# Sağlık hizmetleri temel kanunu, sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair (s.s.1247)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Alim Tunç (AK Parti, Uşak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 14 Şubat 2007
- **Gündem:** SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU, SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR (S.S.1247)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/alim-tunc-22-2007-02-14-saglik-hizmetleri-temel-kanunu-saglik-personelinin-tazminat-ve-calism

> Alim Tunç (AK Parti), 14 Şubat 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU, SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR (S.S.1247)); konuşma 2.758 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ALİM TUNÇ (Uşak) - Sen ko­nu­yu bil­mi­yor­sun ki, ne ko­nu­şu­yor­sun?

İZ­ZET ÇE­TİN (De­vam­la) - Ya­ni, bi­zim Göl­cük Ter­sa­ne­sin­de ka­li­te kon­trol ve ka­lib­ras­yon atöl­ye­le­ri var­dır.

SAĞ­LIK, Aİ­LE, ÇA­LIŞ­MA VE SOS­YAL İŞ­LER KO­MİS­YO­NU BAŞ­KA­NI CEV­DET ER­DÖL (Trab­zon) - Be­nim ko­nuş­tu­ğum atöl­ye de­ğil ki!

İZ­ZET ÇE­TİN (De­vam­la) - Ora­da rad­yas­yon oda­sı var­dır. Rad­yas­yo­na ta­bi olan ça­lı­şan­lar yıl­da bir­kaç kez kon­tro­le gi­der­ler ve o oda kur­şun­la izo­le edil­miş­tir, sı­van­mış­tır. Ora­da­ki in­san­la­rın he­men he­men ta­ma­mı rad­yas­yo­na ma­ruz ka­lan iş­ler­de ça­lış­tık­la­rı için da­ha iti­ba­ri hiz­met­ten ya­rar­la­nır­lar. Dün­ya­da pek çok ül­ke­de de, rad­yas­yo­na ve bu tip rad­yo­ak­tif ışın­la­ra ta­bi ça­lı­şan­lar er­ken emek­li edi­lir­ler ve on­lar, o tür ça­lı­şan­lar, ça­lış­tık­la­rı sü­re­nin dı­şın­da baş­ka hiç­bir iş­te ça­lış­tı­rı­la­maz­lar. Dün­ya Sağ­lık Ör­gü­tü­nün de dü­zen­le­me­le­ri bu yön­de iken, biz, bu­ra­da, bu tür ça­lış­ma sü­re­le­ri­ni uza­ta­rak, bir ba­kı­ma da bir sağ­lık­çı ola­rak Sa­yın Er­döl de Sa­yın Ba­ka­nın suç or­tak­lı­ğı­na iş­ti­rak et­miş olu­yor.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, ger­çek­ten, son ay­lar­da, bir­çok tıp fa­kül­te­si de­ka­nı ve­ya has­ta­ne baş­he­kim­le­ri­nin de ay­rın­tı­la­rıy­la açık­la­dı­ğı ve bir­çok ga­ze­te­de çı­kan ha­ber­le­re gö­re, he­men her­ke­sin, he­pi­mi­zin de bil­di­ği gi­bi, üni­ver­si­te has­ta­ne­le­ri­nin hep­si hal­kın bi­lim­sel ve in­san­cıl, ya­ni gü­ven­li sağ­lık hiz­me­ti al­ma­sı­nın ya­nın­da bu has­ta­ne­le­rin te­mel amaç­la­rın­dan olan öğ­ren­ci ve asis­tan eği­ti­mi­ni de olum­suz et­ki­le­yen bir ma­li kri­zin içi­ne sü­rük­len­di­ler. Şim­di, bu kri­ze çö­züm bu­la­bil­mek için, ger­çek­le­rin iyi ni­yet­le bu mad­de için­de tar­tı­şıl­ma­sı, an­la­şıl­ma­sı ge­re­kir. Ne­den üni­ver­si­te has­ta­ne­le­ri­miz çö­ker­til­di? Ni­çin üni­ver­si­te has­ta­ne­le­ri­miz­de per­so­nel ek­sik­li­ği, ta­şe­ro­na iha­le edi­len bir­ta­kım hiz­met­le­ri iha­le yön­te­miy­le alan mü­te­ah­hit­ler­den kar­şı­la­nı­yor? Yar­dım­cı sağ­lık per­so­ne­li ya­nın­da, sek­re­ter­lik hiz­met­le­ri de, di­ğer has­ta­ne per­so­ne­li de ta­şe­ron fir­ma­la­rın iş­çi­le­ri içe­ri­sin­den se­çil­me­ye mec­bur bı­ra­kı­lı­yor. Bu ko­nu ger­çek­ten ir­de­len­di­ğin­de gö­rü­le­cek­tir ki, AKP İk­ti­da­rı dö­ne­min­de, üni­ver­si­te has­ta­ne­le­rin­de­ki ma­li kriz, bu has­ta­ne­le­rin kö­tü yö­ne­til­me­sin­den de­ğil, si­ya­sal ik­ti­da­rın, üni­ver­si­te­ler­le ve özel­lik­le de üni­ver­si­te has­ta­ne­le­riy­le has­ma­ne tu­tu­mun­dan kay­nak­la­nan bir da­yat­ma so­nu­cun­da­dır; bu­nu her­kes gö­rü­yor.

