# Türkiye ihracatçılar meclisi ile ihracatçı birliklerinin kuruluşu ve görevleri hakkında (ss408)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Alim Işık (MHP, Kütahya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim
- **Tarih:** 18 Haziran 2009
- **Gündem:** TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ İLE İHRACATÇI BİRLİKLERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA (SS408)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2009-06-18-turkiye-ihracatcilar-meclisi-ile-ihracatci-birliklerinin-kurulusu-ve-g

> Alim Işık (MHP), 18 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ İLE İHRACATÇI BİRLİKLERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA (SS408)); konuşma 546 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİM IŞIK (Kütahya) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; öncelikle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Kamuoyunda İslami holdingler olarak bilinen holdingler ve İhlas Finans mağdurlarının durumları hakkında gündem dışı söz almış bulunmaktayım.

Bu konu özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisinin 22’nci Dönem çalışmaları kapsamında, bazı girişimcilerce “holding” adı altında gerçekleştirilen izinsiz halka arz yoluyla tasarruf sahiplerinin mağduriyetine yol açılmasının neden ve sonuçlarıyla bu süreçte SPK’nın sorumluluğunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla verilen önergeler üzerine Meclis araştırması komisyonu kurulmuş, ancak o günden bugüne ne yazık ki çözülememiş bir konudur. Söz konusu komisyon tarafından hazırlanan 1061 sıra sayılı Rapor Türkiye Büyük Millet Meclisinin 11/4/2006 tarihli 86’ncı Birleşiminde görüşülmüştür. Söz konusu raporda 500 bin dolayında vatandaşımızın 10 milyar avroya varan tasarrufunun yok edilerek yurt içi ve dışında çok sayıda vatandaşımızın mağduriyetine yol açtığı belirtilen bu şirket ve holdinglerle ilgili işlem yapılması gerektiği ortaya konmuştur.

Aynı şekilde, kamuoyunda “İslami holdingler” olarak bilinen holdinglerle ilgili faaliyetlerin araştırılması için kurulan bu Meclis araştırma raporunda, özellikle yurt dışında çalışan işçilerimizden toplanan dövizlerin yurt içine sokulması ve değerlendirilmesi konusunda devletin yapması gereken düzenlemeleri yapmadığı, Türk Ticaret Kanunu esaslarına göre kurulan şirket ve holdinglerin yeteri kadar denetlenmediği, denetlenen şirket ve holdingler arasında ise ayrım yapıldığı, devletin, halkın faizsiz fon ve ortaklıklarda para değerlendirme arzusunu görmezlikten geldiği yönünde iddialara da yer verilmiştir.

İşte bu konu ve iddialarla ilgili olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Sayın Başbakanın cevaplandırması talebiyle yazılı olarak sunmuş olduğum 7/7480 ve 7/7479 sayılı yazılı soru önergelerime şu güne kadar cevap alınamamış ve bu önergeler zamanında cevaplandırılmadığı için sadece gelen kâğıtlar listesinde yayınlanabilmiştir.

Bu konuyla ilgili olarak,

1- Aradan geçen yaklaşık üç yılı aşkın süredir Hükûmetçe ne yapılmış ve hangi tedbirler alınmıştır?

2- Mağdur edilen vatandaşlarımızın kayıplarıyla ilgili olarak Hükûmetinizce hangi tedbirler alınmış ya da alınmaktadır?

Bir diğer konu, bu kayıpların önüne geçilememesinin sebepleri nelerdir? Yaşanan mağduriyetlerde SPK ve Hazine tarafından zamanında alınmayan tedbirlerin etkisi olmuş mudur?

Çok sayıda vatandaşımızın mağduriyetine yol açan şirket veya holdinglerin dolandırıcılık suçuyla cezalandırılmaları konusunda bir girişimde bulunulmuş mudur? Bulunulduysa, kaç şirket veya holding bu kapsama alınmıştır? Şirket veya holdingler cezalandırılmış mıdır? Bunlar hangileridir?

Yine, bu paraları toplarken kimler öncülük etmiş ve bu paraların toplanmasında kimler aktif rol almıştır? Bu kişiler şimdi hangi görevlerde bulunmaktadır? Bunların mutlaka cevaplandırılması gerekmektedir.

Diğer taraftan, raporda, 78 adet şirkette yapılan denetimler sonucunda SPK tarafından tespit edilen kanuna aykırı 141 fiil nedeniyle 131 suç duyurusunda bulunulduğu ifade edilmiş, buna rağmen bunların sonucunun ne olduğu yine bilinmemektedir. Bu uygulamalar SPK’nın kamu vicdanında yara almasına yol açmış mıdır?

Yine, Hükûmetçe bu konuda 23’üncü Dönemde neler yapılması gerekmektedir? Bu konuda hangi aşamaya gelinmiştir?

Bir diğer konu, yine birçok vatandaşımızın, binlerce vatandaşımızın mağdur edildiği İhlas Finans konusudur. Bilindiği gibi, 2001 yılında BDDK tarafından faaliyetleri durdurulan İhlas Holding yönetimindeki İhlas Finans Kurumundan alacağı olan binlerce vatandaşımızın mağduriyetleri hâlen devam etmektedir. Söz konusu kurum yetkililerinin tüm borçlarını beş yıl içinde ödeyerek tasfiye işlemlerinin tamamlanacağı ve TMSF yetkililerinin bu konuda açıkça hortumlama olduğu yönünde basına ve medyaya da yansıyan beyanatlarına rağmen hâlâ paralarını alamayan çok sayıda vatandaşımızın durumunun ne olacağı belirsizliğini korumaktadır. Bu konuda “İhlas Finans Mağdurları” adında bir İnternet sitesi dahi oluşturulmuş ve binlerce vatandaşımız mağduriyetlerini bu siteler aracılığıyla paylaşmaktadır.

Yine, bu konuyla ilgili olarak İhlas Finansın TMSF gözetimindeki tasfiye sürecinin ne aşamada olduğu bilinmemektedir. Bu sürecin yavaş işlemesinin gerekçeleri anlaşılamamaktadır.

SPK tarafından hazırlanan ön tespit raporunda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Alim Işık (MHP, Kütahya). “Türkiye ihracatçılar meclisi ile ihracatçı birliklerinin kuruluşu ve görevleri hakkında (ss408)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2009-06-18-turkiye-ihracatcilar-meclisi-ile-ihracatci-birliklerinin-kurulusu-ve-g (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
