# Sağlık hizmetleri temel kanunu, sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair (s.s.1247)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Alim Tunç (AK Parti, Uşak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim
- **Tarih:** 8 Şubat 2007
- **Gündem:** SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU, SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR (S.S.1247)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/alim-tunc-22-2007-02-08-saglik-hizmetleri-temel-kanunu-saglik-personelinin-tazminat-ve-calism-2

> Alim Tunç (AK Parti), 8 Şubat 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU, SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR (S.S.1247)); konuşma 2.058 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİM TUNÇ (Uşak) - Ge­rek­çe, ge­rek­çe!

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (De­vam­la) - Pe­ki, Alim Bey, şim­di ora­dan ko­nu­şu­yor­sun. Pe­ki, rad­yo­lo­ji tek­nis­yen­le­ri­nin ni­ye aley­hin­de­si­niz? Bir ta­raf­tan anes­te­zi tek­nis­yen­le­ri­ni mü­da­faa eder po­zun­da­sı­nız, bu ta­raf­ta rad­yo­lo­ji, rönt­gen tek­nis­yen­le­ri­nin de aley­hin­de­si­niz. Bu­nu an­la­mak müm­kün de­ğil. Lüt­fen, bu­nu izah edin bu­ra­da.

ALİM TUNÇ (Uşak) - Aley­hin­de de­ği­lim!

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (De­vam­la) - Dok­tor olan­lar ve­ya­hut da dok­tor­lu­ğun için­den gel­miş olan in­san­la­rın, si­zin gi­bi ko­nu­nun dı­şın­da olan ar­ka­daş­la­ra bu­nu açık­la­ma­mız la­zım.

FİK­RET BA­DAZ­LI (An­tal­ya) - Kim aley­hin­de? Bu ne­re­den çık­tı?

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (De­vam­la) - Pe­ki, anes­te­zi tek­nis­ye­ni­nin siz le­hin­de ko­nu­şu­yor­su­nuz, biz aley­hin­de ko­nu­şu­yor­muş po­zis­yo­nun­da olu­yo­ruz. Biz di­yo­ruz ki, anes­te­zi tek­nis­ye­ni­ni tam ye­tiş­ti­re­lim ve gö­re­vi­ni tam yap­sın, çı­ka­cak olan komp­li­kas­yon­dan ne dok­to­run ba­şı ağ­rı­sın ne de tek­nis­ye­nin ba­şı ağ­rı­sın.

FİK­RET BA­DAZ­LI (An­tal­ya) - Sa­yın Tan­doğ­du, Alim ko­nuş­tu, din­le­me­din mi?

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (De­vam­la) - Ko­nuş­tu. Ne ko­nuş­tu ki. Alim? Hiç­bir ko­nuş­tu­ğu yok.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Tan­doğ­du, lüt­fen to­par­la­yı­nız.

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (De­vam­la) - Sa­yın Baş­ka­nım, bağ­lı­yo­rum.

O ne­den­le, rad­yo­lo­ji tek­nis­yen­le­ri­nin de ça­lış­ma me­sa­ile­ri­ni ve ça­lış­ma or­tam­la­rı­nı sağ­lık­lı bir hâle ge­tir­dik­ten son­ra bu ya­sa­yı çı­ka­ra­lım. Bu ya­sa­nın alt­ya­pı­sı­nı tam ha­zır­la­ya­lım. Biz de si­ze yar­dım­cı ola­lım. Ge­lin, bu ya­sa­yı bir yıl er­te­le­ye­lim ve­ya­hut al­tı ay er­te­le­ye­lim, ve­ya­hut da üç ay er­te­le­ye­lim. Bu ka­nu­nu yö­net­me­lik­ler­le dü­zel­te­me­yiz. Sa­yın Ba­ka­na so­ru­yo­rum, ken­di­le­ri bu­ra­da yok, Ati­na'da ama "ben, yö­net­me­lik­le hal­le­de­rim" di­yor. Yö­net­me­lik­le bir şe­yi dü­zel­te­mez­si­niz ar­ka­daş­lar. Bu ka­nu­nu sağ­lam bir şe­kil­de çı­ka­ra­lım. Tem­bel­li­ğin­den ka­çı­na­lım. Üze­rin­de has­sa­si­yet­le… Alt ko­mis­yon­da gö­rev­len­di­re­lim ar­ka­daş­la­rı­mı­zı, üst ko­mis­yon­da bu ko­nu­la­rı tar­tış­tık za­ten ve gü­zel bir şe­kil­de bu­ra­ya ge­ti­re­lim ve çı­ka­ra­lım. Bu hal­kı­mı­zı bu ezi­yet­ten, bu dok­tor­la­rı ve yar­dım­cı per­so­ne­li bu sı­kın­tı­dan kur­ta­ra­lım.