Üni­ver­si­te has­ta­ne­le­ri, eği­tim ve araş­tır­ma ama­cıy­la ku­rul­muş, bu te­mel gö­rev­le­rin ya­nı sı­ra, yük­sek ni­te­lik­li, ya­ni üçün­cü ba­sa­mak sağ­lık hiz­me­ti ve­ren ku­ru­luş­lar­dır. Bu has­ta­ne­ler, hem bi­rin­ci ve ikin­ci ba­sa­mak sağ­lık hiz­me­ti su­nan ku­rum­lar­da çö­züm­le­ne­me­yen komp­li­ke so­run­la­rı hal­le­den, do­la­yı­sıy­la da­ha yük­sek ma­li­yet­li sağ­lık hiz­me­ti üre­ten, hem de bu hiz­me­ti her­ke­sin gü­ven­li ala­bil­me­si­ni ga­ran­ti eden ku­ru­luş­lar­dır. Özel has­ta­ne­ci­li­ği teş­vik et­me­ni­ze rağ­men, özel has­ta­ne­ler­le ka­mu sağ­lık ku­ru­luş­la­rı­nı, özel­lik­le üni­ver­si­te has­ta­ne­le­ri­ni eşit tut­ma­ma­nı­za rağ­men Hükûmet ola­rak, üni­ver­si­te has­ta­ne­le­ri­miz, hâlâ hal­kı­mı­zın bi­rin­ci de­re­ce­de ter­cih et­ti­ği sağ­lık ku­ru­luş­la­rı ol­ma­ya de­vam et­mek­te­dir; ama, bu­nun ya­nın­da, gö­rül­dü­ğü gi­bi, ya­ni ba­kı­la­cak olur­sa, bu has­ta­ne­ler bü­yük bir kıs­kaç al­tın­da. Ör­nek ola­rak ve­ri­yo­rum, bi­zim Ko­ca­eli Üni­ver­si­te­si Has­ta­ne­miz­de -ken­di se­çim böl­gem­de- he­men he­men bü­tün üni­ver­si­te has­ta­ne­ler­de ol­du­ğu gi­bi, ön­ce re­çe­te­ler­den yüz­de 15 ke­si­li­yor, ar­ka­sın­dan yüz­de 5 araş­tır­ma fo­nu ke­si­li­yor, bu da yet­mi­yor, yıl so­nun­da yüz­de 1 ora­nın­da Sos­yal Hiz­met­ler ve Ço­cuk Esir­ge­me Ku­ru­mu için ke­sin­ti ya­pı­lı­yor. Sa­de­ce bu yüz­de 1'lik ke­sin­ti­yi dü­şü­ne­cek olur­sa­nız, ya­ni ver­gi ola­rak ka­bul ede­cek ol­sa­nız, Ko­ca­eli Üni­ver­si­te­si Has­ta­ne­si yıl­da 16 tril­yon ver­gi öde­yen, bel­ki de, Ko­ca­eli'de­ki en bü­yük ku­rum­lar­dan bi­ri ko­nu­mu­na ge­le­cek. Ya­ni, has­ta­ne­le­rin yü­kü ar­tar­ken, ya­yım­la­nan ge­nel­ge­ler­le bir de ek yük­ler bi­ni­yor. Ya­ni, bu has­ta­ne­ler­de, öğ­re­tim üye­le­ri ve asis­tan­lar dı­şın­da bü­tün per­so­nel ih­ti­yaç­la­rı­nı dö­ner ser­ma­ye­den kar­şı­lı­yor­lar. Tıp fa­kül­te­si ya­tı­rım büt­çe­si­nin kal­dı­rıl­ma­sı, asis­tan­la­rın nö­bet üc­ret­le­ri­nin dö­ner ser­ma­ye­den öde­til­me­si gi­bi ek yük­ler de dü­şü­nü­le­cek olur­sa, üni­ver­si­te has­ta­ne­le­ri­ni el­bet­te ge­nel büt­çe­den fi­nan­se et­mek bir zo­run­lu­luk hâli­ne ge­li­yor. De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu da yet­mi­yor, ne ya­pı­yor Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı: Ya­yım­la­dı­ğı bir ge­nel­gey­le ba­zı has­ta­ne­le­rin büt­çe uy­gu­la­ma ta­li­ma­tıy­la uy­gun ola­rak al­dık­la­rı bir­ta­kım hiz­met­le­rin be­del­le­ri­ni dü­şü­rü­yor. Ör­ne­ğin, büt­çe uy­gu­la­ma ta­li­ma­tı fi­yat­la­rı­nın son iki yıl­da de­vam­lı bir şe­kil­de dü­şü­rül­dü­ğü­ne… Aç­lık kan şe­ke­ri 2 YTL'den 1,1 YTL'ye, he­mog­ram tet­ki­ki 15 YTL'den 3,3 YTL'ye dü­şü­rü­le­rek has­ta­ne ge­lir­le­ri de bas­tı­rı­lı­yor ve do­la­yı­sıy­la, has­ta­ne­ler hiz­met üre­te­mez ko­nu­ma ge­ti­ril­mek su­re­tiy­le özel has­ta­ne­ci­lik teş­vik edi­li­yor.

Bir baş­ka acı nok­ta, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu has­ta­ne­le­ri­miz hiz­met su­num­la­rın­dan do­la­yı, hiz­met ver­me­le­ri­nin kar­şı­lı­ğı ken­di­le­ri­ne ge­len fa­tu­ra­lar, eğer si­gor­ta­lıy­sa, Sos­yal Si­gor­ta­lar Ku­ru­mu­na ta­bi ise, Sos­yal Si­gor­ta­lar Ku­ru­mu da ora­ya bir ko­mis­yon kur­muş, "sen bu­nu yük­sek tut­muş­sun­dur" di­ye ken­di ku­ru­mu­na, ya­ni, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti dev­le­ti içe­ri­sin­de ku­rum­lar bir­bi­ri­ne gü­ven­mi­yor, bir ku­ru­mun kes­miş ol­du­ğu bir fa­tu­ra­ya di­ğer bir ku­rum ko­mis­yon­la oto­ma­tik in­di­rim uy­gu­lu­yor. Bu in­di­rim­le de, sa­de­ce Ko­ca­eli Üni­ver­si­te­si­nin şu an­da ala­ca­ğı pa­ra mik­ta­rı 4,8 tril­yon. Ay­nı şe­kil­de, bir baş­ka üni­ver­si­te has­ta­ne­mi­zin bu tarz ke­sin­ti­le­ri top­la­mı 16 tril­yon. Ay­rı­ca, bun­la­rın sun­duk­la­rı hiz­met­le­rin be­del­le­ri kırk beş gün ge­cik­me­li öde­nir­ken, özel has­ta­ne­le­re pey­der­pey, pe­şin ola­rak öde­ni­yor.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

İZ­ZET ÇE­TİN (De­vam­la) - To­par­lı­yo­rum.

