# Sağlık harcamalarına ve kdv tahsilatına ilişkin(6/572)soru önegesi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Başoğlu (Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim
- **Tarih:** 11 Mayıs 2004
- **Gündem:** SAĞLIK HARCAMALARINA VE KDV TAHSİLATINA İLİŞKİN(6/572)SORU ÖNEGESİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-basoglu-22-2004-05-11-saglik-harcamalarina-ve-kdv-tahsilatina-iliskin-6-572-soru-onegesi

> Atilla Başoğlu, 11 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK HARCAMALARINA VE KDV TAHSİLATINA İLİŞKİN(6/572)SORU ÖNEGESİ); konuşma 1.385 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ATİLLA BAŞOĞLU (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, ülkemizin madenleri ve madencilik politikası konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeye desteklerinizi istemek için söz alacaktım. Ne yazık ki, bu önergeyi vermemizin üzerinden geçen süre, hazırlanmasında taşınılan endişeleri haklı çıkarmış ve o gün araştırılıp düzenlenmesi zorunlu olan suiistimalleri yasal zeminlere oturtmuştur.

Diyecektik ki, coğrafyamız üzerindeki oyunlara madenler penceresinden bakalım; yabancı ortaklar maskesinde yerli uzantıları eliyle teknoloji getirmeksizin, istihdam yaratmaksızın, fatura hileleriyle vergi dahi vermeksizin ucuza kapatılan maden varlığımızı görelim; soygunu tespit ederek, bir ulusal maden politikası geliştirelim; ancak, Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesiyle, Medenî ve Siyasî Haklar Sözleşmesiyle ve en önemlisi, yakında bu Mecliste kabul görecek, kabul edilecek maden tasarısıyla, önergemiz, pişmanlıkların tespitinden öteye gitmeyecektir.

Kızılderililerin, dünyanın en değerli arazileri arasında sayılan Manhattan Adasını göçmenlere ne karşılığında verdiklerini bilir misiniz; 24 dolar değerinde incik boncuk. Ne kadar acı, değil mi... Peki, bu hatayı yapan yerliler, bugün, o topraklarda efendi midir yoksa köle mi?! Bu hadiseyi şaşkınlıkla dillendirdiğimiz gibi, gelecek kuşaklar, madenlerimizi bir hiç karşılığında ellerimizden kaçırışımızın hikâyesini anlatmayacaklar mı?!

Arkadaşlar, yeraltı kaynakları yenilenemez ve onlarsız sanayileşme düşünülemez. Gelişmiş ülkeler, yüzyılın başından beridir sürdürdükleri üretimle, kaynaklarının çoğunu tüketmişlerdir. Madenlerinin ham olarak satılmasını uzun bir süre önce yasaklayan bu devletler, ihtiyaçlarını, gelişmemiş yahut azgelişmiş ülkelerden karşılamaktadırlar. Boksit, manganez, barlit, asbest, grafit, platin grubu elementlerde, krom, çinko, nikel, titanyum, antimon gibi 40'a yakın madende, Amerika Birleşik Devletleri yüzde 65 ile yüzde 100 arasında, Japonya ve Avrupa da tamamına yakın dışa bağımlıdırlar. Hal böyleyken, ister istemez, insanlığın aklına bir soru geliyor: Hammaddede dışa bağımlı bu ülkeler, toprakları zengin Türkiye'nin, kaynaklarını kendisi kullanarak kalkınmasını kabullenirler mi?! Hepinizin bildiği gibi, ceylanı miski için vururlar.

Dünyada büyük bir güç mücadelesi devam ederken, dostluklar ve düşmanlıklar, tarihten gelen hatıralarla değil, sadece menfaatlarla oluşturulurken, tüm iyi niyetimizle kucakladığımız dostlarımızın parmaklarının sırtımızda bıçak sokacakları yeri aradıkları çok olmuştur.

Topraklarımızda 1850'lerden sonra tek bor üreticisi olarak Borax Consolidated firmasını görmekteyiz. 1950'lere kadar çok meşgul olmadığı bor rezervlerinin ülkemizde tükendiğine dair bir raporu Türk Hükümetine veren firma yetkilileri, madencilerimizin 150 tonluk rezervi tespit etmeleri sonrasında, Maliye Bakanlığındaki mevcut raporlarında şu fikirleri savunurlar: "Türk mineralleri, endüstri alanında rekabetten yoksundur. Türkiye, yalnız, ham cevher ihracatından küçük bir kapasiteyle istifade edebilir." Sonraki yıllarda, birden bora ilgisi artıveren, rafineri kurmak sözüyle Türk ortakları bularak Türk Boraks AŞ'yi kuran bu şirket, yatırım yönünden bir adım atmaksızın faaliyetlerine devam ettiği için 1963 senesinde kapatılmıştır.