He­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Tan­doğ­du.

MEH­MET UĞUR NEŞ­ŞAR (De­niz­li) - Sa­yın Baş­kan, ka­rar ye­ter sa­yı­sı­nın ara­nıl­ma­sı­nı is­ti­yo­rum.

HÜ­SE­YİN ÖZ­CAN (Mer­sin) - Ka­rar ye­ter sa­yı­sı­nın ara­nıl­ma­sı­nı is­ti­yo­rum.

BAŞ­KAN - Ara­ya­ca­ğım sa­yın mil­let­ve­ki­li.

Öner­ge­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, ka­rar ye­ter sa­yı­sı yok­tur.

Bir­le­şi­me on beş da­ki­ka ara ve­ri­yo­rum.

Ka­pan­ma Sa­ati: 17.04

ÜÇÜN­CÜ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 17.24

BAŞ­KAN: Baş­kan Ve­ki­li Sa­dık YA­KUT

KÂTİP ÜYE­LER: Ha­run TÜ­FEK­Cİ (Kon­ya), Türkân Mİ­ÇO­OĞUL­LA­RI (İz­mir)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 61'in­ci Bir­le­şi­mi'nin Üçün­cü Otu­ru­mu'nu açı­yo­rum.

1247 sı­ra sa­yı­lı Ka­nun Ta­sa­rı­sı'nın gö­rüş­me­le­ri­ne kal­dı­ğı­mız yer­den de­vam ede­ce­ğiz.

Ko­mis­yon ve Hükûmet ye­rin­de.

Ta­sa­rı­nın 7'nci mad­de­si üze­rin­de Sam­sun Mil­let­ve­ki­li Ha­luk Koç ve ar­ka­daş­la­rı­nın öner­ge­si­nin oy­lan­ma­sın­da ka­rar ye­ter sa­yı­sı bu­lu­na­ma­mış­tı.

Şim­di öner­ge­yi tek­rar oy­la­rı­nı­za su­na­ca­ğım ve ka­rar ye­ter sa­yı­sı­nı ara­ya­ca­ğım: Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Ka­rar ye­ter sa­yı­sı var­dır, öner­ge red­de­dil­miş­tir.

Mad­de­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Mad­de ka­bul edil­miş­tir.

8'in­ci mad­de­yi oku­tu­yo­rum:

MAD­DE 8- 1219 sa­yı­lı Ka­nu­nun 4 ün­cü mad­de­si­nin bi­rin­ci cüm­le­sin­de­ki "izin­li Türk he­kim­le­ri­nin" iba­re­si, "me­zun he­kim­le­rin" ola­rak de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

BAŞ­KAN - Mad­de üze­rin­de Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na söz is­te­yen Mus­ta­fa Öz­yurt, Bur­sa Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Öz­yurt.

CHP GRU­BU ADI­NA MUS­TA­FA ÖZ­YURT (Bur­sa) - Sa­yın Baş­kan, say­gı­de­ğer mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; gö­rüş­mek­te ol­du­ğu­muz 1247 sı­ra sa­yı­lı Sağ­lık Hiz­met­le­ri Te­mel Ka­nu­nu, Sağ­lık Per­so­ne­li­nin Taz­mi­nat ve Ça­lış­ma Esas­la­rı­na Da­ir Ka­nun ile Ta­ba­bet ve Şu­aba­tı San'at­la­rı­nın Tar­zı İc­ra­sı­na Da­ir Ka­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na İliş­kin Ta­sa­rı'nın 8'in­ci mad­de­si hak­kın­da Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si­nin gö­rüş­le­ri­ni siz­ler­le pay­laş­mak için söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Ön­ce­lik­le he­pi­ni­ze te­şek­kür ede­rim.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, as­lın­da for­mel bir ko­nuş­ma yap­mak is­ti­yor­dum, dü­zen­li bir ko­nuş­ma yap­mak is­ti­yor­dum, ama de­ği­şik ar­ka­daş­la­rı­mın ko­nuş­ma­sın­dan son­ra bun­dan vaz­geç­tim. İzin ve­rir­se­niz, si­ze ba­zı yan­lış­la­rı dü­zel­te­rek söz­le­ri­me baş­la­mak is­ti­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, otuz se­kiz se­ne…

Sa­yın Baş­ka­nım, şu gü­rül­tü­yü bir…

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, otuz se­kiz se­ne fii­len cer­rah ola­rak ça­lış­tım.