BAŞ­KAN - Sa­yın Çe­tin, bu­yu­run.

İZ­ZET ÇE­TİN (De­vam­la) - Bu da ye­ter­li ol­mu­yor, ay­rı­ca, de­min söy­le­di­ğim yüz­de 15 ko­mis­yon ke­sin­ti­si, ya­ni, üni­ver­si­te has­ta­ne­le­ri­nin yap­mış ol­du­ğu fa­tu­ra­lar­dan, de­min söy­le­di­ğim yüz­de 15'lik ve yüz­de 5'lik fo­nun dı­şın­da ar­tı bir yüz­de 11 ila 15 ara­sın­da oto­ma­tik ke­sin­ti ya­pı­lı­yor. Bu ke­sin­ti ora­nı dev­let has­ta­ne­le­rin­de yüz­de 2'yi 3'ü geç­mez­ken, özel has­ta­ne­ler­de de he­men he­men yok. Ör­ne­ğin, İz­mit'te­ki özel has­ta­ne­le­re ba­kar­sa­nız -isim­le­ri­ni açık­ça söy­le­ye­bi­li­rim- o has­ta­ne­ler­de ke­sin­ti ya­pıl­mı­yor.

Yi­ne bu­ra­da, üni­ver­si­te has­ta­ne­le­ri­miz ya­nı ba­şı­mız­da. Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı, per­so­nel gi­der­le­ri­ni da­hi öde­ye­me­me­le­ri için elin­den ge­le­ni ya­pı­yor, Sağ­lık Ba­ka­nı da sey­re­di­yor. Ta­bii, ay­nı Hükûmet içe­ri­sin­de iki ba­kan­lık. Özel has­ta­ne­ler bu ka­dar ko­ru­nur­ken, bu ka­dar teş­vik edi­lir­ken, üni­ver­si­te has­ta­ne­le­ri­ne bu has­ma­ne tu­tu­mu an­la­ya­bil­me­nin ola­na­ğı yok.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu ül­ke bi­zim. Ger­çek­ten, bel­ki, bu ka­nun ta­sa­rı­sı­nın en iyi dü­zen­le­me­le­rin­den bi­ri bu mad­de­de. Hiç ol­maz­sa has­ta­ne­le­ri ver­gi öte­le­mek için Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı ka­pı­sın­dan ya da borç bul­mak için ban­ka­lar­dan fa­iz­le pa­ra arar ko­nu­mu­na dü­şür­mek­ten kur­ta­ran, ge­nel büt­çe­den de bu­nun öden­me­si­ne fır­sat ve­ren bir dü­zen­le­me. Ya­ni, be­nim AKP'li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rı­ma ve Hükûme­te bu­ra­dan uya­rım: Bu ka­mu sağ­lık ku­ru­luş­la­rı ya­rın siz­den son­ra da bu ül­ke­ye la­zım. Ya­ni, bu ka­dar tah­rip et­me­yi­niz, bu ka­dar yıp­rat­ma­yı­nız. Bu has­ta­ne­le­rin sı­kın­tı­la­rı­nın, so­run­la­rı­nın bi­rin­ci de­re­ce­de Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı­nın ve Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın dü­rüst ve has­ta­ne­le­ri bir baş­ka ül­ke­nin ku­rum­la­rı gi­bi gör­me an­la­yı­şın­dan ve Hükûme­ti­ni­zin de üni­ver­si­te­ler­le olan kav­ga­sın­dan kur­tul­ma­sıy­la çö­zü­le­ce­ği­ne ina­nı­yor, he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Te­şek­kür edi­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Çe­tin.

Mad­de üze­rin­de, Ana­va­tan Par­ti­si Gru­bu adı­na söz is­te­yen Ha­tay Mil­let­ve­ki­li Zü­he­yir Am­ber.

Bu­yu­run Sa­yın Am­ber. (Ana­va­tan Par­ti­si sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

ANA­VA­TAN PAR­Tİ­Sİ GRU­BU ADI­NA ZÜ­HE­YİR AM­BER (Ha­tay) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; gö­rü­şül­mek­te olan 1247 sa­yı­lı Ka­nun Tek­li­fi üze­ri­ne, Ana­va­tan Gru­bu adı­na söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. He­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

İk­ti­dar ta­ra­fın­dan ha­zır­la­nan ve "it­hal he­kim" gün­de­miy­le bu yü­ce ça­tı al­tı­na ta­şı­nan tor­ba ya­sa ta­sa­rı­sı, ül­ke­mi­zi, ni­te­li­ği de­net­le­ne­me­yen ve cid­di sağ­lık skan­dal­la­rı­na yol aça­cak he­kim­ler­le dol­du­ra­cak­tır. Bu­nun ya­nı sı­ra, eği­tim has­ta­ne­le­rin­de Tür­ki­ye ta­ri­hi­nin en bü­yük ve en teh­li­ke­li kad­ro­laş­ma­sı­na yol aça­cak­tır bu olay. Bin­ler­ce he­kim mes­lek­ta­şım ve baş­ta Türk Ta­bip­le­ri Bir­li­ği ol­mak üze­re, bir­çok sağ­lık ör­gü­tün­ce eleş­ti­ri­len bu ya­sa ta­sa­rı­sı, tüm eleş­ti­ri­le­re rağ­men, AK Par­ti Gru­bun­ca inat­la Mec­lis­ten ge­çi­ril­me­ye ça­lı­şıl­mak­ta­dır.

Bu­ra­dan tüm mes­lek­taş­la­rı­ma ve il­gi­li si­vil top­lum ku­ru­luş­la­rı­na du­yu­ru­da bu­lun­mak is­ti­yo­rum: Ana­va­tan Par­ti­si ola­rak, bu tor­ba ya­sa­yı des­tek­le­mi­yo­ruz. Çün­kü, it­hal he­kim gün­de­mi­ne otur­tu­lan bu ya­sa ta­sa­rı­sı, as­lın­da, sağ­lık ala­nın­da cum­hu­ri­yet ta­ri­hi­nin en bü­yük kad­ro­laş­ma ha­rekâtı­na ze­min ha­zır­la­ma­nın göz­ler­den ka­çı­rıl­mak is­ten­me­si­dir.

