# Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Kart (CHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim
- **Tarih:** 16 Mart 2006
- **Gündem:** DEĞİŞİK ADLAR ALTINDA İLAVE ÖDEMESİ BULUNMAYAN MEMURLARA VE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1103)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2006-03-16-degisik-adlar-altinda-ilave-odemesi-bulunmayan-memurlara-ve-sozlesmeli-2

> Atilla Kart (CHP), 16 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEĞİŞİK ADLAR ALTINDA İLAVE ÖDEMESİ BULUNMAYAN MEMURLARA VE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1103)); konuşma 861 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ATİLLA KART (Konya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 1103 sıra sayılı tasarının 7 nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Genel Kurulu Cumhuriyet Halk Partisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, tasarının genel amacı tasarı metninin birinci sayfasında üç dört cümleyle özetleniyor. Ne deniyor; bunu sözcü arkadaşlarımız hep ifade ettiler, ben de konuşmama bir bütünlük sağlamak amacıyla bunu kısaca ifade etmek istiyorum.

Genel zamma ilaveten çeşitli adlar altında eködeme almayan kurumlarda çalışan memurlara denge tazminatı adı altında ödeme yapılması; ayrıca, aile yardımı ödeneği gösterge rakamının 1 250'den 1 450'ye çıkarılması ve sendika üyesi olan personele sendika aidatlarından kaynaklanan kayıplarını telafi amacıyla aylık 5 YTL ilave ödeme yapılmasını sağlayacak bir düzenleme amaçlanıyor. Bu tasarıda, özü itibariyle kamu görevlilerinin eködemeleriyle ilgili bir çalışmayı yapıyoruz, sürdürüyoruz. Görünürde kamu görevlileri arasında bu noktada mevcut olan eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri gidermeye çalışıyoruz. Keşke böyle bir amaca hizmet eden bir tasarıyla karşı karşıya olsak. Maalesef değerli arkadaşlarım, getirilen tasarıyla kısmî birtakım ödemeler ve düzenlemeler yaparken yeni adaletsizliklere, yeni eşitsiz uygulamalara yol açıyoruz. Bunları biraz sonra adlî tıp kurumuna ilişkin değerlendirmeleri yaparken başka meslek gruplarıyla da kıyaslayarak örnekleriyle anlatacağım, bilgi ve takdirlerinize sunacağım.

Değerli arkadaşlarım, bu işin esası, siz, eğer, hükümet olarak, Maliye Bakanlığı olarak kamu personeli rejimine gerçekten kamu personelinin tamamını kapsayan bütüncül ve sistematik bir çözüm getirmek istiyorsanız, bunun esası, bunun çözüm yolu kamu personeli rejimi reformu tasarısı, kanunu, her neyse, o tasarıdan geçer değerli arkadaşlarım. Bakıyoruz, bu noktada hükümet nasıl bir uygulama ve söylem içinde; bunu hemen paylaşmak gerekiyor.

Bakın, değerli arkadaşlarım, kamu avukatlarıyla ilgili, hukuk müşavirleriyle ilgili bir kanun teklifi vermişiz zamanında, bu kanun teklifinin 37 nci maddeye göre Genel Kurul gündemine alınması yolunda 15 Temmuz 2003 tarihinde Genel Kurul huzurunda, sizlerin huzurunda bu konuda söz hakkı verilmiş, konuşma yapmışım. O konuşmaya karşılık, Sayın Mehmet Ali Şahin'in, tekrar ifade ediyorum, 15 Temmuz 2003 tarihinde verdiği cevabı aynen okuyorum değerli arkadaşlarım. Ne diyor Sayın Şahin? Bu konuda, yani, kamu personel rejimini düzenleme konusunda birinci derecede sorumlu olan, hükümet adına sorumlu olan Bakanın söyleminden söz ediyorum. Ne diyor Sayın Bakan: "Efendim, Devlet Memurları Kanununu tümden değiştirerek kamu personel rejiminde yeni bir düzenleme hazırlığı içindeyiz. Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında kanun tasarısı taslağı ilgili komisyonca hazırlanmış ve tarafımıza teslim edilmiştir. Önümüzdeki günlerde, bunu, sivil toplum örgütleri nezdinde, üniversiteler nezdinde tartışmaya açacağız ve bizim, acil eylem planımızda, bu düzenlemeyi, hükümetin kuruluşundan itibaren bir yıl içerisinde, yani, bu yılın sonuna kadar -2003 yılının sonuna kadar değerli arkadaşlarım- yasalaştırma gibi bir vaadimiz söz konusudur."