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­yurt, bir sa­ni­ye.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Ge­nel Ku­rul­da uğul­tu var, sa­yın ha­ti­bin ko­nuş­ma­sı an­la­şı­la­ma­mak­ta­dır. Lüt­fen…

MUS­TA­FA ÖZ­YURT (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, otuz se­kiz se­ne fii­len cer­rah ola­rak ça­lış­tım. "Anes­te­zi tek­nis­yen­le­ri; anes­te­zi uz­ma­nı ve­ya bu­nun bu­lun­ma­dı­ğı hâller­de ame­li­ya­tı ya­pan il­gi­li uz­ma­nın gö­ze­ti­min­de ve di­rek­tif­le­ri­ne uy­gun ola­rak anes­te­zi iş­lem­le­ri­ni ya­par­lar." Dün­ya­nın hiç­bir ye­rin­de bu ka­dar saç­ma bir şey ola­maz ar­ka­daş­lar. Siz, hiç bil­me­di­ği bir ko­nu­da bir in­sa­na yü­küm­lü­lük ve­ri­yor­su­nuz. Otuz se­kiz se­ne di­yo­rum, cer­rah­lık yap­tım, bir gün­den bir gü­ne dö­nüp de anes­te­zis­te, ar­ka­da­şım, na­sıl­sı­nız de­me­mi­şim­dir, o ba­na yol gös­ter­miş­tir "Ho­cam, bi­raz du­run, ara ve­rin" ve­ya "bek­le­yin" de­miş­tir. Siz, bu­nu yap­mak­la, hiç bil­me­di­ği bir ko­nu­da bir in­sa­na bir yü­küm­lü­lük yük­lü­yor­su­nuz ar­ka­daş­lar. Ba­kın, bu­nun -söy­le­ye­yim- hem vic­da­ni so­rum­lu­lu­ğun­dan hem ya­sal so­rum­lu­lu­ğun­dan ka­ça­maz­sı­nız ve eğer bir gün böy­le bir olay ba­şı­nı­za ge­lir­se "bu­nu ar­ka­daş­lar söy­le­miş­ti, ama biz din­le­me­dik" der­si­niz. Böy­le bir şey ol­maz ar­ka­daş­lar! Hiç bil­me­di­ği­niz bir ko­nu­da… Ar­ka­da­şım kar­di­yo­log, ama ben, kar­di­yo­log bir ar­ka­da­şı­ma de­sem ki, sen şu ko­nu­da hiç bil­me­di­ğin… Ya­ni, yal­nız­ca al­tı yıl tıp fa­kül­te­si okur­ken öğ­ren­di­ği­nin dı­şın­da, hiç, ya­kın­dan ve uzak­tan en kü­çük iliş­ki­si ol­ma­yan bir ko­nu­da so­rum­lu­luk yük­lü­yor­su­nuz. Bu ol­maz ar­ka­daş­lar, bu­nu ya­pa­maz­sı­nız! Bu, Ana­ya­sa'ya da ay­kı­rı­dır, in­san hak­la­rı­na da ay­kı­rı­dır.

Ar­ka­daş­la­rım­dan bir ta­ne­si de­di ki: "Efen­dim, Dün­ya Sağ­lık Teş­ki­la­tı, anes­te­zi tek­nis­ye­ni­ne anes­te­zi ver­di­re­bi­lir." Bir tek ko­şul­la ver­di­re­bi­lir­si­niz: Anes­te­zi uz­ma­nı­nın ol­du­ğu bir has­ta­ne­de, bir ame­li­yat­ha­ne­de, 10 ta­ne ame­li­yat­ha­ne var­dır, 2 ta­ne anes­te­zi uz­ma­nı var­dır, bö­lü­şür­ler anes­te­zi uz­man­la­rı, anes­te­zi tek­nis­yen­le­ri ame­li­yat­ta anes­te­zi ve­re­bi­lir­ler, ama ora­da bir anes­te­zi uz­ma­nı var­dır. Bu­nun so­rum­lu­lu­ğu­nu cer­ra­ha yük­le­ye­mez­se­niz. Bu çok bü­yük bir yan­lış olur.

