# Türkiye istatistik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s 1142)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Kart (CHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 17 Mayıs 2006
- **Gündem:** TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S 1142)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2006-05-17-turkiye-istatistik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasaris

> Atilla Kart (CHP), 17 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S 1142)); konuşma 820 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ATİLLA KART (Konya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Genel Kurulu bir defa daha saygıyla selamlıyorum. 3 üncü madde üzerinde, Grubumun görüşlerini anlatmaya devam ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, 2 nci maddeyle ilgili değerlendirmelerimde, siyasî iktidarın hukuk tanımaz uygulamalarının Anayasamızda ve hukuk devletinde yarattığı tahribatları, bu süreçleri anlatmaya başlamıştım. Bunları İstatistik Kanunu özelinde, somutunda, bu aşamada, yine anlatmaya devam edeceğim.

Bakın değerli arkadaşlarım, ne gibi tahribatlara yol açıyoruz; bunları, lütfen, artık, görmemiz gerekiyor. Bunları, sizlerle, bir defa daha, bu tasarının somut örneğinde paylaşmak istiyorum.

Bilindiği gibi, iptal kararları geriye yürümez, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları geriye yürümez. Bu ilke karşısında, hukuka aykırı olan bu tasarıyla, bu kanunla, kurum başkanı tarafından şimdiye kadar yapılan bütün atamalar geçerli olacak ve bu arada, 21 Mayıs tarihine kadar yapılan atamalar da geçerli olacak! Ümit ve temenni ederiz ki, hiç olmazsa, hukuka biraz saygısı olan, asgarî ölçülerde saygısı olan bir siyasî iktidarın, hiç olmazsa, 19.12.2005 ve 21.2.2006 tarihinden itibaren üst düzey görevlilere yeni bir atama yapmamış olmasını temenni ediyoruz. Ama, hemen şunu da açık yüreklilikle ifade edeyim ki, bu siyasî iktidarın, zaten, temel amacı bu. Bunu, üzülerek, ifade ediyorum. Bir taraftan, hukuka aykırı, Anayasaya aykırı yasal düzenleme yapmak -bunun iptal edileceğini bile bile, öngöre göre- bu arada da, o aradaki üç aylık boşluktan, dört aylık boşluktan istifadeyle, o kadrolaşmanın, o kurumsallaşmanın yeni adımlarını atmak. Türkiye'nin gerçeği bu, bu siyasî iktidar dönemindeki gerçeği bu.

Bakın, bu yeni yapılacak düzenlemeyle, müşterek kararnameyle ataması öngörülen bir bölge müdürünün, daha önce başkan tarafından ataması yapılsa bile, görevden alınmak istenmesi halinde müşterek kararnamenin düzenlenmesi gerekmektedir.

Bu siyasî iktidar döneminde, yani, 58 ve 59 uncu Hükümetler döneminde, kamu yönetiminde ve bürokraside yapılan tahribatın örneklerini bu tasarıda gördüğümüzü hep ifade ediyorum. Bu tahribat sebebiyledir ki, kamu yönetiminde vasıfsız kadrolaşma başlamış, bunun sonucunda da, doğal olarak, kamu hizmeti verimliliğinin düşmesi sonucu doğmuştur ve böyle bir durumun da, kamu yönetiminde kaosa yol açması sonucu doğmuştur.

Kamu yönetimi kültürü ve disiplini olmayan bu siyasî iktidarın, bu haksız ve hukukdışı uygulamaları sebebiyle, kamu hizmeti, her alanda aksamaya başlamıştır. Sayın Başbakan da, kendince, bu süreci "bürokratik oligarşi" olarak izah etmeye çalışmaktadır.

Siyasî iradenin yanlış ve haksız uygulamalarının sorumluluğunu ve bedelini kendisinde aramak yerine, başkalarını suçlayan sorumsuzca anlayışın yeni bir örneğini, yine, bu tasarıda da görüyoruz, benzer tasarıda da görüyoruz. Daha ötesini söylemek istiyorum; kifayetsiz ve muhteris bir yönetim anlayışının yarattığı tahribatlardan söz ediyorum değerli arkadaşlarım. Türkiye'nin, şu anda karşı karşıya kaldığı tablo budur.

Sayın Başbakanın, kamu yönetimi kültüründeki yetersizliğinin -başta Sayın Başbakan olmak üzere- Sayın Başbakanın kamu yönetimi kültüründeki yetersizliğinin yarattığı tahribatları, toplum olarak, her geçen gün, yeni örnekleriyle, maalesef, çekiyoruz.

