# Türkiye büyük millet meclisini içtüzüğündedeğişiklik yapılması hk.(s.sayısı 116)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Kart (CHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim
- **Tarih:** 10 Nisan 2003
- **Gündem:** TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİ İÇTÜZÜĞÜNDEDEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.(S.SAYISI 116)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2003-04-10-turkiye-buyuk-millet-meclisini-ictuzugundedegisiklik-yapilmasi-hk-s-s

> Atilla Kart (CHP), 10 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİ İÇTÜZÜĞÜNDEDEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.(S.SAYISI 116)); konuşma 920 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ATİLLA KART (Konya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İçtüzük değişikliğiyle ilgili yasa teklifi hakkında, kişisel görüşlerimi ifade etmek üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Benden evvel Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşan değerli hocam Sayın Oya Araslı, getirilen İçtüzük değişiklik teklifinin 4 üncü maddesiyle ilgili hukukî endişelerini, siyasî endişelerini, bütün unsurları ve boyutlarıyla anlattılar. Bu endişe ve kaygılara, bütünüyle katılıyorum; ancak, tekrara girmek pahasına, bu konudaki değerlendirmelerimi, yine, Sayın Heyetin takdirlerine sunmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bilindiği gibi, yasama organının çalışmalarını düzenleyen içtüzükler, uygulamada, anayasalar kadar önemli ve etkin sonuçlar doğuran metinlerdir. İçtüzük hükümleri, keyfîliği önleyen, çoğunluğun hukuk normları içerisinde otoritesini dengeleyen ve hukuk devleti yapılanmasını sağlayan sessiz anayasalardır.

Bu yaklaşım içerisinde, bu anlayış içerisinde, getirilen teklifin, İçtüzük değişikliğine ilişkin yasa teklifinin 4 üncü maddesi dışında kalan bölümlerini olumlu karşıladığımı ifade etmek istiyorum; çünkü, 4 üncü madde dışında yapılan düzenlemeler de "gizli oyla" ibaresinin eklenmesi ve Meclis soruşturması raporlarının Meclis Başkanlığına teslimi konusunda zorunluluk getirilmesi, sonuçta "karşılıklı ve danışıklı" aklanmayı önleyen ve yasama organının özgür iradesinin yansımasını sağlayan düzenlemeler olmaktadır; İçtüzüğün bu bölümlerinin değiştirilmesine olumlu baktığımı tekrar ifade ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, getirilen bu teklifin özü ve esası, çerçeve 4 üncü maddede yoğunlaşmaktadır. Meclis İçtüzüğümüz oluşum halindedir. Yasama verimliliğinin sağlanabilmesi için, İçtüzük istikrarının bir an evvel gerçekleştirilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Bu istikrarın sağlanabilmesi için ise hukuku öncelikle araç olarak görmemek, hukukun üstünlüğüne yürekten inanmak gerekir.

Getirilen 4 üncü madde ise, ihtiyaç ve istikrara hizmet görüntüsü içinde, İçtüzük bütünlüğünü ve sistematiğini altüst eden ve özünde, muhalefetin sesini kısmaya yönelik olan, talihsiz mahiyette bir girişimdir. Benzer düzenleme girişimleri için, 57 nci Hükümet döneminde, Genel Kurul tutanaklarında ve Anayasa Mahkemesine açılan dava dilekçesinde "sivil darbe" diye söz edenlerin ve arkadaşlarının, 58 ve 59 uncu Hükümet dönemlerinde Başbakan Yardımcısı, Devlet Bakanı, Adalet Bakanı ve siyasî iktidar olduktan sonra, böyle bir yasa teklifine destek vermeleri ve sahip çıkmaları, talihsiz olmaktan öte, tutarlı ve ciddî olmayan bir davranıştır. Getirilen düzenlemenin teklif olarak gelmiş olması, sözü edilenlerin, adı geçenlerin bu sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve hafifletmez; aksine, bu sorumluluklarını daha da artırır.

Değerli arkadaşlarım, esasen, üç dört ay içinde gelişen olaylar sonucunda şunu görüyoruz: Bakıyoruz, 4779 sayılı basın affı düzenlemesi, Vergi Barışı Yasasındaki bilerek sahte belge kullanmayı yasa kapsamına alan uygulama, 61 yaşla ilgili düzenleme, bütçe yasasındaki düzenlemeler, liyakat ve ehliyeti esas almayan, partizanlığı, eş dost kayırmacılığını esas alan ve devletin kurumlarını partileştirmeye yönelik kadrolaşma çalışmaları, 4840 sayılı vergi mevzuatı düzenlemesindeki 31 Mart tarihini 20 Marta çekme vakıası, ormanlarla ilgili anayasa oylamasındaki fiilî saldırılar ve oy pusulasına fiilî müdahaleler hep birlikte değerlendirildiğinde, siyasî iktidarın toplumsal uzlaşma ve diyalog arayışı içinde olmadığı, açık olarak ve maalesef bir defa daha ortaya çıkmaktadır. Muhalefetin sesini kısmak amacıyla getirilen bu düşünceler ile bu yaklaşım ile muhalefetin sesini kısmak amacıyla getirilen bu İçtüzük değişikliklerini, bu süreçten sonra, artık, pek de yadırgamıyoruz. Siyasî iktidar, şekilci, yüzeysel, slogana dayalı söylemlerle ve aritmetik çoğunluğuna güvenerek, ama, bunun yanında, yine, üzülerek ifade ediyorum, endişelerimizi doğrularcasına, keyfî ve otoriter yönetim anlayışını son iki üç aydan bu yana, artık, gizleyemez bir hale gelmiştir. Siyasî iktidar, bir yandan, çok partili ve çoğulcu sistem devam ederken, diğer taraftan da, yürütmeye tek parti sistemindeki hegemonyayı sağlayabilmek, hatta, Anayasayı değiştirmeden, Anayasaya aykırı İçtüzük değişikliklerini yapmak suretiyle hukuk sistemimizi tahrip edecek bir arayışın ve anlayışın içine girmiştir.