De­di­ğim gi­bi, Dün­ya Sağ­lık Teş­ki­la­tı­nın böy­le bir ka­ra­rı yok­tur. Anes­te­zi uz­ma­nı­nın gö­ze­ti­min­de anes­te­zi ver­di­re­bi­lir­si­niz. Ben, bu­ra­da, tek­nis­yen ar­ka­daş­la­rı­mın çok ce­fakâr şe­kil­de ça­lış­tık­la­rı­nı bi­li­yo­rum, ama, bu anes­te­zi tek­nis­yen­le­ri­nin bel­li bir sı­nır­da­ki bil­gi­le­ri­ne ka­dar ula­şa­bi­lir­si­niz. Onun üs­tün­de­ki bil­gi, mut­la­ka bir anes­te­zi uz­ma­nı­nın gö­ze­ti­min­de ola­cak­tır. Bu­nu ya­pa­maz­sı­nız ar­ka­daş­lar. De­di­ğim gi­bi, oy­la­rı­nı­zı kul­la­nır­ken lüt­fen dik­kat­li kul­la­nın ve Sa­yın Ba­ka­nı­ma, Sa­yın Müs­te­şa­rı­ma ve Sa­yın Ko­mis­yon Baş­ka­nı­ma da söy­lü­yo­rum, bu tek­li­fi lüt­fen ge­ri çek­sin­ler. Dün­ya­nın hiç­bir ye­rin­de böy­le bir şey ol­maz ar­ka­daş­lar. Bu, ge­ri kal­mış­lık de­ğil, ge­ri kal­mış­lı­ğın da öte­sin­de­dir, ma­ğa­ra dev­rin­de bir ka­rar­dır. Çok bü­yük bir yan­lış ya­pı­yor­su­nuz.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, yi­ne, bu­ra­da, bil­me­yen iki ar­ka­da­şım kalk­tı de­di ki: "Al­man­ya'dan ge­len Al­man he­kim­ler, Tür­ki­ye'de he­kim­lik yap­mış­tır." Ba­kın, ka­yıt­la­ra geç­me­si için söy­lü­yo­rum, Pro­fe­sör Frank ve Pro­fe­sör Nis­sen -bi­ri dâhi­li­ye­ci, bi­ri cer­rah­tır- Tür­ki­ye'de yal­nız üni­ver­si­te öğ­re­tim üye­si ol­mak ko­şu­luy­la gel­miş­ler­dir ve dı­şa­rı­da hiç­bir şe­kil­de, tek­rar söy­lü­yo­rum, hiç­bir şe­kil­de özel has­ta mu­aye­ne et­me­miş­ler­dir ve böy­le bir yet­ki ve­ril­me­miş­tir ken­di­le­ri­ne, an­cak, kon­sül­tas­yon ol­du­ğu za­man, üç beş ta­ne Türk he­ki­mi bir ara­ya gel­di­ğin­de çağ­rıl­mış­lar, fi­kir­le­ri so­rul­muş­tur.

Muğ­la mil­let­ve­ki­li bir ar­ka­da­şım bu­ra­da de­di ki: "Ata­türk için dok­tor ge­ti­ril­di." İs­men söy­lü­yo­rum, Pro­fe­sör Fis­sen­ger ge­ti­ril­miş­tir ar­ka­daş­lar. Bir Fran­sız dok­to­ru­dur, ka­ra­ci­ğer dok­to­ru­dur Fis­sen­ger. Ba­kan­lar Ku­ru­lu ka­ra­rıy­la -bir kez, bir de­fa ge­lip- Ata­türk'ü mu­aye­ne et­me­si için ge­ti­ril­miş, Ata­türk'ü mu­aye­ne et­miş­ler, yi­ne, bir Türk he­kim­ler top­lu­lu­ğun­da kon­sül­tas­yon ya­pıl­mış ve ka­rar açık­lan­mış­tır. Hâlen Ata­türk'ün mü­ze­sin­de bu­lu­nan ra­por, Pro­fe­sör Fis­sen­ger'in ve Türk he­kim­le­ri­nin top­lu­ca ver­miş ol­du­ğu bir ka­rar­dır; yok­sa, bu­gü­ne ka­dar, hiç­bir şe­kil­de, dı­şa­rı­dan he­kim ge­ti­re­lim, biz he­kim­le­ri­mi­zi şöy­le ya­pa­rız, di­ye bir şey ol­ma­mış­tır.

