# Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Alim Işık (MHP, Kütahya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 11 Kasım 2009
- **Gündem:** TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2009-11-11-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321

> Alim Işık (MHP), 11 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 501 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİM IŞIK (Kütahya) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 321 sıra sayılı Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nın 51’inci maddesi üzerine vermiş olduğumuz değişiklik önergesi hakkında görüşlerimi belirtmek üzere söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle sizleri ve bizleri izleyen değerli vatandaşlarımızı saygılarımla selamlarım.

Tasarının 51’inci maddesi yürürlükteki 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43’üncü maddesini karşılamaktadır. Mevcut Yasa’nın 43’üncü maddesinin birinci fıkrası “Hakim, hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şümulünün derecesini tayin eyler.” şeklindedir. Görüşülmekte olan tasarıda ise bu fıkra “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” şeklinde düzenlenmiştir. Bizim değişiklik önergemizde ise bu fıkranın “Tazminatın kapsamının ve şeklinin belirlenmesinde, kusurun ağırlığı ve durumun gereği göz önüne alınır.” şeklinde değiştirilmesi teklif edilmektedir. Çünkü tasarının birinci fıkra hükmü mevcut Kanun’da zaten iyi olmayan durumdaki şekline bağlı kalınarak düzenlenmiştir. Teklif edilen ifade ise daha açık ve daha anlaşılırdır. Ayrıca, tazminatın sadece hâkim tarafından belirlenmediği, tarafların da kendi aralarında anlaşabileceği dikkate alındığında, teklifin yerinde bir teklif olduğu açıktır.

Önergemizdeki ikinci değişiklikse, tasarıdaki “Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlenen ikinci fıkradaki “irat biçiminde” ifadesinin “zamana yayılmış şekilde” ibaresiyle değiştirilmesi şeklindedir. Çünkü, bir yandan mevcut kanundaki “irat” tabiri aynen alınırken, diğer yandan “hata” ve “hile” kelimelerinin Türkçeleştirilmeye çalışılması gerçekten şaşırtıcıdır, şaşırtıcı olduğu kadar da Komisyonun bir çelişkisidir. İrat, peyderpey veya periyodik ödemeye işaret etmekte ve böylece tazminat alacaklısının alacağı güvence altına alınmak istenmektedir. O hâlde, ister periyodik olsun isterse bir defada ödenecek olsun, tazminatın zaman içinde ödenmesi kararlaştırılmışsa, güvence ihtiyacından söz edileceğine göre, teklif edilen düzenleme daha isabetli olacaktır.

Değerli milletvekilleri, her ne kadar bu makul gerekçelere rağmen Sayın Komisyon Başkanının ve Sayın Bakanın “Katılmıyoruz” ifadesinden sonra çok değerli AKP sıralarında oturan siz değerli milletvekillerinin bu önergeyi desteklemeyeceğini biliyoruz, ancak biz, sorumluluk duygusu içerisinde mutlaka bu gerçekleri, doğru bildiklerimizi millet adına bu kürsüden sizlere aktarmakla yükümlüyüz. Ben bu görevimi yerine getirdiğim inancıyla mutlaka önergemizin siz değerli milletvekillerinin vicdanında olumlu karşılanacağını düşünüyorum.

Tabii ki, konu Türk Borçlar Kanunu ise, bu tasarı görüşülürken mutlaka ülkemizdeki borçlu vatandaşlarımızın durumunun da paylaşılmasında yarar olduğu inancındayım. Bu nedenle ülkemizin son bir yılda geldiği noktayı devletin resmî rakamlarını dikkate alan bazı göstergelerle sizlere ifade etmek istiyorum.

Her şeyden önce, ülkenin iç borç stoku ağustos ayı sonu itibarıyla 315 milyar TL’yi aşmış, geçen yılın aynı dönemine göre iç borç stoku yüzde 20’lere varan bir artış göstermiştir. Elbette ki ülkemizde derin etkilerini hissettiğimiz ekonomik krizin mutlaka bu göstergede payı vardır ama bundan önceki yıllarda da bu borç stoku sürekli artmaya devam etmiştir.

Diğer yandan dış borç stoku 2009 yılı ikinci çeyreğinde 270 milyar dolar, yani yaklaşık 400 milyar TL olmuş ve böylece toplam borç stokumuz 700 milyar TL’yi aşmıştır.

İşsizlik, yoksulluk ve yolsuzluklar ülkenin en önemli sorunları olmaya devam etmektedir. 2009 yılının ilk yedi ayında her birinin tutarı 1.000 Türk lirasının üstünde olan yaklaşık 697 bin senet protesto edilmiş, protestolu senet sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 oranında artmış, ancak miktar 4,4 milyar TL’yi bulmuş, fakat tutardaki artış yüzde 30’u aşmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Alim Işık (MHP, Kütahya). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 11 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2009-11-11-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
