# Şanlıurfa akçakale sınır kapısı'nda 2 mayıs 2013 perşembe günü yaşanan olaylara ilişkin

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ali Serindağ (CHP, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 9 Mayıs 2013
- **Gündem:** ŞANLIURFA AKÇAKALE SINIR KAPISI'NDA 2 MAYIS 2013 PERŞEMBE GÜNÜ YAŞANAN OLAYLARA İLİŞKİN
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=18078
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ali-serindag-24-2013-05-09-sanliurfa-akcakale-sinir-kapisi-nda-2-mayis-2013-persembe-gunu-yasanan

> Ali Serindağ (CHP), 9 Mayıs 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ŞANLIURFA AKÇAKALE SINIR KAPISI'NDA 2 MAYIS 2013 PERŞEMBE GÜNÜ YAŞANAN OLAYLARA İLİŞKİN); konuşma 485 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bildiğiniz gibi -akşam da bir nebze bahsetmiştim Genel Kurul toplantısında- 2 Mayıs Perşembe günü Şanlıurfa ilimizin Akçakale ilçesi Akçakale Kara Hudut Kapısı’nda, hiç de tasvip etmediğimiz bir olay meydana geldi. Türkiye'nin, silah tedarikinde yardımcı olduğu, her türlü lojistik desteği verdiği, her türlü örgütlenme imkânlarını sağladığı ve dünya arenasında da desteklediği “Özgür Suriye Ordusu” denilen, içerisinde terörist unsurları da barındıran bir grup tarafından basılmıştır kara hudut kapımız ve bir polisimiz maalesef şehit olmuştur. Bir polisimiz şehit edilmiştir, Türk Bayrağı indirilmiştir, bayrağımız yakılmıştır. Gene bize verilen bilgilere göre, 3 polisimiz yaralanmış, 4 askerimiz yaralanmış, sivil vatandaşlarımız ve gümrük memurlarından da yaralananlar olmuştur. Ancak, bu konuda maalesef Hükûmet ve Hükûmet çevrelerinden bununla ilgili herhangi bir doyurucu açıklama gelmemiştir.

Değerli milletvekilleri, ben, olayın akabinde, cuma günü oraya gittim. Oradaki resmî yetkililerle de görüştüm, memurları gördüm. Memurlar tedirgin, can güvenliklerinden emin değiller. Çünkü, sınırın hemen bitişiğinde silahlı gruplar, kontrolsüz gruplar var ve bunlar ara sıra kendi aralarında bile çatışıyorlar. Belli ki memurlara konuşmamaları tembihlenmiş. Bir şey söylemek istemiyorlar ama gözlerinden çok şey söylemek istediklerini görebiliyorsunuz. Hiç kimseye bir şey söylememeleri yolunda -zannediyorum- bir talimat verilmiş. Halkla görüştük, halk da tedirgin. Kendi ülkelerinde ikinci sınıf vatandaş konumuna gelmiş olmalarından ötürü tedirginler. Tüm bunlara rağmen, Hükûmet bu konuda ciddi ve doyurucu bir açıklama yapmamıştır. Ya ne yapmıştır? Sayın Başbakan Kızılcahamam kampında Suriye’ye atmış tutmuştur, beddualar göndermiştir. Artık, diplomasiyi bedduayla yürütüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin getirildiği bu durumu üzüntüyle izliyoruz. Sayın Başbakan Kızılcahamam’da eser gürlerken İsrail jetleri Suriye’yi bombalıyordu ve bunu maalesef içimize sindirdik, biz sindirmedik de sindirenler sindirdi.

Şimdi, değerli arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi demişti ki: “Üç aşamalı bir çözüm planı öneriyoruz.” Aşamalardan biri neydi? Bir, uluslararası bir konferans toplanmasıydı. Siz dinlemediniz, şimdi ne oldu biliyor musunuz? Amerika ve Rusya anlaştı, uluslararası bir konferans toplayacaklar, o konferansa hem yönetim güçlerini hem de muhalifleri davet edecekler. Ve ne diyorlar? Diyorlar ki: “Aşırı unsurların güçlenmesi önlenmelidir.” Yani, sizin silah tedarikinde bulunduğunuz, eğittiğiniz, her türlü lojistik desteği sağladığınız grupların güçlenmesi engellenmelidir diyor ve siz ne diyorsunuz: “Efendim, kimyasal silah kullanıldı.” Bakın, Birleşmiş Milletlere bağlı bir bağımsız komisyon geldi, araştırma yaptı. Bu muhaliflerin kimyasal silah kullandığına dair ciddi emareler bulunduğunu raporlarında belirttiler. Yönetimin de kimyasal silah kullandığına dair herhangi bir emareye rastlanmadığı ifade edildi. Suriye politikasının getirildiği nokta bu.

Bakın, şurada, Hürriyet gazetesininin Washington muhabirinin geçtiği bir haber var. “Elçilerden Ankara’ya mezhepçilik suçlaması.” ABD’nin eski 2 Ankara büyükelçisinin de dâhil olduğu bir araştırma kurumu diyor ki: “Efendim, Ankara mezhepçilik yapıyor.” Ne diyor? Şöyle diyor: 36 sayfalık raporda, Türkiye'nin Suriye’de mezhepçi politikalar izlediği, Müslüman Kardeşler örgütüyle özdeşleştiği rapor altına alınıyor. Türkiye’yi sizin getirdiğiniz nokta maalesef bu.

Şimdi, değerli arkadaşlar, Suriye konusunda Amerika’yla Rusya anlaştı; Kuzey Irak’la Irak merkezî yönetimi anlaştı, yani Barzani ile Maliki anlaştı. Şimdi, siz ne yapacaktınız? Hiçbir şey yapamıyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ SERİNDAĞ (Devamla) – Gazze’nin ablukasını bile kaldıramadınız.

Teşekkür ediyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ali Serindağ (CHP, Gaziantep). “Şanlıurfa akçakale sınır kapısı'nda 2 mayıs 2013 perşembe günü yaşanan olaylara ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 9 Mayıs 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-serindag-24-2013-05-09-sanliurfa-akcakale-sinir-kapisi-nda-2-mayis-2013-persembe-gunu-yasanan (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=18078

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
