarın bu tavrını tasvip etmiyoruz.” Değerli arkadaşlarım, insanlar geçmişte arkasında duramayacakları sözleri ya söyleyemeyecekler ya da geçmişte söylediği sözlerin arkasında duracaklar. Eğer insanlar bu kürsüde konuşurken geçmişte söylediklerini hatırlamazlarsa, birileri onlara da hatırlatır. Bu sözler, büyük siyaset adamı, kendisinin çok büyük hukukçu olduğunu söyleyen Adalet Komisyonu Başkanı Sayın Ahmet İyimaya’nın. Acaba Sayın İyimaya bugün ne düşünüyor, bu Anayasa değişikliği sürecinde ne düşünüyor?

Değerli arkadaşlarım, başka büyük bir siyaset adamının sözleri: “Yeni bir anayasa yapılırken, hatta değişiklik bile yapılırken şu hususlar hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir: Hiçbir kısıtlama ve baskı altında olmaksızın toplumun bütün kesimlerinin görüşlerinin serbestçe açıklanabileceği bir ortam oluşturulmalıdır. Bir anayasa oluşumunda bütün vatandaşlara kanallar açılmalı, vatandaşlarımız anayasanın ne anlama geldiğini, güncel yaşamındaki etkisinin ne olduğunu hissetmeli. Velhasıl toplumun her kesimi anayasa yapımına yön verebilmelidir. Toplumun ortaya çıkacak talepleri, beklentileri, arzuları anayasa yapıcı tarafından iyi tespit edilmeli. Bu toplumsal talepler ve uzlaşma noktaları yani siyasal toplum ile sivil toplumun birleştiği noktalar anayasal metin hâline getirilmelidir. Anayasa yapımı sürecinde farklı görüş sahipleri arasında mümkün olduğunca mutabakat üretilmeye çalışılmalı, mutabakat sağlanamayan hususlar kural hâline getirilmemelidir. Düşündüğümüz -bakın, düşündüğü anayasayı da söylüyor büyük siyaset adamı- yeni anayasa kısa, öz ve açık olacaktır. İnsan hakları her şart altında saklı tutulacaktır. Hukuka bağlı olmayan hiçbir otorite tesis edilmeyecektir, hiçbir ideolojik projeye bağlayıcılık tanınmayacaktır. Çünkü devleti bir ideolojiyle tanımlamak onun bütün toplumsal alanlara müdahalesine açık kapı bırakmak demektir.”

Değerli arkadaşlarım, bu güzel sözler, bu güzel inciler büyük siyaset adamı Mehmet Ali Şahin Bey’in.

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 21 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-04-21-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
