# Başbakanlık teşkilatı hakkında kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabulü hk (s.s 1180)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Kart (CHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mayıs 2006
- **Gündem:** BAŞBAKANLIK TEŞKİLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABULÜ HK (S.S 1180)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2006-05-24-basbakanlik-teskilati-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamenin-degistirile

> Atilla Kart (CHP), 24 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAŞBAKANLIK TEŞKİLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABULÜ HK (S.S 1180)); konuşma 893 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ATİLLA KART (Konya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 6 ncı maddesiyle ilgili olarak, Grubum adına söz almış bulunmaktayım; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, cumhuriyet dönemi anayasalarımıza göre, Başbakanlık, aslında, ne bir yürütme organı ne de bir idarî makamdır. Başbakan, Bakanlar Kurulunun başkanı sıfatıyla, siyasî görev ve yetkilere sahiptir. Her bakan, kendi bakanlığının görev alanında en üst idarî makam, tek yetkili ve sorumlu olarak, devlet tüzelkişiliğinin bir birimini temsil eder.

Ancak, cumhuriyetin başından bu yana, birtakım kanunlar veya tezkerelerle, tüzelkişiliği olan veya olmayan bazı hizmet birimleri Başbakanlığa bağlanmıştır. Böylece, Başbakanlık da, öteki bakanlıklar gibi, kendisine bırakılan birtakım kamu faaliyet ve hizmetlerinden sorumlu yürütme organı haline gelmiştir; fiilî olarak böyle bir süreç yaşanmıştır.

Anayasamızın 112 nci maddesi, bilindiği üzere, Başbakanın, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak, bakanlıklar arasında işbirliğini sağlayacağını ve hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözeteceğini düzenlemiştir. Bu düzenlemenin sonucu olarak da, 3056 sayılı Teşkilat Yasasının 2 ve 4 üncü maddelerinde, Başbakanlığın ve Başbakanın görev, yetki ve sorumlulukları düzenlemesi yapılmıştır. Teşkilat Yasasının 5 inci maddesinin son fıkrasında da Başbakanlık Müsteşarıyla ilgili bir düzenleme yapılmıştır. Bu maddede, son fıkrada, Müsteşarın, görev ve hizmetlerinden dolayı Başbakana karşı sorumlu olduğu çok açık bir şekilde ifade edilmiştir.

Yani, burada, oturumu yöneten Sayın Meclis Başkanının ifade ettiği gibi, Müsteşarın gıyabında yapılan bir eleştiri söz konusu değil. Müsteşar doğrudan Başbakana karşı sorumlu olduğu için, Müsteşara yönelik eleştiriler, doğrudan Başbakana ve Başbakanlığa yöneltilmiş demektir. Dolayısıyla, bu noktada bir açıklama yapılmak gerekiyorsa, bir savunma yapılmak gerekiyorsa, Hükümet adına burada kim hazırsa, kalkar, burada cevabını verir. Dolayısıyla, bu anlamda, biz, Müsteşarlığa yönelik olarak eleştirilerimizi yapmaya devam edeceğiz.

Bütün bu düzenlemelerdeki ortak amaç, devlet idaresinde etkinliğin sağlanması, görevlerin tam ve verimli bir şekilde, zamanında yerine getirilmesini temin etmektir. Başka bir özet ifadeyle, Başbakanın temel görevi, anayasal kurumlar arasındaki koordineyi sağlamaktır. Başbakanın temel varlık sebebi budur.

Yine -devam ediyorum- parlamenter sistemlerde, başbakanın, bakanlar kurulunun başkanı olarak, kurul üzerinde büyük bir otoritesinin bulunduğu da bir vakıadır. Parlamenter sistemin gelişimiyle birlikte, başbakan, çoğunluk partisi lideri sıfatıyla, başkanlık sistemindeki başkanın dahi kısmen sahip olmadığı yetkilere sahip bulunmakta ve cumhuriyet hükümetleri, bu sebepledir ki, başbakanın ismiyle anılmaktadır.

Geldiğimiz aşamada, Türkiye'deki tabloda da, bu durumu bütün unsurlarıyla görüyoruz değerli arkadaşlarım. Daha da ötesini, 59 uncu Hükümet… Bakın, şu ayırımı yaparak ifade ediyorum; 58 inci Hükümet demiyorum, 59 uncu Hükümet döneminde, daha da ötesini görüyoruz. Nedir o; yasamaya tahakküm etmek isteyen, yargıya ise müdahale eden bir anlayışla karşı karşıyayız. Türkiye'nin şu andaki temel sorununun bu noktada yoğunlaştığını üzülerek ve kuşkuyla ifade ediyorum.