Bakın değerli arkadaşlarım, siyasî iktidarın üst kademeleriyle yakın ilişki içinde bulunan, İstatistik Kurumundan söz ediyorum; isim vererek, kurum vererek söylüyorum. Siyasî iktidarın üst kademeleriyle yakın ilişki içinde bulunan beden eğitimi bölümü mezunu olan kişiler, tamamen siyasî ve kişisel ölçülerle, İstatistik Kurumu gibi teknik bir kuruma Başkan Yardımcısı olabiliyor değerli arkadaşlarım! İstatistik konusunda hiçbir bilgi ve becerisi bulunmayan bu kişiler ve bunların oluşturdukları kadrolar, büyüme, kalkınma, enflasyon gibi konularda çalışmalar yapıyorlar. Bu niteliksiz ve vasıfsız kadrolaşma sebebiyledir ki, Kurum, İstatistik Kurumu iş yapamaz hale gelmiş, 2003 yılı sanayi sayımı ve anket sonuçlarını dahi açıklayamaz hale gelmiştir. Kurumda, İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı bir sürgün mekanı haline gelmiştir. Bunlara, umarım, Sayın Bakan, ilgili Bakan, çıkıp, demagoji yapmadan, dürüst bir şekilde ve somut bir şekilde açıklama getirir.

Bu şekildeki niteliksiz kadrolaşma sebebiyledir ki, bu görevlere, hak etmeden ve paraşütle gelenler, kendilerini, devletin memuru olarak değil, partinin memuru olarak görmeye başlamışlar. İşte, değerli arkadaşlarım, parti devleti olma süreci budur. Eğer, kamu yönetimindeki memurları, siz, devletin memuru olmaktan çıkarıp, parti devleti sürecinde kullanmaya başlarsanız, bundan daha büyük bir tahribat kamu yönetiminde söz konusu olamaz. Onlar ne yapıyorlar o zaman; kendilerini partinin memuru olarak görmeye başladıkları için, devletin kendilerine teslim ettiği resmî internet sitelerini kişisel husumet ve öfkeyle kullanarak, köşeyazarlarına hakaret etme cesaret ve cüretini gösterebiliyorlar, kendilerinde bu misyonu görüyorlar, kendilerini devletin memuru olarak görmüyorlar, o siyasî iktidarın memuru olarak görüyorlar.

OSMAN KILIÇ (Sivas) - Nereden biliyorsun?!

ATİLLA KART (Devamla) - Bunları ezbere konuşmuyorum Değerli Milletvekili arkadaşım. İstatistik Kurumundan söz ediyorum, isimden söz ediyorum. Gelişigüzel, soyut olarak kullandığım şeyler değil; isim vereyim size, isim vereyim değerli arkadaşım. Sayın Ömer Demir'in -Kurum Başkanının- verdiği cevaplara dayanarak bunları söylüyorum; gelişigüzel konuşmuyorum. Bakın, bunun devamında ne oluyor; bunun devamında şunları yaşıyoruz... Yeni yapılacak olan düzenlemeyle getirilmek istenen düzenlemeye, esas itibariyle, diyeceğimiz yok. Gelinen aşamada, aradan beş ay, altı ay geçtikten sonra böyle bir düzenlemenin yapılmış olmasını elbette olumlu görüyoruz; ama, bakın, İstatistik Kurumundaki o ilgili memurun bu yazışmasından sonra, Kurum Başkanı, ilgili yazara ne diyor biliyor musunuz; diyor ki: "Bravo! O arkadaşımız medenî cesaret sahibiymiş, düşüncelerini dile getirmiş." Bunlar, resmî belgelerde, soru önergelerine verilen cevaplarda; oradan dayanarak söylüyorum, gelişigüzel, soyut bir şekilde söylemiyorum.

Devam ediyorum, böyle bir…

OSMAN KILIÇ (Sivas) - İsim verecektiniz…

ATİLLA KART (Devamla) - İsim vereyim efendim, peki, isim vereyim.

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Sayın Kart, CHP il başkanlarının valilik yaptığı dönemleri unutmayın…

ATİLLA KART (Devamla) - Biz, şimdi, geçmiş dönemleri tartışmıyoruz değerli arkadaşım…

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Kart (CHP, Konya). “Türkiye istatistik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s 1142)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 17 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2006-05-17-turkiye-istatistik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasaris (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