Değerli arkadaşlarım, 2006 yılı içinde olduğumuzu ifade etmeme gerek yok. Sayın Mehmet Ali Şahin biraz evvel komisyon sıralarında bu konuda yeni bir konuşma yaparken ifadesi neydi? Sanki, bütün bu konuşmaları yapan kendisi değilmiş gibi, bu konudaki çalışmaların 2007 yılı başında tamamlanacağını gayet rahat, gayet pişkin bir ifadeyle burada huzurunuzda ifade etti. Bu aşamadan sonra, bu süreçten sonra, bu söyleme nasıl inanacağız değerli arkadaşlarım?! Kendi beyanları, tutanak beyanları… 2003 yılı sonuna kadar bunu yapmadınız. 2004 yılında ne yaptınız, 2005 yılında ne yaptınız, 2006 yılında yaptığınız çalışmaların vardığı sonuç nedir, vardığı aşama nedir? O zaman, burada, elbette, neyi tartışacağız; bu hükümetin güvenilirliğini, inandırıcılığını, tutarlılığını tartışacağız.

Sayın Maliye Bakanının şahsında bu konuda doğmuş olan güvensizliği, tutarsızlığı, inandırıcı olmayan tavırları, siyasî etikle bağdaşmayan, siyasî ahlakla bağdaşmayan tavırları burada tekrarlamaya gerek görmüyorum. Bu konu, haftalardır, aylardır Türkiye'nin gündemini meşgul etmeye devam ediyor; ama, neyi görüyoruz; bu politikanın ve benzeri politikaların sadece Maliye Bakanıyla sınırlı olmadığını görüyoruz. Düşündürücü olan bu, üzücü olan bu, üzerinde durmamız ve sorgulamamız gereken konu bu.

Sayın Mehmet Ali Şahin'in şahsında, aslında, hükümetin bir politikasındaki tutarsızlığı, güvensizliği ve kamuoyunu yanıltan, oyalayan tavrı görüyorsunuz. Böylesine bir yanılgı söz konusu olabilir mi değerli arkadaşlarım? Acil eylem planında "bir yıl içinde, 2003 yılı sonuna kadar biz bu işi bitireceğiz" diyoruz, bunu, geliyoruz Genel Kurulda da tekrarlıyoruz; bu söylemlerinizden sonra aradan iki yılı aşkın bir süre geçiyor, gelip, burada, komisyon sıralarında, bu defa da diyorsunuz ki: "2007 yılı başında bu konudaki çalışmalarımızı tamamlayacağız, Genel Kurula getireceğiz." Doğru konuşmuyorsunuz. Kamuoyunu hafife alıyorsunuz. Kamuoyuna karşı gerçekdışı beyanlarda bulunuyorsunuz. Elbette, bu tasarıyı tartışırken bütün bunları ifade etmemiz, bunları kamuoyuna anlatmamız, aktarmamız gerekiyor.

Ne yapıyoruz bu tasarıda değerli arkadaşlarım? Milyonlarca kamu görevlisi için bir eködeme yaparken, kamu disiplini altında, bütçe disiplini altında son derece hasis bir uygulamayı kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Bu tasarının özünde bu yatıyor. Şöyle: Böyle bir uygulamayı, böyle bir disiplini belli bir şekilde kabul etmek mümkündür. Toplumun bütün katmanlarına, bütün zeminlerine, bütün kesimlerine bu fedakârlığı eşit bir şekilde dağıtırsınız, toplum, bütünlük içinde, dayanışma içinde bunu sürdürür, kabullenir ve belli bir sonuca da ulaşır; ama, siz, milyonlarca kamu görevlisi için bu kadar hasis davranırken, öbür taraftan, bütçe kaçaklarına ve yolsuzluklara göz yumuyor iseniz, bu tasarının ve benzeri tasarıların amaca ulaşmasını bekleyemezsiniz.

İki örnek vermek istiyorum. Yeri geldiği için bu örnekleri vermek istiyorum. Bakın, defalarca, her zeminde anlatıyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesiyle bağlantılı İGDAŞ ve AKBİL dosyalarından söz ediyorum değerli arkadaşlarım. İki dosyadaki bütçe kaçağı nedir, biliyor musunuz; 199 trilyon artı 146 trilyon lira; yani, 350 trilyon liraya yakın bir bütçe kaçağı, bir yolsuzluk rakamından söz ediyorum. Bu yolsuzluk olayında İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.1.2003 tarih, 200/-277, 2003/7 sayılı kararıyla mahkûm olan Mustafa Muzaffer ve Kâzım Albayrak ile 4 kişiden söz ediyoruz, defalarca uyarıyoruz. Bunlara…

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Kart (CHP, Konya). “Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2006-03-16-degisik-adlar-altinda-ilave-odemesi-bulunmayan-memurlara-ve-sozlesmeli-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
