# Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulması hakkındaki kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi (s.s.:462)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atila Emek (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim
- **Tarih:** 3 Mart 2010
- **Gündem:** ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNİN HALKOYUNA SUNULMASI HAKKINDAKİ KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S.:462)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atila-emek-23-2010-03-03-anayasa-degisikliklerinin-halkoyuna-sunulmasi-hakkindaki-kanunda-degis-3

> Atila Emek (CHP), 3 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNİN HALKOYUNA SUNULMASI HAKKINDAKİ KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S.:462)); konuşma 895 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ATİLA EMEK (Antalya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 462 sıra sayılı Teklif’in 3’üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Grubum ve şahsım adına yüce Meclis saygıyla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, teklifin 3’üncü maddesi, yürütme maddesidir. Teklif, Anayasa’da yapılacak olan değişikliklerin halk oylamasına sunulması hâlinde Yasa’da var olan yüz yirmi günlük süreyi altmış gün, yabancı ülkelerdeki vatandaşlarımızın halk oylamasına katılması için kırk gün olan süreyi de yirmi gün olarak değiştirmektedir.

Sayın milletvekilleri, bu teklife ve Komisyon Raporu’na karşı vermiş bulunduğumuz muhalefet şerhinde açıkladığımız üzere, demokrasi, çoğunluğun egemen olduğu bir yönetim olmakla beraber bu durum azınlığın temel hak ve özgürlüklerini bertaraf etme gerekçesi olamaz, olmamalıdır. Demokrasi, belli bir çoğunluğun yönetimi olmakla beraber azınlığın hakları çoğunluğun iyi niyetine bırakılamaz. Demokrasilerde esas olan, çoğunluk-azınlık çatışmasının önlenmesidir. Demokrasinin üstün ve bariz olan yönü, tahammüllü tartışma zemini ve adalet duygusunu yaratmaktır.

Değerli milletvekilleri, bu ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, anayasal bir kurum olan referandumun istisnai olarak uygulanması gerektiği inancındayız. Referandumun çerçevesi, hangi konu ve amaca hizmet edeceği net olarak ifade edilmelidir. Temel hak ve özgürlüklerin sadece devlete karşı korunması yetmez, çoğunluğa karşı da korunması gerekir, zira çoğunluğun temel hak ve özgürlükleri tanımaması, yok etmesi kabul edilemez; bu takdirde, demokrasinin varlığından söz edilemez.

Sayın milletvekilleri, günümüz Türkiye’sinde toplumsal ayrışmanın ve çatışmanın her alanda zirveye ulaştığı bir yönetim süreci, anayasal kurumların kimilerine göre çatışma içine girdiği ve biz Cumhuriyet Halk Partisine göre ise anayasal kurumların saldırıya uğradığı bir dönemi yaşıyoruz. Türkiye’miz AKP İktidarında iyi yönetilmediği için toplumun bütün kesimlerinde siyasi, sosyal ve ekonomik sıkıntılar had safhaya ulaşmış, işsizlik, yoksulluk insanları canından bezdirmiş, insanımız geleceğe olan umudunu ve güvenini kaybetmiştir. AKP İktidarı “açılım” adı altında ülkeyi ve toplumu çatışmaya, umutsuzluğa ve karamsarlığa sürüklemiştir.

Sayın milletvekilleri, AKP’nin sekiz yılı aşkın iktidar dönemini milletimizle beraber yaşadık. 2002’de “3Y” formülüyle iktidar olan AKP, bugün “3Y” ile bütünleşti; ülkede yoksulluğun, yolsuzluğun ve yasakların artarak devam etmesinin nedeni hâline geldi. AKP sözcülerinin ağızlarından düşmeyen fakir fukara, garip gureba kaderlerine terk edildi. AKP İktidarı, yarattığı kendi zenginleri ve yandaşlarıyla bir mutluluk tablosu sergiledi. Bir eli yağda, bir eli balda olan iktidar çevrelerinin mutlu yaşamlarındaki kesitler ile halkın günlük yaşamındaki çektiği sıkıntılar ve acı gerçekler gizlenemez boyuta geldi.

Değerli milletvekilleri, böyle bir ortamda, AKP İktidarı, halkın sıkıntılarını çözmek yerine toplumsal sözleşme olan Anayasa değişiklikleriyle yeni gerginlikler, çatışmalar yaratarak toplumdaki işsizliğin, aşsızlığın, çaresizliğin üstünü örtmek ve gündem değiştirmeye çalışmaktadır, ancak AKP çevreleri, gidilecek bir referandumda siyasi iktidarın perişan ettiği halkımızdan gerekli desteği bulamayacağını görecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; anayasalar uzlaşıyla ve toplumun bütün kesimlerinin katkılarıyla düzenlenen toplumsal, ana sözleşmelerdir. AKP İktidarı, uzlaşıdan uzak, kendine göre ortaya koyduğu gündemleri Parlamentoya ve topluma dayatma anlayışını sürdüregelmiştir, bu teklifin altında yatan da bu anlayıştır.

