# Çalışma saatleri ve konuları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Kart (CHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim
- **Tarih:** 20 Nisan 2005
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2005-04-20-calisma-saatleri-ve-konulari-hk

> Atilla Kart (CHP), 20 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 998 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ATİLLA KART (Konya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun Danışma Kuruluna sunmuş olduğu Grup gündem önerisi hakkında görüşlerimi beyan etmek üzere söz almış bulunmaktayım; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum

Değerli arkadaşlarım, dokunulmazlık dosyalarını Genel Kurul gündemine getirmeye devam ediyoruz. Bunu polemik ve siyasî istismar konusu olsun diye yapmıyoruz. Siyasetin saygınlığı ve tutarlılığı adına bu konuyu ısrarla takip etmenin önemine yürekten inanıyoruz, milletvekilliği sorumluluğunun gereği olduğuna inanıyoruz.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye'yi yöneten kadrolar hakkında acaba bu dokunulmazlık dosyalarında ne gibi suçlamalar yapılıyor? Bu suçlamaların ciddiyeti ve içeriği nedir? Suçlama yapılan bu kadrolar ve özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi merkezli bu dar kadroyla ilgili gerçekler nelerdir? Bu kadro etrafında nasıl bir yapılanma vardır? Bu yapılanma, sadece eş dost ilişkilerine mi dayanıyor? Bu ilişkilerin etrafında hangi unsurlar hâkim? Bu kadrolar hakkında, neden, özellikle de görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık, zimmet, sahtecilik ve benzeri suçlamalar yapılıyor? Bu kadroları haksız yere hedef alan birileri mi var? Böyle bir durum yoksa, bu kadrolar hakkında neden bu kadar ağır suçlamalar yapılıyor? Kamuoyuna dokunulmazlıkla ilgili olarak verilmiş olan vaatler konusunda bu kadar büyük çelişkiler içinde olunmasının sebebi nedir? Yoksa, bu kadronun endişelenmesini ve dokunulmazlık zırhına bürünmesini gerektiren kişisel ve siyasî kaygılar mı var?

Bu soruları tartışmamız, irdelememiz gerekiyor. İşte, bunları, değerli arkadaşlarım, kamuoyunun bilmesi gerekiyor, yargı zemini içinde, kamuoyunun bunları öğrenmesi gerekiyor. Gelinen noktada, dokunulmazlık kavramının ve mevcut İçtüzüğün kötüye kullanılması, eylemli olarak ihlal edilmesi ve bu dosya içeriklerinin kamuoyu tarafından öğrenilmesi engellendiği içindir ki, zorunlu olarak, Grup gündem önerisi yoluyla bunları kamuoyu gündemine getiriyoruz. Gerçeklerin öğrenilmesi adına bunları dile getirmeye ve anlatmaya devam edeceğiz.

Değerli arkadaşlarım, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ mülkiyetinde bulunan, yani, Su ve Kanalizasyon İdaresi mülkiyetinde veya tasarrufunda bulunan 15 adet taşınmazı, yönetim kurulunun kararıyla Su Vakfına kiralar. Kiralama işlemini yapanlar kimlerdir; kiralama işlemini Büyükşehir Belediye Başkanı ve İSKİ Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Sayın Ali Müfit Gürtuna, İSKİ Genel Müdürü Prof. Dr. Veysel Eroğlu, İSKİ Yönetim Kurulu Üyeleri Selami Oğuz, Prof. Dr. Hasan Zuhuri Sarıkaya, Mehmet Zeki Sayın ile Musa Ordu ismindeki kişilerdir. Bu kişilerden Zeki Sayın'ın Kamu Bankaları Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptığını kamuoyu gayet yakından biliyor. Bu görevlilerin muhtelif yönetim kurulu kararlarında imzaları var; yani, İSKİ Yönetim Kurulu Başkanı ve üyesi olarak kararları var. Bu görevliler, İSKİ mülkiyetindeki taşınmazları, yukarıda ifade edildiği gibi, Su Vakfına kiralıyorlar.

İlginç olan husus, değerli arkadaşlarım, bu kişiler, aynı zamanda Su Vakfının yönetiminde de görevliler; yani, sözleşmenin her iki tarafında da görevleri var; hem İSKİ Yönetim Kurulu Başkanı ve üyesi olarak hem de kiralama yaptıkları Su Vakfının yöneticisi olarak. Aralarında profesörlerin de bulunduğu ve İSKİ Yönetim Kurulu gibi önemli sayılacak bir kurumda görev yapan bu kişilerin, böylesine hukuk tanımaz, böylesine hukuka aykırı bir işlem yapmalarının nasıl bir gerekçesi, nasıl bir açıklaması olabilir, nasıl bir izahı olabilir?! Diğer suç ve çıkar ilişkilerine ilişkin ciddî iddiaların araştırılması ve değerlendirilmesi bir tarafa, salt bu olay bile, açık bir şekilde, başlı başına görevi kötüye kullanma niteliğindedir. Elbette, bunun suç aşamasına varıp varmadığı yargılamayla anlaşılabilecek bir husustur.

