# Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Kart (CHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim
- **Tarih:** 5 Ocak 2011
- **Gündem:** RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM, AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU RAPORU HK. (568)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2011-01-05-radyo-ve-televizyonlarin-kurulus-ve-yayin-hizmetleri-hakkinda-kanun-ta

> Atilla Kart (CHP), 5 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM, AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU RAPORU HK. (568)); konuşma 508 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; tarafımızdan verilen önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, görüşülmekte olan kanunun RTÜK yapılanmasında teknik anlamda ve sistematik anlamda ciddi düzenlemeler getirdiğini görüyoruz. Bu tür düzenlemelere, bütüncül düzenlemelere ihtiyaç olduğu bir gerçektir. Bu yönüyle tasarıyı ben olumlu görüyorum ancak bu tasarı içinde gözden ısrarla kaçırılmak istenilen ve üzerinde pek de durulmayan temel bir konuya temas etmek istiyorum değerli arkadaşlarım.

Burada, muhtelif yol ve yöntemlerle şimdiye kadar gerçekleştirilen, iletişim üzerinden gerçekleştirilen, Telekom’un özelleştirilmesi suretiyle gerçekleştirilen kuşatmanın yeni bir ayağının oluşturulduğunu görüyoruz.

Bakın, değerli arkadaşlarım, 22’nci Yasama Döneminde Bankalar Kanunu ile RTÜK mevzuatında değişiklik yapan bir kanunla ilgili olarak Adalet ve Kalkınma Partisi Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın birtakım değerlendirmelerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ne diyor Sayın Yalçınbayır? Şunu söylüyor -aynen tutanaktan okuyorum- değerli arkadaşlarım: “Değerli milletvekilleri, televizyonlarda yabancı sermaye payının yüzde 50’lere kadar ulaşılması kabul edilemez. Teklif kanunlaştığı takdirde, Türkiye genelinde yayın yapan 24 televizyonun 6’sı tümüyle yabancı sermayenin eline geçecektir. Doğrudan yabancı sermayenin girmesinde büyük yarar var ancak bu satış herhangi bir firmanın satışı değil, bir gazoz firmasının satışı değil. Bu satış, kamuoyunu oluşturan düşünce özgürlüğüyle, basın özgürlüğüyle ilgili olan bir tekliftir.” diyor.

Devam ediyor Sayın Yalçınbayır: “Ben, o söz atan arkadaşlarımın geçen dönem burada olmadığını biliyorum.” diyor. Adalet ve Kalkınma Partisine mensup arkadaşlarını kastediyor. “O zaman, sözümü, geçen dönem burada olan 53 arkadaşıma söylüyorum öncelikle. RTÜK’le ilgili kanun tasarılarının görüşmelerini hatırlasınlar.” Yani 22’nci Yasama Döneminden evvelki görüşmelere atıfta bulunuyor. “Geçen dönemin birinci devresinde Anayasa Komisyonu Başkanıydım. Genel Başkanın, Başbakanın talimatına rağmen, Sayın Sadık Yakut’un da büyük katkılarıyla…” Sayın Sadık Yakut, bugün Meclisi yöneten değerli bir arkadaşımız.

Devam ediyorum, Sayın Yalçınbayır şunu söylüyor: “Sermayenin tekelleşmesi ve kartelleşmesi ve basın özgürlüğü, kamuoyunun oluşması, halkın haber alma hakkıyla ilgili o tasarı karşısında nasıl direnmiştik. O 53 milletvekilinin, başta Mehmet Ali Şahin olmak üzere, Abdüllatif Şener, Abdullah Gül, Bülent Arınç ve diğer arkadaşlarımın verdiği mücadeleyi unutmak mümkün değil.”

Sayın Arınç şimdi ne diyor? Diyor ki: “Efendim, bu yabancı sermaye payının yüzde 50’ye çıkarılması çok da üzerinde durulacak bir konu değil. Öyle uygun görülmüş teknik olarak.” Yabancı sermayenin faziletlerini hararetle savunuyor. Burada, hemen, bir istismar yapılmaması için, bir açıklama getiriyorum: Yabancı sermayeye ideolojik olarak bir değerlendirme yapan bir anlayışın içinde değilim. Üreten, istihdam sağlayan, katma değer yaratan yabancı sermayenin elbette günümüzde yeri vardır. Ancak, bu da belirli alanlarda olabilir, belirli sektörlerde olabilir. Bu yabancı sermayeyi, hiçbir üretim sağlamayan, Türkiye'nin iletişim anlamında, güvenlik anlamında kuşatılması sürecini getirecek olan böyle bir yapılanmaya, elbette karşı çıkmak gerekiyor, bunu kabul etmemek gerekiyor.

Burada, devam ediyoruz, izninizle devam etmek istiyorum, Sayın Yalçınbayır’ın görüşleri üzerinden devam etmek istiyorum: “RTÜK Uluslararası İlişkiler Dairesinin tespitlerine göre…” Avrupa ülkelerindeki bu yabancı sermaye paylarını çok somut olarak anlatıyor, değerlendiriyor. Türkiye’deki bu oranın bu ülkelerden hiçbirisinde söz konusu olmadığını ifade ediyor ki, bu değerlendirmeler bugün de geçerlidir.

Geldiğimiz noktada, burada Hükûmet adına Hükûmet sıralarında bulunan Sayın Bakanın bizi ikna etmesini istiyoruz, bize bu konuda açıklama getirmesini istiyoruz. O ikna gücünü kullandığı takdirde, biz de bu tasarıya elbette olumlu destek vermek anlamında görüşlerimizi beyan edeceğiz.

Bu değerlendirmelerle, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Kart (CHP, Konya). “Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 5 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2011-01-05-radyo-ve-televizyonlarin-kurulus-ve-yayin-hizmetleri-hakkinda-kanun-ta (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