1963'te, başka bir İngiliz şirketi olan Rio Tinto, bir başka raporu hükümete sunar. Bu rapora göre, bor minerallerimiz tükenmiştir ve en çok 20 000 ton satış şansımız vardır. Raporda "Türkiye'de, en çok 3 firma, 60 000 ton üretim yapabilir. Avrupa piyasasına yalnız borikasit üretimi için sadece bor cevheri verebilir. Avrupa piyasasının borikasit üretimi, sadece 45 000 tona karşılık gelen 30 000 ton bor cevheriyle sabittir. Zararına Bor endüstrisi kurulabilir; 3 000 tonluk rafineri, ancak sübvansiyonla yaşatılabilir. Türkiye'nin bor rezervine Borax Consolidated ortak edilirse, bor endüstrisi kurulabilir; ancak, Avrupa endüstrisinden Türk bor cevheri kullananlar fiyat rekabetiyle Amerikan cevherine dönerlerse, bu saha kaybedilebilir. Amerikan rekabeti üzerimize çekilmemelidir. Amerikan boru sodyumlu, Türk boru ise kalsiyumludur. Bu, Türk cevherinin rekabet imkânını ortadan kaldırır" demektedirler. Gördüğünüz gibi, birbirleriyle gayet güzel paslaşmaktadırlar.

1970'li yıllarda Etibank, Elazığ'da bulunan kromit yataklarını işletmek gayretiyle Alman Krupp firmasından teklif ister. Alman Büyükelçisi, Etibank Genel Müdürü Münir Tanyelioğlu'na gider "ferrokrom fabrikası kurmak üzere Krupptan teklif almışsınız. Bu teşebbüsünüz yanlıştır. Ferrokrom üretmeye başlarsanız, bize, krom cevheri ihraç etmez olursunuz, rekabete başlarsınız, dostluğumuza gölge düşer" der ve yatırımı engellemeye çalışır.

Ne dostluk değil mi?! Aynı güzellikte devam ediyor; tıpkı nalıncı keseri gibi hep kendilerine yontuyorlar! Bu önemli tesisimiz, ancak Japonya'nın temaslarıyla sağlanan kredi ve teknolojiyle kurulur.

Çinkur, 28 Mart 1996'da, blok satış yöntemiyle, İranlılarca kurulan bir şirkete 14 000 000 dolara satılarak özelleştirilir. İranlılar, satış sözleşmesinde yer alan "işletme en az üç yıl süreyle kapatılmayacak" hükmünün üzerinden üçbuçuk yıl geçtikten sonra fabrikayı kapatırlar ve 400'e yakın işçinin işine son verirler; kıdem tazminatlarını, Maliyeye, SSK'ya, bankalara ve piyasaya yaklaşık 70 000 000 dolar borcu ödemezler. Şirket, 100 dolarlık İran malı bir hammaddeyi, paravan şirketler kanalıya 300 dolara Türkiye'ye ithal ederek 38 000 000 doları yurt dışına kaçırır. Sonuçta, 65 000 000 dolarlık borçla ülkeyi terk eder. Böylelikle, Türkiye, tek çinko tesisi yok edilerek tamamen dışa bağımlı bir hale getirilir; milyonlarca dolar yurt dışına akar.

Çinkur'un çinko ruhsat sahaları ise, Cominco isimli bir yabancı şirkete geçer. Bu şirketse, altın varlığı işletme hakkını 7 000 000 dolara Rio Tintoya satar.

En önemlisi, İran, Kayseri'deki bu tesisi kopya eder, 27 000 tonluk üretim kapasitesine sahip bir çinko tesisini kendi ülkesinde kurar ve Kayseri'deki tesisi kapatarak ülkemizi bu tesise, yani, kendi ülkesindeki tesise pazar haline getirir.

Değerli arkadaşlarım, önergemiz, verildiği tarihte, yabancı şirketlerin, 100 000 kilometrekarelik bir alanın işletim imtiyazı hakkını ele geçirdiklerini; Türk ortakları vasıtasıyla ham bor rezervlerini, ucuza, fatura hileleriyle yok denecek vergilerle yurt dışına çıkarmakta olduğunu tespit ederek yeni bir yol çizmeyi amaçlamaktaydı. Ancak, son düzenlemelerle bu gizli işler, artık, açıktan yapılır hale gelmiştir.

5.6.2003 tarihli Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununun 5 maddesiyle, yabancı yatırımcıların doğal kaynakların aranması ve çıkarılmasına ilişkin hakları doğrudan yabancı yatırım kapsamına alınmış ve onlar yerli yatırımcılarla eşit muameleye tabi tutulmuş; yatırımların kamu yararı gerektirmedikçe ve karşılıkları ödenmedikçe kamulaştırılamayacağı veya devletleştirilemeyeceği; faaliyet ve işlemlerinden doğan net kâr, temettü, satış, tasfiye ve tazminat bedelleri, lisans yönetim ve benzeri anlaşmalar karşılığında ödenecek meblağlar ile dış kredi, anapara ve faiz ödemelerini bankalar veya özel finans kurumları aracılığıyla yurt dışına serbestçe transfer edebilecekleri; kurdukları veya iştirak ettikleri şirketlerin, Türk vatandaşlarının edinimine açık olan bölgelerde taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı aynî hak edinmelerinin serbest olduğu; özel hukuka tabi olan yatırım sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü ile yabancı yatırımcıların idareyle yaptıkları kamu hizmeti imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden kaynaklanan yatırım uyuşmazlıklarının çözümlenmesi için, görevli ve yetkili mahkemelerin yanında, millî veya milletlerarası tahkim ya da diğer uyuşmazlık ve çözüm yollarına başvurulabileceği düzenlenmiştir.