Sayın milletvekilleri, Anayasamız, madde oylaması esası üzerine oturtulmuştur. Temel yasalarda madde oylaması yapılmadan, herkesi bağlayacak hukuk kuralını tesis etmek mümkün değildir. Böyle bir yaklaşım, toplum için son derece önemli sonuçları olacak yasalarda toptan oylama arayışlarını hızlandıracaktır. Getirilen düzenlemeyle, maddeler üzerindeki soru sorma haklarımız, muhalefetin soru sorma hakkı fiilen ortadan kaldırılmış olacaktır. Böyle bir uygulama ise Anayasanın 87, 98 ve İçtüzüğün 104 üncü maddelerine açıkça aykırı olacaktır. Muhalefet olarak bizim temel sorumluluğumuz, Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 104 üncü maddelerinden doğan, denetim hakkını kullanma imkânından geçmektedir. Bu düzenlemeyle, temel sorumluluğumuzun önü kesilmek istenilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, hukuk sistemimizde ve doktrinde temel yasa, yeniden yapılanma, kapsamlı değişiklik kavramlarının sınırları ve unsurları teknik ve objektif esaslara bağlanmamıştır. Bu konu, hem uygulamada ve hem de doktrinde tartışmalı olan bir konudur. Medenî Kanun, Ceza Kanunu, Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu gibi yasaların tümüyle veya çok büyük ölçüde değiştirilmesini esas alan düzenlemelerin temel kanun vasfında olduğu açıktır. Buna bir itirazımız yok; ancak, Kooperatifler Kanunu, İş Kanunu, idarî yargıya ve sair yasalara ilişkin sınırlı veya daha geniş düzenlemeleri de bir yaklaşıma göre ve zorlama yorumlarla her zaman için temel kanun olarak nitelendirip bu ve benzeri düzenlemelerde muhalefetin çalışmasını ve denetim görevini kısıtlamanın çalışması ve arayışı içinde olunduğunun bilinmesini bir defa daha ifade ediyorum. Üstelik, getirilen düzenlemelerde, bakıyoruz "temel kanunlar" kavramı dışında "kapsamlı değişiklik" gibi, yine, soyut ve ucu açık bir kavram getirilmiş olmakla, siyasî iktidarın hareket alanı daha da genişletilmiş olmaktadır. Böylece, bu düzenlemeyle, özel yasama usulü sınırları daha da genişletilip keyfîlik alanı yaratılmış, tüm inisiyatif, yasama faaliyetinde iktidar grubuna devredilmiş olmaktadır; hukuk normunun, genellik, soyut olma ve sürekli olma unsurları ihlal edilmiş olmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, getirilen bu düzenlemeyle ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin daha bir yıl önce bir iptal kararı var. Bu kararın tarihine dikkatinizi çekiyorum; 30.1.2002 tarihini taşıyor; yani, bir yılı henüz doldurmuş. Bu kararında, Anayasa Mahkemesi, açık bir şekilde, temel kanun, yeniden yapılanma kavramlarına açıklık getirilmemiş olmasının, pek çok yasanın bu kapsam içinde düşünülmesine yol açacağını, ayrıca, her tasarı veya teklife özgü biçimde uygulanacak görüşme ve oylama usulü önceden bilinmediği takdirde, objektifliğin sağlanamamış olacağını ve bütün bunların, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşamayacağını açık bir şekilde tespit etmiş olduğu içindir ki, bizler, Anayasa Komisyonunda görev yapan Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri, komisyon çalışmaları esnasında, bu kavramların unsurları ve sınırlarını belirlemek; böylece, komisyon ve Genel Kurul çalışmalarına verimlilik ve etkinlik sağlamak amacıyla alt komisyon oluşturulması ve

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Kart (CHP, Konya). “Türkiye büyük millet meclisini içtüzüğündedeğişiklik yapılması hk.(s.sayısı 116)”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 10 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2003-04-10-turkiye-buyuk-millet-meclisini-ictuzugundedegisiklik-yapilmasi-hk-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
