# Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim
- **Tarih:** 23 Mart 2011
- **Gündem:** ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2011-03-23-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-3

> Ali Rıza Öztürk (CHP), 23 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 562 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Yöntemleri Hakkındaki Kanun Tasarısı’nın 45’inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi olarak verdiğimiz önerge üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bundan önce yapılan Anayasa değişikliğinin en önemli, en acı yönlerinden bir tanesi aslında bireysel başvuru hakkıydı, yani Anayasa Mahkemesine kişilere tanınan bireysel başvuru hakkıydı. Bu aslında topluma sunulurken topluma sözüm ona yeni bir hak olarak sunulmuş gibi yapıldı. Aslında AKP döneminde insan hakları ihlalleri o kadar boyutlara ulaştı ki, adil yargılanma hakkı o kadar ihlal edildi ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önündeki masalar adil yargılanma hakkı ve insan hakları ihlalleri dosyalarıyla dolup taştı. Adalet Bakanı kendisi açıkladı. Adil yargılanma hakkında başvurularda Türkiye Rusya’dan sonra dünyada 2’nci ama hak ihlalleri bakımından da 1’inci.

Şimdi, aslında bu bireysel başvuru hakkıyla, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı getirilmesiyle insanların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru yolu ve süreci uzatıldı. Yani insanlar hak arama süreci içerisinde âdeta boğulacak, bunalacak, hak aramadan vazgeçeceklerdir. Çünkü değerli arkadaşlarım, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurabilmek için öncelikle o ülkenin iç hukuk yollarının tüketilmesi şartı öngörülmüştür. Yani eskiden bizim iç hukuk yollarımız beş senede, on senede tükenirken şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmeden önce bir de Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu getirilmek şartıyla bu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru yolu süreci uzatılmıştır. Yani insanlar öyle bir noktaya gelecek ki Türkiye'deki iç hukuk yollarını tükete tükete tüketmeye çalışacaklar, ama Türkiye'deki iç hukuk yolları bir türlü tükenmeyecek, çünkü Türkiye'de yargının ne kadar yavaş işlediği herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Sadece adliye mahkemelerinde ya da idare mahkemelerinde değil, Anayasa Mahkemesinde bile davaların bu kadar geç işlediği hepimizce bilinen bir gerçektir.

Bu Anayasa Mahkemesi ne yapar ben bilmem. Anayasa Mahkemesi Başkanı ikide bir çıkar, siyasetçi gibi konuşur, ama önündeki dosyaları bir türlü bitirmez! Ben merak ediyorum, Sayın Bakan açıklasın, bu Anayasa Mahkemesine bir yılda ne kadar dava açılıyor? Bu davaları bu Anayasa Mahkemesi neden bitirmez? 2007 yılında açılan Tanık Koruma Yasası ne olmuştur? Anayasa Mahkemesi Başkanı bunları bırakmış, Anayasa Mahkemesi Başkanı sanki bir siyasi partinin başkanı gibi kendisiyle ilgili olmayan konularda sürekli demeç veriyor.

Değerli arkadaşlarım, Anayasa Mahkemesi Başkanı asli görevine dönmelidir. Anayasa Mahkemesi Başkanı, önüne gelen davaları en hızlı bir şekilde sonuçlandırmanın yolunu ve yöntemini bulmalıdır.

Şimdi, insanlarımız eskiden on yılda, on beş yılda Türkiye'de hak arama mücadelesi verirken, siz araya bir de Anayasa Mahkemesine başvuru hakkını getirdiniz, bu süreç daha da uzayacak. Yani şunu söylemek istiyorum halkın anlaması bakımından. Eskiden Kızılay Meydanı’na gidip Kızılay Meydanı’ndan sonra Anayasa Mahkemesine gitme hakkın var iken, şimdi bu getirilen değişiklikle “Ulus’a kadar gideceksin, ondan sonra Anayasa Mahkemesine başvuracaksın.” deniliyor bu halka.

Bunun getirilmesinin bir tek nedeni vardır. Hükûmet, siyasi iktidar bu konuda çok kurnaz davranmıştır. Bunun getirilmesinin nedeni, kendi dönemindeki hak ihlallerinden dolayı, insanların da hak arama bilinci gelişti ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde akın akın davalar açılıyor. Şimdi bu yolla bu davaların açılmasının önü kesilmiştir, önü engellenmiştir değerli arkadaşlarım. Yani Türk halkına böyle bir hak tanınmamıştır, hak tanınıyormuş gibi yapılmıştır, insanlar hak arama sürecinde, o uğraş içerisinde o insanlar boğulacaktır, hak arama mücadelesi içerisinde nefeslerini tüketeceklerdir, en sonunda da diyeceklerdir ki: “Lanet olsun, ben bu hakkı aramıyorum, bu hakkı aramaktan vazgeçiyorum.” İşte, siyasi iktidar Türk insanını bu noktaya getirmek için bu Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkını getirmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - Bu, öyle söylenildiği gibi çok güzel bir hak değildir.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2011-03-23-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-3 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