Diğer taraftan, 3213 sayılı Maden Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının 4 üncü maddesiyle "Madencilik yatırımları, bulunduğu bölgeye bakılmaksızın devletin uyguladığı tüm teşviklerden en üst seviyede yararlandırılır" uygulaması yasalaşacaktır. Bu değişikliği 5084 sayılı Teşvik Yasasıyla birleştirdiğimizde ise söz konusu şirketler, 5 vergilendirme dönemi Gelir ve Kurumlar Vergisinden muaf tutulacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Başoğlu.

ATİLLA BAŞOĞLU (Devamla) - Bu süre sonunda, işyerlerinden elde ettikleri kazançları üzerinden hesaplanan Gelir ve Kurumlar Vergisinden, 10 işçi çalıştıranlarda yüzde 40, 51 ve fazla çalıştıranlarda yüzde 60, 11 ila 50 işçi çalıştıranlar için uygulanacak indirim oranı yüzde 40 oranına her 1 işçi için 0,5 puan eklenmek suretiyle hesaplanacak,

Çalışan işçilerden stopaj yoluyla kesilen, beyan edilerek tahakkuk ettirilen Gelir ve Damga Vergileri, beyanname verme süresini izleyen ikinci yılın aynı döneminde ödenecek; işlemlerde vergi, resim ve harç istisnası uygulanacak,

Ayrıca, kanunda sayılan teşvik belgeli yatırımlar da, Veraset ve İntikal Vergisi, Damga Vergisi, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, Emlak Vergisi ve harçlar ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununa göre alınan vergi, resim, harçlardan müstesna olacak,

İşyerinde çalışan işçilerin Sosyal Sigortalar Kanununun 72 ve 73 üncü maddeleri uyarınca prime esas kazançları üzerinden tahakkuk ettirilecek primlerin işveren hissesi Hazinece karşılanacak,

Gerçek ve tüzelkişilere, 10 kişilik istihdam öngörülen teşvik belgeli yatırımları için, Hazineye ait arazi ve arsaların mülkiyeti bedelsiz devredilecek,

Elektrik ücretleri yüzde 50 indirimli olarak tahsil edilecek,

Yasa kapsamındaki iller dışında yatırım yapacak yatırımcı, aynı kapasite ve istihdam ölçeğinde bir yatırımı yapmaları durumunda, yasanın verdiği tüm indirim ve teşviklerden, diğer yatırımı için de faydalanacak,

Ürettikleri mal ve hizmetlerden KDV alınmayacak,

Devlet Demiryolları navlun ve yolcu ücretleri yüzde 50 oranında indirimli uygulanacak,

Devlete ait yarım kalmış yatırımlar ve atıl durumdaki tesisler, ihale yoluyla, en fazla istihdam sağlamayı taahhüt eden yatırımcıya otuz yıl süreyle ücretsiz tahsis edilecek,

Bankaların ulusal ölçekte toplamış oldukları mevduatın yüzde 4'ü ortalama finansman maliyetleri üzerinden yatırım ve işletme kredisi olarak kullandırılacaktır. Çok güzel, değil mi?!

Arkadaşlar, bu düzenlemeler karşısında önergemin bir değeri kalmış mı sizce?

Yine de, bir tarihî tespit yapalım, gelecek kuşaklara ders olsun diyorsanız, oyunuzu verebilirsiniz.

Şair diyor ki: "Ol mahiler ki, derya içredirler, deryayı bilmezler." İşte, biz, denizin farkında olmayan o balıklar gibi, servetimizin değerini bilmedik. Belki de, en son somut ve kısa kurtuluş yolumuz olan umudumuzu, parmaklarımızın ucundan kurtlar sofrasına bırakıvereceğiz.

Sanırım, önümüzdeki günlerde gelecek Maden Kanununun kabulüyle de bizlere şu şiiri okumak kalacak:

"Bakakalırım giden geminin ardından

Atamam kendimi denize, dünya güzel.

Serde erkeklik var, ağlayamam."

En derin saygılarımla derken, devlet adamlarının gelecek kuşakları düşündüğünü, siyasetçilerin ise gelecek seçimleri düşündüğünü vereceğiniz oylarla tespit ettireceğinizi tekrar arz eder, saygılarımı sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Başoğlu (Adana). “Sağlık harcamalarına ve kdv tahsilatına ilişkin(6/572)soru önegesi”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 11 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-basoglu-22-2004-05-11-saglik-harcamalarina-ve-kdv-tahsilatina-iliskin-6-572-soru-onegesi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