BAY­RAM ÖZ­ÇE­LİK (Bur­dur) - Ya­ban­cı dok­tor da mı atan­ma­sın?

ZÜ­HE­YİR AM­BER (De­vam­la) - Ül­ke­miz sağ­lık hiz­met­le­ri­nin çok önem­li kıs­mı­nı sırt­la­yan ve ay­nı za­man­da bin­ler­ce asis­ta­nı­mı­zın eği­til­di­ği eği­tim has­ta­ne­le­ri, bu ik­ti­dar dö­ne­min­de, özel il­gi gö­ren sağ­lık ku­rum­la­rı­nın ba­şın­da gel­mek­te­dir.

Bu­gün bu­ra­da gö­rü­şül­mek­te olan tor­ba ya­sa içe­ri­sin­de, Sağ­lık Hiz­met­le­ri Te­mel Ka­nu­nu'nun ek 1'in­ci mad­de­si­nin ikin­ci fık­ra­sın­da de­ği­şik­li­ğe gi­di­le­rek, "Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı eği­tim ve araş­tır­ma has­ta­ne­le­rin­de­ki kli­nik şe­fi ve şef yar­dım­cı­lı­ğı kad­ro­la­rı­na il­gi­li dal­da uz­man olan pro­fe­sör ve do­çent­ler­le il­gi­li dal uz­man ta­bip­le­ri ara­sın­dan Ba­kan­lık ta­ra­fın­dan ata­ma ya­pı­lır." mad­de­si ge­ti­ril­mek­te ve keyfî kad­ro­laş­ma­nın ze­mi­ni ha­zır­lan­mak­ta­dır. Dü­şü­nü­len bu de­ği­şik­lik­le, dü­zen­le­me­nin, tü­zük ye­ri­ne yö­net­me­lik­le ya­pıl­ma­sı esa­sı be­nim­sen­mek­te­dir. Böy­le­ce, Da­nış­tay 1. Da­ire­si­nin in­ce­le­me­sin­den geç­me­si ve ta­raf­la­rın gö­rüş­le­ri­nin alın­ma­sı­na iliş­kin zo­run­lu­luk or­ta­dan kal­dı­rıl­mak­ta­dır. Eği­tim has­ta­ne­le­ri­miz­de, baş­ta asis­tan eği­ti­mi ol­mak üze­re, kli­nik­le­rin tüm so­rum­lu­lu­ğu­nu üst­le­nen şef ve şef yar­dım­cı­la­rı­nın atan­ma­sı bu dö­nem­de özel ola­rak bir so­run hâli­ne ge­ti­ril­miş du­rum­da­dır.

Tıp­ta Uz­man­lık Tü­zü­ğü'nde ta­nım­lan­ma­sı ge­re­ken ku­ral­lar­la ya­pı­la­cak de­mok­ra­tik ve hak­ka­ni­yet­li bir se­çim­le şef ve şef yar­dım­cı­lı­ğı ata­ma­la­rı ya­pı­la­bi­le­cek iken, ıs­rar­la bu kad­ro­la­rın boş bı­ra­kıl­ma­sı dü­şün­dü­rü­cü­dür. Hükûmet ol­du­ğun­dan bu ya­na her ko­nu­da iş bi­ti­ri­ci­li­ğiy­le övü­nen ik­ti­dar, yıl­lar­dır bir­çok ku­rum­da yap­tı­ğı gi­bi, bu kad­ro­la­ra vekâle­ten ata­ma ya­pa­rak, hak­ka­ni­ye­te da­ya­lı bir se­çim yap­mak­tan ıs­rar­la ka­çın­mak­ta­dır.

Bi­lin­di­ği üze­re Ba­kan­lık, gö­rü­şül­mek­te olan tor­ba ya­sa ta­sa­rı­sın­da bir kez da­ha gün­de­me ge­tir­di­ği eği­tim ve araş­tır­ma has­ta­ne­le­ri kli­nik şef­li­ği­ne do­çent ve pro­fe­sör un­va­nı­na sa­hip olan­la­rın Ba­kan ta­ra­fın­dan atan­ma­sı­nı ön­gö­ren dü­zen­le­me­ler ön­ce­le­ri yö­net­me­lik de­ği­şik­li­ğiy­le ya­pıl­ma­ya ça­lı­şıl­mış­tı. Bu yö­net­me­lik­ler hak­kın­da yar­gı ta­ra­fın­dan ve­ri­len ip­tal ka­rar­la­rı üze­ri­ne, 2005 yı­lın­da bu kez ya­sal dü­zen­le­me ya­pıl­mış, ön­ce Cum­hur­baş­ka­nı ta­ra­fın­dan ve­to edil­miş, ay­nen ka­bu­lü üze­ri­ne, Ana­ya­sa Mah­ke­me­si ta­ra­fın­dan, 5413 sa­yı­lı Ka­nun'un 6'ncı mad­de­siy­le 7/5/1987 ta­rih ve 3359 sa­yı­lı Sağ­lık Hiz­met­le­ri Te­mel Ka­nu­nu'na ek­le­nen hük­mün yü­rür­lü­ğü­nün dur­du­rul­ma­sı­na ka­rar ve­ril­miş­tir. Bu ara­da 2005 yı­lın­da­ki bu hu­kuk­sal du­ru­ma rağ­men, iki yüz ci­va­rın­da ata­ma çok kı­sa sü­re­de, kad­ro­lar ilan edil­me­den ve hiç­bir ob­jek­tif de­ğer­len­dir­me kri­te­ri be­lir­len­me­den Ba­kan ta­ra­fın­dan ya­pıl­mış­tır. Hat­ta, Ana­ya­sa Mah­ke­me­si ka­ra­rı­nın açık­lan­dı­ğı ta­rih­te de ata­ma­lar ya­pıl­ma­ya de­vam edil­miş ve hâlen de bu ata­ma­lar ge­ri alın­ma­mış­tır.

