# Bayındırlık ve iskan bakanı yaşar topçu hk meclis soruşturması açılmasına ilişkin (9/9)-(s.s.672)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ayhan Sefer Üstün (AK Parti, Sakarya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim
- **Tarih:** 9 Kasım 2004
- **Gündem:** BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANI YAŞAR TOPÇU HK MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN (9/9)-(S.S.672)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ayhan-sefer-ustun-22-2004-11-09-bayindirlik-ve-iskan-bakani-yasar-topcu-hk-meclis-sorusturmasi-acilmas

> Ayhan Sefer Üstün (AK Parti), 9 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANI YAŞAR TOPÇU HK MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN (9/9)-(S.S.672)); konuşma 931 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 672 sıra sayılı (9/9) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu raporu hakkında söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, denetim yollarından olan Meclis soruşturması 22 nci Dönemde sıkça başvurulan bir yol olmuş olup, yolsuzlukların üzerine, gerek AK Parti Grubu gerekse Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, Yüce Meclis ısrarla gitmiştir. Bu çerçevede, 7 bakan ve 1 başbakan hakkında 5 ayrı soruşturma komisyonu kurulmuştur.

İşte, bugün burada raporunu görüşmekte olduğumuz soruşturma komisyonu da, Bayındırlık ve İskân eski Bakanı Sayın Yaşar Topçu hakkında kurulmuştur.

Değerli arkadaşlar, mevzuat açısından bakanların sorumluluğunu incelediğimizde, Anayasanın 112 nci maddesinde, yine, 346 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkında Kanunda ve Bayındırlık ve İskân Bakanlığıyla ilgili 180 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde, bakanların sorumluluğu net bir şekilde vurgulanmıştır. Tabiî, son zamanlarda, yine bu soruşturma komisyonları çerçevesinde baktığımızda, sayın bakanlar, bu sorumluluk kavramını, maalesef, biraz sulandırmaktadırlar. Özellikle savunmalarında, birçok hususu bilmediklerini, hatta, müsteşar dahil kendisinden aşağı doğru bütün bürokratları yargılanmaktayken, o bürokratların hareketlerinden, fiillerinden haberdar olmadıklarını veya bir başka, örneğin, bankası kendisine bağlı olan bir bakan, o bankanın yolunu dahi bilmediğini söyleyerek bu sorumluluktan kurtulmak istemektedir. Oysa, gerek Anayasada gerekse Bakanlıkların Kuruluşu Hakkında Kanunda, bakanın emri altındaki kişilerin fiillerinden, hareketlerinden sorumlu olduğu çok açık ve net bir şekilde açıklanmıştır. O bakımdan, bu sorumluluğun kesinlikle sulandırılmaması gerektiği kanaatindeyim.

Değerli arkadaşlar, soruşturma komisyonlarında Sayın Yaşar Topçu'yla ilgili iddialar görüşülürken, gerek soruşturma önergesinin görüşüldüğü Genel Kurulda gerekse soruşturma komisyonunda Sayın Bakanın ifadesi alınırken, Sayın Bakan, bir hususu ileri sürerek, ifade vermekten kaçınmıştır. O da, kendisi hakkında daha önce savcılıklarca verilmiş takipsizlik kararı olduğunu ve yine, kendisi hakkında 20 nci Dönemde kurulmuş bir soruşturma komisyonu olduğunu, dolayısıyla, hakkında verilmiş bir kesin hüküm bulunması sebebiyle, işin esasına yönelik olarak herhangi bir savunma yapmayacağını beyan etmiştir.

Sayın Bakanın kendisi hakkında kesin hüküm olarak ileri sürdüğü Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının takipsizlik kararını celp etmiş bulunmaktayız. Bu karara baktığımızda, Sayın Bakanla ilgili olarak "ihale öncesi ve ihale sürecinde ihalelere onay veren Yaşar Topçu 55 inci Cumhuriyet Hükümetinin Bayındırlık ve İskân Bakanıdır. TC Anayasasının 100 ve İçtüzüğün 107 nci maddesine göre başbakan ve bakanlar hakkında soruşturma Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına ait olup, Başsavcılığımızın bakan hakkında soruşturma yetkisi bulunmadığından, bu sanık hakkında takibata yer olmadığına" şeklinde bir takipsizlik kararı verilmiştir.

Şimdi, bu takipsizlik kararını delil göstererek kendisi hakkında kesin hüküm olduğunu iddia etmek, hiçbir hukukî normla bağdaşmamaktadır. Burada, aksine, sayın savcı, adres göstermiş ve Meclis Başkanlığınca bu takibatın yapılabileceğini söylemiştir; yoksa, hazırlık tahkikatında, savcı tarafından, ne bakan hakkında bir delil toplanmıştır ne de bakanın bir ifadesi alınmıştır; dolayısıyla, bu belge bakan için herhangi bir kesin hüküm ifade etmez.

Değerli arkadaşlar, yine, Sayın Bakan, 20 nci Dönemde kurulmuş olan (9/19) esas sayılı Meclis Soruşturması Komisyonu raporunu ileri sürerek, kendisi hakkında kesin hüküm içeren bir belge olduğunu ileri sürmektedir.

