# Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Atilla Kart (CHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 22 Mart 2011
- **Gündem:** ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2011-03-22-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-8

> Atilla Kart (CHP), 22 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 538 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 8’inci maddeyle ilgili önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Anayasa Mahkemesinin kuruluşuyla ilgili bir tasarının görüşmeleri esnasında doğal olarak, kaçınılmaz olarak adalet kavramını da tartışıyoruz. Adalet kavramının niteliğini, siyasi parti gruplarının adalet kavramını nasıl uyguladıklarını, nasıl değerlendirdiklerini genel bir çerçevede değerlendiriyoruz. Bu, aslında, zaten bizim görevimizin kaçınılmaz bir parçası. Bizim sorumluluğumuzun gereği olarak bunu tartışmamız gerekiyor.

Şimdi, böyle bir tartışma yapılırken, bir değerli milletvekili, açık bir şekilde de ifade etmeden, kendince, şahsıma yönelik olarak birtakım müphemiyet, birtakım karalamalar ifade etme girişiminde bulundu. Peki, benim hakkımda bir iddianame var mı, bir fezleke var mı, bir ağır ceza mahkemesi kararı var mı, mesleki anlamda yapılan bir soruşturma var mı, bir disiplin araştırması var mı? Varsa getir gündeme. Şimdi, böyle bir soruşturma yok çünkü olmayan bir şeyi ileri sürmek, ortaya getirmek mümkün değil.

Şimdi, söylediğiniz holdinglerin yönetiminde görev yapan 10’larca AKP milletvekili var. Holdinglerin soygununa yönelik olarak yaratılan, yurt dışından yaratılan mağduriyetlere yönelik olarak 2003 Ocağından bu yana mücadele eden kim, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu değil mi? Engelleyen kim, siz değil misiniz? Yıllardır yurt dışında sömürülen o insanlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik olarak tek başına mücadele eden Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ama bunun karşısında her türlü direnmeyi yapan Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu. Bunları yıllardır yaşıyoruz.

Bu nasıl oluyor? 1997 yılında başlayan, ta Dortmund’da Vestfalya eyaletinde Mayıs 2007’de Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in ve Yimpaş ve diğer holding yetkililerinin katıldığı o toplantıyla temelleri atılan bir sömürü düzeninden söz ediyorum. Orada ne yapıldı? O yurt dışındaki insanlarımız mağdur edildi, sömürüldü. O kaynak kurudu, sıra neye geldi? Deniz Fenerine geldi. E, bunu da engelliyorsunuz. Siz onun için iktidar olarak ve AKP Grubunun önemli bir bölümünü kastederek söylüyorum, cürmümeşhut hâlindesiniz, suçüstü hâlindesiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, böyle bir değerlendirmenin sonucunda şunları ifade etmek gerekiyor: Geldiğimiz noktada neyi görüyoruz? Vicdanların nasırlaştığı bir adalet duygusunu görüyoruz. Birileri hakkında iddianame yok, mesleki soruşturma yok, kalkıp ona karalama yapma cesaretinde, cüretinde bulunacaksınız; öbür taraftan iddianame var, ağır ceza mahkemesi kararı var, Meclis araştırma raporları var; bunları engelleyeceksiniz, bunları yok varsayacaksınız, ondan sonra gelip burada ahkâm keseceksiniz. Bu nasıl bir adalet duygusudur, bu nasıl bir vicdan duygusudur? Bu, vicdanların nasırlaştığı bir adalet duygusu değil midir değerli milletvekilleri? Bunları konuşma cesaretini nasıl görebiliyorsunuz? Gerçekten bunu izah etmek, bunu anlatabilmek mümkün değil.

Şimdi, tabii, talihsizlik şurada: Gümrük Müsteşarlığına yönelik olarak birileri kalkıyor, burada karalama getiriyor, ilgili bakan da orada seyrediyor. Sayın Bakan, bunun cevabını benden önce sizin vermeniz gerekir. Gümrük Müsteşarlığı sizin uhdenizde, sizin sorumluluğunuzda görev yapan bir birim değil mi? Sonra, biz neyi tartışıyoruz? Gümrük Müsteşarlığının ya da diğer bir kurumun raporun içeriğini tartışmıyoruz. Anayasa’nın 83’üncü maddesini ayaklar altına alan bir cumhuriyet savcısının eylemini tartışıyoruz. Bir cumhuriyet savcısı Anayasa’nın 83’üncü maddesindeki o amir hükmü nasıl ayaklar altına alır, nasıl görmezden gelir; bunu tartışıyoruz.

Siz suçlusunuz demiyoruz, sizin hakkınızda bir iddianame var diyoruz. Sizin hakkınızdaki o iddianamede takipsizlik kararı verilmiş, ağır ceza mahkemesi onu kaldırmış diyoruz. Bir cumhuriyet savcısı, bir milletvekili hakkında, milletvekili seçildikten sonra zaman aşımı işlemeyeceğini bilmez mi, diyoruz. Siz bunun cevabını vermek durumundasınız. Bunun ötesindeki açıklamalarınız karalama yapmaktan, demagoji yapmaktan öteye gitmez. Bunları daha fazla gizleyemezsiniz. Güneş balçıkla sıvanmaz değerli milletvekilleri.

Genel kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Atilla Kart (CHP, Konya). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-23-2011-03-22-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-8 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
