# Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Kart (CHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 22 Mart 2011
- **Gündem:** ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2011-03-22-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-7

> Atilla Kart (CHP), 22 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 497 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ATİLLA KART (Konya) – Değerli arkadaşlarım, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum ve 4’üncü maddeyle ilgili önerge hakkındaki görüş ve düşüncelerimi sizlerle paylaşıyorum.

Değerli milletvekilleri, burada bir Türkiye fotoğrafını anlatıyoruz, genel tabloyu anlatıyoruz, genel tabloyu anlatırken de somut olaylara temas ederek bir yaratılan iklimi, bunun yaratacağı vahim sonuçları anlatıyoruz. Bu çerçevede de, yargıç ve savcılar memurlaştırıldığı takdirde, hepimiz, toplumun her kesimi bu dalganın altında kalır, toplum bundan telafi edilemeyecek büyük zararlar görür, toplum buradan ayrışma sürecine girer. Bunu anlatmaya çalışıyoruz, bunu izah etmeye çalışıyoruz.

Bu çerçevede de hiçbir milletvekilini kişisel olarak hedef almamız söz konusu değildir ama milletvekili sorumluluğu adına, karşımızdaki milletvekili de olsa gerçekleri halkımızla, kamuoyuyla paylaşmak bizim görev ve sorumluluk anlayışımızın gereğidir. Bu çerçevede de yine bu gerçekleri halkımızla, kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.

Bu çerçevede şunu soruyoruz: Silivri soruşturmalarında soruşturmanın gizliliğini ihlalden dolayı savcılar hakkında 4 bin civarında suç duyurusu yapılırken Adalet Bakanlığı bu savcıları neden himaye etmek gereğini duyar? Ve devamında da şu endişeyi yaşıyoruz: Basın tasarısıyla, basına yönelik olarak af getirmeye yönelik tasarıyla aslında bu suç ilişkileri içinde olan bir bölüm basın mensubunun özel olarak affedilmesinin yaratacağı vahim tabloyu şimdiden anlatıyoruz, anlatmaya devam ediyoruz.

Şunu ifade etmiştik: Türkiye’de AKP İktidarıyla birlikte oluşturulan bir savcı prototipinden söz ediyoruz. Bu kişiler, artık devletin ya da cumhuriyetin savcısı değildir, hukuku korumak ya da maddi gerçeği tespit etmek umurlarında değildir. Bu savcılar için yasal ve insani gereklilikler görmezden gelinebilir, bu değerler ve kavramlar önemli değildir. Bu savcılar, artık AKP’nin memuru olmuşlardır, Adalet Bakanlığının bürokratı olmuşlardır, delillere müdahale ederler, delilleri yönlendirirler, delilleri karartırlar, Kayseri Büyükşehir Belediyesi olayında olduğu gibi. Bu savcılar, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 68 ve 69’uncu maddelerini mütemadi bir şekilde ayaklar altına alırlar.

Değerli milletvekilleri, ancak, neyse ki, devletin bu savcıları yanında, cumhuriyet ve demokrasiye inanan, gösteriş yapmadan, şov yapmadan görevlerini yapmak kararlılığında olan sorumluluk sahibi savcıları da vardır. Mağdurun hakkını koruyan, kimsesizlere sahip çıkan, haksızlığa uğrayanlara sahip çıkan, kanunsuz emirleri uygulamayan, maddi gerçeği tespit etmeye çalışan savcıları da vardır. Onlar, cumhuriyetin savcılarıdır. Onlar, devletin savcılarıdır. Onlar, tüm yurttaşların savcılarıdır.(CHP sıralarından alkışlar) Onlar, adaleti tesis etmeye çalışırlar. Onlar, kanunsuz emirleri uygulamazlar. Bu savcıların bir bölümü demokrat geçinen AKP’nin gerçek yüzünü görüp, Türkiye üzerinde oynanan büyük oyunu fark eden savcılardır. Bu savcılar, devletin ve toplumun ayrışmasına göz yummazlar. Kendilerinin siyasi hesaplarla kullanılmasını kabullenemezler.

Bunların dışında -ilk savcı tipinden söz ediyorum- kendilerini yasaların ve hukukun üstünde gören, kanunsuz emirleri uygulamak suretiyle meslekte bir yerlere gelmeyi hedefleyen bu savcılar hakkında elbette yasal gereklilikleri, yasal başvuruları yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Nereye yapıyoruz bunu? Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna yapıyoruz. Temsil yeteneğinin genişlediği, kast yapısına tabi olmadığı, meslek mensupları arasında ayrımcılık yapmayacağı, hâkim ve savcıların mesleki yetkinliklerine göre değerlendirileceği, adaletin tesisine katkı sağlayacağı ifade ve iddia edilen Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna bu başvurularımızı elbette yapacağız. Ama bu oyunu, bu takibi burada da bırakmayacağız. Çünkü, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun da maalesef bu oyunun bir parçası olduğunu görüyoruz. Bunların hesabını, hiç kimse umutsuzluğu kapılmasın, 12 Haziranla birlikte, halkın iradesiyle gündeme getirecek ve hesabını soracağız.

Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Kart (CHP, Konya). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2011-03-22-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-7 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