Lüt­fen, var­sa bir şey so­run ar­ka­daş­lar; çün­kü, bil­me­di­ği­niz ko­nu­lar­da ko­nu­şu­yor­su­nuz, son­ra in­sa­nın ca­nı sı­kı­lı­yor. Bil­mi­yor­su­nuz ve bil­me­di­ği­niz şey­ler­de de ko­nu­şu­yor­su­nuz. Bi­ri­si kal­kı­yor, bu­ra­da "Anes­te­zi ve­re­bi­lir…" Ha­ya­tın­da anes­te­zi­nin ne ol­du­ğu­nu bil­me­yen bu­ra­da kal­kıp ko­nu­şu­yor. Yap­ma­yın böy­le şey ar­ka­daş­lar!

BAY­RAM ÖZ­ÇE­LİK (Bur­dur) - On­lar da sağ­lık­çı ya!

MUS­TA­FA ÖZ­YURT (De­vam­la) - Bu­ra­sı Türk Par­la­men­to­su.

Be­ye­fen­di, sağ­lık­çı de­di­ği­niz, al­tı se­ne tıb­bi­ye­ye gel­miş, lüt­fen, al­tı se­ne tıp fa­kül­te­si­ne gel­miş, me­zun ol­muş, pra­tis­yen ola­rak çık­mış.

CA­NAN ARIT­MAN (İz­mir) - On­la­rın­ki ca­hil ce­sa­re­ti.

MUS­TA­FA ÖZ­YURT (De­vam­la) - Anes­te­zi­nin ne ol­du­ğu­nu bil­me­yen, anes­te­zi­nin a'sı­nı bil­me­yen kal­kı­yor bu­ra­da, anes­te­zi ver­me­ye kal­kı­yor. Ol­maz böy­le şey. İn­sa­nın ca­nı­nı sı­kı­yor­su­nuz. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

De­di­ğim gi­bi, bir ar­ka­da­şım kal­kı­yor "Ata­türk'e dok­tor çağ­rıl­mış­tır…" İs­men söy­lü­yo­rum, Or­di­nar­yüs Pro­fe­sör Fis­sen­ger çağ­rıl­mış­tır. Ba­kan­lar Ku­ru­lu ka­ra­rıy­la bir kez mu­aye­ne et­mek ko­şu­luy­la çağ­rıl­mış­tır ar­ka­daş­lar.

OR­HAN SEY­Fİ TER­Zİ­BA­ŞI­OĞ­LU (Muğ­la) - Öy­le, ve­ya böy­le, gel­miş de­mek ki.

MUS­TA­FA ÖZ­YURT (De­vam­la) - Ha­yır, Ba­kan­lar Ku­ru­lu ka­ra­rıy­la, tek bir ke­re­dir.

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, lüt­fen… Sa­yın ha­ti­be söz at­ma­ya­lım sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri.

MUS­TA­FA ÖZ­YURT (De­vam­la) - Bil­me­di­ği­niz şey­le­ri… Gel­miş bu­ra­da san­ki mu­aye­ne et­miş. Kal­kı­yor­lar, efen­dim, Frank bu­ra­da has­ta­lar mu­aye­ne et­miş­te de şöy­le şöy­le yap­mış. Frank, has­ta mu­aye­ne et­me­miş­tir ve Frank'ın ce­na­ze­si Türk me­zar­lı­ğı­na gö­mül­müş­tür. Bu­nu da bi­lin.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, dı­şa­rı­dan he­kim ge­tir­mek­le bu işin için­den çı­ka­maz­sı­nız. Yan­lış şim­di şu­ra­dan kay­nak­la­nı­yor, iki ay­rı kay­nak­tan he­kim ge­ti­re­ce­ği­ni­zi sa­nı­yor­su­nuz. İsim ver­mek is­te­mi­yo­rum, bir ta­ra­fı iş­te Tür­ki cum­hu­ri­yet­ler­den ge­ti­re­cek­si­niz, ucuz dok­tor ola­cak. Bir ke­re bun­la­rın Tür­ki­ye'de he­kim­lik ya­pa­bil­me­si Yük­se­köğ­re­tim Ku­ru­lu­nun ve­re­ce­ği ka­ra­ra bağ­lı­dır. Denk­li­ği ka­bul edil­me­yen dip­lo­ma­lar­la Tür­ki­ye'de dok­tor­luk yap­tı­ra­maz­sı­nız. Bu­nu is­te­di­ği­niz ka­dar ya­sa­ya yaz­dı­rın, ne ya­par­sa­nız ya­pın.

