# Toprak koruma ve arazi kullanımı kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve diğer kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.: 111)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Alim Işık (MHP, Kütahya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 20 Mart 2008
- **Gündem:** TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE DİĞER KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.: 111)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2008-03-20-toprak-koruma-ve-arazi-kullanimi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkin-3

> Alim Işık (MHP), 20 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE DİĞER KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.: 111)); konuşma 1.050 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA ALİM IŞIK (Kütahya) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinize saygılarımı sunuyorum.

Görüşülmekte olan 111 sıra sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Mera Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin 3’üncü maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Sözlerimin başında yüce Meclisi saygılarımla tekrar selamlıyorum.

Milletçe iki gün önce idrak ettiğimiz Çanakkale Zaferi’nin 93’üncü yıl dönümü ve Şehitler Günü nedeniyle büyük komutan ve askerî deha öncülüğünde tüm dünyaya “Çanakkale geçilmez.” dedirten ve vatan için canlarını vererek bu kutsal toprakları bizlere emanet eden 250 bini aşkın şehidimizi rahmetle anıyor, ruhları şad olsun diyorum.

Ayrıca, bu kahramanlık mücadelesinin nasıl kazanıldığını,

“Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın

Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,

Bir vatan kalbinin attığı yerdir.” diyerek gelecek nesillere aktaran millî şair Necmettin Halil Onan’ı,

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır;

Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır!” dizeleriyle vatan topraklarının önemini en güzel şekilde dile getiren Mithat Cemal Kuntay’ı ve “Benim sadık yarim kara topraktır.” diyen Âşık Veysel’i de bütün şehitlerimizle birlikte rahmetle anıyorum.

Ayrıca, örnek insan Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in doğum yıl dönümü olan Mevlit Kandili’nizi de -bir gece önce idrak ettiğimiz kandili- en içten duygularımla kutluyor, yüce milletimize nice kandiller temennisiyle saygılarımı sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, hepinizin de bildiği gibi toprak bir millet için en kutsal varlık olup vatan kurmanın olmazsa olmazlarındandır. Ancak atalarımızın Çanakkale’de, Dumlupınar’da, Kafkasya’da ve Balkanlar’da yüz binlerce şehit vererek elde edebildiği vatan topraklarının nasıl kullanıldığını tartıştığımız talihsiz bir yasa teklifiyle ilgili konuşuyoruz.

MUHARREM VARLI (Adana) – Cargill’e feda olsun!

ALİM IŞIK (Devamla) - Her karışında şehit kanı bulunan, hele hele Çanakkale’de metrekaresi başına altı bin merminin düştüğü vatan topraklarının da içinde bulunduğu tarım arazilerinin bugün metrekaresini sadece ve sadece 5 YTL karşılığında tarım dışı kullanıma izin verdiğimiz bir kanun teklifiyle karşı karşıyayız. Bu konunun değerlendirmesini sizlere ve yüce milletimize bırakıyorum.

Bilindiği gibi tarım, ülkemizin en temel sektörlerinden birisidir. Ülkemiz gayrisafi millî hasılasının yaklaşık yüzde 10’u-15’ini; istihdamın ise yüzde 30’unu tarım sektörü karşılamaktadır. Ülkemiz için büyük önem arz eden bu sektörün geleceği, temel kaynaklarımızdan birisi ve en önemlisi olan tarım topraklarının korunmasına ve amacına uygun olarak kullanılmasına bağlıdır.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’de işlenen tarım alanları toplamı 1980 yılında 24,560 milyon hektardan 1990 yılında 24,192 milyon hektara, 2000 yılında 23,033 milyon hektara, 2006 yılında da 22,233 milyon hektara gerilemiştir. Yani tarım alanları, son yirmi beş yılda, değişik nedenlerle giderek azalmış ve yüzde 10 oranında daralmıştır. Buna karşın ülkemiz nüfusu 1980 yılında 44 milyon 737 bin kişi iken, yaklaşık yüzde 60 oranında artmış ve 2006 yılında hepimizin bildiği gibi 71 milyon kişiye çıkmıştır. Aynı dönemde 1 kilometrekare vatan toprağı başına düşen nüfusu gösteren nüfus yoğunluğu değeri ise 1980 yılında 58 kişi iken, yine yüzde 60 oranında yükselerek 2006 yılında 91 kişiye yükselmiştir. Ancak birim tarım alanı başına düşen nüfus yoğunluğu yüzde 75 oranında artmıştır. Bu, bir gerçeği bize gösteriyor: Her geçen gün tarım toprakları değerleniyor, tarım topraklarının beslemek zorunda kaldığı insan sayısı dünyada olduğu gibi Türkiye’de de artıyor. Yani biz “1 metrekare vatan toprağından, tarım toprağından ne çıkar?” diye bir olayı küçümseyemeyiz. Gelecek çok büyük tehlikelerin beklendiği bir gelecek.

