# Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulması hakkındaki kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi (s.s.:462)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ayhan Sefer Üstün (AK Parti, Sakarya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim
- **Tarih:** 3 Mart 2010
- **Gündem:** ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNİN HALKOYUNA SUNULMASI HAKKINDAKİ KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S.:462)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ayhan-sefer-ustun-23-2010-03-03-anayasa-degisikliklerinin-halkoyuna-sunulmasi-hakkindaki-kanunda-degis

> Ayhan Sefer Üstün (AK Parti), 3 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNİN HALKOYUNA SUNULMASI HAKKINDAKİ KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S.:462)); konuşma 849 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AYHAN SEFER ÜSTÜN (Sakarya) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Yozgat Milletvekili Sayın Bekir Bozdağ’ın; Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu üzerinde söz aldım. Bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, üzerinde çalıştığımız 3376 sayılı Kanun 1987 tarihinde yüce Meclisimizden yasalaşmış.

Bu Kanun’un amacı, Anayasa değişikliklerinin halk oylamasına sunulmasında uygulanacak hükümleri içermektedir, düzenlemektedir.

Bu Kanun, aslında, kısa bir kanun. Toplam on maddesi var, beş de geçici maddesi var.

İşte, bu Kanun’un 2’nci maddesi “Anayasa değişikliğinin halkoylaması, ilgili Anayasa Değişikliği Kanununun Resmî Gazetede yayımını takip eden yüzyirminci günden sonraki ilk pazar günü yapılır.” hükmünü içermektedir. Teklifle birlikte bu sürenin altmış güne indirilmesi düşünülmektedir. Yine, yurt dışında bulunan vatandaşlarımızın da kırk gün öncesinden değil de, yirmi gün öncesinden oy kullanmasını düzenlemektedir.

Değerli arkadaşlar, Komisyonda yapılan görüşmelerde özellikle bu sürelerin uzun olduğu konusunda kısmi bir mutabakat sağlanmıştır. Sadece bir muhalefet partimiz bu konuda değişikliğe sıcak bakmamıştır. Aslında teklifin orijinalinde bu süre kırk beş gün idi ancak orada YSK temsilcilerinin de önerisiyle süre altmış gün olarak komisyonumuzda değiştirilmiştir.

Şimdi, değerli arkadaşlar, aslında gerekçede de var, gerekçede açık açık anlatılmış. Bu teklifi vermenin veya bu sürenin yüz yirmi günden altmış güne indirilmesi noktasında değişik gerekçeler sunabiliriz. Bunlardan bir tanesi: Şu anda üzerinde çalıştığımız kanuna zaman zaman geçici maddeler eklenerek zaten mevcut süre kısaltılmıştır. Örneğin, geçici maddede bu yüz yirmi günlük süre kırk güne çekilmiş ve bu şekilde bir halk oylaması yapılabilmiştir. Yani, Sayın Faruk Bal’ın dediği gibi, aslında otuz günde de, kırk günde de artık halk oylamasını yapabilecek bir altyapıya Türkiye kavuşmuştur.

Bunun dışında, aslında, orijinal metinde de yine bu altmış gün idi, sonradan komisyonlarda görüşülürken yüz yirmi güne çıkartılmış. Seçim kanunlarına paralellik teşkil etsin diye başlangıçta yüz yirmi gün yapılmış ama bizim seçim kanunlarımızda hiçbir zaman neredeyse yüz yirmi günde seçim yapılamamış; işte, seçimler öne alınmış, erken seçim olmuş, genellikle yetmiş günde, seksen günde artık Türkiye seçime gidebilmiş.

Yine, arkadaşlar, halk oylaması bir seçim değildir. Seçimlerde seçimin doğası gereği var olan ön seçim gibi, aday tespiti gibi süreler burada yoktur; dolayısıyla, halk oylaması artık kırk günde, altmış günde yapılabilir bir durumdadır.

Değerli arkadaşlar, burada bir muhalefet partimiz buna karşı çıkmıştır, “Siz böylelikle propaganda süresini kısaltıyorsunuz.” demiştir. Oysa burada halk oylamasına sunulan durum, olay bir Anayasa değişikliği teklifidir. Anayasa değişikliklerinin Mecliste özel bir görüşme usulü vardır. Zaten bunlar toplumda uzun süre tartışılır, tartışılır, tartışılır, ondan sonra yüce Meclisimize gelir, burada özel bir usulle görüşülür, 2 sefer oylanır ve burada herkes sözünü söyler. Belirli bir süreçten geçtikten sonra, değerli arkadaşlar, kamuoyu zaten bilgilenmiş hâlde halk oylamasına gider. Yani süreyi biz yüz yirmi günden altmış güne çekmiş olmakla bu tartışma ortamını aslında kısaltmıyoruz.