AKP, uzlaşmaz tutumunun yanında toplumda ve kurumlarda gerilime neden olmaktadır. AKP sözcüleri son günlerde yargıya saldırmakta, “Yargı yürütmeye müdahale etmemeli.” ifadelerini dillerinden düşürmemektedirler. Oysa yargı, Anayasa’nın 125’inci maddesinde açıkça ifade edildiği üzere “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.” hükmü uyarınca görevini yapmaktadır.

Sayın milletvekilleri, yargının Anayasa’dan doğan idarenin işlemlerine karşı denetim hakkına karşı çıkan AKP sözcülerinin, yetkileri olmadığı hâlde, AKP İktidar sorumlularının yargı mensuplarına yön vermek ve yürütülmekte olan soruşturmalara müdahale etmelerine ne demeli? Devri iktidarınızda yargıyı yıprattığınız gibi, siyasallaştırma konusunda da gayretlerinizi sürdürdünüz. Özelleştirme mağduru Tekel işçilerinin iki ayı aşkın bir zamandan beri Başkentin ortasında, kışın en soğuk günlerinde, çoluk çocuklarından ayrı, sağlıkları tehdit ve tehlike altında, hak arama uğraşlarını görmeyen, haklı taleplerini dikkate almayan AKP İktidarının anlayışına yargı “Dur” demiş, hak arayan Tekel işçilerine haklarını elde etme yolunda zaman ve umut vermiştir.

Değerli arkadaşlarım, toplumda yoksulluk, yolsuzluk had safhaya ulaşmış, toplumun her alanında AKP İktidarının yanlış uygulamaları ayrışmaya ve çatışmaya zemin hazırlamış, bin bir emekle okutup yetiştirdiğimiz, ülkenin geleceği olan gençlerimiz işsiz ve çaresiz, geleceğe olan umutlarını yitirmişlerdir. Böyle bir ortamda, AKP İktidarı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun’da değişiklik yapan teklifi Parlamento gündemine getirmiştir. Bunun arkasında yatan dayatmacı bir anlayışla AKP, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, Anayasa Mahkemesinin, Danıştayın yapısında ve üye seçiminde değişiklikleri sağlayacak Anayasa değişikliğini gündeme getirmeyi amaçlamaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP İktidarı, devlet imkânlarıyla medya alanında yaptığı ve yarattığı yandaş medya anlayışını yargıda da mı yapmak istemektedir? İşte, bunu yapamazsınız. Ne kadar müdahale ederseniz ediniz, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını ortadan kaldıramazsınız. Yargı herkes için güvencedir, Meclisin raflarında duran soruşturma dosyalarında yargılama hakkı bekleyenler için de bir güvencedir.

Yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak dokunulmazlığın kürsü dokunulmazlığıyla sınırlandırılmasını milletimize verilmiş bir söz olarak bu yüce Parlamentoda hep dile getirdik, AKP olarak buna yanaşmadınız. Milletin Meclisinin suçluların sığınak yeri olmaktan çıkartılması için Meclisteki dokunulmazlık dosyalarının ele alınıp haklarında fezleke bulunan kişilere yargılama haklarının verilmesini talep ettik, çoğunluğunuza dayanarak bunları reddettiniz. Gün geldi sözcüleriniz “Yargıya güvenmiyoruz.” dediler. Şimdi bütün bunlar için ve gelecekteki yargılama süreçlerinde güveneceğiniz yargıyı yaratmak, medyada olduğu gibi yandaş yargı oluşturmak için mi bu teklifin arkasından Anayasa değişiklik paketini gündeme getirmeyi planlıyorsunuz?

Değerli milletvekilleri, 2007 yılında AKP’nin sivil anayasa için oluşturduğu bilim kurulunda görev alan Sayın Profesör Serap Yazıcı bakın ne diyor: “Türkiye çok karanlık bir tünelden geçiyor. Toplumdaki hoşgörüsüzlük, kutuplaşma iki yıl öncesine göre çok daha arttı. Bana göre bu ortamda bırakın yeni anayasayı kira kontratı bile yapılamaz, hatta böyle bir girişim yeni çatışmalar doğurmaya neden olur.”

HAYDAR KEMAL KURT (Isparta) – Ne zaman söyledi onu?

ATİLA EMEK (Devamla) – Değerli milletvekilleri, teklifin arkasındaki hesapların ve Anayasa değişikliği hayallerinin ülkenin ve milletin hayrına değil, AKP’nin özel hesaplarına uygun düştüğü anlaşılmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Atila Emek (CHP, Antalya). “Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulması hakkındaki kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi (s.s.:462)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 3 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atila-emek-23-2010-03-03-anayasa-degisikliklerinin-halkoyuna-sunulmasi-hakkindaki-kanunda-degis-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
