# Bazı kanunlarda değişiklik yapılması ile kamu ihale kanunu ve kamu ihale sözleşmesi (s.s.257)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Kart (CHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 30 Temmuz 2003
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI İLE KAMU İHALE KANUNU VE KAMU İHALE SÖZLEŞMESİ (S.S.257)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2003-07-30-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-ile-kamu-ihale-kanunu-ve-kamu-iha

> Atilla Kart (CHP), 30 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI İLE KAMU İHALE KANUNU VE KAMU İHALE SÖZLEŞMESİ (S.S.257)); konuşma 923 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ATİLLA KART (Konya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 28 inci maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, 4734 sayılı Kamu İhale Yasası, hakşinaslıkla ve hiçbir komplekse kapılmadan ifade etmek gerekir ki, 57 nci hükümetin, devletin teknik yapılanmasının ve kamu harcamalarının saydamlığının sağlanabilmesi anlamında, kamu yararına düzenlemiş olduğu ciddî bir yapılanmadır; yasalaşma aşamasındaki birtakım delme gayretlerine rağmen, yasanın esası ve özü korunmuştur. 1.1.2003 tarihinde yürürlüğe girmesi gereken bu yasa, maalesef, bütün unsurlarıyla bir türlü yürürlük kazanamamıştır.

Sayın milletvekilleri, ülkemizdeki yolsuzluk ve yoksulluğun temelinde, kamu kaynak ve imkânlarının siyasî veya kişisel sebeplerle amaçdışı kullanılması, belli kişi ve gruplara rant aktarılması ve siyasî çıkar sağlanması yolundaki genel uygulama yatmaktadır. Nüfusunun büyük çoğunluğu meslek sahibi olmayan insanlarımız, siyasî, etnik veya dinî gruplaşmalarla ve dönemin siyasî yönetimleriyle işbirliği içinde, kamu kaynaklarından haksız bir şekilde istifade etmişlerdir. İdarî ve adlî denetim mekanizmalarının gereğince ve zamanında ve etkin bir şekilde işlememesi bu süreci hızlandırmıştır. Yolsuzluk o denli ileri boyutlara varmıştır ki, kamu bütçesini altüst eden, yoksulluğun kaynağını teşkil eden ve her türlü adalet duygusunu inciten boyutlara ulaşmıştır.

Sayın milletvekilleri, böylesine bir süreçten sonra hazırlanan Kamu İhale Yasası, işte, bütün bu olumsuzlukları giderecek bir özelliğe sahip iken, maalesef, bazı budamalarla temel esprisini kaybetmeye başlamıştır. Ne yapılmıştır da bu özellikler kaybolmuştur?

Öncelikle, istisna maddeleri hem ihale limiti yükseltilmek ve hem de sektör itibariyle genişletilmek suretiyle uygulama alanı daraltılmıştır. Bu daraltmalarla, âdeta, 2886 sayılı Yasa dönemine dönülmüştür. Yolsuzluğun en çok görüldüğü ve yapıldığı sektörler olan enerji, su, ulaştırma ve telekomünikasyon sektörlerindeki işletmelerin kapsamdışı tutulması, mevcut 4734 sayılı Yasanın temel amacıyla bağdaşmamaktadır. Bu sektörlerin kapsamdışı tutulması, Avrupa Birliği normlarıyla izah edilmek isteniyor ise de, Avrupa Birliği ülkelerinde, iki üç istisna dışında, bu sektörlerde yer alan şirketler özel sermayeli şirketler olduğundan, bu noktada kıyaslama yapılması hatalı ve yasanın özüne uygun olmamıştır.

Rekabetin sağlanmasının önemli olduğu alanlar olan avukatlık hizmetleri ve sağlık sektöründeki alımlar doğrudan temin edilebilir hale getirilmek suretiyle, yine, amaca aykırı düzenleme yapılmıştır.

Kamu İhale Kurumunun idarî ve malî özerkliği zedelenmiştir. Kurumun gelirleri önemli ölçüde azaltılarak, özerklik hali lafta kalan bir yapıya dönüşmüştür. Unutmayalım ki, özerk ve bağımsız olmayan bir kurumun kamu alanlarının denetimi ve düzenlemesi alanında etkin ve verimli bir şekilde faaliyet göstermesi, kamu yararını sağlaması ve hizmet gereklerine uygun verimlilikte çalışması mümkün değildir.

En nihayet, maddeyle ilgili konunun esasına girmek istiyorum değerli arkadaşlarım. Tasarının 28 inci maddesindeki düzenlemeyi, son derece yanlış ve telafisi mümkün olmayacak sakıncalar içermesi sebebiyle, kamu yararına açıkça aykırı olan bir düzenleme olarak görüyoruz.

