# 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (kültür turizm, devlet opera, devlet tiyatroları, gümrük, vakıflar, sosyal yardımlaşma) üçüncü tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Avni Doğan (AK Parti, Kahramanmaraş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim
- **Tarih:** 6 Aralık 2007
- **Gündem:** 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (KÜLTÜR TURİZM, DEVLET OPERA, DEVLET TİYATROLARI, GÜMRÜK, VAKIFLAR, SOSYAL YARDIMLAŞMA) ÜÇÜNCÜ TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/avni-dogan-23-2007-12-06-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-kultur-turizm-devlet

> Avni Doğan (AK Parti), 6 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (KÜLTÜR TURİZM, DEVLET OPERA, DEVLET TİYATROLARI, GÜMRÜK, VAKIFLAR, SOSYAL YARDIMLAŞMA) ÜÇÜNCÜ TUR); konuşma 484 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA AVNİ DOĞAN (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kültür ve Turizm Bakanlığının 2008 bütçesi üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Hepinize saygı sunarak konuşmama başlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bizim yaşadığımız topraklar, doğup, büyüdüğümüz topraklar dünyanın en saygın kültürlerine ev sahipliği yapmış, dünyanın en saygın ve belirgin kültürlerini var etmiş topraklardır. Anadolu büyük kültürlerin ana vatanıdır. Hitit kültürü, Sümer kültürü ve benzeri birçok kültür, Bizans kültürü, eski Yunan kültürü bu topraklarda doğmuştur, bu topraklarda yaşamış, bu topraklarda büyümüştür. Ancak, bu toprakların son bin yılına damgasını vuran kültür, bizim millî kültürümüzdür. Hacı Bektaş Veli’den Yunus Emre’ye, Fuzuli’den Nâzım Hikmet’e, Sümmani’den Mahzuni’ye, bu büyük kültürü, bu coğrafyanın insanı, bu coğrafyada doğup büyüyen, bu coğrafyada nefes alan insanlar var etti.

Bu, dünyanın en saygın, en büyük kültürlerinden birisidir. Bunun adı Türk-İslam kültürüdür. Arap-İslam kültürü ayrı bir kültürdür, Acem-İslam kültürü ayrı bir kültürdür, ama bizim kültürümüz, bu kültür, Kuzey Afrika’dan Kafkaslara, Balkanlara, Orta Afrika’ya kadar dünyanın büyük kültürlerini etkileyen dev, ulu bir kültürdür. Buna sahip olmamız gerekir.

Cumhuriyetin, hatta Osmanlının son elli yılının kültür politikası, bizim kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyine taşıma politikasıdır. Bu, doğru bir hedeftir, doğru bir politikadır. Doğru uygulanıp uygulanmadığı ayrı bir konu, ama politik hedef olarak doğru seçilmiş bir hedeftir. Biz aynı hedefe, doğru yöntemlerle, doğru metotlarla devam etmek durumundayız.

Son yıllarda Türkiye’de moda olan bir şey var: Türkiye’de kültürel haritalar oluşturmak. Hayır arkadaşlar, Türkiye’nin kültürel rengi tektir. Bakın, nasıl İngilizler İngilizce konuşur, Fransızlar Fransızca konuşur, Almanlar Almanca konuşur, ama kültürlerinden bahsederken derler ki “Batı kültürü, Avrupa kültürü.” Bizim de kültürümüz tektir ve -bu kültürün adını biraz önce söyledim- bu topraklarda yaşayan Tatyos Efendi’den Itri’ye kadar, etnisitesi ne olursa olsun bu toprağın insanlarının birlikte oluşturduğu bir kültürdür ve bizim bu kültüre sahip olmamız lazım. Bu kültürün, devlet politikalarını tespit ederken, bu toprağın insanının değer yargılarıyla barışık bir kültür olduğunu da unutmadan kültür politikalarımızı devam ettirmek, sürdürmek zorundayız. Kültürel unutkanlık, bu toprağa çok pahalıya mal olmuştur.

Ben 2000 yılında Meclisten bir heyetle Orta Asya cumhuriyetlerini gezdiğim zaman Özbekistan’ın başkentinde büyük puntolarla bir yazıya rastladım: “Nevruz’unuz mübarek bolsun” yazıyordu. Türkmenistan’a geçtik, aynı yazıyı gördük; Özbekistan’a geldik, aynı yazıyı gördük, ama biz Türkiye’de yıllarca Nevruz’u unutmuştuk. Nevruz bize unutturulmuştu. Sonra ne oldu? Sonra onu eli kanlı bir terör örgütü, sanki küçük bir grubun kültürel bir unsuruymuş gibi bir bölücü slogan olarak bize karşı kullanmaya başladı. İşte, kültürel değerleri, kültürel unsurları ıskalamanın böyle vahim sonuçları vardır. Bu vahim sonuçlarla karşılaşmamız lazım.

Değerli arkadaşlar, kültür, küçük renk farklarıyla birbirinden ayrılacak bir konu değildir. Her küçük renk tonunu bir ayrı kültür olarak görüp, Türkiye’yi bir kültürler mozaiği olarak tanımlamak çok yanlış ve çok art niyetli tanımlardır. Kültür, ışığın tayflara ayrılması gibidir. Alaimisemada ışığın bütün renkleri vardır, ama ana renk beyazdır. Bizim bu topraklarda kültürümüzün ana rengine, ana tonuna ciddi şekilde sahip olmamız gerekmektedir.

Değerli arkadaşlar, 21’inci yüzyıl, küreselleşmenin insanlığa verdiği ile insanlıktan aldığının birbirine karıştığı bir yüzyıl olacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Avni Doğan (AK Parti, Kahramanmaraş). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (kültür turizm, devlet opera, devlet tiyatroları, gümrük, vakıflar, sosyal yardımlaşma) üçüncü tur”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 6 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/avni-dogan-23-2007-12-06-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-kultur-turizm-devlet (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