ALİM TUNÇ (Uşak) - Me­se­le yok ki o za­man. Ni­ye öy­le ko­nu­şu­yor­su­nuz ki? Me­se­le yok.

MUS­TA­FA ÖZ­YURT (De­vam­la) - Ee, o za­man ni­ye yaz­dı­rı­yor­su­nuz?

OR­HAN SEY­Fİ TER­Zİ­BA­ŞI­OĞ­LU (Muğ­la) - Ona iti­raz eden yok.

MUS­TA­FA ÖZ­YURT (De­vam­la) - Ol­ma­ya­cak şe­yi…Ol­ma­ya­cak şe­yi ni­ye yaz­dı­rı­yor­su­nuz?

OR­HAN SEY­Fİ TER­Zİ­BA­ŞI­OĞ­LU (Muğ­la) - Ona iti­raz eden yok.

BAŞ­KAN - Sa­yın Ter­zi­ba­şı­oğ­lu…

MUS­TA­FA ÖZ­YURT (De­vam­la) - Haa, ta­mam şim­di söy­le­yin, esas ge­tir­mek is­te­di­ği­niz kay­nak Ba­tı, ora­dan ge­ti­re­cek­si­niz, ora­dan pa­ha­lı dok­tor ge­le­cek.

ALİM TUNÇ (Uşak) - Gel­me­sin.

MUS­TA­FA ÖZ­YURT (De­vam­la) - Pa­ha­lı dok­tor­lar du­rup du­rur­ken gel­mez ar­ka­daş­lar. Tür­ki­ye'ye da­ha faz­la ka­zan­mak için ge­le­cek­ler, da­ha faz­la ka­zan­mak için de si­zin İç Ana­do­lu'da, Do­ğu Ana­do­lu'da­ki sağ­lık ocak­la­rı­nı­za git­me­ye­cek­ler. Gi­de­cek­le­ri yer­ler bel­li. İs­tan­bul'da, An­ka­ra'da, İz­mir'de, Bur­sa'da­ki bü­yük has­ta­ne­le­re met­ro­pol­le­rin zen­gin­le­ri­ni çek­mek için ge­le­cek­ler­dir. Onun için, onun­la, biz bu ya­say­la sağ­lık so­ru­nu­nu hâlle­de­riz, çö­ze­riz, di­ye lüt­fen avun­ma­yın ve bi­raz dü­şü­nün.

As­lın­da bu ya­sa ba­na gö­re çe­liş­ki­ler­le do­lu. Bir ta­raf­tan di­yor­su­nuz ki, biz Av­ru­pa stan­dart­la­rı­na uy­mak is­ti­yo­ruz, iş­te Av­ru­pa'ya şöy­le adım atı­yo­ruz, böy­le adım atı­yo­ruz; on­dan son­ra da di­yor­su­nuz ki, Sa­yın Baş­ba­ka­nın de­yi­miy­le "100-150 do­la­ra biz dok­tor bu­lu­ruz, hal­kı­mı­zı mu­aye­ne et­ti­ri­riz." Bu mu Av­ru­pa Bir­li­ği­ne gi­riş stan­dar­dı­nız? Bu mu Av­ru­pa Bir­li­ği­ne gir­mek için seç­ti­ği­niz yol?