Te­la­fi­si çok zor ola­cak ve so­nuç­la­rı­nı bir sü­re son­ra yı­kı­cı ola­rak ya­şa­ya­ca­ğı­mız uy­gu­la­ma­la­ra im­za atan Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı­nın gi­de­ra­yak kad­ro­laş­ma te­la­şı­na gir­miş ol­ma­sı kim­se­yi şa­şırt­ma­ma­lı­dır. Bu ne­den­le, Mec­lis gün­de­mi­ne ta­şı­nan tor­ba ya­sa ta­sa­rı­sıy­la yıl­lar­ca boş bı­ra­kı­lan ve ye­ni açı­lan­lar­la sa­yı­la­rı bi­ni bu­lan şef ve şef yar­dım­cı­lı­ğı kad­ro­la­rı­na yan­daş­la­rı­nı ata­ya­bil­mek için, baş­ta Ana­ya­sa ol­mak üze­re hu­ku­kun çiğ­nen­me­sin­den im­ti­na edil­mez­ken, bu alan­da yıl­lar­ca emek har­ca­yan, bi­lim­sel ya­yın ya­pan ve bu kad­ro­la­ra ata­na­bil­mek için hak­ka­ni­yet­li bir sı­nav açıl­ma­sı­nı bek­le­yen bin­ler­ce uz­ma­nın eme­ği de yok sa­yıl­ma­ma­lı­dır.

Eği­tim has­ta­ne­le­ri­ne do­çent ve pro­fe­sör­le­ri sı­nav­sız şef ve şef yar­dım­cı­sı ola­rak ata­ya­rak, li­ya­ka­ti de­ğil sa­da­ka­ti esas ala­ca­ğı­nı gös­te­ren Hükûmet, ay­nı ta­sa­rıy­la, beş yı­lı­nı dol­dur­muş mev­cut şef ve şef yar­dım­cı­la­rı­na da ken­di­si­nin sap­ta­ya­ca­ğı jü­ri­ler­le sı­nav yap­ma­yı ön­gör­mek­te­dir. Ba­kan­lı­ğın bu ko­nu­da­ki geç­miş uy­gu­la­ma­la­rı, elin­de­ki bu yet­ki­ler­le mev­cut şef ve şef yar­dım­cı­la­rı üze­rin­de de De­mok­le­sin kı­lı­cı­nı do­laş­tı­ra­ca­ğı­nı ve ken­di an­la­yı­şın­da ol­ma­yan­la­rın sü­re­le­ri­ni uza­tıp uzat­ma­mak­ta keyfî dav­ra­na­bi­le­ce­ği­ni gös­ter­mek­te­dir. Bu tu­tum, eşit­li­ğe, hak­ka­ni­ye­te ay­kı­rı ol­du­ğu gi­bi, Ana­ya­sa'nın 131'in­ci mad­de­si­ni de yok say­mak­ta­dır.

De­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, eği­tim has­ta­ne­le­rin­de kad­ro­laş­ma te­la­şın­da­ki Hükûme­tin, bun­la­rın dı­şın­da ka­lan has­ta­ne ve sağ­lık ku­rum­la­rın­da bam­baş­ka bir yön­tem uy­gu­la­dı­ğı bi­lin­mek­te­dir. Ta­ma­mı­nı da­ha son­ra özerk­leş­tir­mek, dev­ret­mek, sat­mak üze­re iş­let­me hâli­ne ge­tir­me­ye ça­lış­tı­ğı di­ğer dev­let has­ta­ne­le­ri­ni bi­rer pi­ya­sa ar­gü­ma­nı hâli­ne ge­ti­re­bil­mek ve özel sağ­lık pi­ya­sa­sı­nı ge­liş­ti­re­bil­mek ama­cıy­la, Hükûme­tin, pi­ya­sa­nın ge­rek­le­ri doğ­rul­tu­sun­da ni­te­li­ği önem­se­me­den he­kim sa­yı­sı­nı ar­tır­ma ça­ba­sı için­de ol­du­ğu bi­lin­mek­te­dir.

İt­hal he­kim gi­ri­şi­mi, ül­ke­miz­de yıl­lar­ca bin bir emek­le ula­şı­lan tıp eği­ti­min­de­ki dü­ze­yi dü­şü­re­cek bir gi­ri­şim­dir. Esa­sen, ko­nu, Türk ol­ma­yan he­kim­le­rin ül­ke­miz­de hiz­met ve­rip ver­me­me­si de­ğil­dir, il­gi­li çev­re­le­rin de kar­şı ol­du­ğu ko­nu bu de­ğil­dir. Esas so­run, dün­ya­da be­lir­li bir dü­ze­ye ta­şı­nan ül­ke­miz tıp eği­ti­mi­nin tüm de­ğer­le­ri yok sa­yı­la­rak, bir­çok ül­ke­den, ni­te­li­ği tar­tış­ma­lı bir bi­çim­de, 100 ile 150 do­la­ra he­kim ge­tir­ti­le­ce­ği­nin, Baş­ba­kan­lık gi­bi çok yet­ki­li ağız­lar­ca ifa­de edi­le­bil­miş ol­ma­sı­dır. Ana­va­tan Par­ti­si ola­rak, bu ko­nu­da cid­di bir de­ne­tim ya­pı­la­ma­ya­ca­ğı ve stan­dart be­lir­le­ne­me­ye­ce­ği­ne da­ir kay­gı­la­rı­mı­zı ka­mu­oyuy­la pay­laş­mak is­ti­yo­ruz.

