# 2005 mali yılı bütçe kan.tas.(10 uncu tur görüşmelerinde ) adalet bak.,yargıtay,milli eğitim bak.,yüksek öğr.kur.,üniversiteler

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Avni Doğan (AK Parti, Kahramanmaraş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim
- **Tarih:** 25 Aralık 2004
- **Gündem:** 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.(10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) ADALET BAK.,YARGITAY,MİLLİ EĞİTİM BAK.,YÜKSEK ÖĞR.KUR.,ÜNİVERSİTELER
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/avni-dogan-22-2004-12-25-2005-mali-yili-butce-kan-tas-10-uncu-tur-gorusmelerinde-adalet-bak

> Avni Doğan (AK Parti), 25 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.(10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) ADALET BAK.,YARGITAY,MİLLİ EĞİTİM BAK.,YÜKSEK ÖĞR.KUR.,ÜNİVERSİTELER); konuşma 781 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA AVNİ DOĞAN (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2005 malî yılı Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi üzerinde, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına konuşmak üzere söz almış bulunuyorum; Partim ve Grubum adına hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, görüşmekte olduğumuz Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinin bir özelliği var; bu özellik çok önemli bir özellik. Yıllardan bu yana, bir 2004 yılı malî bütçesinde bir de bu görüşmekte olduğumuz bütçede, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi en büyük bakanlık bütçesi olma özelliğini gösteriyor. Daha önceki bütçelerde, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi herhangi bir bakanlık bütçesi ya da ona denk bir bütçe görünümündeydi. Ancak, 59'uncu hükümet, iki yıldır -millî eğitime verdiği önem açısından çok önemli bir gösterge bu- Millî Eğitim Bakanlığına, millî gelirden en büyük payı ayırmaktadır.

Türkiye, 80 kişilik sınıfların olduğu bir ülke. Türkiye, okullaşma oranı açısından sıkıntıları olan bir ülke. Türkiye, öğretmenlik mesleği, öğretmen sayısı, öğretmenin niteliği açısından sıkıntıları olan bir ülke. Eğer, bir ülke, eğitim meselesini çözemezse, hele, bu, az gelişmekte olan bir ülkeyse, bir medeniyet taşrası halinde kalır, bir medeniyetin kenar mahallesi olur. Onun için, çağdaş eğitimin en önemli gereklerinden birisi, bir kere, millî eğitime ayırdığınız, millî bütçeden ayırdığınız paradır; bu, çok önemlidir. İki yıldır, 59 uncu hükümet, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesini, hükümetin en büyük bakanlık bütçesi halinde huzurlarınıza sunuyor; bundan dolayı hükümeti kutluyorum.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'de, yıllardır eğitim sisteminin bozuk olduğunu konuşuruz; yıllardır, eğitim sisteminin eksiklerini konuşuruz; ama, bir türlü bir adım atmayız, bir türlü sistemi değiştirmeyi düşünmeyiz. İşte, iki yıldır, Türkiye'de sistem değişmeye başlamıştır. Sistemin değişmesi yeterli mi; elbette, yeterli değil; ama, şunu söyleyeyim: Kelebek bir kere kanatlanırsa, bir daha tırtıl olmaz. Millî Eğitim sisteminde değişim başlamıştır, bu değişim sürecektir. Ancak, bu değişimi tamamladığımız zaman, biz, bir medeniyet taşrası olmaktan kurtuluruz, hedeflediğimiz çağdaş uygarlığın merkezi haline geliriz.

Az gelişmiş ülkelerin en büyük hastalığı, millî eğitime, millî bir mesele olarak bakmanın ötesinde, bilimsel bir mesele olarak bakmanın ötesinde, ideolojik bir mesele olarak bakmalarıdır. Tabiî, ideolojik mesele olarak bakarsanız, yetiştirmek istediğiniz nesilleri, kendi ideolojinizin dar sınırları içerisinde yetiştirirsiniz.

Hazreti Ali'nin -kaç sene evvel bilmiyorum, binaltıyüz sene evvel galiba- bir sözü var: "Çocuklarınızı kendi devriniz için yetiştirmeyin, çocuklarınızı, onların yaşayacakları devir için yetiştirin." Bu, şu demek: Çocuklarınızı kendi ideolojiniz için, kendi düşünce kalıplarınız için değil, onların çağı için, onların devri için yetiştirin. İslam dünyasının önemli bir bilgesinin, önemli bir büyüğünün söylediği bir laf, bir söz, aslında, bizim medeniyetimizin dışındaki ülkelerde neredeyse bir yol haline gelmiş, neredeyse bir ilke haline gelmiş; ama, en fazla bizim sahiplenmemiz gereken bir görüşe, nedense, sahip olamamışız.

