# Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Asım Aykan (AK Parti, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim
- **Tarih:** 2 Temmuz 2003
- **Gündem:** ÇEŞİTLİ.KAN.VE MALİYE BAK.TEŞKİLAT VE GÖR.HAK.KHK DEĞ.YAP.HK.KANUN.TAS.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/asim-aykan-22-2003-07-02-cesitli-kan-ve-maliye-bak-teskilat-ve-gor-hak-khk-deg-yap-hk-kanun-tas

> Asım Aykan (AK Parti), 2 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ.KAN.VE MALİYE BAK.TEŞKİLAT VE GÖR.HAK.KHK DEĞ.YAP.HK.KANUN.TAS.); konuşma 624 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ASIM AYKAN (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; yasa tasarısının 1 inci maddesi görüşülürken, bir iki önemli konuyu bu vesileyle ifade etmek istiyorum.

Bir ülkenin görüntüsünü birinci derecede etkileyen, kentlerdir, yani şehirlerdir, medeniyetin göstergesi de şehirlerdir. Siz, yurtdışına, bir ülkeye gittiğiniz zaman, oranın idarî sistemine bakmazsınız, bakacağınız ilk şey şudur: Havaalanındaki tertip, düzen nedir, sizi nasıl karşılıyorlar, hangi düzenle şehre çıkıyorsunuz, şehre çıkarken hangi yoldan gidiyorsunuz, parkıyla, bahçesiyle, düzeniyle, tertibiyle, boyasıyla, nasıl bir kente gidiyorsunuz... Eğer, orada olumsuzluk varsa, o ülke hakkında bir kanaatiniz olur; burası medenî bir ülkedir veya değildir diye. Bir de, kurallara uyuyor mu, uymuyor mu diye bakarsınız; bu, belirleyicidir. Yani, medeniyet, imar ve kuralla yakından irtibatlıdır.

Şimdi, bunu niye söylüyorum; bizim kentlerimizin etrafında ya vatandaşın arazisi vardır veya hazine arazisi vardır; fakat, biz, bu bölgeleri planlamadığımız için, kentlerimizin etrafı şu anda elden gidiyor. Bir planlı bölge, hemen, planlı bölgenin yanında ya planlanmamış, üzerinde gecekonduların bulunduğu hazine arazisi var veya şahıs arazisi var; vatandaş bildiği gibi bina yapıyor. 250 metrekareyi geçmeden 2 katlı bina yapması gerekirken, 10 katlı bina yapıyor. Bizim mevzuatımıza göre, belediye sınırlarının dışında olan alanlar için, vilayetin 250 metrekare ve 2 katı geçen yerleri yıkması gerekiyor; ama, bana, Türkiye'de, bir tane yıkılan yer gösterin, neresi var; yoktur. O zaman ne oluyor; hemen belediye sınırlarının bittiği yerde, mücavir saha imkânı da olmadığı için, karışık, ne olduğu belli olmayan, boyasız, dökülmüş, arada 5 metre yol mesafeli ucube alanlar ortaya çıkıyor veya hazine arazisi ise gecekondu işgalleri ortaya çıkıyor ve kentlerimiz rezil oluyor. Sonra diyoruz ki: Biz, Avrupa Birliğine gireceğiz... Bu kentlerle beraber Türkiye'nin Avrupa Birliğine girmesi mümkün değil.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Girmek için satmak lazım!

ASIM AYKAN (Devamla) - Hayır, planlamak lazım, akıllı davranmak lazım.

Şimdi, mücavir saha olmayan yerlerde belediyeler plan yapamazlar; ya belediye sınırları içinde olacak veya mücavir saha olacak. Şimdi, mücavir saha olması için ne yapıyoruz biliyor musunuz; önce köyden karar çıkıyor, daha sonra belediye meclisinden geçiyor, sonra vilayete yazıyoruz, daha sonra Bayındırlık Bakanlığına geliyor, Bakanlık müsaade ederse orası planlanabiliyor. Böyle bir mantık olabilir mi arkadaşlar, böyle bir anlayış olabilir mi! Bakanlık istemezse, orası köy gibi kalacak, vatandaş bildiği gibi inşaat yapacak. Dolayısıyla, meseleye, bu tasarının mantığıyla bakarsak, hazine arazilerindeki bu işgaller planlama kültürüne kavuştuğu için fevkalade önemlidir. Hemen, buna ilaveyle, özel şahısların olduğu yerdeki arazilerde de kısa zaman içerisinde, vakit geçirmeden, mücavir sahaların belediyeye katılması konusunda köy kararı, belediye meclisi kararı ve vilayet kararını yeterli görmemiz ve merkezî idarenin, Bayındırlık Bakanlığının müsaadesine ihtiyaç duymamamız gerekiyor.

Bu vesileyle, SİT alanları konusunda da bir hususu ifade etmek istiyorum.

Arkadaşlar, Türkiye'de -belki tasarının ruhuyla birinci derecede ilgili değil; ama, bu vesileyle, bu konuyu bütün Meclisimizle paylaşmak istiyorum- birçok alan lüzumsuz yere SİT alanı yapılmıştır, gereksiz yere SİT alanı yapılmıştır.

Çok net bir tablo sunayım size: Ben Trabzon Belediye Başkanıyken, şehrimizin hemen girişinde, yaklaşık 50 000 000 dolarlık yabancı sermayeli bir yatırımı planladık. Belediye Meclisinde kararı çıkardık. Korumu kurulu, anıtlar kurulu toplantı yaparak "bu bölge, Yunan yazarı Ksenophon'un Anabasis adlı eserinin konusu olan, ricat eden onbinlerin denizden karaya çıktığı yerdir" diye karar aldı. Böyle bir şey duydunuz mu?! Tam Temel fıkrası!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın efendim.

Buyurun.

ASIM AYKAN (Devamla) - Sonra, burası, hem doğal SİT alanı ilan edildi hem de tarihî SİT alanı ilan edildi. Tarihçi profesör arkadaşlarımızın itirazı üzerine, tarih kararını kaldırdılar. Daha sonra, biz itiraz ettik, ilgili arkadaşlarımız itiraz ettiler; yargı, kararı bozdu. Kendi kararlarını ikame etmek için, yandaki bölgeyi SİT alanı ilan ettiler, anılan bölgeyi de etkileşim alanına dönüştürdüler; yani, bir şekilde, biz, size bu binayı burada yaptırmayacağız mantığını götürdüler.

Bu tasarı vesilesiyle, koruma kurullarının da bundan sonra, kararlarını verirken objektif karar vermeleri istikametindeki düzenlemeleri getirmemiz gerekir; yoksa, bu mantık, hem ülkeye yatırımları engelliyor hem de birçok insanı mağdur ediyor.

Bu vesileyle düşüncelerimi paylaştım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Asım Aykan (AK Parti, Trabzon). “Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 2 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/asim-aykan-22-2003-07-02-cesitli-kan-ve-maliye-bak-teskilat-ve-gor-hak-khk-deg-yap-hk-kanun-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