Yi­ne, bu tor­ba ya­sa­da, he­kim­le­ri ve has­ta­la­rı si­gor­ta fir­ma­la­rı­nın in­sa­fı­na terk ede­cek olan mad­de­ler ile rad­yo­lo­ji ça­lı­şan­la­rı­nın ça­lış­ma sü­re­le­ri­nin uza­tıl­ma­sı­na ve anes­te­zi tek­nis­yen­le­ri­nin yet­ki­le­ri­ne da­ir mad­de­le­rin bir ara­ya ko­nul­muş ol­ma­sı, Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı­nın ko­nu­lar­la ne ka­dar il­gi­li ol­du­ğu­nu gös­ter­mek­te­dir! Bir­bi­rin­den önem­li bu ka­dar ko­nu­nun bir tor­ba içi­ne ko­nup ka­rış­tı­rı­la­rak ka­mu­oyu­nun gün­de­min­den ka­çı­rıl­ma­ya ça­lı­şıl­ma­sı­nı ka­bul et­me­miz müm­kün de­ğil­dir.

AK Par­ti Gru­bu ak­lı­se­lim mil­let­ve­kil­le­ri­nin, Ana­va­tan Par­ti­si Gru­bu­nun ve il­gi­li çev­re­le­rin bu hak­lı eleş­ti­ri­le­ri­ne ka­tı­la­rak, ko­nu­la­rın öne­mi­ne uy­gun ka­rar ala­ca­ğı­nı ve sağ­lık or­ta­mı­mı­zın ge­le­ce­ği­ni tah­rip ede­bi­le­cek bu ta­sa­rı­yı red­de­ce­ği­ni umu­yo­ruz.

He­pi­ni­zi say­gı­la­rım­la se­lam­lı­yo­rum.

Te­şek­kür ede­rim. (Ana­va­tan Par­ti­si sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Am­ber.

Mad­de üze­rin­de şah­sı adı­na söz is­te­yen, Ağ­rı Mil­let­ve­ki­li Ke­rim Yıl­dız.

Bu­yu­run Sa­yın Yıl­dız. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

MEH­MET KE­RİM YIL­DIZ (Ağ­rı) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; gö­rü­şül­mek­te olan ka­nun ta­sa­rı­sı­nın 11'in­ci mad­de­si hak­kın­da şah­sım adı­na söz al­mış bu­lun­mak­ta­yım. Bu ve­si­ley­le he­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum.

Ta­sa­rı­nın bu mad­de­siy­le, söz­leş­me­li sağ­lık per­so­ne­li is­tih­da­mıy­la il­gi­li ola­rak, 181 sa­yı­lı Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı­nın Teş­ki­lat ve Gö­rev­le­ri Hak­kın­da Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me'nin ek 3'ün­cü mad­de­sin­de de­ği­şik­lik ön­gö­rül­mek­te­dir.

Bi­lin­di­ği üze­re, sağ­lık hiz­me­ti su­nu­mun­da per­so­nel sı­kın­tı­sı­nı aşa­bil­mek için söz­leş­me­li sağ­lık per­so­ne­li uy­gu­la­ma­sı­na ge­çil­miş­ti. Bu per­so­ne­lin üc­ret­le­ri­nin dö­ner ser­ma­ye­den kar­şı­lan­ma­sı esa­sı ge­ti­ril­miş­se de dö­ner ser­ma­ye ge­lir­le­ri­nin sa­bit ol­ma­ma­sı se­be­biy­le za­man için­de öde­me ko­nu­sun­da sı­kın­tı­lar­la kar­şı­la­şıl­mış­tır. Bun­dan do­la­yı söz­leş­me­li sağ­lık per­so­ne­li­nin ge­rek­ti­ğin­de üc­ret­le­ri­nin ge­nel büt­çe­den de kar­şı­lan­ma­sı­nı te­min ede­cek bir de­ği­şik­li­ğe gi­dil­me­si hiz­met ge­rek­le­ri ba­kı­mın­dan zo­run­lu hâle gel­miş­tir. Bu dü­zen­le­mey­le mah­ru­mi­yet böl­ge­le­ri­ne ata­ma­la­rı ya­pı­lan söz­leş­me­li sağ­lık per­so­ne­li­nin ma­aş öde­me­le­rin­de olu­şa­bi­le­cek ak­sa­ma­lar or­ta­dan kal­dı­rıl­mış ola­cak­tır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; sağ­lık, ha­ya­tı­mı­zın te­mel ya­pı ta­şı­dır. Al­dı­ğı­mız her ne­fes­te, at­tı­ğı­mız her adım­da, bü­tün bir ömür­de sağ­lık de­ğiş­mez pay­da­mız­dır. Öy­le ki, ha­ya­tın bü­tün de­ğiş­ken­le­ri bu te­mel ya­pı­nın için­de sak­lı­dır. Bir ömür bo­yu ya­şa­dı­ğı­mız her de­tay bu de­ğiş­mez pay­da­ya gö­re he­sap­la­nır. Hükûme­ti­miz her alan­da ol­du­ğu gi­bi sağ­lık po­li­ti­ka­sı­nın mer­ke­zi­ne de in­sa­nı koy­muş­tur. Her ne ya­par­sak ya­pa­lım ön­ce in­san di­ye­rek yo­la çı­kı­yor, in­sa­nı ya­şat ki dev­let ya­şa­sın fel­se­fe­siy­le in­sa­nı­mı­zın adı­na önem­li hiz­met­ler ger­çek­leş­ti­ri­yo­ruz. İn­sa­nın en te­mel hak­kı ya­şa­mak, ya­şa­ma­nın en gü­ze­li de sağ­lık­lı ya­şa­mak­tır; çün­kü, ha­yat­ta­ki en bü­yük zen­gin­lik sağ­lık­tır. Ger­çek­ten de sağ­lık­lı bi­rey­ler­den oluş­ma­yan bir top­lum­da in­sa­nın mad­di ve ma­ne­vi var­lı­ğı­nın ge­liş­ti­ril­me­sin­den, re­fah­tan, hu­zur­dan ve mut­lu­luk­tan bah­set­mek müm­kün de­ğil­dir.