Tabiî, Türkiye'de, işte bu değişim, çocukları kendi devirleri için yetiştirme dönemi başlamıştır. Bu cümleden olarak, mesela, 2003 yılı itibariyle okulöncesi eğitimde okullaşma oranı, yüzde 11'dir; bu oran, şu an yüzde 20'lere çıkarılmıştır. Okulöncesi eğitim, bizim hiç ciddîye almadığımız bir eğitimdir; ama, çağdaş ülkelerde, artık, bu, eğitimin temel dinamiği haline getirilmiştir, eğitimin temel unsuru haline getirilmiştir.

Bizim en başarılı olduğumuz okullaşma alanı, ilköğretimdir. İlköğretimde okullaşma oranı, iki yıl önce yüzde 93,9'du, bugün yüzde 97,4'e çıkmıştır; yani, artık yüzde 100'leri yakalamak üzereyiz. Kesintisiz temel eğitimin en fazla tartışılan yanı, en fazla tartışılması gereken yanı, devletin yaptığı birtakım okulların kapatılmasıdır; birtakım köy okulları kapatılmıştır, taşımalı eğitime geçilmiştir. Mesela, ben, Andırın'da bir köy geziyordum, okulun duvarına siyah bir kömürle şöyle yazmışlar: "Kapatacaktınız, burayı niye yaptınız?!" Şimdi, bu iki yıllık dönemde, devletin, vatandaşın alınteriyle yaptığı kapalı okullar tamir edilip, tekrar eğitime-öğretime açılmaya başlamıştır. Geçtiğimiz yıl eğitim-öğretime açılan okul sayısı 1 400'dür. Yine, bu ülkede, 80 000 dersliğe ihtiyaç olduğu düşünülüyor veya 800 000; şu an, tam rakam aklımda değil. Geçtiğimiz yıl 40 000 derslik yapılmıştır; bu yıl 30 974 derslik yapılması hesaplanmaktadır. 21 inci Yüzyıla girdiğimiz yıllarda, 70-80 kişilik sınıflarda öğretim yapılmasının ne anlama geldiğini takdir edersiniz; ama, inşallah, önümüzdeki beş altı yıl içerisinde, Türkiye'de 30 kişilik sınıflarda eğitim yapılmaya başlayacaktır. Zaten taşımalı eğitimin altyapısı tamamlanmış, sorunları ortadan kaldırılmıştır.

Biz, hep, eğitimde çağdaşlıktan bahsederiz; ama, batı ülkeleri içerisinde, kızlarının hâlâ okula gitme problemi olan ender ülkelerden biriyiz. Bu cümleden olarak, hükümetimiz tarafından, Bakanlığımız tarafından "haydi kızlar okula" kampanyası başlatılmıştır. Şu ana kadar, okula başlatılan kız öğrenci sayısı 40 000'dir; bunun, 100 000'leri bulması düşünülmektedir.

Okul ve yurt binası yapan işadamlarının masrafları Gelir Vergisinden düşürülmektedir. Bu doğrultuda, bildiğiniz gibi, Yüce Meclisimizden bir kanun çıkarılmıştır.

Eğer, öğretmenlerin özlük problemlerini, öğretmenlerin ikamet problemlerini çözmezsek, tabiî, eğitimde önemli bir eksiklik vardır. Şimdiye kadar, öğretmenler, mesleğe öğretmen olarak başlar, kırk yıl sonra, mesleği bitirir, yine, öğretmen olurdu. Yüce Mecliste, çok önemli bir yasa çıkarıldı; öğretmenlere, uzman öğretmen, başöğretmen gibi çok önemli kariyer basamaklarına yükselme imkânı tanındı. İnşallah, önümüzdeki dönem, bu, devreye girecektir. Bu, hem özlük hakkı bakımından öğretmenlere ciddî bir getiri sağlayacak hem de öğretmenlik mesleğini böyle düz bir yol olmaktan çıkaracaktır; bu belki de geçtiğimiz dönemin en büyük çalışmasıdır, Yüce Meclisin çıkardığı en önemli kanunlardan biridir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Avni Doğan (AK Parti, Kahramanmaraş). “2005 mali yılı bütçe kan.tas.(10 uncu tur görüşmelerinde ) adalet bak.,yargıtay,milli eğitim bak.,yüksek öğr.kur.,üniversiteler”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/avni-dogan-22-2004-12-25-2005-mali-yili-butce-kan-tas-10-uncu-tur-gorusmelerinde-adalet-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
