# Endüstri bölgeleri kanununda değ.yap.hak. kan.tas.(ss.611 ve 611'e 1 inci ek)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Kart (CHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim
- **Tarih:** 22 Haziran 2004
- **Gündem:** ENDÜSTRİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞ.YAP.HAK. KAN.TAS.(SS.611 VE 611'E 1 İNCİ EK)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2004-06-22-endustri-bolgeleri-kanununda-deg-yap-hak-kan-tas-ss-611-ve-611-e-1-i

> Atilla Kart (CHP), 22 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ENDÜSTRİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞ.YAP.HAK. KAN.TAS.(SS.611 VE 611'E 1 İNCİ EK)); konuşma 863 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ATİLLA KART (Konya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının çerçeve 8 inci maddesiyle eklenen geçici 2 nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, yatırım, istihdam ve üretimin artmasına yol açacak tüm yasal düzenlemelere hiç kimsenin bir diyeceği yok. Bu noktada, yabancı veya yerli yatırımcı arasında bir ayırım yapılmaması, hatta yabancı yatırımcının teşvik edilmesinin de son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Elbette, yabancı yatırımcının da, yerli yatırımcı gibi, sosyal, evrensel ve hukukî sorumlulukları olacaktır, olmalıdır. Bu noktada, yabancı yatırımcıya ayrıca bir imtiyaz tanınması söz konusu olmamalı değerli arkadaşlarım.

Bu kapsamda, yabancı yatırımcıya güven vermek ve istikrar getirmek adına bürokratik işlemlerin azaltılması yolundaki yasal düzenlemelere de yine hiçbir diyeceğimiz olamaz. Bunların hepsi olumlu düzenlemeler değerli arkadaşlarım.

Türkiye artık bu noktada ideolojik tartışmaları çoktan aştı. Bu sebeple, bu noktada o klasik polemik üslubu içine girerek "Cumhuriyet Halk Partisi zaten bürokratik, statükocu bir tavır içinde" şeklindeki eleştirilerin artık gerçekçi olmadığını, hiçbir zaman gerçekle bağdaşmadığını, yeri gelmişken ifade etmek istiyorum.

Sayın milletvekilleri, 58 ve 59 uncu hükümetlerin ortak bir özelliği ortaya çıktı, bariz bir özelliği ortaya çıktı. Bakıyoruz, Avrupa Birliği konjonktüründen de istifadeyle, bu konjonktürün de tesiri ve yönlendirmesiyle, çağdaş, evrensel ve kamu yararına olan düzenlemeler yapılıyor, en azından görünürde yapılıyor; ancak, hemen devamında, geçici maddeleriyle veya sınırlı yasal düzenlemelerle bu yasayı kendimiz deliyoruz. Bu konuda müteaddit uygulamalar yaptık. En son bir örnek vermek istiyorum, diğerlerine temas etmek istemiyorum. Yolsuzlukla mücadele tasarısı adı altında Genel Kurul gündemine gelen tasarıda, bunun, çok somut, çok güncel örneklerini görüyoruz. Bunu Genel Kurulda da tartışacağız. Görüşülmekte olan bu tasarıda da benzer bir uygulamanın olduğunu görüyoruz değerli arkadaşlarım.

Değerli arkadaşlarım, bakın, çerçeve 8 inci maddenin geçici 2 nci maddesi 4 fıkradan ibaret, hayli uzun bir madde; üçüncü fıkrasındaki bir cümleyi dikkatlerinize sunmak istiyorum. "Bakanlar Kurulu kararıyla, özel endüstri bölgesi ilan edilen alanlarda yer alan, daha önce izin, onay ve ruhsatları alınmış yatırımların tüm izin, onay ve ruhsatları geçersiz kılınmış olması durumunda dahi, yenilenir." Bu yasa gereğince yenilenir. Bunun anlamı nedir değerli arkadaşlarım? Bunun anlamı, çok açık olarak şu: Bu firma veya başka firmalar hakkında veya müteaddit firmalar hakkında yargı kararıyla para cezası verilmiş veyahut idarî merciler tarafından idarî para cezaları verilmiş ise dahi, bunların tartışmasını dahi yapmayacağız.

Bakın, elimdeki bir başka nota temas etmek istiyorum, "Bursa İli Orhangazi İlçesi Gürle ve Gemiç Köyleri mevkiinde, 195 000 metrekare birinci sınıf tarım arazisinde kurduğu ve işlettiği nişasta fabrikası nedeniyle, Kargil Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ, 8 ayrı davayla karşı karşıya geldi. Hükümetten aldığı özel izinle faaliyetini sürdüren Kargil, soruna kalıcı bir hukukî çözüm istiyor -devam ediyorum- Kargil, bu kapsamda Bursa 2. İdare Mahkemesi ve Danıştay nezdinde birçok dava açtı..."

