# İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Arslan Kabukcuoğlu (İYİ Parti, Eskişehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim
- **Tarih:** 30 Mart 2021
- **Gündem:** İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=96422
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/arslan-kabukcuoglu-27-2021-03-30-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle

> Arslan Kabukcuoğlu (İYİ Parti), 30 Mart 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 523 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İYİ PARTİ GRUBU ADINA ARSLAN KABUKCUOĞLU (Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; parti grubumuzun Covid-19 pandemisi tedavisinde ülkemizin neden yetersiz kaldığını ortaya çıkarmak için verdiği önerge hakkında söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Hastalıklara çare bularak insan ömrünü uzatan pek çok yöntem vardır; bunların hepsinde, ikisi hariç diğerlerinin üzerinde az çok bir spekülasyon vardır. Üzerinde spekülasyon olmayan iki tedaviden birincisi temiz su, diğeri ise aşıdır. Aşı yapımına ilişkin ilk bilgi, İstanbul’daki İngiltere Büyükelçisinin eşi Leydi Mary Montagu’nun 1721’de yazdığı “Çiçek hastalığına karşı aşı denen bir şeyin uygulandığı” şeklindedir.

Pasteur, zamanın devlet başkanlarından aşı bulunması için, aşı üretilmesi için yardım istemiştir; bunlardan Osmanlı padişahı II. Abdülhamid konuyla ilgilenmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nda kuduz, difteri, çiçek, kızıl serumu, tifo, kolera, dizanteri, veba aşıları üretilmiştir. 1928’de Hıfzıssıhha Enstitüsüyle aşı merkezîleştirilmiştir, aşı ihracatı da yapılmaya başlanmıştır. 1940’ta Kolera salgını için Çin’e aşı bağışında bulunulmuştur. 1996’dan sonra aşı üretimi azalmaya başlamıştır, Hıfzıssıhha kurumu ise 2011 yılında tamamen kapatılmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü Covid-19 pandemisini 11 Mart 2020 tarihinde ilan etti, dünyanın farklı ülkelerinde pandemiye karşı tedbirler arandı. Enfeksiyonların ve hastalıkların çözümünde ilaç ve aşı majör iki çözümdür. İlaç uzun zaman almakta, hastalarla tek tek uğraşılmaktadır; aşı kökten çözüm getiren radikal bir yöntemdir, aşıya karşı hastalıklarda direnç gelişmez. Bu hâliyle aşı ilk tercih nedeni olmaktadır.

Ülkemizde ise pandeminin ilanından sonra, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu desteğiyle, Covid-19 Türkiye çatısı altında 25 farklı üniversite, 8 kamu araştırma kurumu ve 8 firmadan yaklaşık 250 bilim insanı aşı ve ilaç geliştirme çabalarına başladı. Bu çalışmalar TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Başkanı tarafından açıklandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanının emriyle bürokrasinin kaldırıldığı ve ihtiyaç duyulan maddelerin derhâl temininin sağlandığı açıklandı.

Covid-19 aşısına dünyada 80 klinikte çalışmaya başlanmış, 23 tanesi final evresine ulaşmıştır. En az 77 klinik öncesi araştırma hayvanlar üzerinde aktif çalışmaya alınmıştır. 2 üniversitemizde aşı çalışmalarında epey ilerlendiği belirtilmiş olsa da sonuç alınamamıştır. Dünyada şu anda uygulamaya konulan 8 çeşit aşı vardır. Sonuç olarak, ülkemizde ilaç ve aşı üretimini yapabilecek, 84 milyondan süzülüp gelen bir insan gücü vardır.

Ülkemizde her yıl ortalama 2,5 milyon öğrencimiz üniversite sınavına girmekte ve bunlardan 16.500’ü tıp fakültelerine girmektedirler. Ocak 2021 itibarıyla 174.443 hekimden 20 bin kadarı akademik personeldir. Ayrıca, biyolog, eczacı, kimyager ve genetikçilerin sayısı net bilinmemekle beraber, aşı gibi çalışmalarda bulunabilecek binlerce yetişmiş personelimiz vardır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin her türlü maddi desteği ortaya koymuş olduğunu yetkililerin yapmış olduğu açıklamalardan anlıyoruz. Dünya 8 aşıyı insanların hizmetine verirken ülke olarak aşı yarışında onları geçip sonuç alamadığımız ortadadır. Ülkemizde un, yağ, şeker vardır ancak helva yapılamamıştır.

Hastalıkla geçen her gün, kaybedilen bir candır, imdat çığlıklarıdır. Bu imdat çığlıkları esnafındır, işçinindir, Türk milletinin çığlığıdır. Konunun muhatabı ve muhatapları her kimse çıkmalı ve Türkiye Cumhuriyeti’nde niye aşının yapılamadığını ya da niye ilacın yapılamadığını Türk vatandaşlarına açıklamalıdır.

SARS-CoV-2 henüz alt edilememiştir. Ancak bu tür pandemiler için Covid ne ilk ne de son olacaktır. Bu tür enfeksiyonlarla ilerleyen zamanda yine karşılaşmamız mümkündür. Ülkeler için sağlık, en başta gelen stratejik bir konumdur. Bir ülke sağlık bakımından, insanların sağlığını korumak için etkili ve yeterli güce sahip değilse başka ülkelerin kontrolüne girebilir. Çin’le yapılan aşı bağlantılarında Uygur Türklerini ilgilendiren suçluların iadesi anlaşmasının ileri sürülen şart olması resmî makamlarca teyit edilmemekle birlikte son derece üzücüdür.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Arslan Kabukcuoğlu (İYİ Parti, Eskişehir). “İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/arslan-kabukcuoglu-27-2021-03-30-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=96422

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
