# 190 sayılı genel kadro ve usulü hakkında khk.nin eki cevt.sağlık bak.bölümünde değ.yap.hak.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Alim Tunç (AK Parti, Uşak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim
- **Tarih:** 28 Mayıs 2003
- **Gündem:** 190 SAYILI GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KHK.NİN EKİ CEVT.SAĞLIK BAK.BÖLÜMÜNDE DEĞ.YAP.HAK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/alim-tunc-22-2003-05-28-190-sayili-genel-kadro-ve-usulu-hakkinda-khk-nin-eki-cevt-saglik-bak-b

> Alim Tunç (AK Parti), 28 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 190 SAYILI GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KHK.NİN EKİ CEVT.SAĞLIK BAK.BÖLÜMÜNDE DEĞ.YAP.HAK.); konuşma 576 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİM TUNÇ (Uşak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerin Sağlık Bakanlığına Ait Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 1 inci maddesi üzerinde, şahsım adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, burada konuşan arkadaşlarımız, gerçekten, sağlık çalışanlarının ve hekimlerin sorunlarıyla, çözüm yollarıyla ilgili çok güzel önerilerde bulundular, çok güzel konulara değindiler ve sorunları irdelediler. Ben de kısaca, eksik kalan ya da tekrarında fayda olan bazı noktalarda sizlere ve halkımıza bilgi vermek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk'ün "beni Türk hekimlerine emanet ediniz" veciz sözüyle, bütün halkımızın emanet edildiği hekimlerle ilgili bu kanun tasarısında, hekimlerimizin durumuyla ilgili, sağlık çalışanlarının durumuyla ilgili bazı tespitlerde bulunmak istiyorum.

Uygulanan yanlış politikalar sonucu, en zor ve en uzun sürede eğitim alan hekimlerin özlük hakları sürekli olarak gerilemiş, çalışma koşulları sürekli olarak kötüleşmiştir. Yine, üniversite mezunu olup, en uzun süre eğitim alıp, en ücra köylerde çalışan iki meslek grubundan bir tanesi hekimlerdir.

Değerli arkadaşlar, bugün, hekimler, kendileri sağlıklı olmadığı takdirde, hastaları nasıl tedavi edebilirler; çünkü, sağlık -sizler de biliyorsunuz- fiziken, ruhen ve sosyal yönden iyilik halidir. Bugün, geçim sıkıntısı çeken hekimlerimiz, sosyal yönden, yarın kaygısı nedeniyle, tam sağlıklı değildir. Bu nedenle, bunların tam sağlıklı hale gelmesi için, özlük haklarının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerekmektedir.

Değerli arkadaşlar, seçim bölgemize gittiğimizde, özellikle köylerimizde, kasabalarımızda en çok istenilen nedir; "benim köyümde, benim sağlık ocağımda doktor yok, ebe yok, hemşire yok, sağlık memuru yok, bunları getirin" talepleriyle karşılaşıyoruz. Öyle değil mi?

Şu anda, son yirmi yıldır uygulanan popülist politikalar ve kayırmacı politikalar sonucunda, taşra teşkilatımızda olan hekimlerimiz, ebelerimiz, hemşirelerimiz ve diğer sağlık personeli, merkezlerde, özellikle de üç büyük ilde yığılmıştır. 1961'de çıkarılan 224 sayılı Sosyalleştirme Kanunuyla, uygulamalar, belirli bir miktar düzelmiş; gerçekten, birinci basamak tedavi hizmetleri, ikinci basamak tedavi hizmetleri ve üçüncü basamak tedavi hizmetleri olarak uygulanmış ve iyi sonuçlar alınmıştır. Başka ülkeler, diğer ülkeler, bunu örnek olarak almış ve geliştirmişler; ama, biz, son yirmi yıldır, siyasî kayırmalarla, siyasî atamalarla, üç büyük kente, hekimlerimizi, sağlık çalışanlarımızı yığmışız ve taşra teşkilatımızı çökertmişiz. Bazı sağlık ocaklarımızda doktor yok, bazılarında ebe yok, bazılarında hemşire yok, bazılarında hizmetli yok, bazılarında hiçbir şey yok; kapıları kilitli.

Şimdi, biz, bu taşra teşkilatımızı tekrar canlandırmak zorundayız. Bu 11 200 hekim kadrosuyla, belki sağlık ocaklarımızı doldurabileceğiz; ama, sadece hekim yetmiyor. Sağlık işi bir ekip işidir; bu ekibin içerisinde hemşire, ebe, sağlık memuru, hizmetli, şoför -hastanelerimizde- röntgen teknisyeni, tıbbî sekreter, laboratuvar teknisyeni, hepsi olmak durumunda.

Yine, son yirmi yılın siyasîlerinin yanlış uygulamaları ve popülist yaklaşımları sonucu...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, sözlerinizi tamamlayın.

ALİM TUNÇ (Devamla) - ... mantar gibi biten sağlık meslek liseleri ve plansız, programsız, altyapı hazırlığı yapılmadan açılan tıp fakülteleri neticesinde, 1994 yılından beri tayin bekleyen sağlık memurlarımız, sağlık çalışanlarımız var. Bunlar, artık "biz ne zaman mesleğe başlayacağız, kendi işimizi, emek vererek, alınteri dökerek kazandığımız işimizi ne zaman yapacağız" diyorlar, her gittiğimizde bunlarla karşılaşıyoruz. "Tek umudumuz sizsiniz" diyorlar.

AK Parti hükümeti, nemada olduğu gibi, tarımda olduğu gibi, vergi barışında olduğu gibi, çözüm hükümeti olarak gelmiştir, milletin son umududur. O nedenle, inşallah, Sağlık Bakanımızın çalışmalarıyla, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızın çalışmalarıyla -ihtiyaçlarımızın giderilmesi, eksikliklerin tamamlanması bakımından- bir an önce, bu gençlerimizin de işe girişleri sağlanır; köylerimizdeki eksikliklerin tamamlanması açısından, sağlık memurlarımızın, ebelerimizin ve hemşirelerimizin de tayinleri yapılır diye ümit ediyorum. Sağlık Bakamınızın, bu konuda çalışmalarının olduğunu da biliyorum.

Ama, asıl ülkemizin sağlık sorunlarının çözümü, son yirmi yıldır hep konuşulan, ama bir türlü cesaret edilemeyen, inşallah Ak Parti iktidarında gerçekleşecek olan genel sağlık sigortası ve aile hekimliğidir.

---

**Kaynak gösterme:** Alim Tunç (AK Parti, Uşak). “190 sayılı genel kadro ve usulü hakkında khk.nin eki cevt.sağlık bak.bölümünde değ.yap.hak”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-tunc-22-2003-05-28-190-sayili-genel-kadro-ve-usulu-hakkinda-khk-nin-eki-cevt-saglik-bak-b (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
