# Türkiye cumhuriyeti devleti ile suriye arap cumhuriyeti devleti arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleri ile ihale işlemleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:263)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Kart (CHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim
- **Tarih:** 3 Haziran 2009
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ DEVLETİ ARASINDAKİ KARA SINIRI BOYUNCA YAPILACAK MAYIN TEMİZLEME FAALİYETLERİ İLE İHALE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:263)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2009-06-03-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-devleti-arasin

> Atilla Kart (CHP), 3 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ DEVLETİ ARASINDAKİ KARA SINIRI BOYUNCA YAPILACAK MAYIN TEMİZLEME FAALİYETLERİ İLE İHALE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:263)); konuşma 455 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, gelinen bu aşamada hamaset yapmadan, polemik yapmadan, önemli gördüğüm bazı temel konuları ana başlıklarıyla bir kez daha bilgilerinize sunmak istiyorum, bir kez daha vicdanlarınıza seslenmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, bakın, bu tasarı, en başta 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu’nun 9’uncu maddesine açık bir şekilde aykırı. Bu tasarı, 3996 sayılı Yap-İşlet-Devret olarak bilinen Kanun’un 2’nci maddesine açıkça aykırı. Bu tasarı, bu konuyla ilgili Danıştay kararına aykırı. Bu tasarı, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun ilgili maddelerine aykırı değerli milletvekilleri. Yani hukuki sakatlıkla, birçok bakımdan, birçok madde yönünden, birçok kanun yönünden malul olan, sakat olan bir tasarı söz konusu. Tasarı bu hâliyle kanunlaştığı takdirde, grup yetkililerimiz hep ifade ettiler, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, ana muhalefet partisi olarak, burada iki aylık süreyi beklemeden ilk hafta içinde Anayasa Mahkemesine başvurmamız çok açıktır, bu bilinen bir husustur.

İşte, değerli milletvekilleri, bu Anayasa Mahkemesine yapılacak başvuru süreci, anlattığım sebeplerle hukuki bakımdan bir belirsizliğin olması ancak bu arada kanunun yürürlüğe girmesi ve ilgili firmanın temizleme faaliyetlerine başlaması hâlinde bir belirsizlik durumu söz konusu olacak yani bir askı durumu söz konusu olacak.

Söz gelişi, bir yıl sonra Anayasa Mahkemesinin iptal kararı verdiğini varsayalım. İşte, değerli arkadaşlarım, bu arada ilgili firma temizleme faaliyetini başlattığı takdirde ve devamında da Anayasa Mahkemesi -anlattığımız gerekçelerle- iptal kararı verdiği takdirde, Türkiye Cumhuriyeti çok ağır bir hukuki sorumlulukla, tazminat sorumluluğuyla karşı karşıya kalacaktır değerli arkadaşlarım. Ben, o sebeple şunu önemle vurguluyorum. Gerçekten, hamaset yapmadan, bu noktada vicdanlarınıza, muhakemenize, sorgulamanıza bir fırsat vermek adına bunu söylüyorum. Bakın, yapılan hesaplamalara göre değerli arkadaşlarım, 30-40 milyar dolar seviyesinde bir petrol geliri, 10 milyar dolar seviyesinde de modern ve organik tarımdan bir gelirin elde edilmesi söz konusu. İlgili firma kullanmaya başladı. Anayasa Mahkemesi iptal etti. Uluslararası mahkemeler nezdinde ilgili firmanın Türkiye Cumhuriyeti aleyhine -bu rakamlar boyutunda olmasa da- son derece ciddi bir tazminatı elde etmesi söz konusu olabilecek. İşte, onun için diyoruz ki -önergemizde ifade edildiği gibi- gelin, hiç olmazsa bir yıllık bir süre imkânı tanıyın değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri. Bu bir yıllık süre içinde Anayasa Mahkemesi iptal kararı vermediği takdirde o yasa zaten yürürlük kazanmış olacak. O yasanın uygulaması zaten başlamış olacak. İnanıyorum ki vicdanlarınızda değerlendirme yaptığınız zaman, bu önerimize sağduyulu yaklaştığınız zaman, duygularınızdan uzaklaşarak bir değerlendirme yaptığınız zaman bu noktada bize hak vereceğinize inanıyorum.

Değerli milletvekilleri, şuna hakkımız yok: O bölgede yaşayan Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Süryani’siyle o vatandaşlarımızın toprak edinme hakkını engellemeye hakkımız yok. Sermaye yapısı belirsiz yabancı şirketlere toprağımızı kaptırmaya hakkımız yok değerli milletvekilleri. Emperyalizmin oyununa gelmeyelim değerli arkadaşlarım. Bakın, yaptığınız bu uygulamayla, mayınları temizlerken bu alana, bu alanlara yeni mayınları, yeni mayın tohumlarını ektiğimizi unutmayalım değerli milletvekilleri. Bakın, biz bunları Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bugün söylemiyoruz değerli arkadaşlarım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Kart (CHP, Konya). “Türkiye cumhuriyeti devleti ile suriye arap cumhuriyeti devleti arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleri ile ihale işlemleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:263)”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 3 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2009-06-03-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-devleti-arasin (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
