# Kamulaştırma kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.475)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim
- **Tarih:** 18 Haziran 2010
- **Gündem:** KAMULAŞTIRMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.475)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-06-18-kamulastirma-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-475-3

> Ali Rıza Öztürk (CHP), 18 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMULAŞTIRMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.475)); konuşma 622 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Kamulaştırma Kanunu’nun değiştirilmesine dair kanun tasarısının 3’üncü maddesinde verilen önerge üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, aslında burada -yapılması gereken, önerilmesi gereken- “Bu kanunu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile Sayın Başbakan birlikte yürütürler.” demek en doğrusuydu çünkü bu ve bundan önceki, dün geçen kentsel dönüşüm kanununun, kamuoyunda yükselen seslere göre, Sayın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in telkinleriyle Türkiye Büyük Millet Meclisine geldiği konusunda çok ciddi iddialar vardır.

Değerli arkadaşlarım, AKP Grup Başkan Vekili Sayın Nurettin Bey bu kürsüde konuşurken “Milletin keyfi yerinde.” dedi, yoksulluk rakamlarını kıyaslarken 2002’deki sayı ile 2009’daki sayıyı verdi. Şimdi, tabii, ben, Başbakan Sayın Recep Bey’in keyfinin yerinde olduğunu, onun yol arkadaşlarının keyfinin yerinde olduğunu biliyorum ama keşke milletin de keyfi yerinde olsaydı. Milletin keyfinin yerinde olmasından bir milletvekili olarak değil, sade bir vatandaş olarak mutluluk duyardım. Bu ülkede Sayın Başbakan 10 milyarlık Başbakanlık maaşına rağmen geçinemediğini söylüyor ise 500-600 milyon asgari ücret alan bir vatandaşın geçinemediği çok ortadadır.

FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Sen kaç lira alıyorsun?

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, oturduğumuz yerden kürsüde konuşan hatibe laf atarak düşüncelerimizi kabul ettirebileceğinizi sanıyorsanız…

FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Sen ne alıyorsun?

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) – …bu düşünce ilkelliktir, çağ dışıdır değerli arkadaşlarım.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, Sayın Nurettin Bey’e burada söylemek istediğim konu şudur: Bir ülkenin yoksulluk sınırı, yoksulluk rakamları konuşulurken uluslararası normlarda esas alınan, yoksullukta esas alınan kriter göreli yoksulluktur, o ülkenin ortalama yoksulluğudur. 2002’de bu oran yüzde 14,7 iken 2008’de yüzde 15,1’miş bu rakam. Bu rakamlar, TÜİK’in verdiği rakamlardır.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Değil.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) – TÜİK kime bağlı? TÜİK Başbakana bağlıdır. Çıkarsınız, yanlış dersiniz canım? Burada reel yoksulluk nerede Sayın Nurettin Canikli, reel yoksulluk nerede?

Şimdi, bakın, Türk-İş yoksulluk sınırını 826 lira açıklamış, sizin yandaş sendikanız 925 lira açıklamış…

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – TÜİK’in rakamları, TÜİK’in…

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) – Yani, bakın, sizin yandaş sendikanızı alırsak, Türkiye’de yoksulluk diz boyudur çünkü bugün yoksulluk sınırı 2.691 lira, açlık sınırı 826 ve 925 lira. Şimdi, ortalama emekli maaşları 750-800 lira. Türkiye’de 9 milyon 180 bin emekli var. Bunların ortalama maaşları 750-800 TL olduğuna göre, demek ki bu memur emeklilerinin yüzde 75’i değerli arkadaşlarım, bu açlık sınırının altında. Bu TÜİK, Başbakana bağlı TÜİK her gün hasar raporları yayınlamaktadır.

Değerli arkadaşlarım, hukuk devleti, insan haklarına saygı gösteren ve bu hakları koruyucu, adil bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmeye kendini zorunlu sayan ve bütün faaliyetlerinde hukuka ve Anayasa’ya uyan devlettir. Anayasa’nın egemenliği ve bağlayıcılığı yanında, yasa koyucunun uymak zorunda bulunduğu ilkeler ve evrensel hukuk kuralları da vardır. Kamusal yetkilerin kaynağı, dayanağı ve sınırı olan Anayasa’nın herhangi bir maddesine aykırı bir yasa kuralı, doğal olarak hukuk devleti ilkesiyle bağdaşamaz değerli arkadaşlarım. Demek ki yasaları koyan, Anayasa’yı çıkaran bu Meclis, aynı zamanda, bu yasa kurallarına da, bu Anayasa’ya da uymak zorundadır yani getirdiği kanunların teklifi budur.

Değerli arkadaşlarım, yine Anayasa’mızın 138’inci maddesinin son fıkrası çok açık bir şekilde diyor ki: “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır.” Yani burada şöyle bir hüküm yok: “Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı Sayın Recep Bey yargı kararlarına uymayacak.” diye bir hüküm yok; uymak zorunda, herkes uymak zorunda.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Ayıp, ayıp! Yakışmıyor, ayıp!

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) – Ama değerli arkadaşlarım, Başbakan AKP İl Başkanları Toplantısında yaptığı bir konuşmada…

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Bu şekilde konuşamazsın!

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) – …Yargıtayın bir kararına atıfta bulunarak -benden önceki arkadaşım da söyledi- bir yasa hükmünün uygulanmasına atıfta bulunarak “Yargı güvenilirliğini yitirdi.” diyor.

Değerli arkadaşlarım, “Bunun gerekçesi nedir?” diyor. Tabii, gerekçesini biz okumadık ama söylemek istediğim konu şudur: Bakın, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 573’üncü maddesi “Hâkim ve icra reisi aleyhine aşağıda yazılan sebeplere binaen tazminat davası ikame olunabilir:”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Kamulaştırma kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.475)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-06-18-kamulastirma-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-475-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
