# Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim
- **Tarih:** 30 Mart 2011
- **Gündem:** YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.725)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2011-03-30-yargi-hizmetlerinin-hizlandirilmasi-amaciyla-bazi-kanunlarda-degisikli

> Ali Rıza Öztürk (CHP), 30 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.725)); konuşma 634 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

AKP temsilcisi arkadaşlarım konuşurken adliye saraylarının yapıldığından bahsettiler. Adliye saraylarının yapılmış olması nedeniyle kendilerine teşekkür ediyorum. Ancak, adliye binalarının saray gibi olması içinde dağıtılan adaletin de hakça olduğu anlamına gelmiyor.

İkinci bir husus, belirtmek istediğim bir husus: İkide bir, yargıdaki haksızlıklar, hukuksuzluklar dile getirildiği zaman iktidarın ve iktidar yandaşlarının işine gelmediği konularda “yargının işine müdahale edilemeyeceği, bunun yargının işi olduğu” yönündeki beyanlarıdır.

Şimdi, değerli milletvekilleri, Anayasa’nın 138’inci maddesi “Hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler.” demektedir. Açıkça burada görüldüğü gibi “Hâkim ve savcılar keyfî karar verir.” denilmiyor, “Ana-yasa ve yasalara uyacak.” deniliyor. Yine Anayasa’mızın 141’inci maddesi, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirtiyor ama hemen bir üstünde de bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağını belirtiyor.

Değerli milletvekilleri, biz Anayasa’mızın 90’ıncı maddesinde değişiklik yaptık. Uluslararası sözleşmeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları hepimizi bağlayıcı. Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanı bu Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasama yılı açılışında, 1 Ekimde yaptığı konuşmada çok açık bir şekilde, tutuklamaların fiilî mahkûmiyete dönüştüğünü söyledi. Yine burada ben Sayın Adalet Bakanına bir soru önergesiyle sormuştum: “İsnat edilen suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesi, tutuklama sebebinin henüz ortadan kalkmamış olması gibi soyut ve genel tek tip gerekçeyle tahliye taleplerinin reddedilerek tutukluluğun devamına karar verilmesi hu-susu bir hak ihlali midir?” diye sormuştum. Sayın Bakanlığın bana verdiği yanıtta da bunun bir hak ihlali olduğu ve bu nedenle o önerge tarihi itibarıyla 435 tane davaya, tazminata mahkûm edildiğimizi söylemişti. Şimdi ben burada soruyorum: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi böylesine tek tip gerekçelerle tutukluluk kararı verilmesini ya da tahliye taleplerinin reddedilmesini insan hakları ihlali olarak öngördüğü hâlde ısrarla bizim mahkemelerimizin gerekçesiz bir şekilde hâlâ tek tip bu gerekçelerle karar vermesinin, insanları tutuklamasının önüne neden geçilemiyor? Ben bunu bu kürsüde söyledim. Yargıçların ve savcıların keyfî davranma hakkı var mıdır? Yargıç ve savcıların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin oluşturduğu içtihatlara aykırı davranma hakkı var mıdır?

Değerli milletvekilleri, bakın, burada tutukluluğun fiilî bir mahkûmiyete dönüşmesiyle ilgili sorunun sadece yasal düzenlemeyle çözülemeyeceği, çözümün aynı zamanda yargıda yattığı teşhisi de doğrudur. Ağır bir insan hakkı ihlali olan tutuklama sorununun neden bir türlü çözülemediğini cevaplamak görevi iktidarındır yani iktidar bunu “Canım, bu yargının sorunudur.” diye kendi üstünden atamaz. Sayın Başbakan şehitlere “kelle” dediği için hakkında 1 TL’lik tazminata mahkûm eden hâkim için, kararı geç yazdığı nedenle hakkında müfettiş görevlendirdi ve onun hakkında cezalandırma talep etti.

Şimdi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, özellikle son yıllarda verdiği bir karar var, Cahit Demirel kararı. Bu Cahit Demirel kararında, Türkiye’deki tutukluluğun bir sistematik hâle dönüştüğünü ve 140 tane dosyanın hâlâ Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önünde bulunduğunu belirtiyor ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bugüne kadar olduğu kararlarından ayrılarak burada bir hususa değiniyor. Bu karara kadar olan kararlarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi aslında ihlali tespit ediyordu ve tazminata mahkûm ediyordu ancak kararın uygulanıp uygulanmadığını Bakanlar Komitesine bırakıyordu ve tazminatın tahsil edilip edilmediğini ona bırakıyordu ama ilk defa bu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi burada, bu kararda bir özellik şey yapıyor, sözleşmenin ihlali varsa saptamaktan vazgeçiyor. Burada diyor ki, Türkiye’yle ilgili olarak tutukluluktan kaynaklanan ihlal kararlarının çokluğuna ve bekleyen 140 davanın bulunduğuna dikkat çekiyor ve şu gözlemlerde bulunuyor Sayın Bakan: “Tüm ihlal kararlarında Türk mahkemeleri tutukluluğun devamına karar verirken suçun niteliği, kanıtların durumu, dosyanın içeriği şeklinde aynı klişe gerekçeyi kullanıyor. Mahkemeler yasalardan mevcut teminatla salıverilme, yurt dışına çıkma yasağı gibi öteki koruma önlemlerini dikkate almıyorlar. Sözleşmenin 5/4 maddesi anlamında tutukluluğun hukuka uygunluğunu incelemiyorlar.” diyor ve bu nedenle de Avrupa’nın…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı.)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - …düzeltilmesi için genel önlemler alması gerektiğini belirtiyorlar.

Şimdi ben burada bunu soruyorum Sayın Bakana: Bunun yargının işiyle ne alakası var? Yani Av-rupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına yargının hâkim ve savcıların uymama gibi bir imtiyaz

hakları mı vardır?

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2011-03-30-yargi-hizmetlerinin-hizlandirilmasi-amaciyla-bazi-kanunlarda-degisikli (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
