# Adalet ve demokrasi haftası'na ilişkin

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim
- **Tarih:** 28 Ocak 2014
- **Gündem:** ADALET VE DEMOKRASİ HAFTASI'NA İLİŞKİN
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=28830
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-24-2014-01-28-adalet-ve-demokrasi-haftasi-na-iliskin

> Ali Rıza Öztürk (CHP), 28 Ocak 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ADALET VE DEMOKRASİ HAFTASI'NA İLİŞKİN); konuşma 526 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, 24 Ocak 1993’te katledilen Uğur Mumcu ve Gaffar Okkan, 31 Ocak 1990’da katledilen Profesör Doktor Muammer Aksoy’un katlediliş tarihleri arasında yer alan Adalet ve Demokrasi Haftası nedeniyle gündem dışı söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, hepimiz biliyoruz ki bugün yaşadığımız olaylar, aslında, 1980’li yılların sonlarında, Uğur Mumcu tarafından, gerçekten cesur gazeteci, araştırmacı yazar Uğur Mumcu tarafından söylenmiş, dile getirilmiş. Hem Uğur Mumcu hem Gaffar Okkan hem de Muammer Aksoy, gerçekten, her türlü gericiliğe ve şiddete karşı demokrasiye inanmış gerçek anlamda aydınlardı. Onların katledilişinin üzerinden epey bir süre geçti fakat arkalarındakiler, katledilmelerine neden olan olayın arkasındaki gerçek katliamcılar yakalanmadı, sadece tetikçiler yakalandı. Onlar da yargılanıyormuş gibi yapıldı. Aslında, Uğur Mumcu neden öldürüldü, Özge ve Özgür Mumcu neden yetim bırakıldı, Güldal Mumcu neden dul bırakıldı? Bu soruların yanıtları henüz verilmiş değildir. Arkasından, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan neden katledildi? Yine, Muammer Aksoy, gerçek bilim adamı, Atatürkçü ve demokrasiye inanan bilim adamı Muammer Aksoy, neden katledildi? Onları, soruların yanıtlarını henüz veremedik.

Aslında hukuk devleti, gerçekten, arkasında faili meçhul bırakılan siyasi cinayetleri olmayan devlettir. Hukuk devletinde, geçmişinde aydınlatılmamış olaylar olmamalıdır. Ama aradan, katledilişlerinden bu yana epey zaman geçmesine rağmen, bu gerçek, faili meçhul bırakılan siyasi cinayetlerin arasındaki gerçekler araştırılamamıştır.

Şimdi, Uğur Mumcu’nun o tarihte yazdığı yazılardan birkaç örnek vermek istiyorum ve neden katledildiklerine belki ipucu olabilir. Sayın Uğur Mumcu diyor ki: “Demokrasilerde, demokrasiye inanmış olanalar, bir toplumda bir kişiye yapılan haksızlığın bütün topluma yapıldığına inanırlar.”

Yine, Uğur Mumcu, 1975 yılında yazdığı bir yazıda: “Hukuku, egemen güçlerin bir baskı aracı yapmak isteyen iktidarlar, her ülkede hukukçuların vicdanlarına ipotek koymak istemişlerdir; böyle dönemlerde hukukun yerini yasa dışı yargılar ve korkular almıştır. Hukuk, artık siyasal kan davalarının birer aracı olmaktan çıkarılmalıdır.” diyor, daha 1978’li yıllarda.

Yine, “Bir hukuk devleti için temel kural, yasal kuruluşların temel işlevlerini yürütmesi ve yürütebilmesidir. Mahkemeler üzerinde siyasal baskı özellikle olağanüstü dönemlerde yoğunluk kazanır.” diyor Uğur Mumcu.

Yine, 1978’de yazdığı bir yazıda: “Hukuk devleti ya vardır ya yoktur; siyasal endişeler mahkeme kapıları önünde son bulur.” diyor.

Adaletin 3 ayağından bahsediyor Uğur Mumcu 1981 yılında yazdığı bir yazıda. Bu 3 ayağın birincisi: Yargıç. İkincisi: Savcı. Üçüncüsü: Avukattır. “Adaletin bu 3 ayağından biri zedelenirse adaleti ayakta tutmaya imkân yoktur.” diyor Uğur Mumcu.

Yine Uğur Mumcu, 1981 yılında yazdığı bir yazıda: “Kanıtlanan bir başka gerçek de hukuk devleti sisteminin vazgeçilmez varlığı ve önemidir. Hukuk devletinin zedelendiği her ülke kargaşalarla, zorbalıklarla, diktatörlüklerle karşılaşmak yazgısıyla karşı karşıyadır. Hukuk devleti bireylerin olduğu gibi sendikaların, partilerin ve kurumların da ortak güvencesidir. Bir ülkede yargı bağımsız değilse o ülkede demokrasiden ve hukuk devletinden söz edilemez.” diyor 1988 yılında Uğur Mumcu. Yine “Hukuk devleti ve yargı güvencesi herkese gereklidir. Sıradan yurttaşa olduğu kadar bir gün cumhurbaşkanlarına, başbakanlara, bakanlara, Genelkurmay başkanlarına da ve generallere de gereklidir.” demiş 1989 yılında yazdığı bir yazısında.

Bugün biz faili meçhul bırakılan bu siyasi cinayetlerin aydınlatılmamış olmasının utancıyla yaşamaktayız. Bu Parlamentonun temel görevi, tarihimizdeki karanlıklara ışık tutmaktır. Bunun mutlaka bir gün yapılacağına inanıyorum. Bu inançla, Uğur Mumcu’yu, Muammer Aksoy’u, Gaffar Okkan’ı, Gün Sazak’ı ve sağdan soldan siyasi düşünceleriyle katledilmiş olan, faili meçhul bırakılan bütün siyasal cinayetlerde katledilenleri saygıyla anıyorum, rahmetle anıyorum ve onlara karşı tarihsel görevimizi -aydınlatma görevini- mutlaka yapacağımıza inanıyorum.

Saygılar sunuyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Adalet ve demokrasi haftası'na ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 28 Ocak 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-24-2014-01-28-adalet-ve-demokrasi-haftasi-na-iliskin (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=28830

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
