# Geleneksel türk el sanatları üretici ve sanatkarlarının sorunlarının araştırılarak, el sanatlarının geliştirilmesi, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için gereken önlemlerin belirlenmesi hakkında (s.s 1006)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Alim Tunç (AK Parti, Uşak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim
- **Tarih:** 1 Haziran 2006
- **Gündem:** GELENEKSEL TÜRK EL SANATLARI ÜRETİCİ VE SANATKARLARININ SORUNLARININ ARAŞTIRILARAK, EL SANATLARININ GELİŞTİRİLMESİ, KORUNMASI VE GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASI İÇİN GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ HAKKINDA (S.S 1006)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/alim-tunc-22-2006-06-01-geleneksel-turk-el-sanatlari-uretici-ve-sanatkarlarinin-sorunlarinin-a

> Alim Tunç (AK Parti), 1 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELENEKSEL TÜRK EL SANATLARI ÜRETİCİ VE SANATKARLARININ SORUNLARININ ARAŞTIRILARAK, EL SANATLARININ GELİŞTİRİLMESİ, KORUNMASI VE GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASI İÇİN GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ HAKKINDA (S.S 1006)); konuşma 990 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİM TUNÇ (Uşak) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kütahya Milletvekilimiz Hasan Fehmi Kinay ve 39 arkadaşımız tarafından 25 Eylül 2003 tarihinde verilen, geleneksel Türk el sanatlarının geliştirilmesi, korunması, gelecek kuşaklara aktarılması ve bu sanat dallarında çalışarak geçimini temin eden üreticilerin içerisinde bulunduğu sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerle ilgili kurulan araştırma komisyonu raporu üzerinde önerge sahipleri adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Üzerinde yaşadığımız bu topraklar, tarih boyunca, birçok kültürün beşiği sayılmıştır; bunun yanı sıra, çok çeşitli ve zengin el sanatlarının merkezi olarak da ün yapmıştır.

Anadolu topraklarının insanı, sevdasını, acısını, sevincini çeşitli biçimlerde ortaya koymuştur. Sözde anlatamadıklarını, çoraba, kilime, dokumalara bir küçük nakışla dile getirmişlerdir. Geleneksel Türk el sanatları, Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinden gelen çeşitli uygarlıkların kültür mirası ile kendi öz değerlerini birleştirerek, zengin bir mozaik oluşturmuştur.

Değerli arkadaşlar, ülkemizde, hemen her yörede, halkımızın icra ettiği çeşitli el sanatları mevcuttur. Geleneksel el sanatları, kültürümüzün bir parçası olmakla birlikte, bu sanatlarla uğraşanların geçim kaynağı olmuştur. Özellikle dokumacılık, Anadolu'da çok eskiden beri yapılagelen, çoğu yörede geçim kaynağı olmuş ve olmaya devam eden bir el sanatıdır.

Geleneksel Türk el sanatlarına ilişkin tüm sorun ve eksikliklerin giderilmesi, ancak çeşitli kurum ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesiyle yürütülecek bir geniş katılımlı proje çerçevesiyle gerçekleşebilecektir.

Bugün, ülkemizin çeşitli yörelerinde genellikle usta-çırak ilişkisi ve eğitim yoluyla geçmişten günümüze ulaşan yörelere özgü el sanatlarımızın bazı alanları devam etmekte, bazısı ise yok olmaya yüz tutmaktadır. Örneğin, 17 nci, 18 inci ve 19 uncu Yüzyıllarda Uşak halı ve kilimleri İngiltere ve Fransa'ya kadar ulaşmış, Hollanda ve İngiltere'deki yüksek sınıfa mensup ailelerin evlerinde Uşak halıları yer almıştır. Yine, İzmir Atatürk Müzesi salonu da Uşak halısıyla döşelidir. Avusturya'da bağımsızlık anlaşması Uşak halısı üzerinde imzalanmıştır. Yine, Birleşmiş Milletlerin birçok odasında Uşak halısı serilidir. Ancak, bugün, ucuz makine halısı, Çin, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerde üretilen taklitlerle ve ucuz işçilikler nedeniyle bu halılarımız unutulmaya yüz tutmaktadır, üretimi gittikçe azalmaktadır.