Bu değerler de göstermektedir ki tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gelecekte toprak çok daha değerli olacak ve belki de dünyamız bugünkünden daha yoğun savaşlara sahne olmaya devam edecektir. Mevcut artış hızıyla, cumhuriyetimizin 100’üncü kuruluş yılında ülkemiz nüfusunun yaklaşık 100 milyona dayanacağı beklenmektedir. İşte, yüce Meclisin değerli üyeleri olan biz siyasetçilerin temel görevi, geleceğin lider ülkesi Türkiye için, mevcut doğal kaynakları, yani kıt kaynaklar konumunda olan toprak, su ve çevre ile gelişen teknolojiyi kullanarak toplumun taleplerinin karşılanmasını sağlayacak yasal düzenlemeleri gerçekleştirmektir. Diğer bir ifadeyle, Meclisimizin temel görevi, bir yanda kaynak potansiyeli, diğer yanda da talep ve kısıtları olan bir yönetim probleminin gerçekçi ve bilimsel yöntemlerle en uygun şekilde çözümünü sağlamaktır. Halbuki, bu yasa teklifi, kıt kaynak konumundaki tarım arazilerinin haksız yollarla ve tarım dışı kullanıma sunulmasının önünü açarak problemin çözümünü daha da zorlaştırmaktadır. Hâlen birçok tarım ürünü ithal eden ülkemiz, eğer doğal kaynaklarımız doğru kullanılmaz ve korunmaz ise gelecekte artan ülke nüfusunun beslenme, giyinme, barınma ve benzeri gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmasında içinden çıkılamayacak kadar büyük sorunlarla karşılaşılması kaçınılmaz olacaktır. Bu temel problemlerin çözümü için toprak kaynaklarının korunması, kaliteli tohumluk, sulama, gübreleme, ilaçlama, ürün işleme, mekanizasyon araçlarının kullanımı ve benzeri gibi modern tarım teknolojilerini kullanarak birim alandan elde edilecek verimin artırılması gerekmektedir. Tarım alanlarının değişik nedenlerle giderek daraldığı ülkemizde bu olumsuzlukların önüne yasal yollarla geçilmez ise birim alandan elde edilecek ürün veriminin daha da fazla artırılması zorunluluğu kaçınılmazdır.

Görüşülmekte olan yasa teklifiyle, benden önceki değerli hatiplerin de belirttiği gibi, 11/10/2004 tarihinden önce tarım dışı amaçlarla kullanıma açılmış tarım arazilerinin istenilen amaç doğrultusunda kullanılabilmesi sağlanmaktadır. Dolayısıyla bu teklif bir af niteliğinde olup 70 milyon insanımızın hakkını gasbetmektedir. Tekliften yaklaşık 22 bin tesisin faydalanacağı ifade edilmekte ancak kaçak olarak devletin tarım arazilerine yapılan bu tesislerin, bir değerli milletvekilinin sorusuna cevaben Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanımızın ifadesiyle, yaklaşık 45 milyon metrekare alana yayıldığı, bu alanın sadece 220 bin metrekaresinin, yani binde 5’inin Cargill firmasına ait olduğu belirtilmiştir.

Bu vesileyle Sayın Bakanımıza, cevaplandırılması talebiyle birkaç soru da bu oturumun başında ben sormuştum. Bunlardan bazılarını tekrarlamak istiyorum: Bu tesisler içerisinde Cargill’den daha fazla alana sahip kaç adet firma bulunmaktadır? Bu firmaların kaç adedi yerli, kaç adedi yabancı ya da yabancı ortaklıdır? Bu alanlar çoğunlukla hangi illerimizde bulunmaktadır? Bunun mutlaka cevaplanması gerekiyor. Eğer Sayın Bakanımız hemen bürokratlarından bu soruların cevabını alıp da kanun teklifinin oylanmasından önce bu kürsüden açıklama yapabilirse, eminim ki, yüce Meclisimizin değerli milletvekilleri oylarını daha rahat kullanacaklar ve teklife kabul oyu verenler de millî iradeye mi yoksa yabancı iradeye mi hizmet ettiklerini daha rahat anlayabileceklerdir.

Tarım dışı amaçlarla kullanılan bu alanın küçümsenemeyecek bir tarım alanı olmadığı açıktır. Bu yasa teklifinin, kamuoyunda yaygın olan, hatırı sayılır birkaç firmanın kaçak tesislerinin yasallaştırılmasına yönelik bir yasa olduğu endişesi mutlaka giderilmelidir.

Bu konuyla ilgili olarak, 21 Şubat 2008 tarihli Bugün gazetesinin “İmajımızı düzeltiyoruz. Türkiye’yi mısır ülkesi yaptık.” başlıklı haber yazısında Cargill’in Türkiye tarım ve gıda sanayisi Başkanı Murat Tarakçıoğlu’nun, ABD Başkanı Bush tarafından konunun Sayın Başbakanımıza iletilmesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde Cargill yasası adıyla bilinen kanunun çıkarılması hakkındaki değerlendirmesinde “Bunlar doğal gelişmelerdir.” demesi aşikârdır ve maalesef manidardır.

Bağımsızlığından hiç kimsenin şüphe edemeyeceği yüce Meclisimizin, bu kanun teklifini, bu görüşleri de dikkate alarak değerlendireceğini beklemekteyiz çünkü bu Meclis, adından da anlaşılabileceği gibi, sadece ve sadece Türkiye’nin Büyük Millet Meclisidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Alim Işık (MHP, Kütahya). “Toprak koruma ve arazi kullanımı kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve diğer kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.: 111)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 20 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2008-03-20-toprak-koruma-ve-arazi-kullanimi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkin-3 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
