# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Kart (CHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim
- **Tarih:** 3 Mayıs 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2010-05-03-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas

> Atilla Kart (CHP), 3 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 487 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; tarafımızdan verilen önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında yedi buçuk yılın sonunda ortaya çıkan tabloyu, bir bölümünü, kısaca ana başlıklarıyla ifade etmek istiyorum. 3 Temmuz 2005 tarihinde kabul edilen Telekomünikasyon Yasası, 5 Kasım 2007 tarihli Amerika Birleşik Devletleri görüşmesi, alınan kararlar ve gelişen olaylar, Aralık 2007 tarihinde kabul edilen Tanık Koruma Yasası, jandarmanın pasifize edilerek emniyet üzerinden yasa dışı ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirilen kurumsal dinleme mekanizmaları, ortam dinlemeleri ve toplumdaki ayrışma duygusu, Başbakanlık örtülü ödeneğinin üstlendiği rol ve amacı dışında kullanılması, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı Tasarısı’nın kabulü ve diğer yasal düzenlemeler ile parti devleti yapılanmasının yasal alt yapısı büyük ölçüde tamamlanmış durumdadır. Bürokraside de bu çerçevede önemli bir dönüşüm gerçekleştirilmiştir. Artık bürokraside, kamuda “devlet memuru” değil, “parti memuru” kavramı ve uygulaması egemen hâle gelmiştir.

Ana başlıklarıyla anlatımını yaptığımız bu sürecin sonunda artık siyasi partilerin kapatılmasını siyasi iktidarın insaf ve takdirine bırakan bir düzenlemeye sıranın geldiğini görüyoruz. Türkiye’de bu süreç yaşanmaktadır. Böyle bir düzenleme demokrasiyle bağdaşmaz, ahlaken de kabul edilemez. Çağdaş hukukta ve demokrasilerde böyle bir düzenleme yoktur. Erkler gaspı yapılmak pahasına yapılmak istenilen bir düzenlemeyle karşı karşıyayız. Demokrasinin intiharından söz ediyorum değerli milletvekilleri, hiç abartmadan, polemik yapmadan, demokrasinin intiharı tehlikesinden söz ediyorum.

Bu tablo içinde iki olayı, gerçekten, polemiğe kaçmadan Genel Kurulla paylaşmak istiyorum.

Bakın değerli milletvekilleri, Deniz Feneri Derneğiyle ilgili soruşturma… Onun idari, adli anlamdaki savsaklanmasını bir tarafa bırakıyorum. Bunların tartışmasına girmek istemiyorum ama yakın zamanda ortaya çıkan iki olayı bilginize sunmak istiyorum. Neyi görüyoruz? Deniz Fenerinin çekirdek kadrosunun Bursa ve İstanbul Büyükşehir Belediyelerinde 70 trilyonluk ihaleler aldığını görüyoruz değerli milletvekilleri. Neyi görüyoruz? Bir diğer önemli olay, bakan çocuklarının artık 240 milyon dolarlarla taahhüt işlerine girdiğini görüyoruz değerli milletvekilleri.

Bakın, bunu yaratan bir sistem var. Dokunulmazlıkla ilgili 83’üncü madde ve 100’üncü maddedeki soruşturma sistemi bu sömürü düzenini yaratıyor. Bu mekanizma, bu sömürü sistemini yaratıyor. Bakanların yakın çevresinde, 26-28 yaşlarında, 100 milyon dolarlarla iş yapan ticari dehalar doğuyor. Elbette bütün bakanları kastetmiyorum, bunu çok açık olarak ifade ediyorum. Hangi bakanları kastettiğimi hemen ifade edeyim: Enerji, turizm, gıda, basın, inşaat ve taahhüt alanlarında, bakan çocukları ve yakınlarının nüfuz suistimali yoluyla iş yapar hâle geldiğini görüyoruz.

Ben şundan eminim: Vicdanınız bu tablo ve bu mekanizmadan rahatsız oluyor. Aksini düşünemiyorum, bu söz konusu olamaz. Yapılan ya da yapılmak istenilen düzenlemelerin bütün bu süreci karartmaya ve denetlenemez hâle getirmeye yönelik olduğunu artık görmemiz gerekiyor. Bu sistemin düzeltilmesi gereken pek çok yönü var. Ancak bu yol ve yöntemlerle değil. On-on beş yıl sonrasından söz etmiyorum; bütün içtenliğimle, bütün kaygılarımla ifade ediyorum ki, iki üç yıl sonra pişman olacağımız süreçlere katkı sağlamayalım. Bu Parlamentonun en az üçte 2’sinin değişeceğini unutmayalım değerli arkadaşlarım. Kişisel kaygı ve beklentilerimizin üstüne çıkalım. Yönetim krizi ve kaosu yaratması kaçınılmaz olan böyle bir sürece, böylesine belirsiz bir sürece katkı sağlamayalım. Bunun vebali ve sorumluluğu hiçbir şekilde bertaraf edilemez. Bunu görmemiz gerekiyor, bunu değerlendirmemiz gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Kart (CHP, Konya). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2010-05-03-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