Yine, Uşak-Eşme İlçemizde tamamen el emeği, göz nuru ve kök boyasıyla yapılan kilimler, desen, dokuma ve kalite olarak diğer kilimlerden çok farklıdır. Kız çocukları 7-8 yaşlarında annelerinin yanında tezgâha oturur ve kilim dokumaya başlarlar Eşme'de. Dokuduğu kilime duygularını, umutlarını, hayallerini katarlar. Yani, kilimi hayatın bir parçası haline getirmişlerdir.

On yıldır uluslararası kilim festivali yapılmasına rağmen, kilimcilik sektörümüz bir türlü canlanamamıştır.

Değerli arkadaşlar, söz sırası gelmişken, 23-24-25 Haziranda Uluslararası Eşme Kilim Festivalimizin 11 incisi yapılacaktır; tüm arkadaşlarımızı ve tüm vatandaşlarımızı buraya davet ediyorum.

Değerli arkadaşlar, öncelikle kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarımızla uğraşan ustalarımıza sahip çıkarak, onların sağlıklı çalışma ortamlarında sanatlarını icra etmelerini, çeşitli sosyal imkânlara sahip olmalarını, bilgi ve tecrübelerinin ilgili eğitim kurumlarıyla iç içe değerlendirilmesini sağlamalıyız.

Modern yaşamın gereği pek çok ürünün hizmete sunulduğu bir ortamda, el sanatları, ihtiyaçtan çok, zevke hitap etmekte; son yıllarda geleneksel el sanatlarının önem kazanması, ülkemizde kültüre olan ilginin artmasından değil, diğer ülkelerden gelen talep etkisiyle oluşan modadan kaynaklanmaktadır. Bu ilginin canlı tutulması ve süreklilik gösterme yollarının aranmasıyla ülkemize ekonomik açıdan küçümsenmeyecek boyutta girdiler sağlanacaktır.

Değerli arkadaşlar, geçmişten bugüne kadar taşınan ve ülkemizin kültür tarihi açısından önemli olan kültürün maddî ürünlerinin, ülke tanıtımında ve ekonomik değer anlamında tüketimine sunulurken, bu ürünlerin kültürel boyutunun bilinmesi ve geleceğe taşınmalarında gerekli özenin gösterilmesi de gerekmektedir.

Kendi öz kültürümüzü tanımayı ve tanıtmayı amaçlayan, aynı zamanda da bilimsel, düşensel ve duyarlı güce sahip bireyler yetiştiren geleneksel Türk el sanatları bölümlerinin eğitim seviyelerinin yükseltilmesi de gerekmektedir.

Geleneksel el sanatlarımızın yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasında karşılaşılan kültürel, tarihsel ve sanatsal sorunlar yanında, önemli sorunlarından biri de ekonomik sorunlardır. Bacasız sanayi olarak da nitelendirilen, en az sabit yatırımla en çok istihdam sağlayan el sanatları sektörü, ekonomik istikrarın sağlanması, iç göçlerin önlenmesi, sosyal dayanışmanın sürdürülebilmesi açısından da günlük yaşantımızda oldukça önemli yer tutmaktadır,

Üretimde kullanılan işgücüne ödenen ücretlerdeki artışlar ve işgücünün sosyal güvenlik zorunluluğunun getirdiği ek maliyetler yanında, geleneksel Türk el sanatı ve halk plastik sanatı ürünlerindeki talebin daralması, kalfa ya da çırak gibi yardımcı işgücü istihdamı yerine, bu ihtiyacın, bizzat usta tarafından giderilmesi sonucunu doğurmaktadır. Ayrıca, bu ürünlerin hammadde tedariki ve pazar sorununun yanı sıra, günlük hayatta yeterli kullanım alanı bulunmaması nedeniyle, ekonomik getirisinin düşük olması, üreticileri geçim sıkıntısına düşürmekte, bunun sonucu olarak da zaman içerisinde bazı el sanatı dallarında yeni ustalar yetişememektedir.