Sayın milletvekilleri, noterlik kurumu ve daireleri, Türkiye'de, objektif ölçülere uygun olarak çalışan, kamu güvenirliliğini ve resmî belgelerin güvenliğini sağlayan kurumlardır. Bu dairelerin aldığı harç, damga, değerli kâğıt ve sair gelirler, devlet adına ve kaynaktan doğrudan alınmakta ve hemen Hazineye intikal etmektedir. Noterler, gelen ihale dosyalarını incelemekte, belgeleri kontrol etmekte, eksikleri tamamlamakta ve evrakı dosya halinde muhafaza etmektedir. Böylece, ileride herhangi bir ihtilaf doğduğunda, ihale komisyonunun usul ve yasaya uygun görev yapıp yapmadığı, ihaleye giren kişiler arasındaki ihtilaflar ve üçüncü kişilerle doğması muhtemel olan ihtilaflar konusunda, ihtilafa yol açan sebepleri çözüme bağlayacak bir mekanizma oluşmaktadır. En önemlisi, kamu görevlilerinin ve kamu harcamalarının denetimi sağlanmaktadır. Noterlikte yapılan işlemler hukukî niteliği olan işlemler olduğundan, bu işlemlerin yasal denetiminin, yine, hukukçu niteliğini haiz olan noterin denetiminde bırakılması, işin doğasına uygun olan bir düzenlemedir. Mevzuatımıza göre, noter huzurunda atılan imzaya yapılan itirazlar geçersizdir; onama işlemiyle, ileride doğacak imza inkârlarına dayalı ihtilaflar önlenmiş olmaktadır. Olağanüstü haller dışında, noterlerin onamış olduğu sözleşmelerin içeriğine yönelik olarak yapılan itiraz ve iddiaların hiçbir yasal geçerliliği yoktur.

Tüm bu sebeplerle, kamu ihale sözleşmelerinin, tarafsız bir kamu denetim ve belgeleme kurumu olan noterlerce onanması ve tevdii, kamu hukuku açısından da bir gereklilik olup, notere para kazandırıldığı gibi, yanıltıcı ve popülist değerlendirmeler gerçeklerle hiçbir şekilde bağdaşmamaktadır. Esasen, noter de bir kamu görevlisi olup, ücret tarifesi Adalet Bakanlığı tarafından belirlenmektedir. 11 000 000 liralık bir noter işleminde notere kalan bedelin 1 900 000 Türk Lirası olduğunu hatırlatmak ve vurgulamak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım -bugün itibariyle söylüyorum- noter gideri 29 milyar liraya ulaşan bir sözleşmede notere kalan meblağ 300 000 000 lira seviyesinde olup, bu bedel de ayrıca vergiye tabidir. Dikkatinizi çekiyorum, 29 milyar liranın neredeyse tamamına yakını Hazineye gelir olarak anında intikal etmektedir. Görüldüğü gibi "notere para kazandırıldı" yolundaki yaklaşımlar son derece gerçekdışı olup, noterin burada asıl işlevi, hem güvenirliği sağlamak ve hem de vergi tahsilatını sağlamak suretiyle devlete katkıda bulunmaktır. Nitekim, 2002 yılında değerli kâğıt dahil, Harç ve Damga Vergisi olarak tahsil olunan meblağ 442 trilyona ulaşmış ve Hazineye intikal etmiştir. Bu meblağ, son derece ciddî bir rakamdır.

Noterler, ayrıca Gelir Vergisine tabi olmaları ve tüm gelirleri resmî belgelerle sabit olması sebebiyle de, kamu bütçesine ciddî bir kaynak sağlamaktadırlar. Görev yaptıkları yerlerde, genellikle vergi rekortmenleri listesine girmektedirler.

Sayın milletvekilleri, şu değerlendirmeyi yapmak gerekiyor: Bu kaynağı kurutmamamız gerekiyor. Bu sebeple, noterlik kurumunun köhnemiş olduğu yolundaki değerlendirmenin son derece yanlış ve haksız bir değerlendirme olduğunu bir defa daha ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bir diğer önemli nokta, kamu ihalelerine ilişkin noterlik evrak ve kayıtları, kamunun bilgisine ve denetimine açık olması sebebiyle, kamunun ve bireyin bilgi edinme hakkına da hizmet etmektedir. Tasarının bu maddesiyle, maalesef, Türkiye'nin işleyen ve güvenilir olan bir kurumunu işlemez hale getirmiş olacağız. Bu tarihî yanlıştan ve sorumluluktan kaçınmamız gerekmektedir.

Sayın milletvekilleri, bütün bunların yanında, sayıları 1 300'e yakın olan noterlik dairelerinde 10 000'e yakın kişinin istihdam edildiğini hiçbir şekilde gözardı etmememiz gerekir. Aileleriyle birlikte ve bağlı hizmet sektörüyle, neresinden bakılırsa bakılsın, 100 000 kişinin istihdam ve geçimine yönelik bir yapılanma söz konusudur. Getirilen düzenlemeyle, âdeta, bu istihdam alanı, sabote edilmiş olunmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Kart (CHP, Konya). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılması ile kamu ihale kanunu ve kamu ihale sözleşmesi (s.s.257)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 30 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2003-07-30-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-ile-kamu-ihale-kanunu-ve-kamu-iha (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