Bakın, yakın bir zamanda bir Anayasa değişikliği yapıldı. Bu Anayasa değişikliği, bir kanunun görebileceği bütün süreçleri yaşadı, şu Mecliste 4 sefer oylandı; Sayın Cumhurbaşkanımıza gitti referanduma, referandumdan önce Anayasa Mahkemesine gitti, orada görüşüldü ve nihayet referandumda da yüzde 70’e yakın bir oyla kanunlaştı. O bakımdan, Anayasa değişiklikleri zaten toplumun tartışa tartışa yoğurduğu bir süreçtir.

Değerli arkadaşlar, yine burada değerli bir muhalefet partisi temsilcimiz dün yaptığı konuşmada, yaptığımız işlemin bu kanun yasalaşsa dahi ancak bir yıl sonra yürürlüğe girebileceğini ve uygulamasının bir yıl sonra olabileceğini söyledi; bunu da Anayasa’nın 67’nci maddesinin son fıkrasına dayandırdı. Şimdi Anayasa’nın 67’nci maddesinin son fıkrasına baktığımızda arkadaşlar… Gerçi biraz önce Sayın İyimaya açıkladı ama… “Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.” Yani burada iki tane şart var:

1) Yapacağınız değişiklik seçim kanunlarında olacak.

2) Bu hükmün bir seçimde uygulanması gerekecek.

Şimdi, değerli arkadaşlar, halk oylaması bir seçim midir? Halk oylaması bir seçim değildir, çok açık bir şekilde. Halk oylaması, Anayasa’nın 175’inci maddesinde kısmen açıklanmıştır.

H. TAYFUN İÇLİ (Eskişehir) – Başlangıcını oku.

AYHAN SEFER ÜSTÜN (Devamla) – Bakın, Anayasa’nın 175’inci maddesinin son fıkrasında yine buna benzer bir hüküm vardır. Diyor ki orada: “Halk oylamasına, milletvekili genel ve ara seçimlerine ve mahallî genel seçimlere iştiraki temin için, kanunla para cezası dahil gerekli her türlü tedbir alınır.” Şimdi, burada çok açık bir şekilde saymış Anayasa koyucu: “Halk oylaması, milletvekili seçimleri vesaire.” Arkadaşlar, yasama meclisi abesle iştigal etmez. Eğer meramı 67’nci maddede halk oylaması olsaydı, aynı burada olduğu gibi açık şekilde sayardı, “seçimlerde, halk oylamasında“ derdi, demediğine göre biz bunu kıyas yoluyla genişletemeyiz.

Değerli arkadaşlar, kaldı ki bir an bu arkadaşlarımızın doğru düşündüğünü farz edelim. Peki biz burada ne yapıyoruz? Yani biz burada işin esasına yönelik bir düzenleme mi yapıyoruz? Yani işin esası nedir burada? Bir seçim barajı olur, seçim sistemini değiştirirsiniz, bunlarla ilgili düzenleme yaparsanız evet belki haklısınızdır. Burada biz süreyle alakalı bir şey yapıyoruz. Peki süreler değiştirilemiyor mu? Yani şimdi bazen bu Meclis, işte beş yılı dört yıla, dört yıl olsa dahi erken bir seçim kararı alabiliyor, yani süreyle ilgili bir tasarrufu var bu Meclisin.

Bunun dışında, bakın, Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 9’uncu maddesinde, çok açık: “Seçimlerin yenilenmesine veya ara seçimi yapılmasına karar verildiği hallerde, Yüksek Seçim Kurulu, bu Kanun ile 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun ve 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanununun seçimlere ilişkin olarak tespit ettiği süreleri kısaltarak uygulayabilir.” Yani süreler işin esasına…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYHAN SEFER ÜSTÜN (Devamla) – Toparlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Ayhan Sefer Üstün (AK Parti, Sakarya). “Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulması hakkındaki kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi (s.s.:462)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 3 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayhan-sefer-ustun-23-2010-03-03-anayasa-degisikliklerinin-halkoyuna-sunulmasi-hakkindaki-kanunda-degis (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