Değerli milletvekilleri, geleneksel el sanatları dalları hayatın içinde barınarak bugünlere gelmiştir. Sanat, kullanım eşyasına dönüşerek yaşamış, tüketicisine sadece bir ihtiyacı gidermek üzere değil, onu estetik yapan tüm unsurlarıyla birlikte yaşamıştır.

El sanatlarında yaşanan en önemli sorunlardan bir tanesi de hammadde teminidir. Değişen üretim şartları yeni meslek gruplarını oluştururken var olan bazı meslekleri de olumsuz etkilemektedir. Örneğin, geçmiş yıllarda ülkemizde hayvancılık önemli bir geçim kaynağıyken, hayvancılıktaki azalma ya da sanayinin artması, dokumada hammadde sıkıntısı yaşanmasına sebep olmaktadır.

El sanatlarının yaşadığı bir diğer sorun da, çok farklı kurum ve kuruluşların belirli el sanatları üzerinde yoğunlaşarak, geri kalanlara hiç değinmeden, birbirlerinden habersiz aynı el sanatını desteklemesi ve sonuçta masrafın boşa çıkmasıdır. Yani, genellikle halı kilim konusunda çalışmalar yapılmakta, kurslar açılmaktadır; ancak, yeni öğrenilerek dokunmuş bir halı -çok iyi örnekleri mevcutken- alıcı bulamamaktadır. Bu sebeple, harcanan emek, zaman ve imkânlar boşa gitmektedir.

Değerli arkadaşlar, günümüzde geleneksel el sanatlarımızın yaşadığı sorunları hafifletmek amacıyla daha çok destek unsuru bulunmaktadır. Bu destek, devletimizin yürüttüğü çalışmaların yanı sıra, özel sektör ve sanatsever kişilerin yakın ilgisiyle oluşmaktadır.

Günümüzde geleneksel el sanatlarımızın yaşadığı sorunları hafifletmek adına eskiye oranla daha çok destek unsuru bulunduğunu belirtmeliyim. Her ilde vali, belediye başkanlarımız geleneksel Türk el sanatlarının korunması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla sergiler düzenlemekte, tanıtım faaliyetlerine katkılar sağlamaktadır. Bundan da önemlisi, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın konuya bütün yönleriyle sahip çıkmasıdır. Yüce Meclisimiz de Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanununu çıkarmıştır.

Şunu unutmayalım ki, milletçe sahip olduğumuz kültürel değerlerin korunması ancak yaşatılmasıyla mümkündür. Bu kültürel mirası yaşatan kişilerin, eşsiz sevgi ve sabır duygularıyla ve hepsinden önemlisi, yetenekleriyle bu işi başardığını unutmayalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı.

BAŞKAN - Buyurun.

ALİM TUNÇ (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkanım.

Değerli arkadaşlar, bu konuda altı aydır emek veren değerli komisyon üyeleri, çok değerli çalışmalarını, bugün, burada sunacaktır.

Ben, çok önemli olan el sanatlarımızın korunması, geliştirilmesi adına, bu çalışmada emeği geçen bütün arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Alim Tunç (AK Parti, Uşak). “Geleneksel türk el sanatları üretici ve sanatkarlarının sorunlarının araştırılarak, el sanatlarının geliştirilmesi, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için gereken önlemlerin belirlenmesi hakkında (s.s 1006)”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 1 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-tunc-22-2006-06-01-geleneksel-turk-el-sanatlari-uretici-ve-sanatkarlarinin-sorunlarinin-a (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
