# HDP Grubu önerisi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Şeker (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim
- **Tarih:** 11 Ocak 2022
- **Gündem:** HDP Grubu önerisi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=103330
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-seker-27-2022-01-11-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle

> Ali Şeker (CHP), 11 Ocak 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 316 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ALİ ŞEKER (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Adli Tıp Kurumu, tıp bilimiyle ilgili bilgileri adaletin hakça oluşabilmesi için hukukçuların anlayacağı bir dilde onlara sunması, bunu sunarken de tarafsız olması, bağımsızlığını koruması ve adaletin hızla tecelli etmesi için de bir an önce bu bilgileri hiçbir şekilde güvenilirliğinden taviz vermeden hukukun önüne koyması demektir. Burada tarafsız olması, bağımsız olması gereken Adli Tıp Kurumu bu şekilde davranmadığında bugünkü yaşadığımız sorunlarla karşılaşıyoruz.

Bir üniversite diyor ki: “Aysel Tuğluk kendi başına hapishanede hayatını sürdüremez.” Öbür taraftan Adli Tıp Kurumu diyor ki: “Böyle bir şey yok.” Biliyorsunuz, üniversiteler bilimin yuvalarıdır ve nispeten ve nispeten diğer kurumlara göre özerk unsurları hâlâ barındırabilen kurumlardır. Adli Tıp Kurumu, kurulduğu dönemde özerk bir yapı olarak hükûmetlerin karşısında, hukukun karşısında bilimi savunan, dimdik duran kurumlar olarak yerleşmiş kurumlardandı ama her geçen yıl kurumların tarafsızlığını bir bir yitirdiği gibi Adli Tıp Kurumu da tarafsızlığını yitirdi ve maalesef adaletin tecellisine engel bir konuma doğru hızla sürükleniyor. Kurumu bu durumdan çıkarmak Adli Tıpta çalışan kurum görevlilerinin de hepimizin de sorumluluğu.

2020 yılında en az 57 hasta mahkûm ve cezaevinde kalan tutuklu hayatını kaybetti. Burada, bu hayatını kaybedenler “Cezaevinde kalabilir.” dendiği için orada öldüler. Hâlbuki, bu noktaya gelmiş olan tutukluların daha öncesinde sağlık hakkını kazanmaları gerekiyordu. Burada, Adli Tıp Kurumu şeffaf bir şekilde görevini yapabilmeli ve TÜİK gibi -görüyorsunuz-Millî Eğitimin kapısına kilit vurması gibi, bütün kurumlar bir bir bağımsızlığını yitiriyor. Adli Tıp Kurumu da beyaz önlüklü bir kurum olarak en hızlı kirlenen kurumlardan biri oldu. Devlet intikam duygularıyla yönetilemez, devletin dini adalettir ve herkese adaletli davranmak durumundadır.

Bir başka sorun, maalesef, Elâzığ Tıp Fakültesi öğrencisi 20 yaşındaki Enes Kara cemaat yurdunda yaşadığı sıkıntılardan ve bunalımdan kurtulamayarak hayatını kaybetti, intihar etti. Bizim bu intiharların önüne geçmemiz gerekiyor. “Barınamıyoruz.” diyen öğrencileri bir bir gözaltına alanların, barınamayan ve cemaat yurtlarında barınmak zorunda kalan, orada katledilen, orada tecavüze uğrayan, orada cinayete maruz kalan…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Şeker (CHP, İstanbul). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 11 Ocak 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-seker-27-2022-01-11-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=103330

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