Değerli arkadaşlarım, aslında, bu uygulamaya pek de şaşırmamak gerekiyor, pek de yadırgamamak gerekiyor; çünkü, Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde benzer uygulamaların sıkça yapıldığını görüyoruz ve biliyoruz. Amasya Milletvekili ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Akif Gülle'yle ilgili olan ve Genel Kurul gündeminde bulunan (3/100) esas numaralı dosyada da benzer durumun olduğunu çok iyi biliyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin harita yapım işini protokolle BELBİM AŞ'ye vermesinden sonra, bu kararı alan Büyükşehir yetkilileri, BELBİM AŞ adına da o protokolü imzalamaktan kaçınmamışlardır.

Değerli arkadaşlarım, bu nedir biliyor musunuz; bu, -tekrar, en hafif ifadesiyle söylüyorum- kural tanımazlıktır, bu, hukuk tanımazlıktır, bu, kendini hukukun üstünde ve dışında zannetmektir.

Bakın, sadece 3 dosyadan söz ediyorum değerli arkadaşlarım. Bu kadroyla, bu dar siyasî kadroyla ilgili olan 3 tane dosyadan söz ediyorum. BELBİM olayında kamuyu 321 milyar, İGDAŞ olayında kamuyu 170 trilyon, Akbil olayında kamuyu 146 trilyon zarara uğrattığı yolunda yargılama dosyaları bulunan bu siyasî kadronun İSKİ olayındaki yol ve yöntemleri sıkça kullandığı, bu dosyalardan da anlaşılıyor.

Sayın milletvekilleri, Sayın Başbakan, Ağrı Milletvekili Cemal Kaya'nın istifasıyla ilgili olarak "onurlu bir davranış" değerlendirmesini yaptılar. Sayın Başbakan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekibi hakkında yapılan suçlamalar, kabul etmek gerekir ki, Sayın Cemal Kaya ile ilgili suçlamalarla aynı nitelikte olan ve milletvekili seçilmeye engel teşkil eden suçlamalardır. Üstelik, bu dosyaların önemli bir bölümünde, Cemal Kaya olayında olduğu gibi, fezlekeyle sınırlı olmayan, yargılama aşamasına ve daha da ötesi karar aşamasına varan dosyalar ve bulgular vardır değerli arkadaşlarım. Bakın, orada sadece fezleke var; burada ise, yargılama dosyaları var, mahkeme kararları var değerli arkadaşlarım.

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Adıyaman) - Beraat kararları var...

ATİLLA KART (Devamla) - Bu dosyalarda, mahkeme ve mahkûmiyet kararları var değerli arkadaşlarım; bana isim söyletmeyin! Bursa ve Giresun Milletvekilleri diyorum... Mahkeme kararları var, değerli arkadaşlarım... Mahkûmiyet kararları var değerli arkadaşlarım...

O zaman, ne yapmak gerekiyor; aynı onurlu davranışı, haklarında böylesine ağır suçlamalar bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi merkezli bu kadronun da yapması gerekmez mi, değerli arkadaşlarım?!

Biz, Sayın Başbakan ve arkadaşlarından istifa etmelerini beklemiyoruz, toplumun beklentisini seslendiriyoruz.

AHMET YENİ (Samsun) - Endüstri Holding var mı?

ATİLLA KART (Devamla) - Değerli arkadaşım, bu anlattıklarımın içinde, o sizin dediklerinizin de cevabı var dikkatle dinlerseniz.

Gelin, İçtüzüğü eylemli olarak ihlal etmeyin, yargılamanın önünü açın, Meclisin saygınlığını daha fazla ihlal etmeyin -Sayın Başbakanın deyimiyle- bu onurlu davranışı gösterin, sistemin ve hukukun önünü tıkamayın.

Değerli arkadaşlarım, İstanbul Büyükşehir Belediyesi merkezli siyasî kadro, bir taraftan dokunulmazlık zırhına bürünüp diğer taraftan da siyasî muarızlarına saldırıyor. Nasıl saldırıyor; biraz evvel bir arkadaşımızın yaptığı gibi saldırıyor. Haklarında yargılama dosyası bulunanların yargılanmasının önünü kesiyorsunuz, haklarında hiçbir dosya bulunmayanlara suçlama atfediyorsunuz! Böyle bir mantık olabilir mi değerli arkadaşlarım, böyle bir mantık olabilir mi?! Böyle bir insaf duygusu olabilir mi?! Bir taraftan bu zırha bürüneceksiniz, diğer taraftan da muarızlarınızın yargılanma hakkını engelleyeceksiniz, tamamen kişisel ve siyasî kaygılarınız için başkalarının savunma hakkını engelleyeceksiniz!

Gelin, biraz sonra yapılacak oylamayla, hem Sayın Başbakanla ve hem de Yuvacık olayıyla ilgili olarak yargılamanın önünü açalım değerli arkadaşlarım. Bakın, ne yaptık burada; aylarca Yuvacık olayını dile getirdik. Kocaeli Milletvekili Sayın Muzaffer Baştopçu umarım buradadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Kart (CHP, Konya). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 20 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2005-04-20-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