Değerli arkadaşlarım, dikkat ve değerlendirmenize önemle sunuyorum, bu davalar nedir: Yönetmelik değişikliği, çevre düzeni plan değişikliği, ruhsat, deşarj ve emisyon izinleri iptal ettirilmiş, birçok kez yürütmeyi durdurma kararı verilmiş; ama, her defasında da yürütme organının izniyle bu kararların uygulaması, infazı ertelenmiştir.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, bunun anlamı şu, şu anda getirilen geçici maddenin anlamı şu: Yargı organının yapmadığını, yapılmasını uygun görmediği çözümü, biz yasama organı olarak özel bir düzenlemeyle yapmak istiyoruz. Burada Sayın Bakana şunu önemle soruyorum: Bakın, bu tasarının amaçlarından birisinin de, Kargil veya benzeri firmaları topluma kazandırmak, yatırıma kazandırmak, istihdama kazandırmak, istihdamı daha da artırmak olduğu ifade ediliyor. Bütün bunlar yapılırken, yargı kararları gözardı edilerek buna bir çözüm getirmenin hiçbir hukukî açıklaması olamaz değerli arkadaşlarım. Burada, yasama organı, özel bir firmanın yargıdaki ihtilaflarını halletme, çözme organı olamaz.

Soruma tekrar dönüyorum. Bu firma veya benzeri firmalara mahkeme tarafından verilen para cezalarının tutarı nedir? Bu firma veya benzeri firmalara, İmar Yasasının 42 ve müteakip maddeleri gereğince, ruhsatsız kaçak yapı, vesaireden -burada belediye başkanlığı yapan, belediye mevzuatını çok iyi bilen arkadaşlarım var- verilen para cezalarının tutarı nedir? Herhalde, tutarlı olmak adına, inandırıcı olmak adına, güven vermek adına bu bilgilerin burada tartışılması gerekiyor. Bu bilgileri, biz, elbette öğrenmek istiyoruz, soru önergeleriyle öğrenmek istiyoruz; ama, halen, bunların cevabını kamuoyu alabilmiş değil. Mademki böylesine özel bir düzenleme yapıyorsunuz, bu affın kapsamı nedir, niteliği nedir; bunu Genel Kurula aktarmak, bu durumu kamuoyuyla paylaşmak durumundasınız.

Devamına geliyorum; değerli arkadaşlarım, bu tasarı, 8 inci maddenin özü itibariyle, amacı itibariyle çok açık bir şekilde af niteliğinde olan bir tasarı, Anayasanın 87 nci maddesi anlamında özel af niteliğinde olan bir tasarı.

Değerli arkadaşlarım, 87 nci madde çok açık, amir düzenleme getiriyor. Bu sebeple, bu maddenin oylanmasında -önergemizi de arkadaşlarımız sunmuş olmalılar; bir anlamda, o önergenin de gerekçesini açıklamış oluyorum- nitelikli çoğunluğun aranılması gerekir. Hemen ifade edeyim ki, nitelikli çoğunluğun uygulanıp uygulanmaması, Genel Kurulun takdirine bağlı olan bir husus değildir. Nitelikli çoğunluğun bulunup bulunmadığını, Başkanlık Divanı, Başkanlık makamı resen nazara almak durumundadır. Bu, açık olan bir hükümdür. Bunun tartışılacak bir yönü yoktur. Bu sebeple, bu maddenin oylamasında nitelikli çoğunluğun aranılması gereğini önemle ifade ediyorum; bu hususu Genel Kurulun da takdirlerine ve bilgilerine sunuyorum. İnanıyorum ki, Genel Kurul, tasarının tümünün oylaması esnasında bu hususu da nazara alacaktır; çünkü, burada, eğer nitelikli çoğunluğu aramaz isek, maalesef, özel bir yasal düzenleme yapmanın ötesinde, keyfî işlem yapan, yasadışı işlem yapan, yasadışı inşaat ve yapılama yapan birilerine haksız kazanç sağlamış olacağız, buna göz yummuş olacağız. İnanıyorum ki, Genel Kurul bu konuda gerekli hassasiyeti gösterecek, sağduyulu davranacak ve buna göre kararını verecektir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Kart (CHP, Konya). “Endüstri bölgeleri kanununda değ.yap.hak. kan.tas.(ss.611 ve 611'e 1 inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim tutanağı, 22 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2004-06-22-endustri-bolgeleri-kanununda-deg-yap-hak-kan-tas-ss-611-ve-611-e-1-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