AK Par­ti, hem se­çim ön­ce­si hal­kı­mı­za ver­di­ği sö­zün ge­re­ği hem de hal­kı­mı­zın ver­di­ği si­ya­si des­te­ğin far­kın­da ola­rak sağ­lık ala­nın­da bek­le­me­ye ta­ham­mül kal­ma­dı­ğı­na ina­na­rak bi­lim­sel, dün­ya stan­dart­la­rı­na uy­gun, ay­nı za­man­da ül­ke ger­çek­le­ri­ni de gö­ze­te­rek önem­li adım­lar at­mış, re­form­lar yap­mış ve yap­ma­ya da de­vam ede­cek­tir.

AK Par­ti ola­rak ama­cı­mız, Tür­ki­ye'de ya­şa­yan va­tan­da­şın ya­şam ka­li­te­si­ni yük­selt­mek, bu­nun için, ül­ke­nin imkânla­rı­nı kul­lan­mak ve kay­nak­la­rın hak­ka­ni­ye­te uy­gun bir şe­kil­de da­ğı­lı­mı­nı sağ­la­mak­tır. Bu ne­den­le, yıl­lar­dır hal­kı­mı­zın er­te­len­miş ta­lep­le­ri­ni ye­ri­ne ge­tir­mek, bu­nu ya­par­ken de, en kı­sa za­man­da, en ve­rim­li çö­züm yo­lu­nu bul­mak mec­bu­ri­ye­tin­de­yiz.

Bu çer­çe­ve­de, Sağ­lık­ta Dö­nü­şüm Prog­ra­mı, sağ­lık ala­nı­nın ye­ni­den dü­zen­len­me­si­ni sağ­la­ma yo­lun­da atıl­mış çok önem­li bir adım­dır. Bu prog­ra­mın ama­cı, her alan­da ol­du­ğu gi­bi, sağ­lık ala­nın­da da va­tan­daş­la­rı­mı­zın ya­şam ka­li­te­si­ni yük­selt­mek ve sağ­lı­ğı­nı gü­ven­ce al­tı­na al­mak­tır. Va­tan­da­şın ya­şam hak­kı­nın ve sağ­lık­lı bir ha­yat sür­dür­me­si­nin gü­ven­ce al­tı­na alın­ma­sı, sos­yal dev­let an­la­yı­şı­nın te­mel gös­ter­ge­le­rin­den bir ta­ne­si­dir.

İn­sa­na hiz­me­ti her şe­yin üze­rin­de tu­tan bir ik­ti­dar ola­rak, sağ­lık­la il­gi­li ih­ti­yaç­la­rın ne ka­dar vaz­ge­çil­mez ol­du­ğu­nun far­kın­da­yız. Bu ih­ti­yaç­la­rı hak­kıy­la kar­şı­la­ya­bil­mek için, sağ­lık sis­te­mi­mi­zi ve ül­ke­mi­zin ge­nel sağ­lık gös­ter­ge­le­ri­ni çağ­daş se­vi­ye­ye çı­kar­mak için, Sağ­lık­ta Dö­nü­şüm Prog­ra­mı'nı ha­ya­ta ge­çir­dik. Bu prog­ram­la, yıl­lar­dır bi­ri­ken so­run­la­ra neş­ter vu­rul­muş, ada­let, eşit­lik, hak­ka­ni­yet ve ve­rim­li­lik esas­la­rı­na gö­re, ko­lay eri­şi­lir, gü­ler yüz­lü, hız­lı ve ka­li­te­li sağ­lık hiz­me­ti ve­ril­me­ye baş­lan­mış­tır.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Yıl­dız, lüt­fen to­par­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

MEH­MET KE­RİM YIL­DIZ (De­vam­la) - İlaç fi­yat­la­rı ucuz­la­mış, has­ta­ne­ler bü­tün va­tan­daş­la­rı­mı­za açıl­mış, has­ta hak­la­rı ge­liş­ti­ril­miş, sağ­lık­lı bir top­lum için ka­rar­lı adım­lar atıl­mış­tır.

Da­ha et­kin ve ve­rim­li sağ­lık hiz­me­ti sun­ma­yı amaç­la­yan bu de­ği­şik­lik­le­rin ha­yır­lı ol­ma­sı­nı di­li­yor, yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Yıl­dız.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, bir­le­şi­me on da­ki­ka ara ve­ri­yo­rum.

Ka­pan­ma Sa­ati: 17.57

DÖR­DÜN­CÜ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 18.19

BAŞ­KAN: Baş­kan Ve­ki­li Sa­dık YA­KUT

KÂTİP ÜYE­LER: Ya­şar TÜ­ZÜN (Bi­le­cik), Ah­met Gök­han SA­RI­ÇAM (Kırk­la­re­li)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 63'ün­cü Bir­le­şi­mi'nin Dör­dün­cü Otu­ru­mu'nu açı­yo­rum.

1247 sı­ra sa­yı­lı Ka­nun Ta­sa­rı­sı'nın gö­rüş­me­le­ri­ne kal­dı­ğı­mız yer­den de­vam ede­ce­ğiz.

Ko­mis­yon ve Hükûmet ye­rin­de.

Ta­sa­rı­nın 11'in­ci mad­de­si üze­rin­de şa­hıs­la­rı adı­na ikin­ci söz Kü­tah­ya Mil­let­ve­ki­li Ala­et­tin Gü­ven'e ait­tir.