O soruşturma komisyonu raporuna baktığımızda da, kesin hüküm içeren bir belge olmadığını görmekteyiz. Zira, o rapor, Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddesine göre, yani, görevi kötüye kullanma maddesine göre yapılmış bir soruşturmanın sonucudur. Oysa, şu anda üzerinde görüşmesini yaptığımız (9/9) esas sayılı Soruşturma Komisyonu raporu ihaleye fesat karıştırma suçunu soruşturmuştur. Bir defa, ikisi arasında, sevk maddesi açısından fark vardır. Velev ki bunlar olmuş olsa dahi, ikisi de aynı sevk maddesine göre, ikisi de aynı olayı incelemiş olsalar dahi, değerli arkadaşlar, yine de, soruşturma makamlarının yapmış olduğu işlemler hiçbir zaman kesin hüküm ifade etmez; yani, burada, Meclisimiz, bir adlî işlem yapmıştır, bir hazırlık tahkikatı yapmıştır, savcının yapmış olduğu hazırlık tahkikatını yapmıştır. Burada açılmış bir dava yoktur, derecattan geçen bir karar yoktur. Dolayısıyla, soruşturma makamlarının yapmış olduğu işlemler hiçbir zaman kesin hüküm ifade etmez.

Değerli arkadaşlar, bakın, yine, Yargıtay, bir kararında aynen şöyle izah etmiştir, şöyle bir karar vermiştir: "Müsnet suçtan açılmış bir dava ve kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığı gözetilmeden yargılamaya devamla, sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, cumhuriyet başsavcılığının önceden verilmiş takipsizlik kararı esas alınarak davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir." Dolayısıyla, Yargıtay da, daha önce verilmiş bir takipsizlik kararı varsa dahi, bunun bir kesim hüküm ifade etmeyeceğini ve yargılamaya devam edilmesi gerektiğini kararlarında bildirmiştir.

Çok uzağa gitmeye gerek yok; işte, elimde, şu anda görülmekte olan, yine Yüce Meclisin sevk ettiği Yüce Divan Duruşma Tutanağı vardır. Burada, Sayın Cumhur Ersümer'in avukatları, önceden verilmiş bir soruşturma önergesi olduğundan bahisle, kesin hüküm iddiasıyla Anayasa Mahkemesine itiraz etmişlerdir. Bu itiraz üzerine, Sayın Yargıtay Başsavcısı şöyle bir mütalaa sunmuştur: "Kesin hüküm, öğreti ve yargı kararlarında açıklandığı üzere, aynı fiilden dolayı aynı kişinin birden fazla cezalandırılamayacağı anlamına gelmektedir. Kesin hüküm, sadece yargılama makamlarından verilen kararlar için söz konusu olabilir. Soruşturma organlarının kararlarının kesinliği mutlak değildir." Bu mütalaa sonucunda Yüce Divan bugün toplanmış ve Sayın Cumhur Ersümer'in itirazı reddedilerek, yargılamaya devam kararı alınmıştır. Dolayısıyla, Sayın Yaşar Topçu'nun, baştan beri "hakkımda kesim hüküm var" iddiasıyla, Yüce Mecliste savunma yapmamakta ısrar etmesi, hukukî bir gerekçe değildir. O bakımdan, bu iddialar doğru değil. Kanaatimce, Sayın Yaşar Topçu'nun, mutlaka, burada, gelip, işin esasına yönelik savunma yapması gerekirdi.

Değerli arkadaşlar, vaktim çok kısa; yalnız, Sayın Bakanın (9/19) esas numaralı Soruşturma Komisyonunda vermiş olduğu ifadeyi buldum; onu değerlendirme imkânı bulabildim; çünkü, şu anda (9/9) esas numaralı Soruşturma Komisyonunda herhangi bir ifade vermemiştir. Bu ifadesinden çarpıcı gelen birkaç pasajı size okumak istiyorum: "Ben de Bakanlık makamına geldikten sonra öğrendim. Şimdi, bunu bilen arkadaşlarımız, tekrar ediyorum, ölçebilirler, bakabilirler. Bir işe giriyorsunuz, anormal çıkıyor. Diyelim ki, yüzde 40 tenzilatla. Hatta, halk arasında, bilmeyenler arasında 'canım devletin koymuş olduğu bu kâr marjı yüzde 25 değil mi? Vay anasına! Nasıl oluyor da bu şekilde yüzde 40 veriyor?!' İşin esasını size söyleyeyim" diyor orada. "Taşıma katsayısı diye bir şey var; yani, siz, çıkan 1 kamyon toprağı buradan alıp, idarenin göstereceği 20 kilometre öbür tarafa, yere dökeceksiniz."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ayhan Sefer Üstün (AK Parti, Sakarya). “Bayındırlık ve iskan bakanı yaşar topçu hk meclis soruşturması açılmasına ilişkin (9/9)-(s.s.672)”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 9 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayhan-sefer-ustun-22-2004-11-09-bayindirlik-ve-iskan-bakani-yasar-topcu-hk-meclis-sorusturmasi-acilmas (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
