# Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim
- **Tarih:** 23 Mart 2011
- **Gündem:** ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2011-03-23-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696

> Ali Rıza Öztürk (CHP), 23 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 470 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve yargılama yöntemleri hakkındaki kanun tasarısının 43’üncü maddesinde verdiğimiz önerge üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Anayasa’da 5982 sayılı Yasa’yla yapılan değişiklikten bu yana daha altı ay geçti. Altı ay geçmeden gündemde yeni Anayasa tartışmaları var. Demokratik anayasa yapılmaktan söz ediliyor, insan haklarını güvence altına alması gereken bir anayasadan söz ediliyor, hukuk devletini güçlendirmesi gereken bir anayasadan söz ediliyor, çağdaş bir anayasa yapılmasından söz ediliyor. Demek ki 5982 sayılı Yasa’yla yapılan Anayasa değişiklikleri demokratik hukuk devletini güçlendirmemiş, devletin hukuku yerine bireyin özgür hukukunu korumamış, bireysel hak ve özgürlükleri korumamış.

Şimdi, bizde yasa yapma konusunda bütün bu olaylar ne kadar özensiz davrandığımızı gösteriyor. Yeni Parlamento oluşacak 12 Haziran 2011 seçimlerinden sonra, “Yeni Anayasa yapılacak.” deniyor. Bu yeni Anayasa’ya göre de bu görüşmekte olduğumuz kanunlar yeniden yapılacak. İşte, yargının yükünü böyle artıran olaylardan en fazlası da bu yasa yapma konusundaki özensizliktir.

Devri AKP döneminde açlık, yoksulluk, yolsuzluk, fukaralık, kuralsızlık, keyfîlik, haksızlık ve hukuksuzluk kural hâline gelmiştir. Bakın, bu, bugünün Sözcü gazetesi. Bu Sözcü gazetesinin manşetinde “Millet sürünüyor.” diyor. Bu sürünen vatandaşımız kedi değil, hayvan değil değerli arkadaşlarım, bu, insan. Bu, insan; bakın, sürünüyor. Yani, hani siz çok övünüyorsunuz ya sağlık hizmetleriyle, işte, sağlık tedavisi yapılamayan bir vatandaşın süründüğünün somut göstergesidir bu. Bu, çok acı bir tablodur. İşte, sizin hukukunuz da yerlerde sürünüyor, adaletiniz de yerlerde sürünüyor. Sizin döneminizde, AKP döneminde haksızlıklar, kuralsızlıklar, keyfîlikler olağan bir yönetim biçimi hâline geldi, istisnalar kural oldu, kurallar istisna oldu; milletvekilleri kendi hakkını, hukukunu koruyamaz hâle geldi, toplumun hakkını hukukunu korumaktan bahsediyorlar.

Bakın, değerli milletvekilleri, geçen hafta cuma günü, Silifke Ahmet Necati Hancıoğlu İlköğretim Okulu öğrencileri buraya geldi. Şu yukarıda anlatırken Meclis görevlisi, Meclisin çalışma saatlerini onlara anlattı. Onu anlatırken “Meclis salı günü, çarşamba günü ve perşembe günü saat 15.00 ile 19.00 arasında çalışır.” dedi. Ben de “Allah Allah!” diye kendi kendime de şüpheye düştüm, ya bunun dışında çalışmaz mı diye. Hakikaten de Meclis İç Tüzük’ünün 54’üncü maddesinde, kural olarak, Meclisin salı, çarşamba ve perşembe günü 15.00 ile 19.00 arasında çalışacağı öngörülmektedir. Bu bir kuraldır. Ama biz, 23’üncü Dönem, bu kuralın âdeta istisna hâline geldiğini ve istisna olarak öngörülen bir hükmün de Danışma Kurulu önerileriyle kural hâline geldiğini gördük.

Değerli arkadaşlarım, Allah aşkına söyler misiniz, her türlü siyasi mülahazalarınızı bir kenara bırakın. Anayasa Mahkemesinin kuruluşuna ve yargılama yöntemlerine ilişkin bir yasa yapıyoruz. Şu Meclisin hâline bakın. Gecenin bu saati, biz, burada ne yaptığımızı bilemez durumdayız. Hiçbir milletvekili arkadaşım da haklı olarak ne yapıldığını bilmiyor. Sözüm ona yasa yapıyoruz değerli arkadaşlarım. Bu, her şeyden önce millî iradeye saygısızlıktır. Bu, milletvekili arkadaşlarımıza saygısız olan bir davranış biçimidir. Bu, davranış biçiminden vazgeçilmelidir. Bunun kimseye bir faydası yoktur değerli arkadaşlarım. Meclisin çalışma şartlarına boyun eğen milletvekilleri, kendi hakkını, hukukunu koruyamayan milletvekilleri, milletin hakkını, hukukunu nasıl koruyacak, ben merak ediyorum!

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2011-03-23-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