Sa­yın Gü­ven, bu­yu­run. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

ALA­ET­TİN GÜ­VEN (Kü­tah­ya) - Sa­yın Baş­ka­nım, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; gö­rüş­mek­te ol­du­ğu­muz 1247 sı­ra sa­yı­lı Ka­nun Ta­sa­rı­sı'nın 11'in­ci mad­de­si üze­rin­de şah­sım adı­na söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Bu ve­si­ley­le siz­le­ri say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Sa­yın Baş­ka­nım, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; ta­bip­lik, doğ­ru­dan in­san ha­ya­tı­nı ko­nu alan ve çok ti­tiz­lik, dik­kat ve öz­ve­ri ge­rek­ti­ren bir mes­lek. Ta­rih bo­yun­ca, ta­bip­lik, bil­ge­lik­le eş tu­tu­lup, iti­bar­lı bir mes­lek ola­gel­miş­tir. Ta­bip­li­ğin il­gi sa­ha­sı olan sağ­lık, in­san ya­şa­mı­nın en önem­li ko­nu­la­rın­dan­dır. AK Par­ti­nin de öy­le. AK Par­ti İk­ti­da­rı, Tür­ki­ye'nin sağ­lık so­run­la­rı­na neş­ter vu­ra­rak, sağ­lı­ğı sağ­lı­ğa ka­vuş­tur­du ve sağ­lık hiz­met­le­ri­nin ka­li­te­si­ni yük­selt­ti. AK Par­ti İk­ti­da­rıy­la, mil­le­ti­miz, en gür se­siy­le "bü­tün has­ta­ne­ler be­nim" de­me fır­sa­tı­nı ya­ka­la­dı. Has­ta ve has­ta­ne ay­rı­mı son bul­du.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, AK Par­ti İk­ti­da­rı an­ne ve ço­cuk ölüm ora­nı­nı bin­de 20'nin al­tı­na in­dir­mek için pek çok pro­je­yi ha­ya­ta ge­çir­di ve SSK'lı ve ye­şil kart­lı va­tan­daş­la­rı­mı­za ilaç­la­rı­nı di­le­dik­le­ri ec­za­ne­den al­ma ko­lay­lı­ğı­nı sağ­la­dı. 6.300 olan mu­aye­ne oda sa­yı­sı­nı 6.700 ye­ni mu­aye­ne oda sa­yı­sı ila­ve­siy­le ar­tı­ra­rak 13 bi­ne çı­kar­dı.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, ül­ke­miz­de 618 am­bu­lans sa­yı­sı 1.471'e çı­ka­rı­la­rak, am­bu­lans hiz­met­le­rin­den üc­ret alın­ma­sı kal­dı­rıl­dı. He­kim­le­ri­mi­zin yüz­de 55'inin tam za­man­lı ola­rak ka­mu­da ça­lış­ma­la­rı sağ­lan­dı. Has­ta ve ce­na­ze re­hin ola­yı ta­ri­he ka­rış­tı.

Sa­yın Baş­ka­nım, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; gö­rüş­mek­te ol­du­ğu­muz ka­nun ta­sa­rı­sıy­la sağ­lık sis­te­mi­mi­zin iş­le­yi­şin­de gö­rü­len ba­zı önem­li ak­sak­lık­la­rın gi­de­ril­me­si he­def­len­miş­tir. Ge­nel ola­rak, bu ka­nun ta­sa­rı­sıy­la, he­kim­le­re zo­run­lu ma­li so­rum­lu­luk si­gor­ta­sı ge­ti­ril­me­si, ya­ban­cı he­kim­le­rin ül­ke­miz­de ça­lı­şa­bil­me imkânı­na ka­vuş­ma­sı, rad­yas­yon­la ça­lı­şı­lan iş­ler­de Av­ru­pa Bir­li­ği­nin bi­lim­sel stan­dart­la­rı­na ula­şıl­ma­sı…

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (Or­du) - Bi­zim­ki bi­lim­sel de­ğil mi? Hay­ret ya!

ALA­ET­TİN GÜ­VEN (De­vam­la) - …tıp­ta uz­man­lık eği­ti­miy­le il­gi­li ye­ni dü­zen­le­me­ler ya­pıl­ma­sı, söz­leş­me­li sağ­lık per­so­ne­li­nin ça­lış­ma­la­rın­da gö­rü­len ak­sak­lık­la­rın gi­de­ril­me­si amaç­lan­mış­tır.

Bi­lin­di­ği gi­bi, sağ­lık hiz­me­ti su­nu­mun­da per­so­nel sı­kın­tı­sı­nı aşa­bil­mek için söz­leş­me­li sağ­lık per­so­ne­li uy­gu­la­ma­sı­na ge­çil­miş­ti. Bu per­so­ne­lin üc­ret­le­ri­nin dö­ner ser­ma­ye­den kar­şı­lan­ma­sı esa­sı ge­ti­ril­miş­se de, dö­ner ser­ma­ye ge­lir­le­ri­nin sa­bit ol­ma­ma­sı ne­de­niy­le za­man için­de ma­aş öde­me ko­nu­sun­da sı­kın­tı­lar ya­şan­mak­ta­dır. Bu ne­den­ler­le, söz­leş­me­li sağ­lık per­so­ne­li­nin üc­re­ti­nin ge­rek­ti­ğin­de ge­nel büt­çe­den de kar­şı­la­na­bil­me­si zo­run­lu­luk hâli­ne gel­miş­tir. Böy­le­ce, hiz­met ge­rek­le­ri ba­kı­mın­dan ya­pı­lan bu dü­zen­le­mey­le ya­şa­nan sı­kın­tı­lar gi­de­ril­miş ola­cak­tır.

Bu dü­zen­le­me­nin ül­ke­mi­ze, sağ­lık ça­lı­şan­la­rı­na ha­yır­lı uğur­lu ol­ma­sı­nı di­ler, yü­ce Mec­li­si­mi­ze ve de­ğer­li mil­le­ti­mi­ze se­lam ve say­gı­lar su­na­rım. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Gü­ven.

Mad­de üze­rin­de on da­ki­ka sü­rey­le so­ru-ce­vap iş­le­mi ya­pı­la­cak­tır.

So­ru sor­ma sü­re­si beş da­ki­ka­dır. Her sa­yın mil­let­ve­ki­li­nin so­ru sor­ma sü­re­si ise bir da­ki­kay­la sı­nır­lan­dı­rıl­mış­tır.

Sa­yın Işık…

---

**Kaynak gösterme:** Alim Tunç (AK Parti, Uşak). “Sağlık hizmetleri temel kanunu, sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair (s.s.1247)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-tunc-22-2007-02-14-saglik-hizmetleri-temel-kanunu-saglik-personelinin-tazminat-ve-calism (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
