# Seçim sistemi hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 139. Birleşim
- **Tarih:** 22 Temmuz 2010
- **Gündem:** SEÇİM SİSTEMİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-07-22-secim-sistemi-hakkinda

> Ali Rıza Öztürk (CHP), 22 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 139. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEÇİM SİSTEMİ HAKKINDA); konuşma 638 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bundan tam otuz yıl önce 22 Temmuz 1980 günü Türkiye devrimci sendikal hareketinin lideri, demokrasi, özgürlük ve sosyalizm mücadelesinin önderi Kemal Türkler hunharca bir katliam sonucu yaşamını yitirmiştir. Aradan geçen otuz yıl boyunca Kemal Türkler’in yakınları, çocukları ve Kemal Türkler severleri, Kemal Türkler’i katleden siyasi cinayetin kim ve kimler tarafından gerçekleştirildiğinin, neden ve nasıl yapıldığının açığa çıkarılması için bıkmak, usanmak bilmeden bir mücadele yürütüyorlar, umutsuzluğa kapılmadan mücadelelerini sürdürüyorlar. Ancak, aradan geçen bu otuz yıl sonunda yargılama bir türlü bitmedi ve dün yargılama yeniden, zaman aşımına bırakılacak şekilde eylül ayına bırakıldı. Umut ediyorum ve diliyorum, Sayın Başbakan grup toplantılarında 12 Mart, 12 Eylülde katledilenlerin arkasından ağlamak yerine, o insanların neden ve nasıl katledildiklerinin açığa çıkartılması konusunda ciddi bir siyasi irade ortaya koysun diye bekliyorum.

Değerli arkadaşlarım, bugünkü konumuz gerçekten demokrasinin önüne kurulmuş olan barajdır. Demokrasi kurallarına uygun bir seçimden söz edebilmemiz için seçimin güvenlikli olması yeterli değildir, seçimin yönteminin dürüst olması yeterli değildir, aynı zamanda seçmen iradesinin hiçbir baskı altında kalmaksızın ve prangalardan çözülmüş olarak, tam ve eksiksiz bir şekilde yasama organına yansıtılması gerekiyor. Seçmen iradesini yasama organına yansıtan mekanizma da seçim sistemidir değerli arkadaşlarım. Bugün Türkiye’de uygulanmakta olan yüzde 10 seçim barajı 12 Eylül çocuğudur. 12 Eylülden sonra, sisteme zararlı olmayan iki parti ve bunların başında da asker kökenli bir Cumhurbaşkanı bulundurma anlayışıyla hazırlanmış bir Seçim Kanunu vardır. 12 Eylülden önce barajsız bir seçim sisteminde istikrarın bozulmadığı çok açık iken, istikrarı koruma adı altında bu baraj getirilmiştir.

Avrupa Konseyine üye 47 ülkeye baktığımız zaman, Linchestein’da yüzde 8 baraj en fazla, Rusya ve Gürcistan’da yüzde 7, üye devletlerin 1/3’ünde baraj yüzde 5, 13 devlette yüzde 5’in altında, 7 devlette ise hiç baraj yok. 21’inci yüzyılda demokratikleşme iddiasında olan bir Türkiye, demokrasi ve hukuk devletini güçlendirme iddiasında olan bir Türkiye Avrupa Konseyine üye barajsız 8’inci ülke neden olmasın? Bunun koşullarını biz neden gerçekleştirmiyoruz?

Değerli arkadaşlarım, baraj sistemi gerçekten seçmenin iradesini kilitliyor, seçmen iradesini kapatıyor. 2002 seçimlerine baktığımızda AKP oyların yüzde 34’ünü almış olmasına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisinde 363 milletvekili çıkartarak yüzde 66 oranında temsil ediliyor, Cumhuriyet Halk Partisi yüzde 19 oy almış olmasına rağmen 178 milletvekiliyle yüzde 33 oranında temsil edilmiş olunuyor. 2002’de Türkiye Büyük Millet Meclisine yansımayan seçmen iradesi yüzde 45, yani verilen her iki oydan birisi Türkiye Büyük Millet Meclisine yansımamış değerli arkadaşlarım. 2007’ye geldiğimizde yüzde 46,5 oyla AKP Türkiye Büyük Millet Meclisinde yüzde 62’ye sahip olmuş, Cumhuriyet Halk Partisi ise yüzde 21 oyla yüzde 20’sini almış Türkiye Büyük Millet Meclisinin, MHP de yüzde 14 oyla yüzde 13’ünü almış.

Görülüyor ki bu seçim barajının yüksekliğinden en fazla faydalanan parti AKP. AKP, Türk halkının kendisine tek başına vermediği yönetme yetkisini sadece seçim sistemindeki bu barajın yüksekliğinden almaktadır. Yani, Türk halkı AKP’ye tek başına Türkiye’yi yönetme yetkisini vermediği hâlde, bu seçim barajı sayesinde gerçekten Türkiye’yi tek başına yönetmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Öztürk, konuşmanızı tamamlayınız.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesinin aldığı bir kararda barajın, seçim sistemindeki barajın çok yüksek olduğu belirtilmektedir, bu barajın düşürülmesi gerektiği söylenilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten bu barajla demokrasiyi yaşatmamız mümkün değildir. Yüzde 10’cu bir seçim anlayışını savunarak, yüzde 10’cu bir anlayışla demokrasiyi, hukuk devletini gerçekleştirmemiz, güçlendirmemiz mümkün değildir. 12 Eylülün getirdiği bu antidemokratik yasadan faydalanarak “Biraz da bu çarpıklığın keyfini biz sürelim.” diyerek, AKP, bu durumu sürdürülebilir olmaktan çıkarmak durumundadır. 12 Eylülde getirilen bu çarpık Yasa’nın keyfini yıllarca Anavatan Partisi sürdü, şimdi de öyle anlaşılıyor ki AKP “Biraz da bunun keyfini biz sürelim.” diyor.

12 Eylül ruhuna her vesileyle karşı olduğunu belirten Başbakan ve AKP kadroları gerçekten 12 Eylülle hesaplaşmak istiyorlarsa, 12 Eylülün getirdiği bu seçim sistemine, baraj sistemine karşı çıkmak durumundadırlar…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) – …ve en tez elden bu antidemokratik baraj sistemini değiştirmeleri ve demokrasinin önüne kurulan bu tuzakların bir an önce yıkılması gerekiyor.

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Seçim sistemi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 139. Birleşim tutanağı, 22 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-07-22-secim-sistemi-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
