# Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Kart (CHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim
- **Tarih:** 20 Temmuz 2010
- **Gündem:** TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2010-07-20-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai-2

> Atilla Kart (CHP), 20 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)); konuşma 500 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Genel Kurulu bir kez daha saygıyla selamlıyorum.

Adalet ve Kalkınma Partisi, kritik konularda olduğu gibi, yine bu tasarıda da sorunu çözüyormuş gibi görünüp aslında esasa yönelik olarak, öze yönelik olarak hiçbir ciddi öneriyi getirmiyor.

Şimdi, biraz sonra bu maddeyle ilgili olarak bir önerge oylanıyor, görüşülüyor, görüşülecek. Burada, getirilen bu önergeyle bu soruna çözüm getirilmesinin mümkün olmadığını çok açık olarak ifade ediyoruz. Bu önerge, Türk Ceza Kanunu’nun 314/3, 220/6 ve 7’nci fıkralarındaki düzenlemeyi hiçbir şekilde etkilemiyor.

Bu soruna gerçekten çözüm getirmek iddiasında iseniz, bu konuda samimi iseniz, bu konuda siyaseten dürüst iseniz şunu yapmanız gerekiyor, bu gayet açık: Terörle Mücadele Kanunu’nun 2’nci maddesi, 7/2’nci maddesine yönelik olarak bir düzenleme yapıyor musunuz, yapmıyor musunuz?

Yine Türk Ceza Kanunu’nun 314’üncü maddesine yönelik olarak, 220’nci maddesinin altı ve sekizinci fıkralarına yönelik olarak bir düzenleme yapıyor musunuz, yapmıyor musunuz? Bu cesareti, bu tutarlılığı göstermeniz gerekiyor. Ama Adalet ve Kalkınma Partisi diğer birçok kritik konuda olduğu gibi bu konuda da yine tamamen referandum sürecine yönelik olarak, siyaseten malzeme olarak kullanmak amacıyla, bir düzenleme yapıyor görüntüsüyle yine kamuoyunu yanıltma girişimi içinde.

Değerli arkadaşlar, sevgili milletvekilleri, değerli milletvekilleri; hukukumuzda çocuk ceza adalet sisteminin artık yeniden yapılandırılması gerekiyor. Bu kapsamda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından 1999 yılında verilen Thompson kararındaki ilkelere uygun olarak, İngiltere’de yapılan uygulamalar doğrultusunda çocuklara yönelik yargılamalarda hiçbir oturumun bir ders saati olan kırk beş dakikadan uzun sürmemesi, düzenli araların verilmesi gereğini yeri gelmişken ifade ediyoruz.

Gerçekten bir düzenleme yapmak isteniliyorsa, çocuklara pedagog ve psikologlar aracılığıyla kendilerine isnat edilen suç ve yargılamanın muhtemel sonuçları anlatılmalı, anlayabilecekleri bir dille anlatılmalı; izlenebilecek savunma stratejisi çocuk ve ailesinin aktif katılımıyla tespit edilmelidir. Çocuk, işlediği suçun kötülüğü ile yüzleşmek dışında, yargılamadan kaynaklanabilecek herhangi bir tahribata veya travmaya uğratılmamalıdır.

Taş atan çocuklarla ilgili olarak, taş atma eylemlerinin yoğun olarak görüldüğü, zırhlı personel taşıyıcının dahi zorlukla ilerlediği yerleşim birimlerinde, örneğin Diyarbakır Bağlar Mahallesi’nde, Yeniköy Mahallesi’nde, Bağlar 5 Nisan Mahallesi’nde, bu gibi yerlerde şehir planlamaları yeniden yapılmalı, bu yerleşim yerlerinde kentsel dönüşüm projeleri hazırlanmalı ve uygulamaya konulmalıdır ama getirilen tasarıda, bırakın böylesine derinlemesine incelemelerin, tartışmaların, bütün bunların ötesinde son derece yüzeysel ve çelişkili düzenlemelerin yapıldığını görüyoruz.

Değerli milletvekilleri, geldiğimiz aşamada, Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarı şu yüzleşmeyi göstermek durumundadır, bu cesareti sorgulamak durumundadır. Nedir o? Şunu artık görmemiz gerekiyor: Terör örgütünün bu çocukları, hepimizin çocukları olan bu çocukları kendi amaçları doğrultusunda kullandığı ve bundan böyle de kullanmaya devam edeceği açıktır. On beş, on sekiz, yirmi yaş grubundaki bu çocuklar ve gençler devlet ve toplum kavramından ve aidiyet duygusundan kopmuş durumdadırlar değerli arkadaşlarım. Böyle bir tablonun ayrışmayı yaratması kaçınılmazdır. Böyle bir tablonun bölünmeye altyapı hazırlaması kaçınılmazdır. Bu tablo, kabul etmek gerekir ki vahim bir tablodur. Hükûmet bu tablonun maalesef idrakinde değildir. Hükûmet slogan üretmek yerine, artık öngörülü ve sorumlu davranarak bu konuya sağlıklı, tutarlı bir çözümü bulmak zorundadır. On beş, on sekiz, yirmi yaşındaki o çocuklar hepimizin çocukları -tekrar ifade ediyorum- zihnen “devlet” kavramından kopmuş durumdalar değerli arkadaşlarım. Bakın, kırk yaş ve üstü öyle veya böyle devletle bağlantısını, toplumla bağlantısını sürdürüyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Kart (CHP, Konya). “Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)”. TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim tutanağı, 20 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2010-07-20-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
