# Basın ve yayın yoluyla işlenen suçlara ilişkin dava ve cezaların ertelenmesine dair kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin 2.1.2003 tarihli ve 4779 sayılı kanun ve anayasanın 89 uncu maddesi gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ve adalet komisyonu raporu (1/432) (s. sayısı: 37)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Kart (CHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 6 Şubat 2003
- **Gündem:** BASIN VE YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN 2.1.2003 TARİHLİ VE 4779 SAYILI KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU MADDESİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (1/432) (S. SAYISI: 37)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2003-02-06-basin-ve-yayin-yoluyla-islenen-suclara-iliskin-dava-ve-cezalarin-ertel

> Atilla Kart (CHP), 6 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BASIN VE YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN 2.1.2003 TARİHLİ VE 4779 SAYILI KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU MADDESİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (1/432) (S. SAYISI: 37)); konuşma 465 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ATİLLA KART (Konya)- Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 1 inci maddesi hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bilindiği gibi, Anayasanın 76 ncı maddesinde getirilen, gereken düzenleme yapılarak, her iki grubun katkılarıyla ve mutabakatıyla, demokratikleşmenin ve katılımcılığın önünü tıkayan yasal engeller ortadan kaldırılmış idi. Şimdi gündeme getirilen bu yasa ise, kabul etmek gerekir ki, siyasî iktidar tarafından anayasa değişikliğinin Sayın Cumhurbaşkanı tarafından referanduma götürülme ihtimaline karşı ihtiyaten getirilmiştir. Düzenleme süreci ve içeriği itibariyle yasa normu özellikleri taşımayan bu kanunun yasalaştırılmak istenilmesinde ısrar olunması, yasama organı adına -vurgulayarak ifade ediyorum- talihsiz bir hal almaya başlamıştır. Şöyle ki: Bu düzenlemeyle, ancak anayasal yoldan yapılabilecek bir düzenleme yasal yoldan yapılmaya çalışılmaktadır. Böyle bir düzenleme normlar hiyerarşisiyle bağdaşmaz.

Yine bu düzenlemeyle, 4454 sayılı Yasada getirilen suç tarihi 23 Nisan 1999 tarihinden âdeta bugüne taşınmak istenilmek suretiyle, bir önceki dönemin yasama organının iradesi hiçe sayılmak istenilmektedir. Getirilen ve özü itibariyle özel af niteliğinde olan bu düzenlemeyle, ancak genel afla sağlanabilecek bir düzenlemenin fiilî sonuçları sağlanmaya çalışılmaktadır. Hükümet genel af çıkarmak istiyorsa, bu konuda tercihini getirip, bunu ayrıca bir yasal düzenlemeyle Meclis gündemine taşımalıdır. Yoksa, özel afla genel affın sonuçlarını sağlamanın hukukta hiçbir yeri ve dayanağı olamaz.

Kanunun, erteleme hükümleri mahiyetinde olduğu ve böylece, hükümlüler arasında eşitliğin sağlanacağı yolundaki gerekçenin de hiçbir hukukî dayanağı yoktur değerli arkadaşlarım.

Bilindiği gibi, hukuk sistemleri içerisinde erteleme yetkisinin idarî mercilere mi yoksa yargı mercilerine mi ait olacağı konusu sadece doktrinde tartışmalıdır ve burada da istisnasız kabul edilen görüş, ertelemenin, yargılama merciine ait olduğu hususudur. Hiçbir ders kitabında, erteleme hükümlerinin yasama organına ait olduğu yolunda hiçbir doktriner görüşe rastlayamazsınız, karşılaşamazsınız.

Esasen, bu konuda, Anayasamızın 87 nci maddesinde, yasama organının görev ve yetkileri çok somut bir şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, yasama organının yaptığı işlemler üç ana grupta toplanmaktadır. Bunlar, Anayasa değişikliği yapmak, kanun çıkarmak ve Meclis kararlarından ibarettir. Erteleme veya yorum yapma yetkisi Anayasamızda düzenlenmemiştir değerli arkadaşlarım.

Ceza hukuk sistemlerinde, yasama organının erteleme mahiyetinde düzenleme yapması kesinlikle mümkün değildir.

Kanun, genel, soyut ve objektif esaslar içerir. Getirilmek istenilen düzenlemeyle ise, yasama organı, belli bir suçu işleyenleri ve cezası infaz edilenleri, âdeta, yargılama mercii yerine geçerek ve sonuçta, genel af niteliğinde affederek yasal bir düzenleme yapmak istemektedir.

Bu uygulamadan 3 000 kişi de yararlansa, 30 000 kişi de yararlansa değerli arkadaşlarım, bu getirilen yasanın, kişiye veya olaya özgü olma niteliğini ortadan kaldırmaz. Bir yasanın kişiye veya olaya özgü olup olmaması, o yasadan kaç kişinin yararlandığıyla ölçülmez.

Bir yasanın yasa normu taşıyıp taşımadığı, genel, soyut ve objektif esaslar içerip içermemesiyle bağlantılıdır.

Değerli arkadaşlarım, getirilen tasarının 1 inci maddesinin son fıkrasında, yine, Türk Ceza Kanununun 121 inci maddesinde düzenlemesi yapılan memnu hakların iadesi kavramının ta kendisine benzeyen bir uygulama yapılmak istenmektedir. Bilindiği üzere, memnu hakların iadesine karar verecek olan merci, yargılama merciidir. Siz, bu tasarıyla yargı mercii yerine geçerek...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Kart (CHP, Konya). “Basın ve yayın yoluyla işlenen suçlara ilişkin dava ve cezaların ertelenmesine dair kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin 2.1.2003 tarihli ve 4779 sayılı kanun ve anayasanın 89 uncu maddesi gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ve adalet komisyonu raporu (1/432) (s. sayısı: 37)”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 6 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2003-02-06-basin-ve-yayin-yoluyla-islenen-suclara-iliskin-dava-ve-cezalarin-ertel (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