Bu anlayış ve uygulama sebebiyledir ki, sistemin parti devleti veya başbakancı parlamenter rejim niteliğine dönüştüğünü görüyoruz. Öyle ki, Sayın Başbakan, Adalet ve Kalkınma Partisinin grup toplantısında, milletvekillerini bazı davranışları sebebiyle azarlayabilmekte ve devamında da "bizim sevk ettiğimiz kanunları birtakım önergelerle değiştirmeye çalışıyorsunuz, biz bunları okuyarak hazırlamıyor muyuz" diyebilmektedir. Oysa, yapılması gerekenin -demokrasi terbiyesi ve demokrasi kültürünün gereği olarak ifade ediyorum- Sayın Başbakanın milletvekillerine "tasarıların virgülüne bile dokunmayın" demek yerine, "komisyonlara ve Genel Kurula devam edin, varsa yanlışları düzeltin, düzeltmeye çalışın" demesi olduğu gayet açıktır.

Mecliste oylaması yapılan bazı kanunların, bırakın Mecliste tartışılmasını, tasarıların bürokratik aşamadaki hazırlanması sürecinde bile gerekli özenin gösterilmediğini, Cumhurbaşkanlığı inceleme aşamasında, tasarıların bu noktada, yani, maddî hata noktasında iade edildiğini biliyoruz.

İşte, değerli arkadaşlarım, çok net olarak ifade ediyorum, çok özet olarak ifade ediyorum ki, Türkiye'de bugün yaşanan sorunun temeli, Başbakan sorunudur; çok açıkça ifade ediyorum. Yukarıda, Anayasa ve Teşkilat Yasasının ilgili maddelerinde düzenlemesi yapılan görevleri yapmak yerine, devletin yargıya yönelik görev ve sorumluluklarını dahi kendi kontrolüne almak isteyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Bunları biraz daha somut örnekleriyle anlatmak istiyorum.

Bakın, Danıştay olayına bir başka boyutuyla girmek istiyorum. Danıştay olayının, değerli arkadaşlarım, bir adlî boyutu var, bir de siyasî boyutu var. Adlî boyutu nedir; bu olayın arkasında kimler var, hangi örgüt var, her neyse, bunu araştırmak, bunu tespit etmek adlî makamların görevidir, adlî mercilerin görevidir. Bizim burada yasama organı olarak, Hükümet olarak bu noktada, hiçbir şekilde, delillerin karartılması, delillerin yönlendirilmesi anlamına gelecek bir beyan ve ilişki içinde olmamamız gerekir. Tekrar ifade ediyorum, o, adlî mercilerin görevidir. O eylemin arkasındaki tetikçi kim, organizatör kim, onu adlî merciler tespit edecek. Bizim tartışacağımız nokta nedir; bizim tartışacağımız nokta şu: Bu olayın siyaseten sorumlusu kim, siyaseten bu noktada bu iklimi kimler hazırladı, siyaseten kim cesaretlendirici bir tavır içinde oldu, kim teşvik edici bir tavır içinde oldu, kim himaye edici bir tavır içinde oldu? Bunu sorgulamamız gerekiyor, bizim bu noktada değerlendirme yapmamız gerekiyor.

Bunu değerlendirdiğimiz zaman, bakın değerli arkadaşlarım, koruma ve güvenlik zafiyeti konusundaki değerlendirmeye uzun boylu girmek istemiyorum. Burada, dört defa resmî yazışma yapıldığını, talepte bulunulduğunu görüyoruz. Buna rağmen, yakın ve sürekli korumanın verilmediğini biliyoruz.

HACİ BİNER (Van) - Yapmayın… İçişleri Bakanı açıkladı.

ATİLLA KART (Devamla) - Başbakan olarak, Hükümet olarak, temel sorumluluğumuz ne; bakıyoruz, Danıştayın ilgili kararının, 2. Dairenin o kararının içeriğinin bile kamuoyuna yanlış aksettirildiğini görüyoruz ve Türkiye, üç aydır, dört aydır, bu kararın içeriği üzerine bir gerginlik yaşıyor.

Nedir o kararın içeriği; o kararın içeriği, sizlerin ve Başbakanın zaman zaman ifade ettiği gibi, okul dışında, yani, kamusal alan dışında türbanın takılması değil, okul içinde de türbanın takılması söz konusu; kararda bu tespit ediliyor. Dolayısıyla, kamuoyunu yanıltacak bir şekilde "vay efendim, özel hayata da mı karışacaksınız", "bunlar dışarıda da kıyafete karışacaklar", "efendi", "ulema" tabirleri yaptığınız zaman, bu değerlendirmeleri kullandığınız zaman orada ne oluyor; orada şu oluyor: Siz, eleştiri falan yapmıyorsunuz; siz, orada, hakaret boyutlarına varan bir değerlendirme yapıyorsunuz. Daha da ötesini söyleyeyim; siz, orada, aslında, anayasal kurumların meşruiyetini tartışmaya açıyorsunuz, hedef gösteriyorsunuz, anayasal kurumu…

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Kart (CHP, Konya). “Başbakanlık teşkilatı hakkında kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabulü hk (s.s 1180)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 24 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2006-05-24-basbakanlik-teskilati-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamenin-degistirile (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