Millî Eği­tim Ba­ka­nı bu­ra­day­ken -ra­hat ol­du- onu he­men söy­le­mek is­ti­yo­rum, bu­ra­ya dört de­fa gel­miş olan Ya­sa ko­nu­şu­lur­ken de­dim ki, ni­çin bu kad­ro­la­rı ver­mi­yor­su­nuz da bu üni­ver­si­te­de­ki öğ­re­tim üye­le­ri bir an ev­vel ye­tiş­mi­yor? Bu­ra­da isim de ve­re­bi­li­rim, Gi­re­sun Üni­ver­si­te­sin­de hiç pro­fe­sör yok, üni­ver­si­te aç­tı­nız, de­dim. Ken­di­si­ne ya­zı­lı bir so­ru sor­dum, ce­va­bı gel­di. Ne­den kad­ro ver­me­di­ği­ni Millî Eği­tim Ba­ka­nı ay­nen şöy­le açık­lı­yor, di­yor ki: "Üni­ver­si­te­le­rin rek­tör­le­ri bel­li ol­sun, on­dan son­ra dü­şü­nü­rüz." Bu­nu söy­le­miş­tim bu­ra­da, bu kür­sü­de söy­le­dim "Biz­den olur­sa bu kad­ro­la­rı ve­ri­riz, ol­maz­sa ver­me­yiz." di­ye. İş­te si­zin zih­ni­ye­ti­niz, iş­te dü­şün­ce­niz bu ar­ka­daş­lar.

Yan­lış... Şu­ra­dan dö­ne­bi­lir­si­niz. Ba­kın, de­di­ğim gi­bi sağ­lık çok önem­li bir ko­nu­dur. Lüt­fen oy­la­rı­nı­zı ve­rir­ken dik­kat­le dü­şü­nün. Ken­di­niz için ol­ma­ya­cak şe­yi, hiç­bi­ri­ni­zin bir anes­te­zi tek­nis­ye­ni­ne anes­te­zi ver­dir­me­yi is­te­me­ye­ce­ği­ni­zi adım gi­bi bi­li­yo­rum, hem ken­di­ni­ze hem ço­cuk­la­rı­nı­za hem ya­kın­la­rı­nı­za ver­dir­me­ye­ce­ği­ni­zi bi­li­yo­rum. On­dan son­ra da bu­nun yü­küm­lü­lü­ğü­nü bir cer­ra­ha yük­le­ye­cek­si­niz.

Farz edin ame­li­yat­ta has­ta öl­dü. Anes­te­zi tek­nis­ye­ni mi çı­kıp dı­şa­rı­da söy­le­ye­cek "Has­ta­nız öl­dü." di­ye? Yoo, cer­rah çı­ka­cak. "Ku­su­ra bak­ma­yın, has­ta­nı­zı kay­bet­tik." Ee, suç­lu kim? Anes­te­zi tek­nis­ye­ni. Suç ki­me yük­le­ni­yor? Cer­ra­ha. Böy­le iş ol­maz. 21'in­ci yüz­yıl­da, ar­ka­daş­lar, bi­ri­nin yap­tı­ğı­nı baş­ka bi­ri­ne yük­le­ye­mez­si­niz. Ge­lin, şu­nu dü­zel­tin. De­yin ki…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­yurt, lüt­fen to­par­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

MUS­TA­FA ÖZ­YURT (De­vam­la) - To­par­lı­yo­rum Baş­ka­nım.

Anes­te­zi uz­ma­nı­nın ol­ma­dı­ğı yer­de, anes­te­zi tek­nis­ye­ni tek ba­şı­na anes­te­zi ve­re­mez ar­ka­daş­lar. Rönt­gen uz­ma­nı­nın ol­ma­dı­ğı yer­de, rönt­gen tek­nis­ye­ni tek ba­şı­na rönt­gen çe­kip de­ğer­len­di­re­mez ar­ka­daş­lar. Lüt­fen bun­la­rı dü­zel­tin.

De­di­ğim gi­bi, fa­kül­te­ye bir ta­raf­tan gi­rip öbür ta­raf­tan çık­mak­la, her şe­yi bil­di­ği­ni zan­net­me­sin ar­ka­daş­la­rım. Onun için ba­zı şey­le­ri ka­bul­le­nin. Ol­ma­ya­cak şey­le­re de amin de­me­yin.

Ben si­ze yol gös­te­ri­yo­rum. İş­te, bu­ra­da ar­ka­daş­la­rım söy­le­di­ler, fa­lan­ca gel­di, fi­lan­ca gel­di... Ka­yıt­la­ra geç­me­si için bu­nu özel­lik­le is­men söy­lü­yo­rum bu pro­fe­sör­le­ri. Bu pro­fe­sör­ler Tür­ki­ye'de ça­lış­ma­mış­lar­dır.

Yi­ne, ar­ka­daş­la­rım­dan bir ta­ne­si kalk­tı bu­ra­da de­di ki: "Bi­zim he­kim­le­ri­miz Ame­ri­ka'ya gi­di­yor, ora­da ça­lı­şı­yor." Ame­ri­ka'da ECFMG, dil sı­na­vı­nı geç­me­den, FLEX sı­na­vı­nı geç­me­den si­zi has­ta­ne­nin ka­pı­sın­dan bi­le ge­çir­mez­ler ar­ka­daş­lar. Böy­le, biz tut­mu­şuz "Ge­lin, bi­zim mem­le­ke­ti­miz­de ça­lı­şın." di­ye­cek­si­niz. O ka­dar ko­lay de­ğil. Bu­nu kim­se ka­bul et­mez. Ev­ve­la Sa­yın Cum­hur­baş­ka­nı ka­bul et­me­ye­cek­tir, onu söy­le­ye­yim.

He­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Öz­yurt.

Mad­de üze­rin­de, Ana­va­tan Par­ti­si Gru­bu adı­na söz is­te­yen İb­ra­him Öz­do­ğan, Er­zu­rum Mil­let­ve­ki­li.

Sa­yın Öz­do­ğan, bu­yu­run.

ANA­VA­TAN PAR­Tİ­Sİ GRU­BU ADI­NA İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (Er­zu­rum) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­li ar­ka­daş­la­rım; 1247 sa­yı­lı Ya­sa Ta­sa­rı­sı üze­rin­de, Ana­va­tan Par­ti­si Gru­bu adı­na söz al­mış bu­lun­mak­ta­yım, 8'in­ci mad­de­de. He­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, aziz mil­le­ti­mi­zin, bü­yük mil­le­ti­mi­zin ha­ki­ka­ten bü­yük so­run­la­rı var, önem­li ya­sa­la­rın çık­ma­sı ge­re­ki­yor. Fa­kat, bu yü­ce Mec­li­sin ça­tı­sı al­tın­da, Ge­nel Ku­ru­la bak­tı­ğı­mız za­man, aşa­ğı yu­ka­rı otuz ka­dar sa­yın mil­let­ve­ki­li­nin ol­du­ğu­nu gö­rü­yo­ruz. Ha­ki­ka­ten, bu, iç­ler acı­sı bir du­rum­dur.

BAY­RAM ÖZ­ÇE­LİK (Bur­dur) - Bi­raz ön­ce ka­rar ye­ter sa­yı­sı is­te­di­niz, bu­lun­du.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Bu­gün, ba­sın­da da oku­duk, Sa­yın Baş­ba­kan, bu haf­ta yap­tı­ğı grup top­lan­tı­sın­da, ba­sı­na ka­pa­lı grup top­lan­tı­sın­da, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri­ni, AK Par­ti mil­let­ve­kil­le­ri­ni uya­rı­yor…

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­do­ğan…

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - …şu­ra­da az bir za­man kal­dı…

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­do­ğan… Sa­yın Öz­do­ğan…

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Bu, ha­ki­ka­ten ayıp olu­yor. Bu, Türk mil­le­ti­ne ha­ka­ret olu­yor. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­do­ğan…

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­lar, sık sık…

MEH­MET ER­GÜN DAĞ­CI­OĞ­LU (To­kat) - Ken­di­si­ni bi­zim Ge­nel Baş­ka­nı­mız mı zan­ne­di­yor Sa­yın Baş­kan?

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - …sık sık ka­rar ye­ter sa­yı­sı is­te­ni­yor, mil­le­ti­miz de dert­le­ri­ne çö­züm bek­li­yor.

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­do­ğan…

MEH­MET ER­GÜN DAĞ­CI­OĞ­LU (To­kat) - Da­ha bir da­ki­ka ev­vel ka­rar ye­ter sa­yı­sı var­dı.

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, lüt­fen…

---

**Kaynak gösterme:** Alim Tunç (AK Parti, Uşak). “Sağlık hizmetleri temel kanunu, sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair (s.s.1247)”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-tunc-22-2007-02-08-saglik-hizmetleri-temel-kanunu-saglik-personelinin-tazminat-ve-calism-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
